Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Ritmik beden, belleğin ritmi: Bir 29 Ekim anısı
    (2010) Tuğrul, Saime
    Ulus, meşruiyetini, ideoloji, sosyal kurumları ve taşıyıcıları ile sağlasa da bu, toplumun tümünü, ulus bilincine eklemlemek için yeterli değildir. Bu toplumsal uzlaşma, toplum üyelerinin, hafızalarına, bedenlerine girmek, bireyi, ulusu ile eriyik (füzyonel) bir ilişki içine sokmakla mümkündür. Sınırlarını, coğrafyanın ötesine taşımak, bedensel, akustik, dilsel sınır işaretleri ile, bizi diğerlerinden ayırmak gerekir: Bu ayrışımda, mümkün olduğunca, şiddet dışarıya atılmaya çalışılırken, içsel uzlaşmış cemaatin, bedensel bütünlüğü korunmaya çalışılır. Biz olabilmenin temel koşulu olan içte barışın, -gerektiğinde, dışarıda savaş olma pahasına- sağlanmasını, birlikteliğin kenetlenmiş bir bütünlüğe dönüşebilmesini, içsel stresin yönetimi belirler. Bütünleşmenin harcı ise, ortak değerler etrafında oluşmuş tertibatlar sayesinde gerçekleşir; her türlü eğitim ve talim kurumlarının yanı sıra, kurucu dönemin toplumsal bellekte canlı tutulması, ilk inşanın anısının bir kuşaktan ötekine taşınması gerekir. Kültürel bellek sayesinde, kurucu geçmiş, toplumsal hatırlama sürecinde yeniden oluşturulup, doxa'ya dönüştürülürken, hafıza mekânları yeniden oluşturulmuş somut geçmişin sembolik alana taşınmasına yardım ederler. Toplum üyelerinin geçmişi canlı tutmalarının bir başka yolu da tekrarlar yoluyla sağlanan eşzamanlılık deneyimleridir; bayramlar ve törenler, resmi geçitler, döngüsel karakterleri ve düzenleriyle, simdi ile geçmişin kopmamasını sağlayan en önemli tertibatlardandırlar. Bayramların ritüelini oluşturan düzen, söylemler, müzik ve ritmle beslenen toplum üyeleri, hafıza mekânının bir uzantısı olarak, ortak dilin ve sesin etrafında cemaatsel bir beden oluştururlar.
  • Yayın
    AVM'li hatırlama ve unutma...
    (Hacettepe Üniversitesi, 2014-12-15) Tuğrul, Saime
    Hafızanın en temel iki ögesi hatırlamak ve unutmaktır. Bireysel ve kolektif hafıza, bu iki eylem arasında bir yerlerde olgunlaşır ve gelişir. Ancak, özellikle kolektif hafızanın oluşumunda siyasi iktidarlar devreye girerek, kolektif kimliğe anlamını verecek hatırlama ve unutma yollarını kontrol ederler. Bu manipülasyon yolları iki yönde gelişir; bir yandan, siyasi otorite, hatırlama yollarını kurarken ritüeller, anma törenleri, hafıza mekânları gibi pozitif yöntemler kullanır, öte yandan, resmî tarih oluşturarak, cezai düzeneklerle baskıcı bir politika uygular. Bu çarpıtılmış hatırlamanın yanı sıra, modernleşme sürecinin kolaylaştırdığı bir unutma yol haritası gerçekleştirilir; eski sosyal ve kültürel çevrenin sürekli yıkımı, kitle tüketim alışkanlıkları, modern hayatın değişkenliği ve hızı, kolektif unutmayı kolaylaştırır ve hızlandırır. Özellikle, kentlerin otoyollardan, uydu semtlerden, yüksek binalardan ve heybetli alışveriş merkezlerinden oluşan yeni kurgusu toplumsal hafızanın tümüyle yıkımını hazırlar.