Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Yazı-resim geleneğinin Alevi-Bektaşi sanatındaki örnekleri ve günümüz sanatına yansımaları
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-05) Günana, Meryem; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Bu yüksek lisans çalışmasında, insanlığın resimden yazıya, yazıdan resme nasıl gelişim gösterdiği tarihsel süreç içerisinde verilmiştir. Kadim Anadolu topraklarında varlığını günümüze kadar getirebilmiş olan Alevi- Bektaşi inançlarının, kendilerini ifade etmek için kullandıkları yazı-resim sanatının vahdet-i vücûd düşüncesi üzerine inşa edilmesi, tasavvufi sembolizm içinde ne anlam barındırdıkları anlatılmaya çalışılmıştır. Alevi- Bektaşi inancının heteredox ve sekretizm problemine açıklık getirilerek, tarihsel süreç içerisinde birbirleri ile olan irtibatlarına değinilmiştir. Tekke sanatı olarak da ifade edilen yazı-resim örneklerinin anlam derinliklerine inilerek, bu konuda eserler üretmiş çağımız sanatçılarından Erol Akyavaş, Balkan Naci İslimyeli, Murat Morova’nın eserlerinden örnekler verilmiştir. Tezin amacı, üzerinde fazla araştırma yapılmamış olan Alevi- Bektaşi inancında ki yazı-resim sanatının heteredox inancı taşımadığı ve piktogram olmadığı; vahdet-i vücûd düşüncesinden kaynaklanan, tasavvuf sembolizmini en iyi şekilde anlatan tekke anatı yazı-resim örneklerinin Alevi- Bektaşi kaynaklarıyla açıklamaktır.
  • Yayın
    Alevi ve Bektaşi yazı-resim sanatında insan sureti
    (Ankara Haci Bayram Veli University, 2020-03-20) Günana, Meryem
    Bu makalede; 1826’da dağıtılan Bektaşi tarikatı Babagan (Mücerret) kolunun üretmiş olduğu, ancak 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla özel koleksiyonlara, müzelere girmiş fakat çoğunluğu ise tahrip edilmiş olan; sureti sîrete, sîreti surete dönüştüren “yazı-resim” sanatının Alevi ve Bektaşi erkânındaki yeri ve önemi anlatılmaya çalışılmıştır. Bu sanatın Hurûfîlik etkisiyle ortaya çıkmadığı, piktogram veya güzel yazı yazma/kaligrafi olmadığı; vahdet-i vücut düşüncesinin bir tezahürü olduğu ifade edilmiştir. Alevi ve Bektaşi erkânının ortaya koyduğu yazı-resim sanatının harflerle üretilmiş bulunması Hurufîlik olarak adlandırılmasına neden olsa da; bu sanatın Hurufîlik düşüncesinin ürünü değil aksine vahdet-i vücut düşüncesinin bir yansıması olduğuna dair açıklık getirilmiştir. Simetrik bir anlayışla gerçekleştirilen yazı-resimlerde, hat sanatında “müsennâ” yani “aynalı yazı” olarak bilinen yazı şeklinin neden tercih edildiği anlatılmaya çalışılmıştır. Varlığın zahir(dış) ve batın(iç) suretlerine simgesel bir göndermede bulunan yazı-resim sanatının vahdet-i vücut düşüncesi ile olan irtibatı anlatılmıştır. Yazı-resimlerde önemli bir yere sahip olan insan suretinde yapılmış eserlerin plastik değerleri ve bu eserler üzerinden, Alevi ve Bektaşi erkânında insan olmak, insan suretinin sîrete nasıl dönüştürüldüğü; insan suretinde yazılan “Allah-Muhammed-Ali” isimlerinin görünmeyenden nasıl görünür kılındığı anlatılmaya çalışılmıştır. Meleklerin Âdem’e secde ettikleri andan bugüne niçin İnsan’a secde edildiğine ve bunun Alevi ve Bektaşi erkânında taşıdığı anlamlara dair bilgi verilmiştir.