24 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 24
Yayın Erken Cumhuriyet Dönemi mimarisinde ulusal kimlik arayışı: Ankara’daki kamu yapıları(Mehmet Ali Yolcu, 2021-06-10) Çubukçu, EmreCumhuriyet’in ilanından sonra Ankara’nın başkent kabul edilip yeni kurulan rejimin modern bir şehir kimliğine uygun olarak inşa edilmesi yönünde çalışmalar başlatılmıştır. Bu süreç içerisinde Ankara’nın mekânsal olarak örnek modern yapıları oluşturulup ulusal kimlik etkisiyle ülkedeki diğer şehirlere de örnek olması planlanmıştır. Ankara, Cumhuriyet’in ilanından 1950’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde ulus devletin temsilcisi olarak modernleşme ve Batılılaşma etkilerini hissettirmiştir. İki ayrı dönemde, “ulus devlet” ve “milli mimari” etkenleri göz önüne alınarak Ankara’dan sonra diğer şehirlere örnek olacak biçimde mimari yapılar yapılmıştır. Çalışmanın amacı, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’daki kamu yapılarının mimarlık alanındaki ulusal kimlik arayışını incelemektir. Literatürde bu konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen Ankara’daki kamu yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Çalışma literatür taramasına dayanmaktadır. Araştırma kapsamında birinci bölümde, Erken Cumhuriyet Dönemi öncesinde yaşanan politik gelişmeler ve ulusal kimlik anlayışı, ikinci bölümde Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı etkisiyle Ankara’da yapılan kamu yapıları, üçüncü bölümde ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı etkisiyle Ankara’da yapımı gerçekleşen kamu yapıları incelenmiştir.Yayın Pop art akımının mobilya tasarımıyla ilişkisi ve etkisi(Işık Üniversitesi, 2012-06-13) Çubukçu, Emre; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı"Pop Art Akımının Mobilya Tasarımıyla İlişkisi ve Etkisi'' adlı çalışmanın temel amacı ; Pop Art akımında ön plana çıkan popüler kültürün, tüketici toplum karşısında görsel sanatların, moda ve sinemanın etkilediği birçok alandan ''mobilya tasarımı'' nı ele alarak Pop Art akımının mobilya ile ilişkisini ve etkisini öne çıkan tasarımcıların tasarımlarını ele alarak tasarımlarını ''pop'' bağlamında , 1950'li yıllardan 1970'lerin sonuna kadar geçen süreçteki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel etkenlerle Pop'un ''ucuz'', ''basit'', özgürlük'', ''değişim'' ve ''tüketim'' gibi kavramlara yer vererek mobilya tasarımı örnekleriyle incelemektir.Yayın İstanbul’daki yüksek binalarda çatı ve teras bahçelerinin tasarım yaklaşımları ve kullanıcı açısından değerlendirilmesi(Anadolu Univ, INST Fine Arts, 2021-12-27) Çubukçu, EmreAvrupa’da 1960’lı yıllardan sonra, Türkiye’de ise 21. yüzyıl itibariyle çatı ve teras bahçeleri, özellikle büyükşehirlerdeki yüksek binalarda dikkat çekmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı; İstanbul’daki yüksek binaların çatı ve teras bahçelerinin tasarım yaklaşımlarıyla birlikte kullanıcı açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Literatürde konuyla ilgili pek çok çalışma bulunmasına rağmen, kullanıcı değerlendirilmesi açısından merkeze alan yeterli sayıda araştırma olmadığı tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak araştırma için; yüksek binalardaki çatı ve teras bahçelerinin kullanıcıya park ve bahçeler gibi dış mekân deneyimi sunması konu olarak seçilmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden, betimsel durum analizi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende yüksek binalar, ikinci eksende çatı ve teras bahçeleri, üçüncü eksende İstanbul’daki yüksek binalarda çatı ve teras bahçeleri örneklerle incelenmiştir. İncelenen yüksek binalardaki çatı ve teras bahçelerinin kullanıcı açısından tercih edilme sebepleri, kullanım alanları, kullanıcı deneyimi üzerinden tartışılmıştır. Araştırma sahası olarak erişim kolaylığı bakımından İstanbul’daki; Akasya Acıbadem Konutları, Zorlu Center, Kanyon Residence ve Torun Center’da yer alan çatı ve teras bahçeleri incelenmiştir.Yayın Yüksek binalarda tasarım yaklaşımlarıyla birlikte rekreasyon alanlarının örnekler üzerinden incelenmesi(IKSAD Publishing House, 2021-12-12) Çubukçu, Emre; Erpay, İlyas; Altunok, Bahar21. yüzyıl ile birlikte gelişen sanayileşme ve nüfus artışı büyükşehirlere göçü beraberinde getirmektedir. Nüfusun yoğun olduğu büyükşehirlerde ihtiyaç ve talepler doğrultusunda şehir hayatında farklı boyutlar kazanılmaktadır. Bu boyutlar içerisinde yüksek binaların artması, yeşil ve kullanılmayan alanların azalmasına neden olmaktadır. Kontrolsüz gelişen şehirleşme anlayışı beraberinde kullanıcıların şehir yaşamında ihtiyaç ve taleplerini karşılamasında zorlanmaktadır. Kullanıcıların; yeşil alan, rekreasyon alanı, spor ve aktivite alanı gibi alanların kullanamamasına neden olarak fiziksel ve sosyal açıdan alanı daralmaktadır. Bununla birlikte kullanıcıların psikolojik açıdan da dezavantaj durumları beraberinde getirmektedir. Yoğun bir yapılaşma sonrasında kullanıcıların bu tür alanlara ihtiyaç duymaktadır. Kullanıcıların ihtiyaçlarına karşılık verebilmek adına, dünyadaki birçok ülkede şehir planlaması yapılırken yeşil alan, rekreasyon alanları göz önünde tutularak, projelendirmeler bu çerçeve içerisinde gelişmektedir. Yeşil alanların kullanıcılarda yaşam kalitesine katkı sağlarken, gürültüyü kontrol etmek, ekolojik dengeyi sağlamak, biyoçeşitliliği desteklemek gibi etkileri de bulunmaktadır. Bununla birlikte birçok peyzaj uygulama yaklaşımları da kullanıcılar için alternatif alanların oluşmasına katkı sağlamaktadır. Çalışmada da ele alınan yüksek binalardaki rekreasyon alanlarının; açık, yarı açık ve kapalı alanlarda uygulanan çatı ve teras bahçeleri, kat bahçeleri, kış bahçesi, iç bahçe gibi çeşitli bitkilendirme yaklaşımlarıyla kullanıcılara bireysel ya da çoklu kullanım için alanlarda yaratılmaktadır. Kullanıcıların günlük yaşamındaki olumsuz etkilerden uzaklaşması, fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan katkı sağlamak adına rekreasyon alanların hem kullanıcının yenilenmesi, hem de sosyalleşmesi imkanı da sağlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı; yüksek binalarda tasarım yaklaşımlarıyla birlikte kullanıcılar çin tasarlanan rekreasyon alanlarının incelenmesidir. Kapsam dahilinde Amerika, Avrupa, Uzakdoğu ve Türkiye’den örnekler ele alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Literatürde konuyla ilgili pek çok çalışma bulunmasına rağmen, kullanıcı psikolojisini merkeze alan yeterli sayıda araştırma olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende yüksek binalar, ikinci eksende reakreasyon alanları, üçüncü eksende Amerika, Avrupa, Uzakdoğu ve Türkiye’de yer alan yüksek binalardaki rekreasyon alanları örneklerle incelenmiştir.Yayın Erken Cumhuriyet dönemi eğitim yapıları: Ankara-İstanbul örnekleri(IKSAD Global Publishing House, 2022-08-20) Çubukçu, Emre; Güler, Mehmet Şirin; Ağgül, Seda; Korucuk, Muratİkinci Meşrutiyet sonrasındaki yıllardda İttihat ve Terakki Fırkası yönetimi, yeni fikir, düşünce ve arayış içersinde; siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel alanlarda etkinliğini hissettirmektedir. Bu süreç içerisinde birçok sanat alanında olduğu gibi mimarlık alanında da döneme etkisini hissettirmiştir. Cumhuriyet’in ilanından 1960’lı yıllara kadar geçen süreç içerisinde başkent olarak Ankara’nın seçilmişve yeni kurulacak rejimin modern bir kent kimliğini yansıtan mimari yaklaşım çalışmaları ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Döneminde birinci ve ikinci ulusal mimarlık süreçlerinde ‘Milli Mimari’ ve ‘Ulus Devlet’ anlayışları ön planda tutularak Ankara başta olmak üzere İstanbul ve İzmir gibi nüfüsu yoğun ve gelişmiş büyük şehirlerde örnek mimari yapılar uygulanmıştır. Mimari yapılarda fonksiyon olarak kamu yapılarından sonra eğitim yapıları önem ve değer taşımıştır. Çalışmanın amacı; Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yerli ve yabancı mimarlar tarafından yapılan Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapılarını incelemektir. Literatür ’de konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen, Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Araştırmanın hipotezi; ‘’Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapıları, diğer büyük şehirlerdeki eğitim yapılarına mimari açıdan etki etmiştir.’’ olarak belirlenmiştir. Kapsam dâhilinde Ankara ve İstanbul’da yerli ve yabancı mimarlar tarafından yapılan eğitim yapıları incelenmiştir. Araştırma soruları olarak; ‘’Erken Cumhuriyet Dönemi’nde eğitim yapıları ne şekilde gelişmiştir?’’, ‘’ Niçin kamu yapılarından sonra eğitim yapılarına önem verilmiştir?’’ şeklinde belirlenerek çalışma nitel yöntemlerden faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’nın başkent olmak süreci ve mimmari alanlardaki yaklaşımları, ikinci eksende Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’ndaki yerli ve yabancı mimarlar tarafından Ankara’ve İstanbul’da yapılan eğitim yapıları, üçüncü eksende ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nda Ankara ve İstanbul’da yapımı gerçekleşen eğitim yapıları incelenmiştir.Yayın Erken Cumhuriyet dönemi mimarlığı: İzmir örnekleri(IKSAD Publications, 2021-10-16) Çubukçu, Emre; Dündar, Faruk; Alimgerey, ZhandosOsmanlı Devleti’nin son yıllarında ekonomik, sosyal ve politik düşüşe geçmesiyle başarısızları beraberinde getirmektedir. Yeniden yükselişe geçmesi için yeni arayışlara girilmesine neden olmaktadır. Birçok alanda bu etki yaşanırken, mimarlık alanında da gerilemeye gidilmektedir. Batılılaşma hareketleriyle birlikte, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte mimari alanda da üslup anlayışıyla ‘Ulusal Mimarlık’, ‘Milli Mimari’ ve ‘Ulus Devlet’ kavramları ağırlık kazanmaya başlamaktadır. Cumhuriyet’in ilanından sonra Ankara’nın başkent kabul edilip, yeni kurulacak rejimin modern bir şehir kimliğine uygun olarak inşa edilmesinde çalışmalar başlatılmıştır. Öncelikle Ankara ve İstanbul model şehir olarak kabul edildikten sonra İzmir ve diğer büyük şehirlerden sonra yurdun birçok yerleşim yerlerine mekânsal olarak örnek modern yapıları oluşturulup, ulusal kimlik etkisiyle ülkedeki diğer şehirlere de örnek olması planlanmıştır. Özellikle İttihat ve Terraki Fırkası’nın önde gelen düşünürlerinden biri olan Ziya Gökalp’in siyasi, felsefe, hukuk, ekonomi, din ve dil gibi alanlarda geliştirdiği düşüncelerini mimari alanda Ulusal Mimarlık Dönemi’nde de etkisini göstermiştir. Çalışmanın amacı; Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yapılan İzmir’deki mimari yapıları incelemektir. Literatür çalışması yapılmış ve İzmir’deki Cumhuriyet Dönemi yapılarıyla ilgili boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Araştırmanın hipotezi; ‘’İzmir’deki mimari yapıların, Ankara ve İstanbul’daki örnekler kadar diğer şehirlerdeki yapılara etkisini hissettirmiştir.’’ olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende, Erken Cumhuriyet Dönemi’nin öncesindeki süreçte yaşanan siyasi ve politik gelişmeler, ikinci eksende Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Ulusal Mimarlık Akımı’ndaki yapılan konut, kamu yapıları başta olmak üzere diğer yapılar ele alınarak; üslup, biçim, malzeme açısından örneklerle incelenmiştir.Yayın Erken Cumhuriyet dönemi'nde Ankara'daki kamu yapıları örnekleri(İKSAD Global Publishing, 2021-05-10) Çubukçu, Emre; Güney, Gülİkinci Meşrutiyet sonrasında, İttihat ve Terakki Fırkası yönetiminin; ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel alanlarda yeni fikirler ve arayışlar içerisinde bulunmaktadır. Bu zaman içerisinde döneme etkisini hissettiren alanlardan biri de mimarlıktır. Cumhuriyet’in ilanından sonra Ankara’nın başkent kabul edilip, yeni kurulacak rejimin modern bir şehir kimliğine uygun olarak inşa edilmesinde çalışmalar başlatılmıştır. Bu süreç içerisinde Ankara’nın mekânsal olarak örnek modern yapıları oluşturulup, ulusal kimlik etkisiyle ülkedeki diğer şehirlere de örnek olması planlanmıştır. Özellikle Ankara’nın Cumhuriyet’in ilanından, 1950’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde mekânsal ve toplumsal açıdan ulus devletinin temsilcisi olarak modernleşme ve batılılaşma etkilerini hissettirmiştir. İki dönem olarak ele alınarak ‘Ulus Devlet’ ve ‘Milli Mimari’ etkenleri göz önüne alınarak Ankara’dan sonra diğer şehirlere örnek olacak mimari yapılar uygulanmıştır. Çalışmanın amacı; Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’daki kamu yapılarını incelemektedir. Literatür ’de bu konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen, Ankara’daki kamu yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Araştırmanın hipotezi; ‘’Ankara’daki kamu yapıları, diğer büyük şehirlerdeki kamu yapılarına mimari açıdan etki etmiştir.’’ olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende, Erken Cumhuriyet Dönemi’nin öncesindeki süreçte yaşanan siyasi ve politik gelişmeler, ikinci eksende Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’ndaki yapılan kamu yapıları, üçüncü eksende ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nda yapımı gerçekleşen kamu yapıları örnekleriyle incelenmiştir.Yayın Erken Cumhuriyet dönemi’nde eğitim yapılarının incelenmesi(IKSAD Publishing House, 2023-09) Çubukçu, EmreCumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra birçok alanda değişimlerin yaşanmasıyla birlikte, Ankara’nın başkent olması beraberinde yenilen kurulan rejimin her alanıyla modern bir şehir kimliği yaratılması istenilmesi için çok yönlü çalışmalara başlanılmıştır. ‘Ulusal Kimlik’, ‘Milli Mimari’ etkeni yeni yapılacak mimari yapılarda önemli etken olmuştur. Başkent’in ardından diğer önemli ve büyük şehirlere de yansımalarının görülmesi ve örnek teşkil edilmesi için yerli ve yabancı mimarların bakış açıları ve çalışmalarından destek alınmıştır. Cumhuriyet’in ilanından 1950’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde modernleşme ve Batılılaşma etkilerini hissettirmiş; bunun ilk örneklerinden biri mimari alanda olmuştur. Öncelikli olarak kamu yapıları ve konut yapılarıyla örnek yapılar oluşturulmuştur. Ardından Cumhuriyet Dönemi’ne uygun; yeni anlayış ve bakış açısıyla eğitim yapılarıyla da gelişim göstermeye Ankara başta olmak üzere sırasıyla İstanbul ve İzmir’de de etkilerini göstermiştir. İki dönem olarak ele alınan Ulusal Mimarlık Akımı, birinci döneminde; Osmanlı ve Selçuklu mimari etkilerini görerek eklektik bir tutum sergiler, ikinci dönemde ise modern ve rasyonalist bir tutumla mimari yapılarda etkisini göstermiştir. Çalışmanın amacı, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Birinci ve İkinci Ulusal Mimarlık Akımlarında yer alan eğitim yapılarını incelemektir. Literatürde bu konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki eğitim yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Çalışma literatür taramasına dayanmaktadır. Araştırma kapsamında birinci bölümde, Erken Cumhuriyet Dönemi öncesinde yaşanan politik gelişmeler ve ulusal kimlik anlayışı, ikinci bölümde Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı eğitim yapıları, üçüncü bölüm de ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı eğitim yapıları incelenmiştir.Yayın Singapur’daki yüksek binalarda rekreasyon alanlarının tasarım yaklaşımları üzerinden incelenmesi(IKSAD Publishing House, 2022-10) Çubukçu, Emre; Dörtbudar, Muhammed Yaşar; Erdoğan, MerveTeknolojinin, çözümlemenin, malzemenin 21.yüzyılla birlikte daha da gelişmesi ve alternatiflerin oluşması, özellikle nüfusu artan büyük şehirleri de etkilemektedir. Nüfus yoğunluğunun arttığı şehir bölgelerinde kullanıcıların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda şehir hayatında alternatif alan ve mekan kazanımları ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmeler neticesinde artan yüksek binaların yeşil ve kullanılmayan atıl alanların azalmasına sebep olmaktadır. Bazı bölgelerde kontrolsüz gelişen şehirleşme anlayışı ilerleyen süreçlerde ihtiyaç ve taleplere karşılık verememe noktasına gelmektedir Ayrıca yeşil alan, rekreasyon alanı, spor-aktivite alanları gibi alanların kullanılamaması kullanıcılar için fiziksel, sosyal ve psikolojik açıdan da olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle çözüm yaklaşımları arasında yeşil ve kullanılmayan atıl alanlar tercih edilerek ön araştırama sürecinde ilk öncelik olmuştur. Bununla birlikte ihtiyaç ve taleplerini karşılayabilmek adına yoğun yapılaşma sonrasında kullanıcılara dünyadaki birçok ülkede olduğu gibi özellikle Singapur’da yeşil alanların kullanıcılara yaşam kalitelerine katkı sağlayabilmek, ekolojik ve sürdürebilirlik ilkelerini de göz önüne alınmıştır. Yüksek binalardaki tasarım yaklaşımlarında alternatif açık, yarı açık ve kapalı olmak üzere rekreasyon alanları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ekolojik dengeyi sağlayıp biyoçeşitliliğe destek olarak birçok peyzaj uygulamalarında da katkı sağlamıştır. Çalışmanın amacı; yüksek binalarda tasarım yaklaşımlarıyla birlikte kullanıcılar için tasarlanan rekreasyon alanlarının incelenmesidir. Kapsam dahilinde Singapur’daki yüksek binalar örnekler ele alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Araştırma kapsamında birinci eksende Singapur’daki yüksek binalar, ikinci eksende reakreasyon alanları tanımı, özellikleri, üçüncü eksende Singapur’da yer alan yüksek binalardaki rekreasyon alanları örneklerle incelenmiştir.Yayın Pop Art dönemi mobilya tasarımlarının sinemadaki bilimkurgu filmleri üzerindeki etkileri(IKSAD Publishing House, 2023-07) Çubukçu, Emre; Barutçu, İbrahim Çağrı17. yüzyıldan 21.yüzyıla kadar bilimsel yöntemlerin deneysel platforma oturtulması, insanların karşı konulamaz teknolojik ilerleyişini, 21. yüzyıla kadar getirerek yeni yol haritalarının çizilmesine katkı sağlamıştır. Bu gelişme özellikle 20. Yüzyılda, ekonomi, siyaset, sosyokültürel gibi farklı alanlarda dünya coğrafyasında sahnelenen gelişmelere karşı oluşan tepkilerle birlikte sanatçıların yaratıcılık yetisini doruğa çıkardığı dönem olarak gözlemlenmiştir. Pop Art akımı, sanatçıların sanat eserinin tüketim toplumunun bir parçası olduğunu kavramasıyla ortaya çıkmıştır. 19. Yüzyılın ikinci yarısında sanayileşen ülkeler, 20 yüzyılda üretim tarafından tetiklenen tüketim toplumu kavramına giden yolu açmıştır. Soyut Sanat’a karşı olarak ortaya çıkan ve amacı; sanat ile halk arasındaki mesafeyi azaltmak olan Pop Art, halk kültürüyle sanatı birbirleriyle yaklaştırmıştır. Yansıması farklı birçok alanda olduğu gibi sektörel alanlarda da mobilya tasarımında da etkileri görülmüştür. Pop Art tasarımcıları, toplumun ihtiyaçlarını karşılık vermek adına; basit, ucuz, çabuk tüketilen, çevreye uyumlu, teknolojik birçok etkenleri de ele alarak tüketici topluma tasarımları sunmuştur. Pop Art Akımı, diğer sanat akımlarına göre topluma farklı bir bakış açısı kazandırmıştır İnsanların ihtiyaçları doğrutusunda tüketim ve özgürlük kavramlarına hizmet eden moilya tasarımlarını birçok alanda olduğu gibi sinema alanında da yansımaları olmuştur. Sinemanın özellikle 1960’lı yılları sonrasında bilimkurgu filmlerinin halk tarafından karşılık bulması, oluşturulan mekân ve mobilya alanları açısından da yeni oluşumların meydana geldiği görülmüştür. Bilimkurgu filmlerinin yaratmış olduğu kurgularda, şehir, mimari kabuk, mobilya, endüstriyel ürün gibi eserlerin kullanılması sinema açısından da farklı disiplinleri biraraya getirmesine neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı; kendisinden önceki sanat akımlarına göre toplumua farklı bir bakış kazandıran Pop Art Akımının, sinemalardaki bilimkurgu filmlerinde kullanılan mobilya tasarımları incelenerek örneklere ele almaktır. Ortaya çıkan mobilya tasarımlarının sinemadaki ve toplumdaki karşılığı da ele alınarak yansımaları gözlenmektedir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »












