Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 4335
  • Yayın
    Are your cross-ethnic friends ethnic and/or national group identifiers?The role of own and perceived cross-ethnic friend's identities on outgroup attitudes and multiculturalism
    (Wiley, 2018-02-01) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Çelebi, Elif
    We investigated how own ethnic and national identities and perceived ethnic and national identities of close cross-ethnic friends may predict outgroup attitudes and multiculturalism among Turkish (majority status, N=197) and Kurdish (minority status, N=80) ethnic group members in Turkey (M-age=21.12, SD=2.59, 69.7% females, 30.3% males). Compared with Turkish participants, Kurdish participants were more asymmetrical in rating their cross-ethnic friend's identities relative to their own, reporting higher ethnic identity, but lower national identity for themselves. Own ethnic identity was negatively associated with attitudes and multiculturalism, whereas own national identity was positively associated with only attitudes. Perceived cross-ethnic friend's national identity was positively related to both outgroup attitudes and multiculturalism. Shared national identification (high levels of own and friend's national identity) led to most positive outgroup attitudes and highest support for multiculturalism. Findings were discussed in the light of social identity and common ingroup identity models.
  • Yayın
    Cooperative strategies, achievable rates and resource allocation for OFDMA channels
    (Işık Üniversitesi, 2011-07-28) Bakım, İsmail Sezi; Kaya, Onur; Işık Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektronik Mühendisliği Doktora Programı
    The design of next generation wireless communication systems brings along new challenges, since the degrading factors such as fading and multi-user interference become harder to deal with as the number of users and the bandwidth require- ments increase. Orthogonal Frequency Division Multiple Access (OFDMA) is a multiple accessing technique which provides a solution to both of the problems above: it provides a relatively simple way of assigning available bandwidth to users, while avoiding interference; and at the same time, it converts a frequency selective fading channel, to parallel flat fading subchannels, hence reducing the effects of intersymbol interference. However, in wireless channels, what is tradi- tionally considered as interference is in fact side information, and combined with the diversity created by the orthogonal subchannels in OFDMA, this side infor»mation can be carefully taken advantage of to increase the rates achievable by the users. In our thesis, without imposing any prior constraints on subchannel allocation, we investigate cooperation strategies, achievable rates and resource allocation for OFDMA channels. We propose new cooperative encoding strategies for wireless communication net- works över OFDMA channels. We particularly focus on a two user cooperative OFDMA system, based on block Markov superposition encoding (BMSE). We obtain expressions of the resulting achievable rate regions for ali proposed coroperative encoding strategies. We show that, by allowing for re-partitioning and re-encoding of the cooperative messages across subchannels, it is possible to better exploit the diversity created by OFDMA, and higher rates can be achieved. In order to take full advantage of the diversity created by OFDMA, we then introduce a channel adaptive cooperation strategy for OFDMA, and optimize the transmit powers as a function of the channel states. We provide the optimality conditions that need to be satisfied by the powers associated with the users' codewords and derive the closed form expressions for the optimal powers.
  • Araştırmacı
    Türkmen, Hediye Gamze
    Dr.
  • Yayın
    Aşırı Sağ ve Demokrasi
    (Tasam, 2009) Celep, Ödül
    1980'lerden bu yana birçok demokraside aşırı sağ partilerin seçmen desteğindeki yükselişine şahit olmaktayız. Bu yükseliş, demokratik sistemlerin tehlike altında olduğu yönünde genel bir endişe uyandırmıştır. Bu endişenin oluşmasının başlıca nedeni, aşırı sağ partilerin otoriter ve dışlayıcı politikaları savunması ve demokratik kurum ve uygulamaları sert bir dille eleştirmesidir. Bu çalışmanın başlıca amacı, aşırı sağ partilerin demokratik siyaseti doğrudan veya dolaylı olarak nasıl etkileyebileceğini irdelemek ve bu bağlamda demokrasilerin geleceği ile ilgili duyulan endişenin ne derece haklı bir endişe olduğunu araştırmaktır. Hangi partilerin aşırı sağ parti kategorisinde yer aldığı tespit edildikten sonra çalışma üç aşamada ilerlemektedir. Öncelikle aşırı sağ partilerin oy oranlarına bakılarak bu partilerin seçim performanslarının kendilerine ne derecede siyasi etkinlik sağladığı araştırılmaktadır. Sonrasında ise aşırı sağ partilere verilen oyların ne derece ideolojik, ne derece protesto oyu olduğuna bakılmaktadır. Bulgular ideolojik yakınlığın bu partilere oy verme üzerindeki etkisinin daha kuvvetli olduğunu gösterse de, yakın gelecekte aşırı sağın oy oranında önemli bir artış öngörülmemektedir. Bunun üzerine son aşamada aşırı sağ dışındaki partilerin son otuz yıl içinde aşırı sağ partilere ne derecede benzedikleri sorusu sorulmaktadır. Karşılaştırmalı Manifesto Projesi kapsamındaki sayısal veri kullanılarak yapılan analiz, toplam 19 demokrasideki demokratik partilerin önemli bir kısmının otoriter sağ temaları benimsediğini ve ideolojik anlamda sağa kaydığını göstermektedir. Çalışmanın sonucu, demokratik siyaset üzerindeki tehlikenin aşığı sağ partilerden ziyade diğer partilerden gelebileceğine işaret etmektedir.
  • Yayın
    Positive solutions for a sum-type singular fractional integro-differential equation with m-point boundary conditions
    (Politechnica University of Bucharest, 2017) Aydoğan, Seher Melike; Nazemi, Sayyedeh Zahra; Rezapour, Shahram
    We study the existence and uniqueness of positive solutions for a sum-type singular fractional integro-differential equation with m-point boundary condition. Also, we provide an example to illustrate our main result.
  • Yayın
    Calculating the VC-dimension of decision trees
    (IEEE, 2009) Aslan, Özlem; Yıldız, Olcay Taner; Alpaydın, Ahmet İbrahim Ethem
    We propose an exhaustive search algorithm that calculates the VC-dimension of univariate decision trees with binary features. The VC-dimension of the univariate decision tree with binary features depends on (i) the VC-dimension values of the left and right subtrees, (ii) the number of inputs, and (iii) the number of nodes in the tree. From a training set of example trees whose VC-dimensions are calculated by exhaustive search, we fit a general regressor to estimate the VC-dimension of any binary tree. These VC-dimension estimates are then used to get VC-generalization bounds for complexity control using SRM in decision trees, i.e., pruning. Our simulation results shows that SRM-pruning using the estimated VC-dimensions finds trees that are as accurate as those pruned using cross-validation.
  • Yayın
    İyinin ve kötünün ötesinde: Marquis de Sade
    (Işık Üniversitesi, 2017-02-02) Erdamar, Sibel; Hızal, Meriç; Burtek, Zeliha; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Doğayı yadsıma düzeyine taşıyan egemen olma dayatmasının, yeni bir dilsel ve düşünsel yöntem yaratmanın önündeki engel olabileceği gerçeği gözlerimizin önündeyken, Gilles Deleuze tarafından, yeni biçim elde etmeyi ve yeni hissetme düşünme tarzı, başlı başına yeni bir dil yaratmayı bilmesinden ötürü, büyük sanatçı olarak nitelenen Marquis de Sade’ı mercek altına alan 2015 yılında Paris Musée d’Orsay’da gerçekleştirilen “Sade, Attaquer Le Soleil” (Sade, Güneşe Saldırmak) sergisi ilgi çekicidir. Otuz yıllık Marquis de Sade uzmanı, yazar ve eleştirmen Annie Le Brun küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi, 1740-1814 yılları arasında yaşamış yazar, Marquis de Sade’ın metin okumalarını merkeze alarak, diğer düşünür ve felsefecilerden anektodlarla ve görsel sanatlarda bu düşüncelerin yansımaları olan örneklerle hazırlanmıştır. Yaşamının otuz yılını ha sedilmiş olarak geçiren Sade, bedensel mahkumiyetinin karşısına, düşüncesine ve kalemine tanıdığı mutlak özgürlüğü koymuştur. emsil edilemezin temsilini başaran, gösterilemezin gösterilmesine ön ayak olan sanatçı, bir yandan sürekli sansüre uğrarken bir yandan da devrim yıllarının en çok kabul gören düşünürü olmuştur. Yazın dilinin oluşturduğu kurgusuyla yasaklanması, devrim yılları sonrasında da edebi ve felsefi olarak incelemeye alınmasını ve yazdıklarının gerçeklik olarak kabul edilmesini engellememiştir. Karanlık bir atmosferin yaratıldığı sergi, güneşe saldırmanın imkansızlığını eyleme geçirmeye çalışan yazarın yaratmayı hedeflediği mutlak karanlıkta, insanın karanlık yönünü inceleyen az sayıda felsefecinin arasında olduğuna dikkat çekmek istemiştir. Bir yandan sadik üslubun etkisinde kalan Charles Baudelaire ve Gustave Flaubert gibi edebiyatçılardan örnekler verilirken, bir yandan da görsel sanatlarda sadik etkinin yarattığı devrim, adım adım incelenmiştir. emsildeki hiyerarşinin ve kuralların yıkılması ile Sadik bedenlerin, arzunun vahşi ve acımasız yasasının etkisi altındaki imgeleri, Edgar Degas, Eugéne Delacroix, August Rodin ve daha bir çok sanatçıya, cinsel imgelemin biçimsel özgürleşmesi adına öncü oluşu örneklerle gösterilmiştir.
  • Yayın
    On the sensitivity of desirability functions for multiresponse optimization
    (American Institute of Mathematical Sciences, 2008-11) Aksezer, Sezgin Çağlar
    Desirability functions have been one of the most important multiresponse optimization technique since the early eighties. Main reasons for this popularity might be counted as the convenience of the implementation of the method and it's availability in many experimental design software packages. Technique itself involves somehow subjective parameters such as the importance coefficients between response characteristics that are used to calculate overall desirability, weights used in determining the shape of each individual response and the size of the specification band of the response. However, the impact of these sensitive parameters on the solution set is mostly uninvestigated. This paper proposes a procedure to analyze the sensitivity of the important characteristic parameters of desirability functions and their impact on pareto-optimal solution set. The proposed procedure uses the experimental design tools on the solution space and estimates a prediction equation on the overall desirability to identify the sensitive parameters. For illustration, a classical desirability example is selected from the literature and results are given along with the discussion.
  • Yayın
    Evli bireylerin bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin psikolojik iyi oluşları ve evlilik doyumları ile ilişkisinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2016-06-25) Rıza, Sirem Özen; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmada, evli bireylerin, bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin evlilik doyumları, psikolojik iyi oluşları ve sosyodemografik değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma, İstanbul ilinde yaşayan rastagele seçilmiş 200 evli birey ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında örneklem grubuna, Kişisel Bilgi Formu, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Çift Uyum Ölçeği uygulanmıştır. Demografik değişkenler ile kullanılan ölçekler arasındaki ilişkiyi elde etmek için t-testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, demografik değişkenlerden; yaş, eğitim düzeyi, meslek, evlilik süresi, çocuk sayısı, psikolojik iyi oluşu, evlilik doyumunu ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerini yordadığı sonucu elde edilmiştir. Değişkenlerin arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Moment Çarpımlar Korelasyonu ve Regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, psikolojik iyi oluş ve evlilik doyumunun ilişkili olduğunu göstermiştir.Aynı zamanda, olumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin, evlilik doyumu ve psikolojik iyi oluş ile negatif yönde ilişkili olduğu sonucu elde edilmiştir. Evli bireylerin evliliklerinden elde ettikleri doyumu düzeyini yükseltmek amacıyla olumlu bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin kullanımının arttırılmasının önemi vurgulanmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, ileride yapılacak olan çalışmalara faydalı olabilecek önerilerde bulunulmuştur.