Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 10
  • Yayın
    İktisatta kullanılan dijitalleşme ölçü birimleri üzerine bir değerlendirme
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2024-04-30) Görkey, Selda
    Bu çalışmada, iktisat disiplininde kullanılan dijitalleşme göstergeleri; oranlar, bileşik göstergeleri temsilen endeksler ve parasal göstergeler olmak üzere üç ölçü birimi çerçevesinde karşılaştırılmakta ve özellikle makro iktisadi ampirik araştırmalar açısından bir değerlendirme yapılmaktadır. Yapılan araştırma, oranların kolay elde edilmelerine yönelik güçlü avantajlarına karşın, çok boyutlu dijitalleşme kavramını ancak kısmen ölçebildiğini göstermektedir. Ayrıca ilgili kavramın dinamik yapısı, oransal göstergelerin sürekli olarak güncellenmesini gerektirmekte, bu durum da uzun zaman boyutlu çalışmalar açısından sorun oluşturmaktadır. Endeksler ise, dijitalleşme ekosisteminin kapsamını daha iyi temsil etseler de alt göstergelerinde oranları içerdiklerinden, oranlar için bahsedilen dezavantajlar endeksler için de geçerli hale gelmektedir. Çalışma ile, iktisat disiplininde dijitalleşmenin parasal göstergelerle daha iyi temsil edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bunda, ilgili göstergelerin, dijitalleşme için yapılan toplulaştırılmış faaliyetleri daha iyi ölçebilmeleri ve uzun dönemli olarak elde edilebilmeleri etkili olmuştur. Dolayısıyla bu çalışmayla, ilgili literatürde, oranların ve endekslerin tek ya da kısa dönemli analizlerde kullanılmasının, parasal göstergelerin ise hem kısa hem de uzun dönemli ülke içi ve ülkeler arası araştırmalarda kullanılmasının uygun olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Varılan bu sonuçlar ile, dijitalleşmenin ölçümü konusuna, veri ile çalışmanın büyük önem taşıdığı iktisat disiplini açısından katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.
  • Yayın
    Türkiye’de genç yetişkin kadınların işgücü durumuna yönelik bir inceleme
    (Birleşik Metal İş Sendikası, 2022-10-24) Görkey, Selda; Çağlı Kaynak, Elif
    Gençlikten yetişkinliğe geçiş aşamasında olan bireylerin oluşturduğu genç yetişkinler, genellikle işgücüne yeni katılmış ya da katılmak üzere olduklarından birtakım sorunlarla karşılaşırlar. Bu sorunlar cinsiyet bazında incelendiğinde, kadınların bu süreçte daha fazla güçlükle karşılaştığı görülür. Genç yetişkin kadınlar, öncelikle kadın işgücünün karşılaştığı hane içi sorumluluklar nedeniyle kadın istihdamının ikincil olarak görülmesi problemiyle yüzleşmektedir. Bu durumun da etkisiyle, doğurganlık çağında olan genç yetişkin kadınların sıklıkla çocuk sahibi olma ile işgücünde bulunma arasında tercih yapmaları gerekmektedir. Türkiye’de kadın işgücüne ait problemler ve genç işgücünün karşılaştıkları problemlerin kronikleşerek ileri yaş gruplarına yansıması, işgücünde genç yetişkin kadınların ayrı bir grup olarak incelenmesini önemli hale getirmektedir. Türkiye’de, 25-34 yaş grubundaki genç yetişkin kadınlara ilk kez yönelerek, bu grubun işgücü durumunu makro açıdan araştırmayı amaçlayan çalışma, konuya ilişkin bir durum tespiti yapmayı ve politika önerilerinde bulunmayı hedeflemektedir. Türkiye’de genç yetişkin kadınlarda işgücüne katılım ve istihdam oranları erkeklere göre daha düşük, işsizlik oranı ise daha yüksektir. Yarı-zamanlı çalışanlar içinde, özellikle 30-34 yaş grubunda, kadınların oranı erkeklere göre çok daha yüksek olup; aradaki fark giderek artmaktadır. İstihdamın sektörel dağılımı, genç yetişkin kadınların oldukça büyük bir kısmının hizmetler sektöründe istihdam edildiğini; eğitim düzeyinin incelenmesi ise işgücünde aktif genç yetişkin kadınların yarısından fazlasının yükseköğretim mezunu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, genç yetişkin kadınların erkeklere kıyasla daha nitelikli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma ile son olarak, genç yetişkin kadınlara yönelik bakım yükünü azaltarak işgücüne katılımı arttırmayı ve işsizliği azaltmayı hedefleyen çeşitli politikalar önerilmiştir.
  • Yayın
    İktisadi büyümeyi doğadan ilham alan teknolojiler ile yeniden düşünmek: biyomimikri, yapay zekâ ve döngüsel ekonomi
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2025-04-30) Taşbaşı, Aslı
    Üretim ve tüketim artışına dayalı anaakım iktisadi büyüme modelleri, küresel ölçekte çevresel tahribatı ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmiş; piyasa odaklı reçeteler ise bu sorunlara etkili çözümler üretememiştir. Bu çalışma, ekolojik iktisadın kuramsal temellerinden hareketle, biyomimikri ve döngüsel ekonomiyi büyümeyi yeniden tanımlayabilecek dönüştürücü unsurlar olarak ele almakta; gezegenin sınırlarını gözeten, teknolojik ilerleme ve toplumsal refahı önceleyen alternatif bir paradigma önermektedir. Yapay zekânın bu dönüşümdeki belirleyici rolüne dikkat çeken çalışmada, biyomimetik teknolojilerin kısa vadeli kâr maksimizasyonu yerine sürdürülebilirlik ve toplumsal refah ilkeleri doğrultusunda uygulanması gerektiği savunulmaktadır. Bu bağlamda, seçili iktisadi süreçlere ilişkin olarak miselyum ağları ve protoplazmaların yapısal ve işlevsel özelliklerinden esinle, yapay zekâ destekli görsel temsiller geliştirilmiştir. Söz konusu yöntem, hem biyomimetik-analojik eşleştirme yaklaşımıyla, hem de iktisadi sistemlere ilişkin çok katmanlı görsel temsil üretimiyle literatürde özgün bir ilk olma niteliği taşımaktadır.
  • Yayın
    BRICS ülkelerinde bilgi ve iletişim teknolojileri mal ve hizmet ihracatı üzerine bir değerlendirme
    (İstanbul Kültür Üniversitesi, 2023-10) Görkey, Selda; Kaya, Çiğdem; Korucu Gümüşoğlu, Nebile; Küçük, Namıka Elif
    İktisadi büyüme içerisinde teknolojik gelişmenin rolünün giderek artması, bilgi-yoğun üretimin daha önemli hale gelmesine neden olmuştur. Bilgi-yoğun sanayilerin başlıcalarından birini oluşturan Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde (BİT) gerçekleşen ihracat ise, ekonomilerin ilgili alandaki hem üretimini hem de uluslararası rekabet gücünü temsil ettiğinden teknolojik ilerlemenin önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın oluşturduğu BRICS ülkeleri, hızlı artış gösteren milli gelirleri ve bol üretim faktörleri ile bilinmekte, bu sayede de yüksek ihracatları ile dünya ticaretinde önemli bir yere sahiptirler. Son dönemde, bu ülkelerden bazıları bilgi-yoğun sektörlerde önemli üretim artışları gerçekleştirmiş, bunun neticesinde de ilgili sektörlerdeki ihracatları yükselme göstermiş olsa da grubun tamamında bu ilerleme hakim değildir. Bu çalışmada BRICS ülkelerinin BİT ihracatı performansları karşılaştırmalı olarak incelenmekte ve konuya ilişkin genel bir değerlendirmeye ulaşılması amaçlanmaktadır. Çeşitli istatistiklere yer verilerek BİT ihracatının, BİT mal ihracatı ve BİT hizmet ihracatı ayrımı ile irdelendiği çalışmada betimleyici araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmada BRICS ülkeleri arasında, toplam hizmet ihracatı içinde en yüksek BİT hizmet ihracatının payının diğer ülkelere göre çok büyük bir fark ile Hindistan’da, toplam mal ihracatı içinde en fazla BİT mal ihracatının payının önemli bir fark ile Çin’de olduğuna dikkat çekilmiş olup alt kalemler bazında detaylı incelemeler yapılmıştır. Son yirmi yıllık döneme odaklanan araştırma ile hem ülke bazında hem de grup geneline yönelik değerlendirmeler sunan bu çalışmanın teknoloji ve bilgi-yoğun üretim ve ticaret alanlarındaki politika tasarımlarına faydalı olması amaçlanmaktadır.
  • Yayın
    İktisatta dijitalleşmenin ölçümü
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2022-05) Görkey, Selda
    Bilginin dijital forma dönüştürülmesi olarak tanımlanan dijitalleşme, günümüzde hem sosyal hayatın hem de ekonomik hayatın önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Birçok alanda ve sektörde önemi günden güne artan dijitalleşme konusu, iktisat biliminde de özellikle son yıllarda sıklıkla incelenmektedir. İktisadi çalışmalarda veri ile çalışmanın gerekliliği dikkate alındığında; seçilen verilerin incelemeye konu olan kavram(lar)ı ölçebilmeleri ve gösterge olarak kullanılabilmelerinin oldukça önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmada iktisadi çalışmalarda dijitalleşme kavramının nasıl ölçüldüğü ve kavram için hangi göstergelerden faydalanıldığına ilişkin bir yazın taraması yapılarak, günümüzde sıklıkla kullanılan dijitalleşme göstergelerine yönelik bir tartışma ve eleştirel değerlendirme yapılması amaçlanmaktadır. İlgili konuda tartışma ve eleştirel değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmasının başlıca nedeni, geçmişten günümüze dijitalleşmenin ölçümünde kullanılan göstergelerin zaman içinde değişiklik göstermiş olması ve mevcut göstergelerin çok sayıda fakat birbirinden çok farklı yapıda olmasıdır. Bir diğer neden ise teknolojik gelişmenin dinamik yapısı nedeniyle dijitalleşme ölçümünde kullanılan göstergelerin hesaplama yöntemlerinde zaman içinde güncellemeler yapılmasına ihtiyaç duyulmasıdır. Bu farklılıklar bir arada değerlendirildiğinde; dijitalleşmenin ölçümünde, hem çok sayıda gösterge arasından seçim yapmanın hem de belirli bir zaman boyutunda aynı hesaplamayla elde edilmiş göstergelere ulaşmanın güçlüğü önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise ülkelerin dijitalleşme düzeylerinin belirlenmesi ve zaman içinde gelişimlerinin izlenmesi açısından soruna yol açmakta ve ekonomilerde önemi artan dijitalleşme kavramının hangi göstergeler ile temsil edildiğinin incelenmesini gerekli hale getirmektedir. İktisadi çalışmalarda kullanılan çeşitli göstergelerin güçlü ve zayıf yanlarının tartışılarak eleştirel bir değerlendirmenin yapıldığı bu çalışmada betimleyici ve karşılaştırmalı araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır.
  • Yayın
    Bilgi ve iletişim teknolojilerinin makroekonomik değişkenler üzerindeki etkileri: OECD ülkeleri üzerine dinamik panel veri analizi uygulaması
    (Çağlayan Kitabevi, 2022) Gökey, Selda; Yıldırım Saatçi, Ezgi; Ovacı, Ceyda
    [No abstract available]
  • Yayın
    Türkiye'de yoksulluk ve makro iktisadi görünüm
    (Serüven Yayınevi, 2023-03) Görkey, Selda; Mete, Mustafa; Akardeniz, Erhan
    [No abstract available]
  • Yayın
    İstihdamın sürdürülebilirliği ve insana yakışır iş: AB üzerine makro iktisadi bir inceleme
    (İstanbul Okan Üniversitesi, 2023-11-29) Görkey, Selda; Zeynep, Alemdar; İrem, Yalkı
    [No abstract available]
  • Yayın
    Önsöz
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-04-10) Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, Serhat
    İlk sayısını yayınlamaktan büyük bir mutluluk duyduğumuz bu dergi, Işık Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi bünyesindeki tüm bölüm ve programlarımızla birlikte kurguladığımız daha büyük bir hikâyenin bir parçasıdır. Bu kurgunun arkasında yatan ana soru bugünün ve yarının dünyasını tanımlayan temel teknolojik gelişmelere referansla, bir sosyal ve idari bilimler fakültesi eğitim ve araştırma alanlarında kendisini nasıl konumlandırmalı sorusudur. Bu soru hem öğrencilerimizin hayata daha iyi bir şekilde hazırlanmaları hem de teknolojik dinamiklerin insan ve toplum üzerindeki etkilerinin anlaşılmasına akademik seviyede katkı yapabilmek açısından önemlidir. Bu çerçeve bize aynı zamanda temel teknolojik trendlere sosyal ve tarihsel bir perspektiften bakabilen, yaptığı araştırmalarla alan bazlı ve evrensel ölçekteki sorunlara çözüm üretebilen ve bu süreci tüm iç ve dış paydaşlarla yakın iletişim halinde yürüten bir fakülte olma yolunda değerli bir yol haritası sunmaktadır.
  • Yayın
    Yapay zekâ ve yükseköğrenimin dönüşümü
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2025-04-30) Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, Serhat
    Bu çalışma, yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin yükseköğrenim kurumları üzerindeki etkilerini tarihsel, sosyo-teknolojik ve pedagojik bir perspektifle ele almaktadır. Makalede, endüstriyel toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenmiş mevcut üniversite yapısının, üretken YZ teknolojilerinin ortaya çıkardığı yeni dinamikler karşısında yetersiz kaldığı savunulmaktadır. ALM hipotezine atıfla, yalnızca rutin bilişsel işlerin değil, aynı zamanda yaratıcı ve üst-bilişsel görevlerin de YZ sistemleri tarafından ikame edilmeye başlandığı vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, üniversitelerin yalnızca öğrencilerini bilgiyle donatmakla kalmayıp; onların yaratıcı, eleştirel düşünebilen ve muhakeme yapabilen bireyler olarak yetişmesini destekleyen yeni bir eğitim paradigmasına ihtiyaç duyduğu ileri sürülmektedir. Çalışmada, üç temel dönüşüm alanı öne çıkarılmaktadır: öğrencilerin üst-bilişsel yetkinliklerini geliştiren tematik ve bağlama dayalı öğrenme modelleri; YZ araçlarının bireyselleştirilmiş öğrenme süreçlerine entegrasyonu; ve üniversitenin bir platform olarak yeniden kurgulanması. Sonuç olarak çalışmada YZ çağında üniversitelerin hem kendi organizasyonel yapıları hem de pedagojik yaklaşımları açısından köklü bir dönüşüm geçirmeleri gerektiği ortaya konmaktadır.