Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 1 / 1
  • Yayın
    Lacan ve resimde arzunun kayıp nesnesi
    (Işık Üniversitesi, 2021-08-31) Kaçmaz, Zülküf; Hatipoğlu, Özlem; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    İnsanın arzu nesnesiyle ilişkisi ruhsal yapısının şekillenmesinde önemli rol oynar ve bu ruhsal yapı yaşamı derinden etkiler. Dolayısıyla insanı anlamanın yolu ruhsal yapıyı anlamaktan geçer. Burada psikanaliz, ruhsal yapıdan hareketle insana ait olanı anlamaya çalışırken sanat ise yine ruhsal yapıdan hareketle insana ait olanı anlatmaya çalışır. Nitekim ruhsal yapı, her iki disiplinin kesiştiği nokta olmaktadır. Lacan’a göre yaşamın ilk aylarında özne dünyayı imgeler aracılığıyla algılar. Ardından özne bir kimlik sahibi olacağı “ayna evresine” girer. Başlangıçta ayna karşısında kendi imgesini tanıyamayan çocuk geçen zamanla birlikte kendini tanır ve buna bağlı olarak ego sahibi olmaya başlar. İmgesel dönemin ardın çocuk dil aracılığıyla yasayla karşılaşır. Bu yasa Öteki’nin yasasıdır ve Lacan buna “simgesel düzen” adını verir. Çocuk burada yaşayacağı dünyanın kurallarıyla karşılaşır. Ayrıca simgesel düzenin dışında kalan ve dil öncesi döneme ait yaşantıların oluştuğu gerçek düzendeki etkiler de yaşama dokunur. Dolayısıyla sanatçı bilinç dışının bu etkilerini derinden hisseder ve yer yer yapıtında anlatmaya çalışır. Çalışmamızda sanat ve psikanalizin kesiştiği nokta olan ruhsal yapıyı şekillendiren arzu nesnesinin adı geçen sanatçıların yapıtlarındaki iz düşümleri renk, biçim, teknik, üslup, konu gibi ögeler üzerinden incelenecektir. Lacan’a göre Öteki’nin arzusunu arzulamanın, imkansızın peşine düşmenin ve arzunun o kayıp nesnesinin ruhsal dünyada yarattığı etkiler imgesel, simgesel ve gerçek bağlamında incelenecek, bununla birlikte bu durumun sanat yapıtlarındaki yansımaları analiz edilecektir. Nitekim bu çalışmada insanın ruhunu anlamaya yönelik bir kuram ortaya koyan Jacques Lacan’ın, kullandığı Öteki’nin bakışı, objet petit a, arzu nesnesi, bakış, Baba’nın yasası, kaygı, skoptik dürtü, tukhe ve automaton gibi kavramları ve bunların ruhsal dünyaya etkileri bağlamında bu etkilerin sanat yapıtında renk, biçim, teknik, konu gibi iz düşümlerle kendini göstermesi yer almaktadır. Sanat yapıtı oluşma sürecinde ruhsal dünyadan beslenir ve doğrudan izleyicinin ruhuna temas eder. Neticede psikanalist insanı anlamaya çalışırken sanatçı yapıt aracılığıyla onu anlatır.