Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 15
  • Yayın
    1995-2011 döneminde Avrasya ekonomilerine yapılan doğrudan yabancı yatırımların (DYY) dünya trendi ile karşılaştırılması
    (2013) Tuzla, Hayri; Teker, Suat
    Küreselleşen ve gün geçtikçe sınırların azaldığı dünyamızda doğrudan yabancı sermaye yatırımları, başta ekonomik büyüme ve işsizlik olmak üzere, ülkelerin birçok farklı makro verisini etkilemektedir. Mevcut araştırmalar, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ekonomik büyümeyi etkilemesi yönünde güçlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu desteklemektedir. Ekonomik büyümenin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarınıetkilemesi yönünde ise, daha zayıf bir pozitif nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Böylece, ekonomik büyümenin bir sonucu olarak, işsizlik oranlarında bir azalma beklenebilir. Bu çalışma, yedi Avrasya ülkesinin (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan) 1995 yılından 2011'e kadar çekmiş olduğu doğrudan yabancı sermaye yatırımları trendini, hem bu ülkeler arasında hem de dünya trendi ile karşılaştırmaktadır.
  • Yayın
    Yönetim kurulu üyeleri mali raporları nasıl okumalıdır?
    (PressAcademia, 2019-12-30) Teker, Suat; Kayıkçıoğlu, Salih
    Amaç- Yönetim kurullarında daha çok sayıda profesyonel yöneticilerin yer almaya başlaması ve rekabetçi piyasa koşullarının her geçen gün zorlaşması, hem şirket performansını hem de yöneticilerin kendi performanslarını olduğundan daha iyi göstermeye teşvik etmektedir. Yöntem- Yönetim kurulu üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, finansal tabloların analitik incelemesi yapılmıştır. Bulgular- Yönetim kurulları ve diğer paydaşlar için şirket performans çıktıkları olarak değerlendirilen finansal raporlar, aldatıcı veya yönlendirici veriler içerebilmektedir. Şirket performansının olduğundan daha iyi gösterilebilmesi için; finansal raporlarda yanıltıcı ve yönlendirici muhasebe yöntemler kullanılabilir, gelir ve giderler raporlama dönemleri arasında kaydırılabilir ve yoruma açık işlemler objektiflikten uzak yorumlanarak muhasebe kayıtlarına geçirilebilir. Sonuç- Bu çalışmada yönetim kurulu üyelerinin bakış açısıyla, yanıltıcı ve yönlendirici finansal raporlamaya karşı farkındalık yaratabilecek hususlara dikkat çekilmektedir.
  • Yayın
    Konukevi işletmeciliği: Ayvalık bölgesi için bir araştırma
    (PressAcademia, 2019-07-30) Işık, Munise; Teker, Suat
    Amaç- Bu makalede; son yıllarda deniz, kum, güneş turizmi dışında özellikle tarihi ve doğal güzellikleriyle de dikkat çeken Kuzey Ege Bölgesi’nin, önemli turizm merkezlerinden biri olan Ayvalık ve çevresinin turizm potansiyelini bilimsel veriler ışığı altında konukevi işletmeciliğinin ne düzeyde olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için bölgenin karakteristik özelliklerini yansıtan Ayvalık ve çevresinde bulunan tarihi, kültürel, doğal güzelliklerinin yanı sıra bölge de geleneksel mimari tarzındaki Ayvalık-Cunda evlerinde yapılan konukevi işletmeciliği ele alınmıştır. Bu bağlamda amaç, konukevi işletmeciliğinde sunulan hizmetlerden hangilerinin müşteri tercihini ve memnuniyetini etkilediğinin araştırılmasıdır. Yöntem- Bu çalışma yapılırken günümüzde önemli bir bilgi kaynağı olan Türkiye'nin tatil ve konaklama rehberi operatörlerinin web siteleri sayfalarından toplam 636 müşteri incelenmiştir. Bunlardan mimari tarzları, fiyat, temizlik, kahvaltı, lokasyon, karşılama ve ilgilenme, ev atmosferi başlıkları altındaki, konuk görüşleri her pansiyon (konukevi) için ayrı ayrı karşılaştırılmış konuk yorumlarında en çok öne çıkan konular başlık olarak seçilmiştir. Bulgular- Çalışma kapsamında Ayvalık merkez ve Cunda Adasındaki eski Rum mimari yapısı özelliğini taşıyan geleneksel Ayvalık evlerinde yapılan konukevi işletmeciliğinde sunulan hizmetlerden hangilerinin müşteri tercihini ve memnuniyetini etkilediği araştırılmıştır. Ayvalık Merkez ve Cunda Adasındaki konukevlerinde yapılan her iki çalışmada elde edilen toplam veriler doğrultusunda; Ayvalık merkezindeki konukların tercihlerinde öncelikli olarak temizlik ve kahvaltı, Cunda adasında konaklayanların ise karşılama ve lokasyon beğenilerinin öne çıktığı görülmüştür. Sonuç- Ayvalık’ta mevcut geleneksel mimari tarzındaki konukevi işletmelerine olan talep alternatif turizmde değer yaratmada önemli bir işleve ve potansiyele sahiptir. Bu doğrultuda Geleneksel Ayvalık evlerinin sonraki kuşaklara miras bırakılabilmesi için terk edilen "sit" lerin yeniden inşa edilmesi, eski binaların kullanılabilir hale getirilmesi ve aynı zamanda Ayvalık’ın tarihi ve kültürel değerleri ve mekansal farklılıklarının öne çıkarılarak kendine özgü kentsel bir turizm politikası önerilmektedir.
  • Yayın
    Dolaylı vergilerin Türk vergi sistemindeki yeri ve gelişimi
    (PressAcademia, 2019-07-30) Bal, Barış; Teker, Suat
    Amaç- Bu çalışmanın amacı, Türk vergi sisteminde dolaylı vergilerin konumunu belirlemektir. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki belirlerken, çeşitli ülkelerle karşılaştırmalar yapılmış ve dolaylı vergilerin diğer ülkelerdeki uygulama şekilleri gözden geçirilmiştir. Yöntem- Araştırmada dolaylı vergilerle ilgili istatistiki verilerden yararlanılarak, sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Ayrıca toplanan vergilerin kullanılma alanları da araştırılmıştır. Bulgular- İstatistiki veriler resmi kurumların paylaşımlarından ve web sitelerinden elde edilmiştir. Elde edilen verilerin karşılaştırılmasıyla, anlamlı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sonuç- Yapılan araştırma sonucunda, Türkiye’de dolaylı vergilerin çok yoğun bir şekilde kullanıldığı gözlemlenmiştir. Diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında, bu yoğunluğun kademli olarak azaltılması ve dolaylı vergilerin bireyler üzerindeki olumsuz etkilerinden arındırılması önerilmektedir.
  • Yayın
    Elden çıkarılan maddi duran varlıkların TMS-16 ve VUK açısından karşılaştırması
    (PressAcademia, 2020-07-30) Ergül, Özge; Teker, Suat
    Amaç- Küreselleşen dünya ekonomisinde şirketlerin ortak bir dil oluşturabilmesi ve şirket değerlerinde anlaşılabilir olmak önem kazanmıştır. Ortak dil oluşturulabilmesi muhasebe alanında, şirketler tarafından ortak standartlar benimsenerek uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz tarafından bu hususta muhasebenin küresel dili olan standartlara uyum sağlama sürecine girilmiş ve uygulamalar a geçilmiştir, muhasebe standartlarına uyum sağlama konusu Avrupa Birliği süreci açısından önemli bir olgudur. Yöntem- Özellikle hizmet ve ticaret sektörü dışında kalan üretim işletmeleri gibi işletmelerin finansal tablolarında önemli bir kısmı oluşturan maddi duran varlıklar kalemlerine ilişkin uygulamalar, maddi duran varlıklara ait gerçekleştirilecek maliyet hesaplamalarının doğru bir şekilde tablolara yansıtılması, maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılabileceği, bilanço dışı bırakılmasında kullanılan muhasebe hesapları ve kayıt düzenleri, bu işlemlerin finansal tablolara hangi şekilde yansıtılacağı konusu, finansal tablo kullanıcılarının talep ettiği bilgi ihtiyacı ile uyumlu olarak düzenlemesi yönünden önemli hususlardır. Bu çalışmada, maddi duran varlıklar konusunu kapsayan muhasebe standartları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve gerçek firmaların bu konu ile ilgili uygulamaları analiz edilmiştir. Bulgular- Maddi duran varlıkların elden çıkarılması konusunda, Türkiye Muhasebe Standartları 16 ve Türk vergi mevzuatında yer alan hükümler karşılaştırıldığında; elden çıkarılan maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılacağı konusunda benzerlik ve farklılıkların olduğu görülmektedir. Sonuç- Çalışmanın kapsamında maddi duran varlık konusu kısmen ele alınmış olup, elden çıkarılan maddi duran varlıklara ilişkin var olan mevcut uygulamalar üzerinde ağırlıklı olarak durulmuş ve uygulamaya yansıyan sonuçları incelenmiştir.
  • Yayın
    Mükelleflerin sahte veya yanıltıcı belge kullanma eğilimi ve çözüm önerileri
    (PressAcademia, 2020-07-30) Öztürk, Hüseyin; Teker, Suat
    Amaç- Bu çalışmada vergi mükelleflerinin sahte ve yanıltıcı belge (smiyb) kullanma nedenleri, bunun vergi sistemine etkileri ve soruna çözüm önerileri anlatılmaktadır. Ekonomimizde mükelleflerin neden smiyb kullandıkları, smiyb kullanımının mükelleflere KDV, Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından ne gibi avantajlar sağladığı değerlendirilerek, sahte belge kullanımının ülke ekonomisine, kamu idarelerine ve toplumumuza etkileri anlatılarak, vergi denetimi iş yükünü nasıl artırdığına vurgu yapılmıştır. Yöntem- Literatürdeki mevcut kaynaklardan (mevzuat, kitap, makale, tez çalışması, yargı kararları vb.) yararlanılarak, mükelleflerin smiyb kullanım eğilimlerinin nedenleri ve ülkede yol açtığı etkiler incelenmiştir. Ortaya konan bu neden ve etkiler dikkate alınarak, bu soruna çözüm olabilecek önerilerin oluşturulması amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bulgular- Yapılan bu çalışma göre; vergi idaresinin enerjisinin önemli bir ısmını bu gibi problemleri çözmeye harcadığı, konuyla ilgili cari dönem vergi denetimlerinin yapılamadığı, yargı organlarında iş yükü sebebiyle davaların arttığı, smiyb kullanarak avantaj sağlayan mükelleflerin yanında rekabet dışı kalan diğer mükelleflerin de piyasada rekabet edebilmek amacıyla smiyb kullanma eğilimine yöneldiği, ekonominin kötü gittiği dönemlerde mükelleflerin kazancını devletle paylaşmak istememeleri, KDV iadesi alabilmek ve hayali ihracat yapmak maksadıyla smiyb’nin araç olarak kullanılması, kayıt dışı ekonomide talep görmesi gibi sebepler yüzünden, ekonomide smiyb kullanım eğiliminin oldukça fazlalaştığı tespit edilmiştir. Sonuç- Konu hakkında uzman olan kişilerle yapılan anket çalışması sonucunda; vergi denetiminin artırılması gerektiği, smiyb kullanımına uygulanan cezaların artırılması gerektiği, mükelleflerin vergi bilinç ve ahlakının geliştirilmesi gerektiği, vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi ile vergi sistemindeki eksikliklerin giderilmesi ve sık vergi affı kanunlarının çıkarılmaması gerektiği, kayıt dışı faaliyet ve haksız rekabetin engellenmesi gerektiği, sosyal medyanın etkin olarak kullanılması gerektiği, mükelleflerin işlemlerinin yoklamalarla sık sık kontrol edilmesi gerektiği sonuçlarına varılmıştır.
  • Yayın
    Özel sağlık kurumlarında çalışan personelin vergisel boyutu
    (PressAcademia, 2020-07-30) Hacı, Burcu; Teker, Suat
    Amaç- Özel Sağlık Kurumlarında serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirilerek görev alan hekimlerin, elde ettikleri kazançların vergisel avantajları ve çalışan haklarına ilişkin kayıplarına yönelik farkındalık oluşturmaktır. Konumuz itibarıyla özel sağlık kurumlarında çalışan personelin elde edilen ücretlerin Türk Vergi Sistemi açısından ücret sayılan kazanç ile serbest meslek elde edilen ücretlerin karşılaştırmalarıyla incelenmiştir. Yöntem- Araştırma modelinde, serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirilen uzmanlıkları doğrultusunda görev alan özel sağlık kurumlarında çalışan doktorların elde ettikleri kazançları ele alınmıştır. Bulgular- Özel sağlık kurumunda serbest meslek olarak mesleklerini icra eden hekimlerin ücretli olarak mesleklerini icra eden hekimlere ile karşılaştırıldığında vergisel yönden avantajlı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç- Özel sağlık kurumunda serbest meslek erbabı ile ücretli olarak mesleğini icra eden hekime göre, vergisel yönden avantajlı olduğu ancak iş hukuku tarafından dezavantajlı olduğu tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Belediyelerde iç kontrol sisteminin stratejik yönetime etkisi üzerine bir inceleme
    (PressAcademia, 2020-07-30) Yüksel, Mihriban; Teker, Suat
    Amaç- Türkiye’de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (KMYKK) yürürlüğe girmesiyle eski kanunun aksine birçok yeni düzenleme getirilmiştir. Uluslararası Standartlar ve Avrupa Birliği kontrol mekanizmasına uygun bir iç kontrol sistemi oluşturulmaya başlanmıştır. Bu araştırma, belediyelerde meydana gelebilecek usulsüzlük ve yolsuzluk gibi olumsuz olayları engellemek ve finansal ve finansal olmayan her türlü işlemin kontrolünü sağlayarak iç kontrol sisteminin stratejik yönetim üzerindeki etkisini ortaya koymak ama cıyla yapılmıştır. Yöntem- İstanbulda yer alan 21 ilçe belediyesine ait iç kontrol eylem planları ve stratejik yönetimin temel unsuru olan stratejik planları mevzuat hükümleri ve başlıca yönetişim ilkeleri olan hesap verebilirlik, katılımcılık, açıklık ve etkinlik kriterlerine uygunluğu incelenmiştir. Verilerin analizinde dörtlü likert ölçek kullanılmış ve yorumlayıcı bir yöntemle değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular- Araştırma kapsamında iç kontrolün etkinliğine yönelik gerekli eylemlerin belirlendiği ancak kurumsal risk çalışmalarının yetersiz olduğu, iç kontrolün izleme bileşenine daha çok önem verilmesi gerektiği dolayısıyla stratejik yönetime etkisinin yüksek önemde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç- Belediyelerde iç kontrol sisteminin, bir yönetim modeli olarak üst yönetici tarafından kurgulanması ve iç kontrolün 5 bileşenin koordineli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Ayrıca stratejik yönetimin bir gereği olarak iç kontrol standartları kapsamında kurumsal risk çalışmaları, prosedürlerin belirlenip kurumsal raporların yayınlanması, ön mali kontrol çalışmalarının yapılması ve kurumda iç denetçilerin çalıştırılması hususlarına önem verilmelidir. Bu sayede stratejik yönetim üzerinde güçlü bir etkisi olacaktır.
  • Yayın
    Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması
    (PressAcademia, 2020-07-30) Yılmaz, Emine; Teker, Suat
    Amaç- Mal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiya ç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları, standartlar ile örtüşmemektedir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Yöntem- Bir dış ticaret işletmesinin ithal ettiği mallar ile ilgili muhasebe kayıtları incelenmiştir. Bulgular- Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Sonuç- Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, dönem sonunda stokların değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirmiştir.
  • Yayın
    Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına (UFRS) genel bakış ve Vergi Usul Kanunu (VUK) ile UFRS arasındaki uygulama farklılıkları
    (PressAcademia, 2022-07-30) Özer, Merve; Teker, Suat
    Amaç- Bu çalışmanı amacı, UFRS ve VUK arasındaki farklılıkları açıklamak, VUK ve UFRS’ye göre finansal tabloların nasıl sunulduğuna dair bilgi vermek ve iki çerçevede teorik ve uygulama farklılıklarının belirtilerek, finansal tabloların sunumunu uygulamalı olarak göstermektir.. Yöntem- Bu araştırma kapsamında, bilanço ve gelir tablolarının hesap bazında VUK ve UFRS uygulamaları açısından detaylı olarak açıklanarak, UFRS kapsamında düzeltme ve sınıflama kayıtları yapılmış ve finansal tablolar gercek hayattan alınmış bir firma için yeniden üretilmiştir. Bulgular- Her ülkenin kendi kurallarına göre hazırladığı finansal tablolarının genel geçerliliği, UFRS'ye göre hazırlanan finansal tabloların genel geçerliliğine kıyasla daha düşüktür. UFRSye göre hazırlanmış mali tablolar, tek bir uygulama bütünlüğü ile standardize şekildedir. Sonuç- UFRS'nin uygulanması ile ülke, şirket veya lokasyon farkı gözetmeksizin tüm finansal tablo okuyucularının tek bir standart, tek bir çatı altında toplanması ve raporlamayı aynı şekilde yorumlaması sağlanmaktadır. Böylece, finansal tabloların kullanıcıları açısından piyasalarda güveni, şeffaflığı ve istikrarı artıracaktır.