Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Psychological distress and anxiety among housewives: the mediational role of perceived stress, loneliness, and housewife burnout
    (Springer, 2023-06) Durak, Mithat; Durak, Emre Şenol; Karaköse, Selin
    Housewives are experiencing chronic stress when dealing with multiple roles (cooking, shopping, tidying the house) in their daily life. Although earlier studies have documented a significant link between role overload and stress-psychological well-being in the workplace, few studies have been conducted among housewives despite their high anxiety and burnout reports. The diathesis-stress model and transactional model of stress indicate that there may be somecontributory factors related to mental health. Within these frameworks, this research aimed to examine housewives' psychological distress and anxiety by focusing on three contributory factors namely housewife burnout, perceived stress, and loneliness. The present study was a novel contribution to the literature investigating the mediating roles of those three contributory factors between psychological distress and anxiety among housewives. Participants were 500 volunteer housewives between the ages of 20 and 70 from Turkey. In addition to Demographic Information Form, The Perceived Stress Scales (PSS-10), The General Health Questionnaire (GHQ-12), The UCLA Loneliness Scale-Version 3 (UCLA LS3), The Housewives Burnout Questionnaire (CUBAC), and The Beck Anxiety Inventory (BAI) were used. Results showed that there were four paths between psychological distress and anxiety in the model, explaining 31.19% of the total variance in anxiety in housewives. The relationship between psychological distress and anxiety was mediated by perceived distress, loneliness, and housewife burnout. Specifically, the higher psychological distress and higher anxiety relationship were associated with higher perceived distress, higher loneliness, and higher housewife burnout. The findings provide beneficial insight for clinicians to prioritize the abandonment of the cope with loneliness, perceived stress, and burnout while working with housewives having psychological distress and anxiety.
  • Yayın
    Ev kadınlarında tükenmişlik ve somatizasyon: depresyonun yordayıcıları
    (Cyprus Mental Health Institute, 2022-03-09) Karaköse, Selin; Ulusoy, Ayşe Nehir
    Öncül belirtilerinden biri somatik semptomlar olan depresyonun, evli ve çalışmayan kadınlarda daha yaygın görüldüğü bilinmektedir. Ev kadınlarında depresyon araştırmacıların sıklıkla üzerinde çalıştığı bir konu olsa da, alan yazına son yıllarda kazandırılan ve depresyonun yordayıcılarından biri olan tükenmişlik kavramı, somatizasyon ile birlikte henüz ev kadınlarında araştırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı ev kadınlarında tükenmişlik ve somatizasyonun depresyon üzerindekini rolünü araştırmaktır. Kesitsel ve ilişkisel araştırma modeli ile yürütülen bu çalışmaya Türkiye’de yaşayan, evli ve çalışmayan, 20-65 yaş arasında (Ort. =41.74, SS=11.09) 388 kadın katılmıştır. Sosyo-Demografik Bilgi ve Veri Formuna ek olarak, Ev Hanımlarında Tükenmişlik Ölçeği (EHTÖ), Kısa Semptom Envanteri-Somatizasyon alt boyutu (SCL-90-SOMA) ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS-21)- Depresyon alt boyutunu içeren anket bataryası katılımcılara çevrimiçi olaraksunulmuştur. Hiyerarşik çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, yaş, çocuk sayısı ve psikiyatrik tanı kontrol edildiğinde,tükenmişlik ve somatizasyon depresyonu pozitif yönde yordamaktadır. Elde edilen bu bulgular dahilinde, ev kadınlarında tükenmişliğe yönelik müdahale çalışmaları yapılmasının ve somatik belirtilerin depresyonun öncül sinyalleri olarak değerlendirilmesinin depresyonun klinik tablosu ile mücadelede yol göstereceği olacağı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Yeme tutumlarını yordamada öz anlayış ve yeme farkındalığının rolü: karşılaştırmalı bir çalışma
    (Cyprus Mental Health Institute, 2022-06-07) Yalın, Kübra; Karaköse, Selin
    Son yıllarda yeme bozukluğu tanısında görülen artış ile birlikte, klinik olmayan örneklemde de yeme tutumları sıklıkla araştırılmaya başlanmıştır. Yeme farkındalığı, yeme tutumlarını yordayıcı bir faktör olarak bilinirken, alan yazına yeni kazandırılmış bir kavram olan öz anlayışın yeme farkındalığı ve yeme tutumları ile yakından ilişkili olduğu bilinse de bu değişkenleri bir arada inceleyen bir çalışma henüz alan yazında yer almamaktadır. Bu çalışmanın amacı, öz anlayış ve yeme farkındalığının yeme tutumlarını yordayıcı rolünü diyetisyene giden ve gitmeyen kadınlarda araştırmaktır. Çalışmanın örneklemini, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 18-59 yaş arası (Ort.=31.65, SS=9.31), kilo vermek için diyetisyene giden 230 (%52.9) ve 205 diyetisyene gitmeyen (%47.1) toplam 435 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılara, Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu dışında, Yeme Tutum Testi (YTT-26), Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ-30), Öz Anlayış Ölçeği (ÖZAN) ve Yeme Tutum Testi (YTT-26) ile oluşturulmuş anket bataryası online olarak sunulmuştur. Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre, yeme tutumlarını yordamada, öz anlayış ve yeme farkındalığın rolünün diyetisyene giden ve gitmeyen bireylerde farklılaştığı, kilo vermek için diyetisyene giden kadınlarda yeme farkındalığı ve öz yargılamanın yeme tutumlarını yordarken, diyetisyene gitmeyen kadınlarda yeme farkındalığı ve öz anlayışın yordayıcı rolü olmadığı bulunmuştur. Örneklem gruplarında görülen bu fark, yeme tutumlarında, risk grubu ile genel örneklem grubu arasında farklı yordayıcıların olduğuna dikkat çekerek, yeme bozukluğunu önlemede bu yordayıcıların araştırılmasının önemini vurgulamaktadır.