Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 10
  • Yayın
    Uluslararası asbest ticareti, iş sağlığı ve Türkiye
    (Birleşik Metal İş Sendikası, 2017-01-01) Taşbaşı, Aslı; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Sabah, Selen
    Asbest, geride bıraktığımız yüzyılda, düşük maliyetli, dayanıklı ve kolay işlenebilir bir mineral olması nedeniyle endüstride en yaygın kullanılan ara madde olmuştur. Bu özellikleri itibariyle iktisadi rasyonalite ile tutarlı gibi gözüken asbest kullanımının, insan sağlığı üzerinde orta ve uzun vadede yol açtığı onarılamaz hasara dayalı negatif dışsallık, aslında toplumların katlanmayı göze alamayacağı kadar büyüktür. Bu çalışma, dünya üzerinde birçok ülke tarafından yasaklanan veya en azından sınırlandırılan asbest kullanımı meselesine temel olarak iki perspektiften yaklaşmaktadır. Öncelikle, uluslararası iktisat perspektifinden, krizotil asbestin uluslararası ticaretinde tehlikeli kimyasal sınıflandırmasına dahil edilmemiş olması, mevcut düzenlemelerin gerçekte yetersiz ve biçimsel kaldığını göstermektedir. Diğer taraftan, iş sağlığı perspektifinden bakıldığında, asbeste maruziyetin insan sağlığı üzerindeki sonuçlarının gecikmeli ortaya çıkıyor olması yasak ve sınırlamalara rağmen meselenin daha uzun yıllar işçiler açısından gündemde kalacağını göstermektedir. Bu çıkarımlar ışığında Türkiye, hem tehlikeli kimyasalların sınır ötesi ticaretini düzenleyen Rotterdam Sözleşmesi’ne taraf olması; hem de asbest saçılışının en yoğun gerçekleştiği gemi söküm ve kentsel dönüşüme bağlı bina yıkım işlemlerinin yapıldığı bir ülke olması itibariyle ele alınması gereken bir araştırma nesnesi özelliği taşımaktadır.
  • Yayın
    Ülkelerin rekabet gücü ve Ar-Ge faaliyetleri ilişkisi savunma sanayii üzerine bir değerlendirme
    (Akdeniz Üniversitesi, 2019-05-31) İnanç Tunçer, Özlem
    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyüme performansına sahip olması yolunda yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili üretime dayalı sanayi yapısına dönüşümü konusunda sektörel bazda, bir değerlendirme yapılmasıdır. Bu doğrultuda çalışmada en yüksek Ar-Ge harcaması gerçekleştiren sektörler sıralamasında en yüksek payı alan sektörlerden olan savunma ve havacılık sanayi sektörü incelenecektir. Kaynakların sınırlı yapısı göz önüne alındığında Ar-Ge yatırımlarından en yüksek verimin alınması ve yatırımların fırsat maliyetinin en aza indirebilmesi için yatırımların ihtiyaçlar, erişilebilirlik ve eldeki kaynaklar ile yapılabilirlik özelliklerini taşıması özellikle Türkiye gibi orta gelir tuzağından kaçınmaya çalışan geçiş ekonomileri için çok önemlidir. Bunun yanında eğitimli beşeri sermayenin varlığı olmazsa olmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Sektörün ihtiyacı olan insan gücünün yetiştirilmesi için devlet-özel sektör-üniversite ortaklıklarının önemi görülmektedir. Ancak Ar-Ge ve teknolojiye bakışın çok daha önceki yıllarda içselleştirilmesi gerekli olan bir kültür olduğu gerçeği göz önüne alınırsa tüm eğitim sisteminin bu doğrultuda planlanması hedeflere ulaşılması olasılığını kuvvetlendirecektir.
  • Yayın
    Türkiye’de işgücüne katılım, istihdam ve beşeri sermaye dışsallıkları*
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017-12-25) Susanlı, Zehra Bilgen
    Bu çalışmada bireylerin işgücüne katılım ve istihdamda olma ihtimallerinin içinde bulundukları bölgenin beşeri sermaye düzeyi ile bağlantısı Hanehalkı İşgücü Anketi 2013 yılı mikro verisi kullanılarak incelenmiştir. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı yapılan Probit modeli tahminleri bölgesel beşeri sermaye düzeyinin erkeklerin işgücüne katılım ve istihdamda olma olasılığını anlamlı olarak artırdığını ancak, bu etkinin sadece üniversite ve üzeri eğitime sahip kadınlar için geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular bölgesel beşeri sermayenin erkeklerin istihdam olasılığı üzerindeki olumlu etkisinin bireylerin eğitim düzeyi ile ters orantılı olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yayın
    Hizmet sektöründe duygusal emek ve toplumsal cinsiyet
    (Türk Tabipleri Birliği, 2015-05-01) Özkaplan, Nurcan
    Hizmet sektörü, dünyada toplam istihdam artışının en yüksek olduğu ve gittikçe daha yüksek oranda kadın istihdamının gerçekleştiği Hizmetlerin feminizasyonu bir sektör olarak oldukça önemlidir. Aynı zamanda, Hizmet sektöründeki işler, feminist teorinin ışık tuttuğu sosyal beceri, duygusal emek, estetik emek, toplumsal cinsiyet ve sınıf gibi süreçlerin nasıl kesişim içinde olduğunu ve nasıl dönüştüklerini de anlama olanağı veren bir niteliktedir. Yüz yüze müşteri ilişkisi nedeniyle, yani tüketimle üretim arasındaki köprüyü oluşturan Hizmet sektöründe çalışanlar için duyguların, davranışların ve bedenin “müşteri memnuniyeti” açısından kontrolü, işin olmazsa olmaz bir bileşenidir. Türkiye’de Hizmetler sektöründeki kadın çalışanların oranı çok yüksek olmamakla beraber artma eğilimindedir; hem güvenceli/prestijli hem de nitelik gerektirmeyen kötü işlerde çalışan kadınlar açısından çalışma rejiminin farklılaşan karmaşık mekanizmalarını anlamak önemli gözükmektedir.
  • Yayın
    İçgöç, nüfus yapısı ve fiyat farklılaşması: İstanbul örneği
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2016-11-30) İnanç Tunçer, Özlem
    Göç olgusu her ne kadar demografik bir olgu olarak değerlendirilse de gerek ortaya çıkma nedenleri gerekse sonuçlar açısından ekonomi ile çok yakından ilgilidir. Bu nedenle göçün yerleşik nüfusun toplam refah üzerine olan etkileri araştırılırken, mal ve hizmet fiyatları üzerindeki etkilerinin de analize eklenmesi gerekmektedir. Ancak göç olgusu fiyat seviyelerini hem arz hem de talep yönünden farklı şekillerde etkileyeceğinden söz konusu etki ancak ampirik analizler sonucunda tespit edilebilir. Literatürde göç ile nihai malların fiyatlar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar az sayıdadır. Bu çalışmada, İstanbul ilçeleri arasındaki fiyat farklılaşması ve İstanbul'a olan iç göçün bölgeler arasında ürün fiyatları farklılaşmasna olan etkisi analiz edilmektedir. Kullanlan veri setlerinin analizleri İstanbul'da ilçeler arasında mal ve hizmet fiyatlarının ciddi oranda farklılaştığını ortaya koymaktadır. Söz konusu farklılaşmanın özellikle hizmet sektöründe önemli olduğu görülmektedir. Çalışmanın göç-fiyatlar ilişkisini inceleyen bölümünün sonuçlar ise, uluslararası göçün fiyatlar üzerine olan etkisini araştıran literatür ile paralel şekilde, göç ile gelen nüfusun yerleşik nüfusa oran-fiyatlar ilişkisinin negatif olduğunu göstermektedir. Bu durum ise göç ile gelen nüfusun araştırma maliyetlerinin daha düşük olması nedeniyle fiyatların düşeceği varsayımına dayandırılmaktadır.
  • Yayın
    İktisatta bir hayalet: Karl Marx
    (İletişim Yayınları, 2012) Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, Serhat; Orhan, Sevinç; Yalçıntaş, Altuğ
    Bugün Avrupa’da Marx’ın sözünü ettiği bir komünizm hayaleti dolaşıyor mu, bunun tayinini okuyucuya bırakıyoruz. Bizim bu çalışma dolayısıyla görebildiğimiz, iktisatta bir hayaletin dolaşıyor olduğu – Marx’ın hayaleti. Marx ve Engels Komünist Manifesto’da, komünizm hayaletinin en nihayetinde kapitalizmi yıkarak somutlaşacağından bahsediyordu. Bugün, bu hayaletin varlığına olan inancın bazı kapitalizm karşıtı çevrelerde bile yok sayıldığı bir çağı yaşıyoruz. Peki, sahiden de ruh çağıracak, tarihî bir dönemeçte ismen zikredilecek bir yazar mıdır Marx? Yoksa insanlığın başka bir dünya hayal etmesini doğuran şartlar bugün hâlâ var olmaya devam mı etmektedir? Marx anlatmaya devam ediyor. Kapitalizmi niteleyen, onun bitip tükenmek bilmeyen iştahını açıklayan kuramıyla, zihin açıcı ve benzersiz bir düşünür olarak varlığını koruyor. Onun meşhur hayalet metaforuna gönderme yapan kitap, Marx’ın sorularını ve yöntemini hatırlatıyor, yeniden yorumluyor. Mevcut yaklaşımları özetlerken, güçlü bir alternatif olarak sorunları ele alış biçimini irdeliyor.
  • Yayın
    Dijital ekonomi ve özgür yazılım: Marksist bir analiz
    (İletişim Yayınları, 2012) Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, Serhat; Orhan, Sevinç; Koloğlugil, Serhat; Yalçıntaş, Altuğ
    [No abstract available]
  • Yayın
    Freelance çalışma, start-up girişimcilik ve işin geleceği: kurumsalcı bir yaklaşım
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2019-11-30) Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, Serhat
    Son yıllarda özellikle bilgi yoğun alanlarda freelance çalışma ve start-up girişimcilik kültürleri tüm dünyada giderek yayılmaktadır. Freelance çalışma emek-sermaye ilişkisinde günümüz teknolojilerine özgü yeni bir dönemi tanımlarken, start-up girişimcilik ise yine dijital teknolojilere dayalı yeni bir girişimcilik kültürünü ifade etmektedir. Bu makalenin temel amacı bu yeni sosyo-iktisadi süreçleri Veblen ve Schumpeter’in ortaya koydukları teorik araçlara referansla analiz etmektir. Dijital teknolojinin kullanıldığı alanlarda i) üretim için gerekli sabit sermaye miktarının azalması ii) sabit sermayeye oranla insan bilgisinin değer yaratma potansiyelinin artması bu yeni sosyal fenomenlerin arkasındaki temel dinamiği oluşturmaktadır. Veblen’in ve Schumpeter’in kendi analizlerinde kullandıkları sosyopsikolojik unsurlar, üretimin bu yeni maddi şartlarının iş yapma pratiklerini niçin değiştirdikleri sorusuna da bir ışık tutmaktadır. Mevcut çalışma bu dönüşümü Veblen’in tanımlamasıyla “yeni kurumsal yapıların” ortaya çıkışı olarak kavramsallaştırıp, bu sosyal sürecin teknolojik, psikolojik ve iktisadi boyutlarını birlikte ele almayı amaçlamaktadır.
  • Yayın
    Türkiye’de özgür ve açık kaynak kodlu yazılım üretimi: bireysel ve sosyal motivasyonların karşılaştırmalı analizi
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017-12-25) Koloğlugil, Serhat; Tekeş, Burcu; Atalay, Mercan; Koloğlugil, Serhat
    Bu çalışmanın ana amacı Türkiye’de özgür ve açık kaynak kodlu yazılım (ÖAKKY) üreten yazılımcıların bu uğraşlarının arkasında yatan temel motivasyonlarının araştırılmasıdır. ÖAKKY üretim modeli, bilginin ve dijital kaynakların ortak kullanımı ve paylaşımına dayalı yeni bir kurumsal yapıyı örneklemektedir. Sahipli yazılımların aksine, dijital ekonomiye özgü bu yeni sosyo-teknolojik yapıda yazılım teknolojisi kaynak koda erişimin herkese açık olduğu bir modelde geliştirilmektedir. Mevcut çalışmada, bu modelin arkasında yatan bireysel ve sosyal motivasyonların anlaşılması için nicel ve nitel boyutların birlikte yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de ÖAKKY projelerine katkı yapan yazılımcıları harekete geçirmede hem bireysel hem de sosyal motivasyonlar önemli rol oynamaktadır. Fakat, bireysel ve sosyal motivasyonların yazılımcılar üzerindeki etkileri birbirinden farklılaşmaktadır. Etik ve paylaşımcı ilkelere dayanan sosyal motivasyonlar daha ziyade yazılımcıların ÖAKKY ile ilgilenmeye başlamalarında, bir kullanıcı olarak günlük hayatlarında ÖAKKY kullanmalarında ve ÖAKKY’nin iki ayrı tanımının oluşmasında (özgür yazılım ve açık kayna kodlu yazılım) etkili gözükmektedir. Yazılımcının teknik bilgi ve becerisinin gelişmesi, yazılım camiası içindeki repütasyonunun artması ve ÖAKKY ile ilgili faaliyetlerden maddi gelir beklentisi gibi faktörlere dayanan bireysel motivasyonlar ise yazılımcıların ÖAKKY geliştirme için ne kadar zaman harcayacaklarının belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Buna göre, yazılımcının ÖAKKY geliştirme faaliyetleriyle ilgili bireysel motivasyonlarının yüksek olması, bu faaliyetlere ayrılan haftalık zamanı arttırmaktadır. Araştırmada sosyal motivasyonların böyle bir etkisine rastlanmamıştır.