6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın Bankacılık sektörü hisse senedi endeksi ile enflasyon arasındaki ilişki: Yedi ülke örneği(Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2013) Yüksel, Aslı; Yüksel, Sadettin AydınBu çalışmanın amacı yedi ülkede bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Literatürde hisse senedi piyasa endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi inceleyen çok sayıda çalışma olmasına karşın, sektör endeksleri ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışma sayısı son derece sınırlıdır, bu çalışma ile literatürdeki bu boşluğun doldurulması hedeflenmektedir. Analizlerde bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki uzun vadeli ilişki Johansen Eşbütünleşim Analizi ve Gecikmesi Dağıtılmış Ardışık Bağımlılık Modeli (ARDL) kullanılarak test edilmiş ve sadece bir ülkede (Arjantin) uzun vadeli bir ilişki bulunmuştur. Makalede ayrıca Granger Nedensellik Analizi yapılmış, Amerika, Avusturya ve Macaristan’da bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasında nedensellik ilişkisinin olmadığı belirlenmiştir.Yayın Avrupa borç krizi döneminde global risk faktörleri ve ülke kredi temerrüt takası primi ilişkisi: 19 ülke örneği(Akdeniz Üniversitesi, 2017) Yüksel, Sadettin Aydın; Yüksel, AslıBu makale 19 ülke için Avrupa borç krizi döneminde ülke kredi temerrüt takası primindeki değişimi ve volatiliteyi etkileyen global risk faktörlerini incelemektedir. Çalışmada, literatürde kullanılmış olan global ekonomik durum, likidite, risk algısı ve Yunanistan borç krizinin etkisini temsil eden faktörleri içeren bir Eşik Değerli GARCH modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları, incelenen ülkelerin tamamına yakınında, Yunanistan borç krizinin seyrinin ülke kredi temerrüt takası primi ile ilişkili olduğunu göstermektedir. İncelenen ülkelerin çoğunda, global risk algısını temsil eden VIX endeksi ile ülke kredi temerrüt takası primindeki değişim arasında pozitif ilişki bulunmaktadır. Aynı faktörlerin birçok ülke için kredi temerrüt takası priminin volatilitesi ile de ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.Yayın Trading volume and stock market volatility: evidence from emerging stock markets(LLC CPC Business Perspectives, 2009-01-15) Gürsoy, Güner; Yüksel, Aslı; Yüksel, AydınBased on the 'mixture of distribution' hypothesis, this paper investigates the relationship between trading volume and conditional volatility of returns by using 12 emerging stock market indices over the period between January 2000 and August 2006. The results show that when total trading volume is included in the conditional volatility equation as a proxy for information flow, a moderate level of decline in volatility persistence was observed only for two stock markets. In four stock markets the decline in conditional volatility persistence is very small. On the other hand, for the remaining markets, total trading volume is a poor proxy for information flow. The findings are consistent with the findings of prior research, which suggest that volume may be a good proxy for stock-level analysis, but not for market-level analysis. Furthermore, following Wagner and Marsh (2005) and Arago and Nieto (2005) the relationship between unexpected trading volume (surprise trading volume as an alternative proxy for information flow) and conditional volatility is analyzed. The findings illustrate that for most of the markets, the relationship between surprise volume and conditional volatility is statistically significant.Yayın The US term structure and return volatility in global REIT markets(Asia University, 2020-09) Demirer, Rıza; Gupta, Rangan; Yüksel, Aslı; Yüksel, AydınThis paper examines the information content of the U.S. term structure of interest rates on the market for real estate investment trusts (REITs) by decomposing the term structure of U.S. Treasury yields into two components that reflect the expectations factor and the maturity premium. We show that the expectations factor component of the U.S yield curve has significant explanatory power over return volatility in REIT stocks, both in the U.S. and globally, even after controlling for stock market trading activity. The expectations factor is generally found to have a positive effect on REIT market volatility, more significantly for the U.S. and Japanese REITs, highlighting the role of global funding conditions (via expected short rates) on return fluctuations in real estate markets. Comparing the findings for the pre-and post-global crisis periods, however, we find that the U.S. term structure has largely lost its explanatory power over global REIT markets, implied by largely insignificant effects during the post-global crisis period. The findings highlight the changing dynamics in REIT investments in the aftermath of the 2018 global credit crunch, possibly due to the slowdown of investmentsin the real estate sector globally, and suggest that investors will have to focus more on the idiosyncratic risk factors that drive these markets.Yayın On the hedging benefits of REITs: The role of risk aversion and market states(Oviedo University Press, 2021-06) Demirer, Rıza; Yüksel, Aslı; Yüksel, Sadettin AydınWe propose a dynamic, forward-looking hedging strategy to manage stock market risks via positions in REITs, conditional on the level of risk aversion. Our findings show that risk aversion can predict transitions to the high volatility regime in REIT markets when these markets are relatively calm. Accordingly, a hedge on/hedge off strategy based on the level of risk aversion with positions in REITs offer significant risk reduction for passive investors with the greatest benefits observed for the U. S. followed by the U.K. Our findings highlight the role of time-varying risk aversion as a predictor of REIT market volatility and the value of REIT investments as a hedge against stock market fluctuations.Yayın Global finansal krizde kredi marjı: Japon tahvil piyasası örneği(2014) Yüksel, Aydın; Yüksel, AslıBu makale Ağustos 2007 tarihinde ortaya çıkan global kriz nedeniyle Japon tahvil endekslerinin kredi marjlarını etkileyen faktörlerde bir değişiklik olup olmadığını günlük veri kullanarak analiz etmektedir. Çalışmada literatürde kredi marjı değişimi ile ilişkili olduğu tespit edilmiş olan hazine tahvili piyasası, hisse senedi piyasası ve likidite faktörlerini içeren bir GARCH modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları kredi marjı değişiminin modelde kullanılan hazine tahvili piyasası değişkenleri olan spot faiz oranındaki değişim ve tahvil getiri eğrisinin eğimindeki değişim ile literatürdeki diğer çalışmaların bulgularıyla tutarlı bir ilişki içinde bulunduğuna işaret etmektedir. Kriz dönemi kriz öncesi ile kıyaslandığında hazine tahvili piyasası faktörlerinin tahmin edilen katsayılarında büyüklük olarak farklılıklar gözlemlense bile işaret olarak dikkat çekici bir değişiklik olmadığı görülmektedir. Öte yandan, hisse senedi piyasası faktörleri olan hisse senedi endeksi getiri oranı ve endeksin zımni (implied) volatilitesindeki değişimin kredi marjı değişimiyle genel olarak hem zayıf, hem de incelenen döneme göre farklılık gösteren bir ilişki sergilediği gözlemlenmiştir. Likidite faktörü için iki dönemde de zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Kullanılan ampirik modelin açıklayıcılık gücünün kriz döneminde önemli miktarda düşmesi dikkat çekicidir.












