Kitap / Kitap Bölümü Koleksiyonu | Uluslararası İlişkiler Bölümü

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 38
  • Yayın
    Türkiye’de e-Devlet uygulamalarının eleştirel bir değerlendirmesi ve öneriler
    (Nobel Akademik Yayıncılık, 2012) Yıldız, Mete; Karakaya Polat, Rabia; Sobacı, Mehmet Zahid; Yıldız, Mete
    [No abstract available]
  • Yayın
    The Internet Local Participation and Democracy An Institutionalist Approach
    (LAP Lambert Academic Publishing, 2010) Karakaya Polat, Rabia
    [No abstract available]
  • Yayın
    Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Mesleki Temsil ve Sol
    (Yordam Kitap, 2023-03) Ülker, Erol
    [No abstract available]
  • Yayın
    Türkiye Komünist Partisi’nin Bolşevikleşmesi, 1925-1928
    (Yordam Kitap, 2021-10) Akbulut, Erden; Ülker, Erol
    Türkiye’nin en eski partisinin belgelere dayalı kapsamlı tarihi... Geçmişten bugüne düşürülen eşitlik ve özgürlük ışığıyla günümüzü ve geleceğimizi aydınlatan bir tarih yolculuğu… Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) kuruluş süreci, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları içinde başlar ve 1925 Şubat’ında Akaretler’de toplanan kongreyle tamamlanır. Modern Türkiye’nin biçimlenişi sırasında ortaya çıkan çelişkiler, çatışmalar, sancılar ve akıp giden siyasal olayların izlerini taşıyan bir süreçtir bu. Dünyanın değişen dengeleri, dengeler oluşurken meydana gelen devrimler ve karşıdevrimler, yeni baştan kurulan bir ülkenin yaşadığı sarsıntılar, etnik ve dinsel yapısı hızla değişen bir coğrafyada sınıf mücadelesinin ve sosyalizmin tabanını oluşturan kitlelerin ülkeden ayrılışı TKP’nin oluşumunun içsel ilişkileridir. TKP’nin kuruluş sürecinin tamamlandığı 1925 Akaretler Kongresi, Şeyh Sait İsyanı’nın patlak vermesiyle “ulusal mesele”nin çetrefil hale geldiği günlerde toplanmış, Mart 1925’te başlayan Takrir-i Sükûn dönemi TKP üzerinde büyük bir baskı yaratmış, bu baskıcı ortam TKP raporlarında “terörcü diktatörlük” olarak nitelendirilmiştir. TKP, kavurucu bir tarihsel kesitte kurulur ve yurdunda ağır bir baskı altında tutulurken Komintern çatısı altında ona ilişkin tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmalar, Komintern’in Temmuz 1924 tarihli 5. Kongresi’nde benimsenen ve tüm komünist partilere önerilen Bolşevikleşme yöneliminin yansımalarıdır. TKP’nin 1919-1925 dönemi, Türkiye Komünist Partisi’nin Kuruluşu başlıklı birinci ciltte ele alınmıştı. Bu cilde konu olan 1925-1928 döneminde, TKP, bir iç tartışmalar ve fikir ayrılıkları sürecinden geçmektedir. TKP içindeki tartışmaların odağında onun Komintern çizgisiyle uyumlu bir kitle partisine dönüşmesi ve Kemalizm ile kuracağı ilişkinin niteliği yatar. Türkiye Komünist Partisi’nin Bolşevikleşmesi, 1925-1928’de önemli simalara, olaylara, toplantılara, eylemlere, yayınlara ve yargılamalara ilişkin tarihsel belgeler ve mektuplar bulacaksınız. Kitabın önemli yönlerinden biri de TKP’nin karmaşık tarihini anlamayı kolaylaştıracak bir yol haritası ve kronoloji içermesi.
  • Yayın
    Komintern, TKP ve Kürt İsyanları
    (Yordam Kitap, 2022-03) Akbulut, Erden; Ülker, Erol
    [No abstract available]
  • Yayın
    Bir konferanslar dizisinin kısa tarihi ve geleceğe ilişkin temenniler
    (Sosyal Tarih Yayınları, 2021-04) Ülker, Erol; Ülker, Erol; Tayfun, Mertan
    [No abstract available]
  • Yayın
    Ottoman Empire and Imperialism
    (Springer Nature Switzerland AG, 2021) Ülker, Erol; Ness, Immanuel; Cope, Zak
    [No abstract available]
  • Yayın
    Turkey and Ukraine’s strategic positioning: economic, energy, and military cooperation in the geopolitical landscape between the European Union and Russia
    (Taylor and Francis, 2025-01-01) Karakaya Polat, Rabia; Lebduška, Michal
    The geopolitical positioning of Ukraine and Turkey between the European Union (EU) and Russia holds significant implications for their economies. The analysis first highlights how Turkey’s balancing act between the West and Russia has been further complicated by the war in Ukraine, offering both challenges and opportunities in economic, energy, and military fields. The chapter then turns to Ukraine showing how the annexation of the Crimea and military intervention in Donbas in 2014 prompted extensive internal reforms and a definitive shift towards European and Euro-Atlantic integration. The chapter argues that the domestic political trajectories in Turkey and Ukraine involve sequences of opening and closing, democratic reform and authoritarian resurgence, influenced by internal factors but simultaneously linked to the EU’s ambiguity towards their European aspirations and Russia’s geopolitical aspirations.
  • Yayın
    Istanbul at the threshold of nation state: allied occupation, national resistance, and political conflict, 1918-1923
    (Berghahn Books, 2024) Ülker, Erol
    During the formation of the Turkish national movement, while Istanbul was under British, French, and Italian occupation, a distinct factional split emerged. One side supported the Ottoman sultanate’s sovereignty, while the other championed a populist, republican path. An Istanbul at the Threshold of Nation State contextualizes this history of coalition, political disintegration, and power struggles in Turkey between 1918 and 1923 to highlight the rise of anti-communist movements and the emergence of national labor and merchant confederations that formed xenophobic, Christian exclusionary policies in the 1920s and 30s.
  • Yayın
    Emerging technologies and international security: machines, the state, and war
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Albasar, İlgi Doğa
    Half a century ago, due to rapidly advancing technological developments, one of the most cliché future predictions we saw in scientific magazines was the idea of the sky being filled with flying cars. While the concept of flying cars may not have come to fruition yet, thanks to artificial intelligence, at least we can now listen to Kim Jong-Un singing English Disney songs. Although this may be a humorous example, in a more grim manner, autonomous drones that cause civilian casualties in covert assassination missions can also be given as an example.
  • Yayın
    Street-level governing: negotiating the state in urban Turkey
    (Middle East Institute, 2023-06) Karakaya Polat, Rabia
    [No abstract available]
  • Yayın
    Refugees, foreigners, non-muslims: nationalism and workers in the Silahtarağa power plant, 1914-1924
    (Berghahn Books, 2020-01-01) Ülker, Erol
    [No abstract available]
  • Yayın
    Forthcoming
    Celep, Ödül
    [No abstract available]
  • Yayın
    Extreme right-wing parties and democracy : The effects of extreme right-wing parties on the politics of consolidated democracies
    (Saarbrücken: Lambert Academic Publishing, 2009-06-21) Celep, Ödül
    There is a widespread concern that the rise of the extreme right parties (ERPs) may disrupt democratic policies in consolidated democracies. The major source of this concern is ERPs' advocacy for authoritarian policies and their grievance about democratic institutions. This study investigates the urgency of this concern by focusing on the possible means by which ERPs are able to affect democratic politics. After determining ERPs and their comparative vote shares, this study examines the individual determinants of voting for them with respect to ideological affinity and political dissatisfaction. The evidence casts doubt on influence through actual or potential vote strength. Therefore the study raises the following question: Is the absence of vote support in many countries a consequence of the established parties having preempted or accommodated the ERPs' appeal by embracing their political demands? The empirical results demonstrate that several established parties have indeed moved rightwards in the last thirty years in a total of 19 consolidated democracies. Therefore, the real threat to democracy has come from the established parties rather than ERPs.
  • Yayın
    Aşırı Sağ ve Demokrasi
    (Tasam, 2009) Celep, Ödül
    1980'lerden bu yana birçok demokraside aşırı sağ partilerin seçmen desteğindeki yükselişine şahit olmaktayız. Bu yükseliş, demokratik sistemlerin tehlike altında olduğu yönünde genel bir endişe uyandırmıştır. Bu endişenin oluşmasının başlıca nedeni, aşırı sağ partilerin otoriter ve dışlayıcı politikaları savunması ve demokratik kurum ve uygulamaları sert bir dille eleştirmesidir. Bu çalışmanın başlıca amacı, aşırı sağ partilerin demokratik siyaseti doğrudan veya dolaylı olarak nasıl etkileyebileceğini irdelemek ve bu bağlamda demokrasilerin geleceği ile ilgili duyulan endişenin ne derece haklı bir endişe olduğunu araştırmaktır. Hangi partilerin aşırı sağ parti kategorisinde yer aldığı tespit edildikten sonra çalışma üç aşamada ilerlemektedir. Öncelikle aşırı sağ partilerin oy oranlarına bakılarak bu partilerin seçim performanslarının kendilerine ne derecede siyasi etkinlik sağladığı araştırılmaktadır. Sonrasında ise aşırı sağ partilere verilen oyların ne derece ideolojik, ne derece protesto oyu olduğuna bakılmaktadır. Bulgular ideolojik yakınlığın bu partilere oy verme üzerindeki etkisinin daha kuvvetli olduğunu gösterse de, yakın gelecekte aşırı sağın oy oranında önemli bir artış öngörülmemektedir. Bunun üzerine son aşamada aşırı sağ dışındaki partilerin son otuz yıl içinde aşırı sağ partilere ne derecede benzedikleri sorusu sorulmaktadır. Karşılaştırmalı Manifesto Projesi kapsamındaki sayısal veri kullanılarak yapılan analiz, toplam 19 demokrasideki demokratik partilerin önemli bir kısmının otoriter sağ temaları benimsediğini ve ideolojik anlamda sağa kaydığını göstermektedir. Çalışmanın sonucu, demokratik siyaset üzerindeki tehlikenin aşığı sağ partilerden ziyade diğer partilerden gelebileceğine işaret etmektedir.
  • Yayın
    ‘Communist Party of the United States.’ ‘Duverger’s Law.’ ‘Green Party.’ ‘Ku Klux Klan.’
    (Checkmark Books, 2007) Celep, Ödül; Sabato, Larry J.; Ernst, Howard R.
    [No abstract available]
  • Yayın
    Doğru Yol Partisi ve 28 Şubat Süreci Bakışlar ve Yaklaşımlar
    (Nika Yayınevi, 2021) Celep, Ödül; Yılmaz, Onur Alp
    [No abstract available]
  • Yayın
    Between the universal and the particular: The politics of recognition of LGBT rights in Turkey
    (Taylor and Francis Inc., 2015-05-15) Birdal, Mehmet Sinan
    [No abstract available]
  • Yayın
    Otoriter demokrasi: tarihsel ve kavramsal bir tartışmaya dair ilk notlar
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2020-12-10) Ülker, Erol
    Bu çalışma siyasal rejim ve popülizm tartışmalarına ilişkin olarak gündeme gelen otoriter demokrasi kavramına tarihsel ve kavramsal bir çerçevede değinmeyi amaçlıyor. Söz konusu kavram çoğu zaman demokratik kurumların formel olarak işlemeye devam ettiği siyasal rejimlerde ortaya çıkan otoriterleşme eğilimlerine istinaden kullanılmakta, bu anlamıyla siyasal iktidarın sivil toplum aleyhine genişlemesine ve merkezileşmesine işaret etmektedir. Ancak Dylan Riley The Civic Foundations of Fascism in Europe: Italy, Spain, and Romania, 1870-1945 isimli çalışmasında, otoriterleşme ve sivil toplum arasında kurulan ve kendisinin “Tocqueville tezi” olarak nitelendirdiği bu ilişkiyi ters yüz etme iddiasındadır. Riley’e göre iki-savaş-arası dönemde İtalya, İspanya ve Romanya’da hakimiyet kuran faşist rejimler, sivil toplumun yokluğu ya da zayıflığı nedeniyle değil, tam tersine hızlı bir şekilde ve fazlasıyla gelişmiş olmasından beslenirler. Riley, Avrupa’da özellikle on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başlarında ortaya çıkan dernekleşme ve kooperatifleşme hareketlerine işaret ederek, sivil toplumun gelişimine vurgu yapar. Ancak Riley’e göre bu, Avrupa’nın önemlice bir bölümünde liberal demokrasinin değil, otoriter demokrasilerin ortaya çıkmasını önceler. Bu çalışma, Federico Finchelstein’ın 2017 yılında yayınlanan From Fascism to Populism in History isimli çalışmasına atıfla, Riley’nin ortaya koyduğu analitik çerçeveyi eleştirel bir perspektifle değerlendirmekte ve otoriter demokrasi kavramının Osmanlı’nın son dönemi için ne dereceye kadar açıklayıcı olabileceğini tartışmaktadır. Osmanlı’da İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan korporatist hareketin kökenlerine ve bu hareketin İttihatçı tek-parti rejimiyle ilişkilerine işaret edilmektedir.
  • Yayın
    Kentkırım ve Sadr Şehri’nin mekânsal dönüşümü
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2020-12-10) Çağlar, Mehmet Turan
    Kent alanlarında yaşanan çatışmalar, Soğuk Savaş sonrası dönemin önemli özelliklerinden biri olurken, bu alanlar üzerinden ortaya çıkan farklı iktidar mücadeleleri, kent alanlarını şiddetin hedefi haline getirmiştir. Kent alanlarında artan çatışmaların da doğrudan sonucu olarak bu alanların güvenliği, önem kazanmış ve kentler, dönüşen güvenlik anlayışının sonucuyla da ilişkili olarak güvenliğin nesnesi haline gelmiştir. Kent alanlarının şiddetin hedefi olduğunu en açık bir şekilde gösteren örnekler ise kentkırım kavramı üzerinden incelenebilmektedir. İlk defa Yugoslav iç savaşı sırasında kullanılan kentkırım kavramı, "urban" (kente ait olan) ve "cide" (öldürme) kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Kabaca şehre ait değerleri yıkma amacıyla yapılan niyetlenmiş saldırı olarak tanımlanan kentkırımla ilgili ilerleyen dönemlerde çok sayıda farklı tanım ortaya çıkmıştır. Kentkırımla ilgili en kapsayıcı tanımlama ise kent alanının niyetlenmiş ve sistematik bir şekilde yıkılması, kentsel mekân üzerinden eski toplumsal yapının imhasının veya dönüştürülmesinin hedeflenmesi ve bu hedef için askeri yöntemlerin kullanması şeklinde özetlenebilir. Bu tanım doğrultusunda ABD’nin 2008 yılında Bağdat’ın Sadr Şehri’nde gerçekleştirdiği askeri operasyon, Soğuk Savaş sonrası artan kentkırım pratiğine örnek olarak gösterilmektedir. Diğer kentkırım örneklerinde olduğu gibi ABD’nin operasyonu, ötekine/düşmana ait kültürel, tarihi, ekonomik ve toplumsal yapıyı mekân üzerinden yok etmeyi amaçlamıştır. Fakat ABD’nin Sadr Şehri’ne düzenlediği askeri operasyon sadece yok etme amacıyla gerçekleşmemiş, operasyon sonrası şehrin yeniden inşası da önemli bir konu olmuştur. Şehrin yeniden inşasındaysa şehrin tekrar ‘sorun’ çıkarmaması amaçlanmıştır. Bütün bu süreç zarfında ABD’nin Irak ve Sadr Şehri üzerinden hayata geçirdiği siyasaların ilk defa çevrede test edilip daha sonra merkezde de uygulanması, bumerang etkisi yaratmış ve merkez ile çevrenin şehirleri doğrudan birbirlerine bağlanmıştır.