Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Resim sanatına yansıyan İstanbul sokak satıcılarının Osmanlı-Türk sosyal yaşamındaki yeri ve önemi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kalyoncu, Hülya
    Osmanlı Devleti’nde sabit bir dükkâna sahip olmaksızın mal veya hizmet satışı yapan ve “sokak satıcıları” ya da “seyyar satıcılar” adını alan satıcıların yansıdıkları resim sanatı üzerinden alt başlıklar dâhilinde sınıflandırılmasının yapılarak, Osmanlı sosyal yaşamı içerisinde yerlerinin ve önemlerinin tespit edilmesinin amaçlandığı bu çalışmada, yöntem olarak Osmanlı’ya dair kaynaklarda yer alan sokak satıcıları ile ilgili yazılı ve görsel kaynak taramaları yapılmış, ilgili görsel kaynaklardan satıcı tipolojileri saptanarak fiziksel tanımlamalarının tespitine çalışılmış, yazılı kaynaklardan ise satıcıların toplum içerisindeki yerleri ve önemleri irdelenmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırma ile geçim zorlukları nedeni ile Anadolu’nun farklı kentlerinden İstanbul’a gelen, Osmanlı toplumunun vazgeçilmezi olan bu kişilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yaşama da doğrudan etki etmiş oldukları ve bu etkinin günümüz Türkiye’sinde de halen devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda sokak satıcılığının Osmanlı’dan da gelen kültür birikimi sürekliliğinin sağlanması ve aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşama katkı sağlanması için, sektörün tamamen ortadan kaldırılması yerine, gelişmiş ülke örneklerinde görüldüğü şekliyle belediyeler tarafından modernize edilmiş çağdaş ekipmanlar ve kaliteli hizmet eğitimleri verilmek sureti ile organize edilerek, sektöre kazandırılmaları önerimizdir.
  • Yayın
    16.-19.yüzyıl dönemi sosyal yaşamında Osmanlı kadını ve Osmanlı topraklarında yaşamış sanatçıların eserlerine yansımaları
    (Motif Yayıncılık, 2021-09-15) Kalyoncu, Hülya
    Farklı tarihçiler tarafından farklı yorumlarla ifade edilen, Osmanlı sosyal yaşamında kadın mevcudiyeti, günümüzde dahi tartışılan bir konudur. Mevcut tartışmalardan yola çıkılarak yapılan bu çalışmada Osmanlı sosyal yaşamında kadın konusuna, sanat tarihi disiplini açısından ve ressamların yapmış oldukları görsel sanat eserleri ışığında, sanatsal bir yaklaşım ile cevap bulunması amaçlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık çok uzun bir süreci kapsayan bir medeniyet olduğu bilinmektedir ve imparatorluğun çok değişken konjonktürel süreçleri bulunduğu aşikârdır. Ancak 16.19.yüzyıllar arası dönem, kadına bakış açısından benzer bir süreçtir ve yapılan bu çalışmada bahsi geçen yüzyıllar arasındaki süreç içerisinde Osmanlı kadınını sosyal yaşamın farklı yönleri ile ele almak sureti ile betimleyen sanatçıların eserleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamına dâhil edilen eserlerin sanatçıları ise bu süreç içerisinde Osmanlı topraklarına gidip gelerek belli sürelerde de olsa bizzat, Osmanlı topraklarında yaşamış olan yabancı sanatçılar ve Osmanlı’da yerleşik Osmanlı vatandaşı sanatçılardır. Konuyu ele alan ve orijinallerinin günümüzde çeşitli dünya kütüphanelerinde muhafaza edildiği, Osmanlı topraklarına gelmek sureti ile gezgin seyyahlar tarafından yazılmış bulunan seyahatname anıları ve devlet arşiv belgeleri de konuya ışık tutacak olan verilerdir. Bu nedenle çalışmada dönemi anlatan yazınsal verilerin taramalarının ve incelemelerinin yapılması ve ressam sanatçılara ait görsel belgelerde görülen sahnelerin, eldeki veriler ile sentezleme yapılması çalışma metodu ve yöntemi olmuştur. Sanatçılara ait görsel eserler ve tarihçilere ve seyyahlara ait yazınsal kaynakların birlikte değerlendirildiği bu çalışma ile Osmanlı kadının, alt başlıklara ayrılan sosyal yaşamın kimi koşullarında oldukça sınırlandırılmış, kimi koşullarında ise nispeten serbest bir yaşam süreci geçirmiş olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Yayın
    Gravürlere ve resim sanatına yansıyan Osmanlı başkenti İstanbul ticari yaşamı: çarşı-pazarları ve dükkânları
    (M. Nezih Başgelen, 2021) Kalyoncu, Hülya
    Osmanlı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yaşamında büyük önemi olan kent ticaret merkezlerinin en gelişmiş ve yoğun olanlarının, payitahtın merkezi başkent İstanbul çarşı pazarları olduğunu söylemek mümkündür. Fatih Sultan Mehmet döneminde kurulan Kapalıçarşı veya daha genel bir anlamı ile kent ticari merkezi bedesten, han ve arastalardan oluşmaktadır ve İstanbul ticaret yaşamı bu sarmal etrafında büyümüş, gelişmiştir. Tarihi sürecinin her döneminde kalabalık bir nüfusa sahip olan İstanbul’un iaşesinde şehrin uluslararası ticaretin de merkezi olmasının önemi de büyüktür. Unkapanı ticaret bölgesinin yoğun ticaret yaşamı, kervansaraylar ve genellikle yiyecek maddelerinin veya hayvanların satıldığı haftanın belirli günü kurulan pazar alanları kentin ekonomik ve sosyal yapısının diğer ticari yaşam öğeleridir. Bu çalışmada halkın hem yaşamsal ihtiyaçlarını karşıladığı, hem de sosyalleşme imkânı bulduğu, çarşı pazarlar ve ticari dükkânlar, Osmanlı iktisadi yaşamı disiplini ile ilişkisi kapsamında olmak üzere farklı bir disiplin boyutu ile mekânların görüntülendiği gravürler ve tablolar eşliğinde irdelenmeye çalışılmıştır. Osmanlı’da devletin resmi kurumlarının ürettiği şer’iyye sicilleri, vakıf defterleri gibi resmi belgeler ile seyyahların anlatımları da ticari mekânları ele alan bu çalışmaya katkı sağlayan diğer argümanlardır.
  • Yayın
    Türk hamam kültüründe metal objeler ve objelerin form ve bezeme özellikleri
    (A Kitap, 2021-08-30) Kalyoncu, Hülya
    Türk-İslam dini inanç sisteminin ve aynı zamanda Türk gelenek ve göreneklerinin yapı taşlarından biri olan temizlik ve arınma olgusu, geleneksel Osmanlı-Türk hamam yapılaşmasının ve kültürünün oluşmasının temel sebeplerindendir. Osmanlı mimari tipolojileri içerisinde yer alan ve vakıf sistemi içerisinde inşa edilen Osmanlı hamam yapıları, dönemsel süreçlerle büyümüş, gelişmiş ve işlevsellikleri de farklılıklar göstermiştir. Erken dönem Osmanlı hamam yapıları, toplumun yalnızca temizlenme mekânları olmuşken, ilerleyen dönemlerde ise sosyalleşmenin sağlandığı ve folklorik ritüellerin gerçekleştirildiği simgesel yapılara dönüşmeye başlamışlardır. Sosyo-kültür tarihimiz açısından hamam yapılarının geleneksel mimari yapı özellikleri ve hamamlarda gerçekleştirilen toplumsal ritüeller kadar önem arz eden hamamlara ait bir diğer alt başlık ise, hamamlarda kullanılan malzemeler ve bu malzemeler içerisinde yer alan metal objelerdir. Atalarımızdan günümüze miras kalan hamam metal objelerinin sanat tarihi disiplini bağlamında sanatsal değerlerinin yanında, kullanıldıkları dönemlerde sahibinin sosyal statüsünü temsil eden malzemeler olarak kabul edilmiş olmaları da bu malzemeleri hem sanat tarihi hem de sosyo-kültür tarihimiz açısından değerli kılan bir diğer özellikleridir. Bu çalışmada, geleneksel hamam malzemeleri arasında yer alan taslar, leğen-ibrikler, nalınlar, buhurdanlıklar, gülabdanlar, kirdenlikler (hamam kazanı), kildenceler (sabunluk), ayna gibi araç ve gereçler gerek form özellikleri, gerekse nadide bezemeleri, işçilikleri ve de yapım teknikleri açısından incelenmiş olup, sosyo-kültür tarihimiz içerisindeki önemleri dâhilinde geleneksel hamam kültürüne kattıkları zenginlikleri, estetik nitelikleri ve bu eserlerin günümüze ulaşan ve yeni nesillere aktarılan en kıymetli folklorik kültür değerleri içindeki yerleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda malzemelere uygulanan geleneksel el sanatlarının önemi, bu malzemelerin korunmaları ve geliştirilmeleri gerekliliğine verilen önem vurgulanmıştır.