Akıllı ofislerde mahremiyet kavramının iç mekân tasarımı üzerinden okunması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Dijitalleşme ile yakın geçmişten günümüze çalışma mekân kurgusu dönüşüme uğramış; akıllı sistemlerle donatılmış ofisler, verimlilik, konfor ve sürdürülebilirlik açısından kullanıcılara yeni standartlar sunmaya başlamıştır. Bu dönüşüm, kullanıcıların mahremiyet algısını sosyolojik ya da hukuki bir konu olmaktan çıkarmış, mekânsal bir çözümleme konusu olarak da tartışılan bir konu haline getirmiştir. Bu bağlamda, kullanıcıların kişisel mahremiyet gereksinmelerini karşılayan mekânsal düzenlemeler akıllı ofislerde kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışma dijitalleşmiş akıllı ofislerde, kullanıcı mahremiyetinin hangi mekânsal düzenlemelerle desteklendiğini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, dijital mahremiyetin iç mekân tasarımındaki temsil biçimlerini, örneklem alan olarak seçilen uluslararası platformlarda ödüllendirilmiş 5 akıllı ofis üzerinden ele alınmıştır. Seçilen projelerin; mimari planları, iç mekân görselleri ve literatür taramasından elde edilen kuramsal bilgileri ışığında, kişisel mahremiyetin mekânsal temsili görsel mekânsal analiz yöntemiyle irdelenmiştir. Dijitalleşmiş çalışma ortamlarında kullanıcı mahremiyetinin hangi iç mekân tasarım kararlarıyla sağlandığı; mekân planlaması, donatı yerleşimi ile malzeme ve renk kullanımıyla nasıl çözümlemeler yapıldığı değerlendirilmiştir. Çalışma bulguları, akıllı ofislerde iç mekân tasarımında kullanıcı mahremiyetinin sağlanmasına yönelik, sabit ya da hareketli bölücülerle ve donatıların konumlandırılmasıyla mekânsal zonlama yapıldığını göstermektedir. Bununla birlikte iç mekânda renk (koyu ve doygun tonlar) ve malzeme seçimleri (cam, ahşap, keçe vb.) kullanıcıların fiziksel, görsel, işitsel (akustik) ve dijital mahremiyetini sağlamaya yöneliktir. Bu tasarım parametrelerinin doğru kullanımı, akıllı ofislerde kullanıcıların farklı mahremiyet gereksinimlerine yanıt veren çok katmanlı bir mekân kurgusu oluşturduğunu göstermektedir.
With digitalization, the concept of the workplace has undergone a transformation from the recent past to the present day; offices equipped with smart systems have begun to offer users new standards in terms of efficiency, comfort, and sustainability. This transformation has shifted users’ perception of privacy from a sociological or legal issue to a topic of discussion as a spatial analysis issue. In this context, spatial arrangements that meet users’ personal privacy needs play a critical role in smart offices. This study aims to investigate which spatial arrangements support user privacy in digitized smart offices. To this end, the forms of representation of digital privacy in interior design are examined through five smart offices that have been awarded on international platforms selected as sample areas. The spatial representation of personal privacy was examined using visual spatial analysis methods, based on the architectural plans, interior visuals, and theoretical information obtained from literature reviews of the selected projects. The study evaluated how user privacy is ensured in digitalized work environments through interior design decisions, and how solutions are implemented through spatial planning, fixture placement, and the use of materials and colors. The findings of the study show that spatial zoning is achieved in smart offices through the use of fixed or movable partitions and the positioning of fixtures to ensure user privacy in interior design. Additionally, color choices (dark and saturated tones) and material selections (glass, wood, felt, etc.) in the interior are aimed at ensuring users’ physical, visual, auditory (acoustic), and digital privacy. The correct use of these design parameters demonstrates that smart offices create a multi-layered spatial structure that responds to users’ different privacy needs.












