1599 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 1599
Yayın Diyarbakır hazır giyim sektöründe markalaşmanın moda ve tasarım çalışmaları açısından önemi(Işık Üniversitesi, 2021-06-14) Arı, Asiye; Atlı, Betül; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıModa ve tasarım; ABD, Avrupa, Çin gibi küresel ölçekli ülkelerin pazarda etki sahibi olduğu bir alandır. Bu ülkeler içerisinde gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektöründe söz sahibi olduğu görülmektedir. Markalaşma ve moda anlamında Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada yerel bir bölge olan Diyarbakır’da tekstil sektörüne yönelik durum ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışmanın amaçları temel olarak Diyarbakır hazır giyim sektöründeki moda ve tasarım faaliyetlerinin durumunu öğrenmek, mevcut problemleri tespit etmek ve potansiyel dinamiklerini keşfetmektir. Bunlara ek olarak hazır giyim firmalarına ciddi anlamda değer katan markalaşma durumunu öğrenmek ve markalaşma için verilen teşviklerin yeterliliği katılımcılarla birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır'da yer alan ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren 9 adet markalaşmış firmanın sahipleri ile mülakat analizi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda mülakat analizlerine ek olarak, Diyarbakır’ın makro durumunu değerlendirebilecek 2 adet röportaj yapılmıştır. Mülakat analizi sonucunda katılımcıların markalaşma eğiliminin olduğu tespit edilmiştir. Bu eğilimlerinin de en büyük sebebinin firmaların pazarda kalıcı ve belirgin yer edinmek ile kurumsal olarak profesyonelliği arttırmak olduğu tespit edilmiştir. Ulaşılan bir diğer sonuç ise Diyarbakır’daki birçok firmanın moda ve tasarım faaliyetleri alanında tasarımcıların olmamasıdır. Bunun nedeni olarak tasarımcıların diğer illerden buraya gelmeyi tercih etmemesi, ekonomik ve teknik anlamda yeterli bir zeminin olmaması olarak özetlenmiştir. Gerçekleştirilen röportajlarda ise yetişmiş insan kaynağının çok önemli olduğunu ve bunun gün geçtikçe Diyarbakır lehine arttığını vurgulamıştır. Son olarak firmaların finansal anlamda sıkıntı yaşadıklarını belirtmiş, verilen teşviklerin markalaşma ve tasarım alanlarında ilerlemek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Yayın Yeraltı sanatının kurumsallaşması(Işık Üniversitesi, 2022-06-13) Ergen, İpek; Kara Sarıoğlu, Didem; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora ProgramıYeraltı kültürünün kimi iletişim ve ifade biçimleri; kısıtlı bir gruba yönelik ve çoğu zaman yasa dışı ilerleyen uygulamalardan, geniş bir izleyici kitlesine sahip, kabul edilmiş sanatsal pratiklere evrilmişlerdir. Galeri ve müze gibi kurumlar bir zamanlar dışlanan ve hatta suç unsuru olarak kabul edilen bu sanat türlerine programlarında yer vermeye başlamıştır. Böylelikle yeraltı sanatı terimi altında toplanan bu alternatif sanat pratiklerinin kurumsallaşma ile artan görünürlüğü, ardından akademik kabul, popülerleşme ve ticarileşme gibi adımları getirmiştir. Yeraltı sanatının kurumsallaşma aşamaları bu tezde ilk olarak graffiti ve sokak sanatı hareketlerinin sanat galerilerine geçiş süreci açısından ele alınmıştır. Günümüzde sokak sanatı kavramının bir çağdaş sanat akımı, pek çok yapıtın adı altında incelendiği bir tür olarak literatüre geçmesi sonucunda bu kavram dönüşüm geçirmiş ve sokak sanatı atölye ortamında üretilen, galerilerde, müzelerde, müzayedelerde sergilenen çalışmaları da kapsayacak şekilde genişlemiştir. Bu durum, yeraltı sanatının yaşadığı kurumsallaşma ardından gelen dönüşümü ortaya koyan en net örnek olarak paylaşılmıştır. Ardından Amerikan yeraltı kültürünün, sokak sanatı, çizgi roman gibi ifade biçimlerinden ilhamla hareket eden lowbrow sanat akımı üzerinden kurumsallaşma aşamaları ele alınmış; yaşanan dönüşüm bu hareketin temsilcisi olan galerilerin zaman içerisinde yaşadıkları gelişim şeması üzerinden irdelenmiştir. Son olarak Japonya'da iletişim, ifade ve hareketlerini kapalı gruplar ve daha önceki yeraltı kültürü örneklerinde görülen yöntemler üzerinden ilerleten bir altkültür olan otaku kültürü ve bu kültüre ait öğelerin yüksek sanat, popüler kültür ve tasarım ile buluşmasını sağlayan superflat akımı örnekleri incelenmiştir. Örnekler üzerinden kurumsallaşmanın aşamaları araştırılırken, bağlamından koparılan yapıtın bu süreç ve sonrasında yaşadığı dönüşümün yapıtın kendisi, çevresi ve izlerkitlesi açısından ortaya koyulması amaçlanmıştır.Yayın Laura Mulvey, afterimages: on cinema, women and changing times(Semire Ruken Öztürk, 2021) Gürkan, İpekMulvey’in düşünce hayatı esasında hep aynı veya benzer problemlerin temelinde ilerleyerek farklı açılardan o düşünceyi geliştirmeye ve anlamaya dayanıyor. Bu anlamda Mulvey, düşüncesini sürekli yeniliyor, sorguluyor ve bu sorgulamaya metinlerinin içerisinde büyük bir dürüstlükle yer veriyor. Afterimages’da Mulvey’in metinleri arasında diyalojik bağ metinlerle zihinsel bir ilişki kurmaya izin veriyor ve geçmişle güncel olan arasındaki gerilimin izini taşıyor. Mulvey’in güncelliği; kendi düşüncesi üzerine yönelen metinleri arasında kurulan bu açık diyalojik bağa ve bu bağın yansıtıcı özelliğine dayanıyor. Her bir metin öncekilerden izler taşıyor; aynı filmlere aynı düşüncelere geri dönüyor ama tekrara düşmeden, farklı açılardan yeniden sorgulayarak. Mulvey’in bu kitapta “geç üslup” meselesine eğilmesi satır arasına saklanmış en az iki anlamı öne çıkarıyor: birincisi kendi düşüncelerindeki değişimi gösteriyor, “kendi geç eserinde” aynı filmlere yönelerek, bir anlamda kendi geç üslubunu bu filmler yoluyla yaratıyor; ikincisi geç üslubun -dolaylı olarak ölüm fikrinin- sanat eserine yansıması düşüncesi öznellik ve yorum tartışmasını içeriyor. Bu tartışma da içten içe film çalışmalarında temsil politikalarına, anlamı göstergelerde arayan “yoruma” karşı bir eleştiriyi barındırıyor. Mulvey’in bu “geç eseri” hem geçmişe bakmanın belleğe başvurmanın ağırlığını ve biraz da melankolisini taşıyor, hem de güncelin popülist eleştirisinin “sinemanın ölümünü” ilan eden tüm serzenişlerin olumsuzluğuna hapsolmadan aksine bu dönüşümü kucaklayan, bitimsiz tartışmaların retorik örtüsünü kaldıran bir olumlamayla ilerliyor.Yayın Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması(Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Yılmaz, Emine; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıMal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiyaç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Avrupa’da borsada işlem gören işletmelerin 2005 yılından itibaren finansal tablolarını, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlamak zorunda oldukları deklare edilmiştir. Türkiye’de de sermaye piyasası araçları borsada işlem gören şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile uyumlu olan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulamak zorundadırlar. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları standartlar ile örtüşmemektedir. Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, işletmenin dönem sonunda stoklarının değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirecektir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu tezin konusun oluşturmaktadır.Yayın Reviewing the effects of spatial features on price prediction for real estate market: Istanbul case(IEEE, 2022-09-16) Ecevit, Mert İlhan; Erdem, Zeki; Dağ, HasanIn the real estate market, spatial features play a crucial role in determining property appraisals and prices. When spatial features are considered, classification techniques have been rarely studied compared to regression, which is commonly used for price prediction. This study reviews spatial features' effects on predicting the house price ranges for real estate in Istanbul, Turkey, in the classification context. Spatial features are generated and extracted by geocoding the address information from the original data set. This geocoding and feature extraction is another challenge in this research. The experiments compare the performance of Decision Trees (DT), Random Forests (RF), and Logistic Regression (LR) classifier models on the data set with and without spatial features. The prediction models are evaluated based on classification metrics such as accuracy, precision, recall, and F1-Score. We additionally examine the ROC curve of each classifier. The test results show that the RF model outperforms the DT and LR models. It is observed that spatial features, when incorporated with non-spatial features, significantly improve the prediction performance of the models for the house price ranges. It is considered that the results can contribute to making decisions more accurately for the appraisal in the real estate industry.Yayın Factors encouraging and hindering a wider acceptance and more frequent utilization of mobile payment systems an empirical study among mobile phone subscribers in Turkey(Işık Üniversitesi, 2021-06-21) Coşkun, Ertan; Ferman, Murat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çağdaş İşletme Yönetimi Doktora ProgramıConsidering the technological development in mobile payment technology, and extensive literature of technology adoption models; the current state of the related field needs to be examined in more detail to better understand current situation. Such an investigation may be invaluable to enable further expansion, consumer acceptance, market adoption, and help to improve the existing platforms’ usability. This research deals with determining the factors that affect adoption of mobile payment technology among consumers, in Turkey. It seeks to find any patterns and connections that may be of aid in framing an implementation strategy for facilitating further adoption. It has gathered different definitions of “mobile payment” in literatüre and used a consumer side definition. This study offers a different perspective by grouping constructs from a broader literature and provides a mobile payment acceptance model based on the constructs used in other studies. Previous studies have been performed with small groups of respondents. This study aims to perform the research model in a cosmopolitan city (Istanbul) where all sorts of mobile payment options are available in the market and in the time of a pandemic when remote delivery and online purchases are widely preferred compared to offline alternatives. A survey is conducted among mobile phone subscribers in Istanbul, Turkey for primary data collection phase of this research. Istanbul is the city that holds the biggest population and has the highest amount of mobile phone subscribers in the country. Istanbul’s current population is more than 15.6million and mobile phone subscriptions are more than 22million as of 2019. Survey responses have been analysed with structural equation modeling and results are presented in the corresponding sections. Empirical findings of the research show that factors such as usefulness, security, social influence, ease of use, enjoyment and innovativeness have positive effects on use of mobile payments among consumers. Factors such as attractiveness of alternatives and new technology anxiety have negative effects on use of mobile payments. This study has also discovered that intention to use mobile payments differ among demographic parameters such as education level and gender of respondents.Yayın Okul öncesi eğitim yapılarındaki mekanların tasarım yaklaşımları ile birlikte Montessori eğitim modeli bağlamında incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2023-06-22) Kutanoğlu, Kübra; Çubukçu, Emre; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı0-6 yaş okul öncesi eğitim dönemi çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin hızla gerçekleştiği bir periyot olmanın yanı sıra hayatlarının geri kalanının şekillenmesine etki eden bir dönem olmaktadır. Okul öncesi dönemdeki eğitim programı çocuğun çok yönlü gelişimini desteklemektedir. Okul öncesi eğitim yapılarındaki mekânların tasarımları çocukların tüm ihtiyaçlarını karşılar nitelikte olması gerekmektedir. Mekanlar bireysel özgürlüklerini yaşayabilecekleri, kendilerini keşfetmeye olanak sağlayan, yeteneklerini ortaya çıkarmaya imkân tanıyan alanlar olarak kurgulanmaktadır. Alternatif okul öncesi eğitim modellerinden olan Montessori eğitim modelindeki mekanların çocuğun gelişimine olumlu katkı sağladığı birçok araştırma ile belirlenmektedir. Tez çalışmasının amacı; Montessori okullarında uygulanması gereken tasarım kriterlerini ve bu kriterlerin eğitime olan katkısını incelemektir. Tez çalışmasında nitel araştırma yöntemlerinden betimsel durum analizi seçilerek; verilere, gözleme dayanarak faydalanılmıştır. Tez çalışması kapsamında, yapılan literatür analizinin ardından dünyadaki Montessori eğitim yaklaşımını uygulayan okul öncesi eğitim yapılarından seçilen örneklerin tasarımları ve mekânsal kurguları incelenmiştir. İncelenen okullardaki iç ve dış mekânların Montessori eğitim yaklaşımının tasarım kriterlerine göre kurgulandığı, çocukların gelişimine, doğayla ilişkili olmalarına imkân verir nitelikte olduğu görülmüştür. Tez çalışmasında; Montessori eğitim modelinin diğer eğitim modellerinden farkları nelerdir? Okul öncesi eğitimde hangi etkinlik alanlarına neden ihtiyaç duyulmaktadır? Montessori eğitim modeli yapılarında iç ve dış mekân tasarım yaklaşımlarına ne şekilde uygulama gerçekleşmiştir? Araştırma sorularına yanıt verilmiştir.Yayın Emerging technologies and international security: machines, the state, and war(Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Albasar, İlgi DoğaHalf a century ago, due to rapidly advancing technological developments, one of the most cliché future predictions we saw in scientific magazines was the idea of the sky being filled with flying cars. While the concept of flying cars may not have come to fruition yet, thanks to artificial intelligence, at least we can now listen to Kim Jong-Un singing English Disney songs. Although this may be a humorous example, in a more grim manner, autonomous drones that cause civilian casualties in covert assassination missions can also be given as an example.Yayın Placing STS in and through Turkey(Soc Social Studies Science, 2023-03-02) Alkan, Aybike; Kaşdoğan, Duygu; Maral, ErolWhy and how does it matter to undertake an STS praxis in a country where the field lacks adequate institutional recognition and capacity? This article investigates this question by tracing multiple, fragmented and contingent stories of placing STS in and through Turkey. At first sight, discontinuous stories of STS programs established in universities and unrecognized nature of STS as a discipline by the Council of Higher Education draw attention to the "underdeveloped" nature of the field in this country. This article counters such a perspective by rendering visible the works that support STS ethos as well as loose institutions within which STS is expected to flourish. By following people and artifacts in institutional and more-than institutional places of STS, this article acknowledges the efforts both to translate STS into the particular places of Turkey and to use STS as an intellectual space through which technoscientific knowledge can be questioned and translated into the local contexts of the country. The analysis of these translation efforts reveals that STS can be thought of as a space that enables one to be attuned to the sensibilities and realities of the country and search for ways to democratize the processes of technoscientific knowledge production whether it be in the universities or in public spaces.Yayın Generic BER analysis of VLC channels impaired by 3D user-mobility and imperfect CSI(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2021-07) Reddy Sekhar, K.; Miramirkhani, Farshad; Mitra, Rangeet; Turlapaty, Anish ChandVisible light communications (VLC) has emerged as a high-speed, low-cost, and green supplement for the existing radio frequency (RF) based infrastructures. However, the performance of VLC based systems is found to degrade significantly due to detrimental outages caused by non-negligible variations in the VLC channel-gain, that are jointly induced by radial user-mobility and random photodetector-orientation (together designated as 3D mobility in this letter). In addition to the 3D user-mobility mentioned above, the performance of VLC based systems is further limited by imperfect channel-state information (CSI). Such degradations in the VLC-link caused by the aforementioned factors necessitate the quantification of performance-metrics for further benchmarking/receiver-design. In this work, an analytical expression for bit-error rate (BER) is derived for a single LED indoor VLC system considering the radial user-mobility, random receiver orientation, and imperfect CSI altogether. Further, the derived BER expressions are validated using computer-simulations using typical VLC channel models from the literature. A close agreement between the analytical and the simulated BER is observed, which verifies the accuracy of the presented analysis.












