Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    AB-27 ülkeleri ve Türkiye'de ekonomik büyümeyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi: statik panel veri modeli uygulaması
    (2014) Pala, Aynur; Teker, Dilek
    Bu çalışmada, 2000-2011 yıllarına ilişkin EU-27 ülkeleri ve Türkiye için ekonomik büyümeyi etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Analizde, gayri safi milli hasıla (GSYİH) büyümesi, nüfus artışı, bankacılık sektörünün yurtiçine sağladığı kredilerinin GSYİH'ye oranı, özel sektör kredilerinin GSYİH'ye oranı, dış ticaret hacminin GSYİH'ye oranı, tüketici enflasyonu ve net tasarrufların Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)'ya oranı değişkenleri kullanılmıştır. Ekonometrik model statik panel veri regresyonu ile tahmin edilmiştir. Model sonuçlarına göre, ekonomik büyüme üzerinde, nüfus artışı, özel sektör kredilerinin GSYİH'ye oranı, net tasarrufların GSMH'ye oranı değişkenleri pozitif yönde etkili iken, tüketici enflasyonu ve bankacılık sektörünün yurtiçine sağladığı kredilerinin GSYİH oranı gibi değişkenler negatif yönde etkilidir.
  • Yayın
    Pandeminin tüketici davranışlarına ve kargo sektörüne ekonomik etkileri
    (PressAcademia, 2020-12-31) Kayıkçıoğlu, Salih; Teker, Dilek
    Amaç- İlk olarak 2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve COVID-19 olarak bilinen Koronavirüsün sebep olduğu salgın hastalık, kısa sürede bütün dünyayı sağlık, ekonomi, iş hayatı, sosyal hayat ve eğitim gibi pek çok alanda etkilemiştir. Koronavirüs, halehahazırda hızlı bir dönüşüm yaşamakta olan perakende sektörünü, daha da hızlı bir şekilde sanal ortama kaydırmıştır. Bu dönüşüm sürecinin en önemli aktörleri olarak, e-ticaret ve kargo firmaları görülebilir. Bu çalışma kapsamında, pandemi döneminde değişen tüketici davranışları nedeniyle e-ticarate alan ilginin artması ve bu davranış değişimi sonuçlarının taşınan kargo miktarına yansımalarının incelenmesi açalanmıştır. Yöntem- Bu çalışmada internet kullanımı, e-ticaret hacmi ve kargo sektörüne olan etkileri, Dünya ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bulgular- Pandemi süreciyle birlikte, internet kullanıcı sayısı tüm dünya nüfusuna göre %60 seviyesine ulaşırken, 18-44 yaş grubu internet kullanıcılarının %80’nini oluşturmaktadır. Gelişmiş ülkelerde 2015 yılında toplam perakende hacmi için e-ticaretin payı %7.90 iken, bu oran 2019 yılında %12.30’a çıkmıştır. Bu oran Dünya geneli için 2015 yılında %7.40 iken, 2020 yılında %16 ve 2023 yılında %22 olması tahmin edilmektedir.Dünya e-ticaret satış gelirleri 2014 yılında 1.3 trilyon USD ve 2019 yılında 3.5 trilyon USD olarak gerçekleşmiş ve 2023 yılı için 6.5 trilyon USD olarak tahmin edilmektedir. 2019 yılının ilk 6 aylık döneminde yurtiçi e-ticaret satış hacmi 83.3 milyar TL iken, 2020 yılının ilk 6 aylık döneminde 91.7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Yurtiçi taşınan kargo sayısı, 2019 yılına göre yaklaşık 3 kat katış gösteriken, artan ihtiyacı karşılamak için kargo firmaları önemli sayıda ilave personel istihdam etmiştir. PAndemi döneminde en fazla sipariş verşlen ürünlerin, hijyen ve spor ürünleri olduğu görülmüştür. Sonuç- Kargo yoğunluğu, yeni projeler haricinde yeni anlayışların doğmasına neden olmuştur.Özellikle pandemi süreci firmalara e-ticarete yönelmenin ticari faaliyetlerinin devamlılığı adına hayati öneme sahip olduğunu göstermiş ve firmalar kendi e-ticaret sitelerini kurma yanında belli başlı e-ticaret platformlarının tedarikçisi olma eğilimine girmişlerdir.Sektördeki bu ihtiyacı gören girişimciler (Özellikle kolay bozulabilir market ürünlerinin teslimi konusunda ) yeni yeni modeller geliştirerek gün içinde hatta (20 dakika –30 dakika gibi zaman taahhütleri ile) teslimat modelleri geliştirmişlerdir.Sonuçolarak , içinde bulunulan geçici / kalıcıdurumların , toplumsal olayların yaşam tarzından alışverişalışkanlıklarına kadar tüm süreçleri değiştirebildiği bu durumların ticari zihniyetlere/faaliyetlere yön verebildiği anlaşılmaktadır.Pandeminin olası etkilerinin 2021 yılında da süregeleceği tahmin edilmektedir. Yaşanan dijital dönüşüm, pandemi ile beraber birkaç yıl daha geriye çekilmiş ve hızlanmıştır.
  • Yayın
    Muhasebede yapılan hata ve hilelerin meslek etiği açısından incelenmesi
    (PressAcademia, 2020-07-30) Rodoplu, Beste; Teker, Dilek
    Amaç- Etik; mesleği icra ederken genel olarak kabul görmüş belirli kurallar çerçevesinde işin yürütülmesidir. Bu çalışmanın amacı muhasebede yapılan hata ve hilelerin, mesleğin icra edilmesindeki kilit noktalardan biri olan mesleki etiği çerçevesinde incelenmesidir. Yöntem- Günümüz teknoloji dünyasında hala muhasebede hatalar yapılmaktadır, hileye başvuran pek çok muhasebeci vardır ve çıkarları için yanıltıcı isteklerde bulunan birçok mükellef bulunmaktadır. Buna göre, hata ve hilenin nedenlerini, bunlarla ne şekilde karşılaşıldığını, etiğin hata ve hilelerin önlenmesindeki önemini ve yerini ortaya koymak için muhasebeciler üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır. Anketin birinci bölümde katılımcılara dokuz adet demografik soru sorulmuştur. İkinci bölümde ise muhasebecinin hata ve hileye yaklaşımı, kişiyi hata ve hileye iten nedenler, etiğin hata ve hile üzerindeki etkileri, meslek hayatlarında karşılaştıkları etik dışı olaylar gibi sor uların yanıtları aranmıştır. Bulgular- Yapılan anket çalışması, hata ve hilenin meslek mensubu tarafından etik anlamında değerlendirilmesini içermektedir. Ancak, maalesef görülüyor ki caydırıcı unsurlar özellikle hilenin önüne geçmede yeterli olmamıştır. Bunun için etik eğitimi, etiğin mesleki davranışa işlemesi ve muhasebe meslek mensubu tarafından özümsenmesi çok önemlidir. Sonuç- Meslek mensupları meslek hayatları boyunca gerek işletmede bulunan boşluklar, gerek müşteri teşvikleri, gerekse yasal boşluklar gibi pek çok etkenler aracılıyla hata ve hileye ortam sağlayabilecekleri durumlarla karşılaşabilmektedirler. Etik, bu durumlarda kişinin mesleki sorumluluğunu hata ve hileye imkân vermeden doğru bir şekilde gerçekleştirmesini sağlayan en önemli unsurdur.
  • Yayın
    Doğrudan yabancı yatırımların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin incelenmesi
    (PressAcademia, 2020-12-31) Kılıç, Fatih; Teker, Dilek
    Amac?- Bu çalışmada enflasyon oranı, işsizlik oranı ve sanayi üretim endeksinin, Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımları üzerinde etkili olup olmadığı incelenmektedir. Yo?ntem- Analize tabi tutulan datalar DYY, işsizlik oranı, enflasyon oranı ve GSYİH içindeki en yüksek paya sahip olan sanayi üretim endeksidir. Ocak 2005 - Mayıs 2020 arasındaki dönemleri kapsayan aylık veriler kullanılmıştır. Testlerdeki datalar TCMB EVDS, TÜİK ve Dünya Bankası’ndan alınmıştır. Bulgular- Serileimiz düzey değerde durağan çıkmıştır.Eş bütünleşme test sonucuna göre ,tüm değerlerimizin eş bütünleşik olduğu gözlemlenmiştir.Etki tepki grafiklerine göre tüm değişkenler, her göstergede meydana gelen şokları azaltmak için indirgeyici bir şekilde yanıt vermektedir. Şoklar etkisini ortalama 3 ayda kaybetmiştir. Sonuc?- Türkiye ekonomisinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ekonomik büyüme göstergeleri enflasyon, işsizlik, sanayi üretim endeksi arasında uzun dönemde sıkı ilişki içerisinde olduğu görülmektedir.