Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Neuropsychiatric outcomes and caregiver distress in primary progressive aphasia
    (Wiley, 2023-01) Seçkin, Mustafa; Yıldırım, Elif; Demir, İlayda; Orhun, Ömer; Bülbül, Ezgi; Velioğlu, H. Aziz; Öget, Öktem; Yeşilot, Nilüfer; Çoban, Oğuzhan; Gürvit, Hakan
    Background: In this study, we aimed to outline the neuropsychiatric consequences of primary progressive aphasia (PPA) and to understand how neuropsychiatric symptomatology affects distress in caregivers. Methods: The Neuropsychiatric Inventory (NPI) including the distress index (NPI-Distress) was used. Additional information about the caregiver burden was obtained using Zarit Burden Interview (ZBI). NPI, NPI-Distress, and ZBI data from 17 patients with a clinical diagnosis of PPA were compared with 10 stroke aphasia patients. Neuropsychiatric symptomatology was investigated based on three clusters; Mood, Frontal/Comportmental, and Psychotic/Disruptive. Additionally, the Activities of Daily Living Questionnaire (ADLQ) was used to outline the functional impairment. Twelve healthy controls were included to compare the neurocognitive test scores with PPA and stroke aphasia groups. Results: A greater number of neuropsychiatric symptoms were observed in the PPA group compared to the stroke aphasia group. The number of symptoms in Mood, and Frontal/Comportmental clusters were greater than the number of symptoms in Psychotic/Disruptive clusters in the PPA group, whereas no significant relationship between the number of symptoms and symptom clusters was found in the stroke aphasia group. In the PPA group, a strong correlation was found between the NPI-Frequency × Severity scores and the NPI-Distress scores. Moreover, the NPI-Distress scores in the PPA group strongly correlated with the ZBI scores. Scores for anxiety, irritability/lability, and apathy had a stronger correlation with the NPI-Distress scores compared to the other NPI symptoms. The Communication subscale was the most impaired domain in the PPA group. Travel, and Employment and Recreation subscales showed greater functional impairment in the stroke aphasia group compared to the PPA group. Conclusions: Neuropsychiatric symptoms in PPA in our study were more frequent than previously reported. Furthermore, the distress index of the NPI was not only correlated with the severity of the neuropsychiatric symptoms but also reflected the overall burden on the caregivers in the PPA group.
  • Yayın
    Annelerin psikolojik dayanıklılığının ve duygu sosyalleştirme stratejilerinin çocukların duygu düzenleme becerileri üzerindeki rolü
    (Galenos Publishing House, 2024-03) Gürses, Dilara; Aktan, Zekeriya Deniz; Ülkümen, İpek
    Amaç: Bu araştırma, 48-72 aylık çocuklara sahip annelerin psikolojik dayanıklılık puanları ile duygu sosyalleştirme stratejileri puanlarının, bazı sosyodemografik değişkenler kontrol edikten sonra çocuklarının duygu düzenleme becerileri üzerindeki yordayıcı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Kartopu ve kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılan, 48-72 aylık çocuğu olan 659 anne ile yapılan araştırmada veriler, Sosyodemografik Bilgi Formu, Duygu Düzenleme Ölçeği, Çocukların Olumsuz Duygularıyla Başa Çıkma Ölçeği ve Erişkin Yılmazlık Ölçeği aracılığıyla gönüllülük esasına göre çevrimiçi olarak toplanmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modeline dayanan kesitsel bir çalışmadır. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre, annelerin psikolojik dayanıklılık puanları çocukların duygu düzenleme becerilerini pozitif yönde anlamlı düzeyde (?=0,279; p<0,01); annelerin destekleyici duygu sosyalleştirme stratejileri puanları çocukların duygu düzenleme becerilerini pozitif yönde anlamlı düzeyde (?=0,220; p<0,01); annelerin destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme stratejileri puanları çocukların duygu düzenleme becerilerini negatif yönde anlamlı düzeyde (?=-0,260; p<0,01) yordamaktadır. Çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçlarında ise çocuk cinsiyeti ve ailedeki çocuk sayısı sosyodemografik değişkenleri kontrol edildikten sonra, annenin psikolojik dayanıklılığı, destekleyici ve destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme stratejileri puanlarının, duygu düzenleme puanlarının anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur (p<0,01). Sonuç: Bu bulgular annenin psikolojik dayanıklılığının ve annelerin kullandıkları duygu sosyalleştirme stratejilerinin çocuğun duygusal gelişimi üzerindeki önemini göstermektedir. Dolayısıyla çocukların duygu düzenleme becerilerini geliştirmeye yönelik terapötik müdahale ve programlara annelerin de dahil edilmesinin terapi verimliliğini artırabileceği düşünülmektedir. Aynı zamanda araştırma bulgularının, ebeveynin psikolojik dayanıklılığı ve duygu sosyalleştirme stratejileri ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak literatüre ışık tutacağına inanılmaktadır.
  • Yayın
    Farklı rollerde ebeveynleşme ve benlik ayrışması arasındaki ilişkide algılanan yararın aracı rolü
    (Klinik Psikoloji Araştırmaları Derneği, 2025-08-25) Ünver, Buket
    Bu araştırmanın amacı, farklı rollerde ebeveynleşme ve benliğin ayrışması arasındaki ilişkide algılanan yararın aracı rolünün incelenmesidir. Kurulan model, ebeveyn odaklı ve kardeş odaklı ebeveynleşme olmak üzere iki ayrı modelde test edilmektedir. Çalışmanın örneklemi 18-25 yaş arası, 137 kadın (%54.8) ve 113 erkek (%45.2) olmak üzere toplam 250 kişiden oluşmaktadır. Katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Ebeveynleşme Envanteri ve Benliğin Ayrımlaşması Ölçeği sunulmuştur. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi, Pearson korelasyon analizi ve aracı etki analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kadınlarda benlik ayrışmasının erkeklere göre daha düşük olduğu görülmüştür. Aracı etki analizinde cinsiyet kontrol değişkeni olarak ele alınmış ve ebeveynleşme ile benliğin ayrışması arasında ebeveynleşmeden algılanan yararın aracı rolü bulunmuştur. Bireyin her iki rol için de ebeveynleşme yaşantısı arttıkça bu yaşantıdan algıladığı yarar azalmakta ve algılanan yarar azaldıkça da bireyin benlik ayrışma düzeyinin azaldığı görülmektedir. Bu doğrultuda, ebeveynleşme deneyimleyen kişinin benlik ayrışmasına ilişkin zorlukları erken dönem yaşantılarını yorumlama biçimleriyle ilişkili olabileceği görülmektedir. Özellikle ebeveynleşme deneyimine dair olumlu tutumlar, bireyin ayrışma sürecine katkı sağlayabilir.