233 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 233
Yayın T.C.’nde Tek – Parti Yönetiminin Kurulması (1922 – 1931) üstüne bazı gözlemler ve saptamalar Bir Kitabın 40 Yılı, 40. Yılında Bir Kitap(Tarih Vakfı, 2022-07) Kahraman, Hasan BülentTunçay Erken Cumhuriyet dönemine yönelirken siyasal bir sorunla uğraşacağını biliyordu ve muhtemelen tam da bu nedenle o dönemi ele almıştı. Kitap, getirdiği yorum çerçevesiyle bu siyasal kurgunun somutlaşmasına ama o arada da tarih yazıcılığının bazı önemli metot sorunlarının çözümüne önemli katkılarda bulunmuştu.Yayın Her gece tiyatro(Şalom Gazetesi, 2021-05-19) Kahraman, Hasan BülentEskiden, mesela Princeton’dayken, gece çok geç saatlere kadar çalışır, sonra bir êlm izler, sabaha karşı bir saatte uyur, erkenden uyanır, gene çalışmaya başlardım. Yazsa, bahar gelmişse biraz evin önündeki bahçede oturur, kapıya bırakılmış gazeteyi okur, bir kahve içerdim. Kışsa yapacak bir şey olmaz, tekrar masanın başına geçerdim.Yayın Türkiye’de ‘kurulamayan müzelerin’ koşulları üstüne...(K24, 2024-02-22) Kahraman, Hasan Bülent“Sorun daima modernlik çelişkisidir. Görsel sanatlar söz konusu olduğunda Cumhuriyet ve rejim bir devrim istememiştir. Çünkü resim bizatihi modern bir olgudur. Fakat rejim kendisine özgü bir modernlik anlayışını benimsediği için görselliğin de bu doğrultuda yeniden biçimlenmesinde diretmiştir.”Yayın Felsefesiz siyaset(Şalom Gazetesi, 2021-08-25) Kahraman, Hasan BülentEskiden, özellikle Princeton Üniversitesinde hocayken, geceleri geç vakte kadar çalışır, sonra oturup bir êlm izler, bir kahve içer yatardım. Zamanla bu özelliğimi yitirdim. Üstelik o yıllarda êlm izlemek daha zordu. Sadece DVD’ler vardı. Oysa şimdi sayısız mecradan insan ortada olan neredeyse tüm êlmleri buluyor.Yayın Uzun zincirin halkaları...(Şalom Gazetesi, 2021-12-01) Kahraman, Hasan BülentTürk siyasi hayatını çok uzun yıllardır inceleyen, sorunlarının üstünde düşünen biri olarak vardığım önemli ve ‘genel’ sonuçlardan biri şu: Bir radikal hamleyle kurulan cumhuriyetin ardından gelen siyasal hayatla hesaplaşma henüz tamamlanmamıştır. Birbiriyle doğrudan doğruya ilişkili hatta birbirini belirleyen, bazen birbiriyle özdeş olan cumhuriyetçilik, modernleşme ve batıcılık her evrede bir kere sorgulanmıştır. Bu bir eksiklik değildir. Tersine siyasal modernleşmenin ilerlediğini gösteren çok önemli bir gerçektir.Yayın Ayın karanlık yüzü(Şalom Gazetesi, 2021-08-11) Kahraman, Hasan BülentSon günlerde yayılan, genişleyen bir tartışma var: Göçmenler ülkelerine dönsün deniyor. Göçmen karşıtı bir tutum var ortalıkta. Dile getirilen düşüncenin objektif nedenleri olsa da getirilen düşüncenin ifade ediliş biçimi ciddi bir sorun teşkil ediyor.Yayın Kendinden büyük demokrasi(Şalom Gazetesi, 2021-12-15) Kahraman, Hasan BülentTürkiye’deki demokrasinin elbette çok sorunu var. Ama birkaç sorunu kurucu sorunlar diye belirlemek gerek. Bunların başında şu demokrasi dediğimiz ve ne olduğunu yeterince kavramadığımız kavramın kendisi geliyor. O bir kavram ama biz onu yeterince kavramıyoruz.Yayın Bireyle çatışan devlet üstüne(Şalom Gazetesi, 2022-05-06) Kahraman, Hasan BülentSon zamanlarda toplumun karşı karşıya kaldığı bazı büyük problemleri zihnimden geçirir ve onların sıkıntısını içimde duyarken bir yandan da ‘meslekî’ sorunlar üstünde düşünüyorum. Siyasal kuram ve siyaset sosyolojisi temel çalışma alanlarım olduğu için toplumla ilgili hangi konuya el atsam işin ucu gelip (veya gidip) devlet konusuna dayanır. (Bendenizin doçentlik alanı da ‘siyasal düşünceler’dir.)Yayın ÖLÜMÜNÜN 50. YILINDA Kemal Tahir üstüne... değil(K24, 2023-04-20) Kahraman, Hasan Bülent“Kemal Tahir, roman-tarih-toplumbilim ilişkisi içinde vazgeçilmeyen bir edebiyatçı... Son zamanlarda kitaplarının yeniden yayınlanması, hakkında yeni kitapların yazılması hâlâ ilgi odağı olduğunu gösteriyor. Fakat hem ilgi gösteren çevrelerin irdelenmesi gerekiyor hem de getirilen yorum çerçevelerinin ele alınması bence bir zorunluluk.”Yayın Hangi aydın ne yapacak?(Şalom Gazetesi, 2022-05-31) Kahraman, Hasan BülentCemal Süreya kişiliğiyle de ilginç bir şairimizdi. Aşkları, evlilikleri, soyadının bir harfini atması, sakalını maviye boyayarak dolaşması onu yaşarken de efsane konumuna yerleştirmişti. Cemal Süreya’nın kişisel efsanesini oluşturmakta kullandığı unsurlardan biri de kendisi hakkında verdiği bir ‘sır’dı. “Ortaokulda Dostoyevski’yi okudum, ondan sonra huzursuz bir insan oldum” demişti. Öyle miydi, bilmiyorum. Her şairin içinde taşıdığı kadar huzursuzdu, ötesini bilmem. Ama ben gerçekten ortaokulda Dosto’yu okudum ve ondan sonra aslında ‘gerici’ olan bu büyük yazardan kopamadım. Çok yakın bir döneme kadar her yıl bir kitabını okumak gibi huylarım vardı, artık bıraktım. Gene de ona hayranlığım sürüyor, hiç azalmadı.












