Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    21. yüzyılda elektronik sanat ve yeni yönelimler
    (Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Tuğal, Sibel; Akdeniz, Halil; Öndin, Nilüfer; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı
    İnsan düşüncesi ve yaşam biçimleri sürekli olarak değişmektedir . İnsanlık tarihi boyunca akıl yoluyla gelişen bilim teknolojiyi doğurmuştur. 20.yüzyılın ikinci yarısından itibaren elektronik teknolojisi ve dijital teknolojik yapılarla karşılaşan insan, yeni teknolojiyi sanat pratiklerinde deneyimleyerek kendine yeni bir yol aramıştır. Teknolojinin toplumu etkileme gücüne karşın sanatın özgün niteliği ve sanatçıların hayal edebilme, sezgisellik, dönüştürme ve kurgulama güçleri bu etkileri kendine has bir Şekilde değerlendirmiş ve ait olduğu çağın olanaklarını kullanarak biçimlendirmiştir. 21.yüzyılla birlikte her alana nüfuz eden elektronik, bilgisayar ve dijital teknolojiler sebebi ile sanat ve sanatçılar teknolojiyle daha yakın ilişki kurmaya yönelmişlerdir. Sanatın üretim biçimi, sanat pratikleri ve sanatçı kimliği dijital teknolojilerdeki gelişmelerden ve kurgulanmakta olan yeni yapılanmadan etkilenmektedir. İnsanın özgür aklı ve hayal gücü ile geliştirilen sanatın elektronik teknolojisi ile birlikte geçirdiği dönüşüm incelenerek, giderek teknolojiye bağımlı olmaya başladığı düşünülen sanatın ve sanatçının aslında teknolojiyi sadece bir araç olarak kullandığı gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Sanatçı ve sanatçının ortaya koyacağı sanat pratikleri aklın ve hayal gücünün özgür kurgularıdır. 21.yüzyılda elektronik teknolojisi temelli elektronik sanatın her alanda öncü rol oynayacağı öngörülmektedir. Teknoloji giderek daha baskın bir ortam yaratsa bile sanatın ve sanatçının özündeki yaratıcılık, duyarlılık ve hayal gücü her türlü yenilenmeyi sanatta kullanarak farklı sanat biçimlerine dönüştürmeye devam edecektir.
  • Yayın
    Sanat müzelerinin demokratikleşmesinde çevrimiçi araçların rolü: Türkiye örneği
    (Uludağ Koleji Özel Eğitim Kurumları, 2025-09-20) Çatalbaş, Sibel Alemdar; Tuğal, Sibel
    Sanat müzeleri, kültürel mirasın korunması ve erişilebilirliğini sağlama işlevleriyle önemli kültürel kurumlardır. Müzelerin dijitalleşme süreci, sanat eserlerine erişimde coğrafi ve sosyal engelleri ortadan kaldırarak geniş bir kitleye ulaşmayı mümkün kılmaktadır. Çevrimiçi araçlar, özellikle fiziksel olarak müzeleri ziyaret edemeyen veya dezavantajlı gruplar için sanatla bağ kurma fırsatı sunar. Pandemi döneminde müzeler, dijital teknolojilerin sanata erişim sağlama ve toplumsal katkı sunma potansiyelini daha net ortaya koymuştur. Bu araçlar, bireylerin estetik deneyimlerini demokratikleşme yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Türkiye’deki sanat müzelerinin çevrimiçi faaliyetlerinin toplumun sanata erişimi üzerindeki etkisini ve bu faaliyetlerin demokratikleşmeye katkısını incelemektedir. Araştırma sorusu, çevrimiçi araçların sanat müzelerinin daha geniş bir kitleye ulaşmasını ve toplumsal erişimi nasıl etkilediği üzerine odaklanmaktadır. Çalışma, müzelerin dijital platformları kullanımının incelenmesi, müze yetkilileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve çevrimiçi müze deneyimlerine katılan izleyicilerle yapılan anketler yoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, Türkiye’de çağdaş sanat odaklı sergiler düzenleyen, çevrim içi platformlarda aktif olarak içerik üreten, eğitim ve izleyici etkileşimi alanlarında kurumsal yapılanmaya sahip sanat müzeleri ile sanat merkezleri örneklem olarak seçilmiştir. Bu çerçevede, çalışmanın analiz kapsamına Pera Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Odunpazarı Modern Müze ve müze işlevi üstlenen ARTER (Kültür ve Sanat Merkezi) dâhil edilmiştir. Literatür taraması ve vaka incelemelerinin yanı sıra, elde edilen nicel ve nitel veriler, çevrimiçi uygulamaların sanata erişimi demokratikleştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle Instagram, çevrimiçi müze etkinliklerinin duyurulmasında en etkili platform olarak öne çıkmaktadır. Ana bulgular, çevrimiçi araçların, coğrafi engelleri ortadan kaldırarak daha geniş bir izleyici kitlesine erişim sağladığını, ancak yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre memnuniyet düzeylerinde farklılıklar olduğunu göstermektedir. Kadınlar ve yükseköğretim mezunları çevrimiçi etkinliklerden daha fazla memnuniyet duyarken, 45 yaş üstü bireylerin memnuniyeti daha düşük seviyede kalmıştır. Çalışma, çevrimiçi teknolojilerin etkin kullanımının sanata erişimi artırdığı ve sanat müzelerinin toplumla daha güçlü bir bağ kurmasına katkıda bulunduğunu vurgulamaktadır.