5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Suriyeli sığınmacılarda Türklerle temas ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde aracı değişkenler(Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü, 2019-10-10) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Canpolat, EsraSon yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan göç sayısı ile birlikte, farklı gruplar arasındaki ilişkileri düzenlemek ve uyum sürecinde çeşitli zorluklar yaşayan göçmen, sığınmacı ve mülteci grupların psikolojik iyi oluşlarını arttırabilmek adına gruplararası temasın etki mekanizmasının anlaşılması bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, Suriyeli sığınmacıların Türklerle temasının psikolojik iyi oluşlarıyla ilişkisinde gruplararası kaygı, içgrupla özdeşleşme ve toplumsal kabullenilmenin aracı rolünü incelemektir. Toplamda 163 Suriyeli katılımcı (88 kadın, 75 erkek) gruplararası temas, gruplararası kaygı, çoklu-grup kimlikle özdeşleşme, toplumsal kabullenilme ve psikolojik büyüme ölçeklerini cevaplandırmıştır. Araştırmanın sonucunda, olumlu temasın gruplararası kaygı ile olumsuz, içgrup kimlikle özdeşleşme ve toplumsal kabullenme ile olumlu yönde ilişkili olduğuna dair bulgular elde edilmiştir. Aynı zamanda, gruplararası kaygı, kimlikle özdeşleşme ve toplumsal kabullenilme psikolojik iyi oluşu anlamlı şekilde yordamaktadır. Gruplararası temas ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkinin doğrudan anlamlı olmadığı; ancak bu ilişkinin üç aracı değişken aracılığıyla dolaylı olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Bulgular Suriyeli sığınmacıların Türklerle olumlu temasının psikolojik iyi oluşlarına olumlu katkısının altını çizmektedir.Yayın Lise öğrencilerinde akademik ve üniversite sınavına yönelik öz-yeterliğin yordayıcıları(Mustafa Süleyman Özcan, 2017-09-16) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat ÇiğdemBu araştırmanın amacı lise öğrencileri arasında akademik öz-yeterlik ve üniversite sınavına yönelik öz-yeterlik kavramlarının öğrenci, okul ve sosyal çevre odaklı yordayıcılarını saptamaktır. Bu amaçla 9. ve 10. sınıf lise öğrencilerinden oluşan (N = 129) bir örnekleme demografik bilgiler (cinsiyet, sosyo-ekonomik seviye), akademik ve üniversite sınavına yönelik öz-yeterlik, sınav kaygısı, akademik adanmışlık (davranışsal ve duygusal), okul aidiyeti ile aile ve akran akademik desteği ölçeklerini içeren bir anket formu dağıtılmıştır. Çoklu regresyon sonuçları, her iki öz-yeterlik kavramının da en önemli yordayıcısının duygusal akademik adanmışlık olduğunu göstermiştir. Ayrıca, aile desteğinin ve okul aidiyetinin her iki sonuç değişkeni ile de olumlu olarak ilişkili olduğu saptanmış, sınav kaygısının yalnızca üniversite sınavına yönelik öz-yeterlik ile olumsuz olarak ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Sonuçlar öğrencilerin güncel ve gelecekteki akademik öz-yeterlik durumlarında, akademik aktivitelere davranışsal olarak adanmaktan ziyade (dikkat ve çaba), duygusal olarak adanmalarının (ilgi ve zevk alma) önemini vurgulamakta, uygulayıcıların akademik hayatı sevdirme konusunda çalışmalar yürütmelerinin gerekliliğini hatırlatmaktadır.Yayın Etnik ve ulusal kimlikler ile dış grup tutumları ilişkisinde çatışma algısı ve dış gruba sorumluluk yükleme(Turkish Psychological Association, 2017-12) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Çelebi, ElifBu araştırmada etnik ve ulusal kimliklerle özdeşim ile dış grup tutumları arasındaki ilişki, algılanan çatışma düzeyi ve dış gruba sorumluluk yükleme değişkenlerinin aracı rolü incelenerek değerlendirilmiştir. Sosyal kimlik teorisi ışığında, etnik kimliklerin olumlu dış grup tutumlarıyla negatif yönde ilişkili olacağı ve bu ilişkinin artan çatışma algısı ve dış gruba sorumluluk yükleme seviyeleri ile açıklanacağı; ortak iç grup kimlik teorisi ışığında ise ulusal kimliklerin olumlu dış grup tutumlarıyla pozitif yönde ilişkili olacağı ve bu ilişkinin azalan çatışma algısı ve dış gruba sorumluluk yükleme seviyeleri ile açıklanacağı öne sürülmüştür. Veriler Türkiye'nin değişik illerindeki üniversite kampüslerinde toplanmış, toplamda 320 Türk ve 153 Kürt üniversite öğrencisi arasında sınanmıştır. Yol analizleri sonuçlarına göre, her iki kimlikle özdeşim dış grup tutumlarıyla önerilen yönlerde ilişkili iken, algılanan çatışma seviyesi ve dış grup sorumluluk yükleme seviyesi bu ilişkilerde kısmi aracılar olarak rol almıştır. Ayrıca, Türk ve Kürt gruplar arasında dış grup tutumları ve algılanan çatışma seviyeleri arasında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Türklerle karşılaştırıldığında Kürtler daha yüksek çatışma algısı ve dış gruba sorumluluk yükleme seviyeleri belirtmiştir. Aynı şekilde, Kürtler Türklere göre dış gruba karşı daha negatif tutumlar sergilemiştir. Türkiye'deki Türk-Kürt etnik gruplar arasındaki ilişkiler sosyal kimlik ve ortak iç grup kimlik teorileri göz önüne alınarak tartışılmıştır.Yayın Gruplararası temas ve çatışma ile azınlıklara yönelik tutumlar ve çokkültürlülüğe destek arasındaki ilişkiler: gruplararası tehdit ve kaygının aracı rolü(Türk Psikologlar Derneği, 2017) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Çelebi, ElifBu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan iki önemli azınlık grubuna (Kürt ve Ermeni) yönelik dışgrup tutumları ve çokkültürlülüğü yordayan faktörleri incelemektir. Bu bağlamda, her iki grup için de gruplararası tehdit ve kaygının, algılanan çatışma ve gruplararası temas ile dışgrup tutumlar ve çokkültürlülüğe destek değişkenleri arasındaki ilişkilerde aracı rolü araştırılmıştır. Çalışmada İstanbul'da yaşayan ve kendini Türk olarak tanımlayan toplam 356 üniversite öğrencisinin Kürt ve Ermeni grup üyelerine yönelik düşünce ve tutumlarına ilişkin psikolojik mekanizmalar incelenmiştir. Sonuçlar her iki gruba yönelik tutumların eşit olumlulukta olduğunu göstermiş, ancak Kürtler bağlamında hem çokkültürlülüğe desteğin hem de algılanan çatışma ve temasın Ermenilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Uygulanan yapısal eşitlik modelleri ise hem kaygı hem de tehdit değişkenlerinin tutumlar ve çokkültürlülükle ilişkili olduğunu, ancak aracı değişkenlerin etkilerinin iki azınlık grubu bağlamında farklılaştığını göstermiştir. Kürtlere yönelik modelde, tehdit, temas ve çatışmanın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklarken, Ermenilere yönelik modelde etkili bir aracı değildir. Beklenenin aksine, Kürtlere dair grup kaygısı temasın tutumlar üzerinde etkisine aracılık etmemekte, ancak Ermenilere dair grup kaygısı temasın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklamaktadır. Bulgular, Türkiye'de süregelen Türk-Kürt ve Türk-Ermeni gruplararası ilişkileri ışığında değerlendirilmiştir.Yayın Yabancı öğrencilere karşı tutum ve davranışsal eğilimler: ulusal kimlikler ve sosyal baskınlık yöneliminin yordayıcı rolü(2018-07-20) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Gürler, Ceren NurBu çalışmanın amacı Türkiye’deki yabancı uyruklu öğrencilere karşı tutum ve davranışsal eğilimleri, sosyal kimlik ve sosyal baskınlık kuramları açısından incelemektir. Çalışmanın örneklemi 151 Türk öğrenciden oluşmaktadır (93 Kadın, 58 Erkek, Ort. Yaş = 21.56, SS = 2.21). Katılımcılar, demografik form, ulusal kimlikle özdeşleşme ölçeği, sosyal baskınlık yönelimi ölçeği, dış gruba yönelik tutumlar ve davranışsal eğilimler ölçekleri içeren very toplama araçlarını online olarak doldurmuşlardır. Bulgular, ulusal kimlikle özdeşleşmenin tutumları olumlu yönde yordadığını, ancak sosyal baskınlık yöneliminin iki bağımlı değişkenin de anlamlı bir yordayıcısı olmadığını göstermiştir. Bunun yanında, ulusal kimlik ile dış gruba yönelik tutum ve davranışsal eğilimler arasındaki ilişki sosyal baskınlık yönelimi tarafından düzenlenmektedir. Buna göre, ulusal kimlik ile bağımlı değişkenler arasındaki ilişki yanlızca sosyal baskınlık eğilimi yüksek olan kişiler arasında olumsuzdur. Bulgular yabancı öğrencilere yönelik tutum ve davranışların yordanmasında ulusal kimliklerin rolünün sosyal baskınlık yönelimine bağımlı olarak değişebileceğini göstermektedir.












