Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Covid 19 döneminde algılanan tehdit, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisi: bir seri aracılık modeli incelemesi
    (Melih Topaloğlu, 2021) Sağlam, Mehmet; Tavman, Emine Başak
    Amaç – Bu çalışmanın amacı, COVID-19 salgını sırasında ortaya çıkan algılanan tehdit, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin dürtüsel satın alma üzerindeki etkilerini belirlemektir. Ek olarak, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin bu ilişkiler üzerindeki aracılık etkilerini seri aracılık modeli üzerinden tespit etmeyi amaçlamaktadır. Tasarım/Yöntem/Yaklaşım – Veri toplama aracı olarak online anket, örnekleme yöntemi olarak kolayda ve kartopu örnekleme kullanılmıştır. 4 Ocak-15 Ocak 2021 tarihleri arasındaki veri toplama sürecinde 403 katılımcı verisi elde edilmiştir. Veri analizinde SPSS 24, AMOS 24 ve PROCESS 3.1 makro uzantısı kullanılmıştır. Araştırma modeli, koruma motivasyonu teorisine dayandırılmıştır. Analiz yöntemlerinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, geçerlilik analizleri ve seri aracılık analizi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma bulgularında, algılanan tehdidin (?=0,283*), algılanan ciddiyetin (?=0,365*) ve kendini izole etme niyetinin (?=0,434*) dürtüsel satın alma üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aracılık etkileri (dolaylı etki) değerlendirildiğinde ise algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi olduğu (?=0,246**), kendini izole etme niyetinin aracı etkiye sahip olduğu (?=0,099*), kendini izole etme niyetinin algılanan ciddiyet aracılığıyla birlikte aracı etkiye sahip olduğu (?=0,139**), belirlenmiştir. Tartışma – Araştırma bulguları doğrultusunda dürtüsel satın alma üzerinde en etkili boyut kendini izole etme niyeti olarak ortaya çıkmıştır. Algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi daha büyüktür. Kendini izole etme niyetinin aracı etkisi, algılanan ciddiyetin etkisiyle birlikte gerçekleşmesi durumunda artmaktadır. Elde edilen sonuçlar literatürdeki çalışmalarla paralellik göstermektedir.
  • Yayın
    COVID-19 döneminde algılanan tehdit, kaygı ve dürtüsel satın alma ilişkisinde algılanan duyarlılığın ve ciddiyetin moderatör rolü
    (Büşra Sena Çakmak (Yusen Yayıncılık), 2021-06-25) Sağlam, Mehmet; Tavman, Emine Başak
    Tüm dünyanın gündemine oturan küresel COVID-19 salgını milyarlarca insan arasında korku, panik ve belirsizliği tetikleyerek tüketicilerin dürtüsel satın alma davranışı sergilemesine neden olmuştur. Bu davranışın öncüllerinin ve düzenleyicilerinin neler olduğu ise merak konusudur. Bu çalışmada, Türkiye’deki COVID-19 salgını bağlamında uyarıcı-organizma-tepki (S-O-R) Paradigması ve Sağlık İnanç Modeli çerçevesinde, algılanan tehdidin (uyarıcı) kaygı (organizma) üzerindeki etkileri ve kaygının dürtüsel satın alma davranışı (tepki) üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Ek olarak, algılanan duyarlılık ve algılanan ciddiyet değişkenlerinin bu ilişkiler üzerindeki düzenleyici etkileri araştırılmıştır. Çalışmada kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve veriler Google Forms üzerinden online anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma 403 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24 ve AMOS 24 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, algılanan tehdidin kaygı üzerinde etkisi olduğu ve algılanan duyarlılık ve ciddiyetin bu ilişkide düzenleyici role sahip olduğu, ayrıca kaygının dürtüsel satın alma üzerinde etkisi olduğu ve yine algılanan duyarlılık ve ciddiyetin bu ilişkide düzenleyici role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Yayın
    Digital transformation and universities
    (PressAcademia, 2022-07-30) Teker, Suat; Teker, Dilek; Tavman, Emine Başak
    Purpose- This study aims to examine how digitalization has affected and changed higher education. It focuses on the current situation of universities and their current processes and what they need to do to become digital. It aims to present a roadmap for universities to integrate and organize these important changes into their strategies by examining the digital transformation that affects the vision of universities. Methodology- The study employs a literature review using secondary data analysis. Findings- The analysis reveals that the role of universities in many aspects such as society and economy has changed and is expected to change disruptively over the next decade. Universities need to make a differentiation through emerging business models in such a competitive higher education sector. Higher education institutions have to adapt to technological changes for sustainabilty. The pandemic dramatically accelerated the pace of technological adoption worldwide. The drivers of digital transformation in universiteis can be summarized as the increase compteteiveness, user experience and agility while reduction in operating expenses. Conclusion- It may be concluded that a university should be part of present technological trends and include digitalization in their strategies to be competitive in the future. Universities need to focus mainly on exploring more innovative measures to create technology development centres through research to deal with skills shortages. Universities should support those academics who lead the improvement of digital skills and innovative teaching methods, promote digital literacy in the academia and encourage the use of learning platforms. It is important to set a clear policy to adopt digital age in higher education. Universities will be competing globally for students, academic staff and funding. Adoption and implementation of new technologies in universities are inevitable.
  • Yayın
    Çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerindeki etkisi
    (IKSAD Publishing House, 2021-12-25) Tavman, Emine Başak; Kamat, Nandkumar M.; Ofluoğlu, Gökhan
    Dijitalleşmedeki artış ve buna bağlı olarak e-ticaret sektörünün hızla büyümesi çevrimiçi alışverişi hiç olmadığı kadar güçlendirmiştir. Günümüzde tüketicilerin büyük bir çoğunluğu çevrimiçi alışverişi geleneksel alışverişe daha fazla tercih etmektedir. Elektronik ticaret, işletmeler için yeni fırsatlar yaratmış olsa da, çevrimiçi alışverişe yönelik tüketici motivasyonları hakkındaki sorular devam etmektedir. Dijitalleşme tüketicilerin elektronik ortamda birbirleri ile daha hızlı ve kolay şekilde bilgi edinmelerine olanak sağlamış, ağızdan ağıza iletişim yerini elektronik ağızdan ağıza iletişime bırakmıştır. Çevrimiçi kanallarda yayınlanan tüketici yorumları kişilerin satın alma kararlarında etkili olmaktadır. Çevrimiçi alışveriş pazarının muazzam büyümesi ve önemli etkisi göz önüne alındığında, çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerindeki etkisini anlamak hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar için kritik önem taşımaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmış ve veriler Google Form üzerinden çevrimiçi anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma 305 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada faktör analizi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, çevrimiçi alışveriş motivasyonlarının boyutlarından olan fiyat duyarlılığı, indirim duyarlılığı, hizmet kalitesi ve yenilikçiliğin elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerinde olumlu etkisi olduğu ancak marka duyarlılığı boyutunun elektronik ağızdan ağıza iletişim ve online satın alma niyeti üzerinde etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının e-ticaret şirketlerinin pazarlama stratejisi geliştirmelerine yol göstermesi beklenmektedir.
  • Yayın
    Blokzincir teknolojisi ve pazarlamadaki uygulamaları
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2022-05) Tavman, Emine Başak
    Blokzincir benzersiz yapısı nedeniyle günümüzün en önde gelen yıkıcı teknolojilerinden biri haline gelmiştir. Blokzincir teknolojisi işletmelerde, finans, tedarik zinciri yönetimi, üretim, insan kaynakları, muhasebe denetim vb. gibi çok çeşitli sektörlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Distributed Ledger Technology (DLT) tabanlı blokzincir uygulamaları, ağ katılımcılarına sunduğu güvenlik, kayıt tutma, işlem yürütme verimliliği ve otomasyon çözümleri sayesinde yenilikçi çözümler sunarak sektördeki iş yapış şekillerini değiştirmektedir. Blokzincir teknolojisi, şeffaflığı teşvik etmesi, tüketici gizliliğini koruması, verilerin izlenebilirliğini sağlaması ve işlem ve yatırım maliyetlerini azaltması nedeniyle, son yıllarda araştırmacıların ve uygulayıcıların ilgisini çekmektedir. Günümüzde birçok şirket operasyonlarını yönetmek için blokzincir teknolojilerini kullanmaktadır. Blokzincir teknolojisinin uygulanmaya başlandığı ve önemli gelişmeler gösterebileceği alanlardan biri de pazarlamadır. Literatürde yer alan blokzincir çalışmalarının çoğu, finans uygulamaları ile ilgilidir. Pratik önemine rağmen, bu yenilikçi teknolojinin pazarlama alanındaki uygulamalarını ele alan çalışmalar sınırlı sayıdadır. Bu çalışma, pazarlama ve pazarlama yönetiminde blokzincir uygulamalarını ele alarak, pazarlamada blokzincirin potansiyel kullanımlarını inceleyecektir. Çalışmanın amacı blokzincir teknolojisinin pazarlama alanındaki mevcut ve potansiyel kullanım alanlarını incelemek ve kullanım faydalarına değinmektir. Bu amaç doğrultusunda ikincil veri analizi ile literatür taraması yapılarak pazarlamada halihazırda kullanılan blokzinciri uygulamaları incelenecek ve konuyla ilgili gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulacaktır. Blokzincirin yeni bir teknoloji olması sebebiyle bu çalışmanın ileride gerçekleştirilecek çalışmalar için önem arz edeceği düşünülmektedir. Çalışmanın pazarlama alanında gelecekte gerçekleştirilecek blokzincir ile ilgili araştırmalara rehberlik etmesi hedeflenmektedir.
  • Yayın
    Çevrimiçi uygulama pazarında rekabetçi bir strateji olarak freemıum iş modelleri
    (ISPEC Publications, 2021-11-26) Tavman, Emine Başak; Geybulla, Adil; İlkim, Mehmet
    Freemium iş modeli, son yıllarda sayıları gittikçe ivme kazanan çevrimiçi uygulama pazarında yaygın kullanılan bir iş modeli haline gelmiştir. Bununla birlikte, girişimciler ve yöneticiler, freemium iş modellerini kullanan şirketlerin başarısı veya başarısızlığı üzerine sınırlı bir anlayışa sahiptir. Bu çalışmanın amacı, stratejik bir bakış açısıyla çevrimiçi uygulama pazarında freemium iş modeli ile başarılı olmanın anahtar noktalarını vurgulamaktır. Freemium, belirli bir ürünün müşteriye ücretsiz olarak sunulduğu, ürünün daha gelişmiş sürümü için ek ücret ödemesinden gelir sağlayan bir iş modelini ifade etmektedir. Literatürde freemium iş modelini inceleyen çalışmaların oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. Mevcut çalışma, freemium iş modelinin farklılaştırıcı özellikleri için bir çerçeve oluşturarak uygulayıcıların karar verme süreçlerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Çalışmada, freemium iş modelini uygulamada önemli faktörlerin neler olduğunu belirlemek için, freemium modelini benimseyen başarılı şirketlerin iş modelleri incelenmiştir. Bu bağlamda, ikincil veri analizine dayanılarak 5 başarılı freemium iş modeli (LinkedIn, Spotify, Evernote, DropBox ve Zoom) örneği incelenmiştir. Analiz bulguları, kullanıcı ihtiyaçlarına göre planlanması gereken ücretsiz ve premium sürüm özelliklerinin net bir şekilde ayrılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Pazarlama bakış açısından bakıldığında, ilk aşamada şirketler öncelikli olarak ücretsiz sürümü kullanan kullanıcılarına odaklanmalı, sonrasında ağızdan ağıza pazarlama ile mevcut müşteri tabanı genişletilmelidir. Ek olarak uygun bir ürün fiyatlandırması ve ek paket alternatifleri ile hedef segmentin ihtiyaçlarına uygun versiyonlar sunulmalıdır. Çalışmada sürdürülebilir bir freemium iş modeli geliştirmeyi başaran şirketler incelenerek, çevrimiçi uygulama pazarında freemium tekliflerinin nasıl konumlandırılacağı konusunda stratejik öneriler verilmiştir.