Hiperakümülatör bitkilerin peyzaj tasarımında kullanılması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Dünya genelinde hızla artan nüfus ve sanayileşme faaliyetleri, doğal kaynakların sürdürülemez şekilde tüketilmesine ve çevreye verilen zararın artmasına yol açmaktadır. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, yenilenemeyen kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ve bu etkilerin oluşmadan önlenmesi, son yılların en kritik araştırma ve politika konularından biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, çevre kirliliğinin en ciddi boyutlarda görüldüğü alanlardan biri olan sanayi bölgeleri, özel bir ilgi odağı haline gelmiştir. Peyzaj uygulamaları, sürdürülebilirlik ve çevre koruma açısından kritik işlevler üstlenmektedir. Son yıllarda, doğal kaynakların korunmasına yönelik geliştirilen yenilikçi yaklaşımlar arasında, hiperakümülatör bitkiler ile yapılan çalışmalar dikkat çekmektedir. Hiperakümülatör bitkiler, ağır metal kirliliğine toleranslı ve bu metallerin birikimini sağlayarak çevreyi temizleyebilen bitki türleri olarak bilinmektedir. Bu bitkiler, sanayi alanlarının neden olduğu çevresel kirliliği azaltmak için doğal bir çözüm sunmakta ve çevre mücadelesinde umut vadetmektedir. Bu çalışma, Kocaeli'nin Dilovası Sanayi Bölgesi’nde ağır metal kirliliğine maruz kalan topraklarda yetişen üç bitki türünün (Ligustrum vulgare, Tilia tomentosa, Olea europaea.) bünyelerinde biriktirdikleri Çinko (Zn), Kurşun (Pb), Bakır (Cu), Krom (Cr) ve Nikel (Ni) oranlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu bitkilerin aynı türlerinin kirlilik barındırmayan kontrol bölgelerindeki örnekleriyle karşılaştırılarak, mevcut çevresel koşullarda gelişimlerinin nasıl etkiledikleri gözlemlenecektir. Araştırmanın her aşaması, literatür taramaları ile desteklenmiş; alan seçimi, örneklerin toplanması, tanımlanması ve laboratuvar analizleri yoluyla yürütülmüştür. Sonuç olarak, ağır metal kirliliğine sahip bölgelerde uygulanacak uygun bitkilendirme tasarımları ile çevre kirliliğinin azaltılabileceği, bu uygulamaların ekolojik ve ekonomik açıdan nasıl fayda sağlayabileceği değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile, çevre kirliliği ile mücadelede yeni yaklaşımlar geliştirilmesine ve sürdürülebilir peyzaj uygulamaları ile ekosistemlerin korunmasına katkıda bulunması hedeflenmektedir.
The rapidly increasing global population and industrialization activities have led to the unsustainable consumption of natural resources and a rise in environmental damage. Particularly in developed and developing countries, reducing the negative impacts on non-renewable resources and preventing these effects before they occur have become some of the most critical research and policy issues in recent years. In this context, industrial zones, which are among the areas where environmental pollution is observed at its most severe levels, have gained special attention. Landscape applications play a significant role in sustainability and environmental protection. Among the innovative approaches developed in recent years to preserve natural resources, studies involving hyperaccumulator plants have attracted attention. Hyperaccumulator plants are known as plant species that are tolerant to heavy metal pollution and can accumulate these metals, thereby cleaning the environment. These plants offer a natural solution to mitigate environmental pollution caused by industrial zones and hold promise in the fight against environmental degradation. This study aims to examine the levels of Zinc (Zn), Lead (Pb), Copper (Cu), Chromium (Cr), and Nickel (Ni) accumulated in three plant species (Ligustrum vulgare, Tilia tomentosa, Olea europaea) growing in soils exposed to heavy metal pollution in the Dilovası Industrial Zone of Kocaeli. Furthermore, by comparing these plants with samples of the same species from non-polluted control areas, the study observes how their growth is affected under current environmental conditions. Every phase of the research was supported by literature reviews and conducted through site selection, sample collection, identification, and laboratory analyses. As a result, the study evaluated how appropriate planting designs in areas with heavy metal pollution can reduce environmental pollution and assessed the ecological and economic benefits of such applications. This study aims to contribute to the development of new approaches in combating environmental pollution and to the preservation of ecosystems through sustainable landscape practices.
Açıklama
Includes bibliographical references (leaves 67-70)
xii, 75 leaves












