Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Yayın
    Erken Cumhuriyet Dönemi mimarisinde ulusal kimlik arayışı: Ankara’daki kamu yapıları
    (Mehmet Ali Yolcu, 2021-06-10) Çubukçu, Emre
    Cumhuriyet’in ilanından sonra Ankara’nın başkent kabul edilip yeni kurulan rejimin modern bir şehir kimliğine uygun olarak inşa edilmesi yönünde çalışmalar başlatılmıştır. Bu süreç içerisinde Ankara’nın mekânsal olarak örnek modern yapıları oluşturulup ulusal kimlik etkisiyle ülkedeki diğer şehirlere de örnek olması planlanmıştır. Ankara, Cumhuriyet’in ilanından 1950’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde ulus devletin temsilcisi olarak modernleşme ve Batılılaşma etkilerini hissettirmiştir. İki ayrı dönemde, “ulus devlet” ve “milli mimari” etkenleri göz önüne alınarak Ankara’dan sonra diğer şehirlere örnek olacak biçimde mimari yapılar yapılmıştır. Çalışmanın amacı, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’daki kamu yapılarının mimarlık alanındaki ulusal kimlik arayışını incelemektir. Literatürde bu konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen Ankara’daki kamu yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Çalışma literatür taramasına dayanmaktadır. Araştırma kapsamında birinci bölümde, Erken Cumhuriyet Dönemi öncesinde yaşanan politik gelişmeler ve ulusal kimlik anlayışı, ikinci bölümde Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı etkisiyle Ankara’da yapılan kamu yapıları, üçüncü bölümde ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı etkisiyle Ankara’da yapımı gerçekleşen kamu yapıları incelenmiştir.
  • Yayın
    Geleneksel dokunun değişimi: Ayvalık evleri
    (Nilay Özsavaş Uluçay, 2020-12-01) Özker, Serpil
    Geleneksel yapılar, toplumun kültürünü, geleneğini, yaşam biçimini geleceğe taşıyan önemli yapılardır. Günümüzde birçok tarihi yapı, bilinçsiz kullanım nedeniyle ya yok olmuş ya da kullanılamayacak durumdadır. 19. yüzyıl toplum yaşantısını geleneksel yapılarıyla günümüze aktaran bölgelerden biri Balıkesir ili Ayvalık ilçesidir. Ayvalık, geçmişten günümüze farklı etnik yapıların şekillendirdiği, doğal özelliklerini de bu çeşitlilikten sağlayan konutlara sahip bir ilçedir. Özgün dokusu, farklı etnik kökenlerin izleri geleneksel yapılarının karakterini oluşturmaktadır. Geleneksel konutun özgün dokusuna bağlı kalmadan yapılan restorasyon çalışmaları, konutların bilinçsiz kullanımı, sürekli el değiştirmesi gibi nedenler tahrip olmasında önemli etkenlerdir. Bu doğrultuda çalışmada, geleneksel Ayvalık evinin geçmişten günümüze geleneksel dokusu ve mekânsal özelliklerinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında konu ile ilgili literatür taranmış, Ayvalık’ta 20 adet geleneksel yapı, yerinde gözlem ve röportaj yapılarak incelenmiştir. Bu yapılardan 5 adedi fotoğrafla belgelenmiş, yapılarla ilgili bilgi toplanmış, konutların rölöveleri alınarak planları çizilmiş, mekânsal analizleri yapılmıştır. Bu doğrultuda geleneksel Ayvalık evinin geçmişten günümüze mekânsal özellikleri bağlamında geçirdiği değişim ve güncel durumu incelenmiştir. Sonuç olarak, Ayvalık evinin geleneksel dokusunu ve mekânsal özelliklerini kaybetmeye başladığı tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Günümüz tasarım stüdyolarında uygulanan eğitim yöntemleri ve atölyenin mekansal kurgusuna etkisi
    (Yapı-Endüstri Merkezi, 2015-05) Tuğlu Karslı, Umut; Özker, Serpil
    The design studios constitute the backbone of design disciplines' education such as architecture, interior architecture and industrial product design. The spatial organization of the studio environment in accordance with the pedagogical requirements of todays' design education has a great importance in terms of students' and tutors' performance. The instructional methods applied in design studios and the tools required for their application play a significant role in spatial organization of the studio environment. Developing and changing instructional methods and tools have brought a wide variety of use/space requirements in addition to "critique" environments required in traditional design studios. In this context, the aim of the study is to examine the instructional methods applied in today's design studios, to evaluate the effect of these methods on spatial organization of the studio environments and to discuss spatial solutions brought by changing requirements of todays' design studios with the help of design studio environment examples of leading architecture schools.
  • Yayın
    Sosyal medyanın mekân tasarımına etkisi
    (BZT Akademi Yayınevi, 2021-12) Yalgın, Beste; Özker, Serpil
    Endüstri Devrimi ile birlikte gelişen dünya düzeni içerisinde, toplumun kalıplaşmış özellikleri değişmeye başlamıştır. Sanayileşme öncesinde ürün ya da hizmetleri değerli kılan üretim kültürü, yerini tüketim kültürüne bırakmıştır. Tüketim kültürü bireylere sürekli olarak daha fazlasını istemeyi aşılayarak, tüketim eylemini bir statü göstergesi olarak dayatmıştır. Tüketim kültürü gölgesinde değişen dünyaya adapte olmak isteyen bireyler ise etkileşim kurma yeteneklerini ilerleterek, toplumda yer bulmayı hedeflemektedir. Tüketim kültürünün özünü oluşturan olgulardan biri de iletişimdir. Günümüzde, bireylerin rahatlıkla iletişim kurabildiği sosyal medya platformlarının kullanılmaya başlanması üzerine, mekân tasarım algısında da psikolojik, ekonomik, sosyal ya da kültürel değişiklikler başlamıştır. Sosyal medya platformlarında popülerleşen mekânları keşfetme arzusu duyan bireyler, mevcut ziyaretçi kitlesi tarafından paylaşılan fotoğraf, video ve yorumların etkisinde kalarak, o mekânları ziyaret etme eğilimi duymuştur. Çeşitli görsel ve işitsel ögelerin tesiri altındaki bireyler giderek içerik üretimine elverişli olan mekân tasarımlarına yönelmiştir. Mekân işletmeleri de bireylerin istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak atmosferler oluşturmaya çalışmıştır. Bu doğrultuda araştırmada; sosyal medya platformlarının mekân tasarımı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda sosyal medya, mekân, sosyal medya ve mekân tasarımı ilişkisi irdelenmiştir. Sonuç olarak, sosyal medya platformlarının yeme-içme, turizm ve mağaza mekânlarının tasarımı çerçevesindeki etkisinin var olduğu tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Tasarımda mekân algısının öyküler üzerinden incelenmesi: Ayşegül Öyküleri örneği
    (UBAK Yayınevi, 2019-06-01) Ürtekin, Özge; Özker, Serpil
    Tasarım, hayal etmekle başlar. Zihinde oluşturulan soyut kavram, yapılan eskizlerle somut çıktıya dönüşür. Eskiz aşamasında veri birikimleri hayalde biçim kazanır ve anlamlar yüklenir. Düşüncede şekillenen tasarım, hayal gücünün yardımıyla yaratıcı hale gelir. Tasarlama aşamasında hayal gücünün yeri ve önemi daha iyi anlaşılır. Her bireyin hayal gücü belleğinde farklı imgeler bulunmaktadır. Bu imgeler tasarımda farklılaşmayı, özgün düşünce ve düşünmeyi de beraberinde getirir. Hayal gücünün temelini, etkilendiği ilk etmeni bulmak oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırmada hayal gücünü etkilediği düşünülen öykülerde mekânların tasarıma etkisi ve algısı ele alınmaktadır. Masal ya da öyküler ile mimarlık arasında, mekân üzerinden ilişki kurulmaktadır. Mimarlık bağımsız bir disiplin olduğu kadar diğer disiplinleri etkilediği gibi diğer disiplinlerden de etkilenmektedir. Mekân kavramı ise bireyin çevresini, eylemlerini, algısını ve yaşamını ifade eden bir kavramdır. Mekân, kendisini sınırlandıran formu, renk, biçim, doku gibi detayları ve özellikleri ile tanımlı hale gelmektedir. Bu nedenle diğer disiplinlerde olduğu gibi edebiyatın bir alanı olan masal ve öykü kitaplarında da kendini göstermektedir. Öykülerin içinde yer alan karakterler her ne kadar hayali karakter de olsa gerçek varlıklardan esinlenen özellikler taşımaktadır. Bu özellikler ait olduğu kurgu içerisinde mekânlarla bütünlük kazanmaktadır. Benzer şekilde hikâye, olay örgüsü gerçeküstü olarak kurgulansa da aslında hikâyelerde var olanın izlerini taşıdığı görülmektedir. Öykülerin içinde yer alan karakter ve olay örgüsü gerçekçi ya da hayal öğesi olarak tasarlanabilir. Bu noktada öyküyü oluşturan iki ana elemanın (karakter ve kurgunun) gerçeklikle olan ilişkisi mekân aracılığıyla oluşturulur. Bu şekilde birey ya da çocuk, anlatılan öyküyü kendi yaşamından izler bağdaştırarak zihninde yarattığı bir gerçekliğe oturtur. Bireyin çocukluk döneminde özellikle okul öncesi dönemde yapılan öykü dinletileri, masallardaki mekânsal okumalar, çocukların mekân algılarının ve hayal kurma kurgularının gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Öykülerde işlenen; çocukların gerçek yaşamlarından alınan konuların duyarlılık ve gerçeklik ilkelerine uyması aynı zamanda mükemmele yakın dünyayı anlatması, süper güçlere sahip olan gerçeküstü karakterlerin kahramanlıklarını konu edinmesiyle çocuğu etkiler. Etkilenen çocuğun öyküye olan ilgisi artar, hayal dünyası gelişir. Dinleyeni bu denli etkileyen bir öyküde yer alan mekân, çocuğun hayal dünyasında da önemli bir yer tutmaktadır. Çocuk öykülerinde yer alan özelliklerin başında mekanı oluşturan ögelerin açık, okunabilir, anlaşılabilir ve gerçeğe uygun olarak, okuyucuda iyiye ve güzele karşı duyarlılık oluşturacak biçimde belirtilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda araştırmada öykülerdeki mekân kavramı ve algısının irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Gilbert Delahaye‟nin öykü dizisi “Ayşegül” serisinden 10 öykü örnek olarak seçilmiştir. Sonuç olarak, çocukluk döneminde okunan öykü-masal kitapları ve bu kitaplardaki betimlenen mekânların, mekân tasarım sürecinin gelişimine katkı sağladığı gözlenmiştir.
  • Yayın
    Geçmişten günümüze animasyon filmlerinde mekan kullanımı
    (Başkent Üniversitesi, 2018-12) Ürtekin, Özge; Özker, Serpil
    Mekân ve sinema arasındaki bağ günümüzde önemli bir konudur. Birbirinden farklı gibi görünen bu iki disiplin, filmlerdeki sanal karakterlerin yaşadığı üçboyutlu mekânların tasarım aşamasında birbirine oldukça yakındır. Mimarinin gelişim sürecine bakıldığında gelişen ve değişen yaşam şartları ile birlikte geleneksel çizimden bilgisayar destekli tasarıma doğru hızla ilerleyen bir teknoloji söz konusudur. Mimarlık sunum aşamasında animasyonu animasyon sineması da mimarlığı tasarım aşamasında anlatım dili olarak kullanmaktadır. Bu anlamda çalışmada, günümüz animasyon sinemasında mekân kullanımı ve zaman içindeki değişiminin irdelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, literatür araştırmasına ve film analizlerine dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Konu ile ilgili filmler izlenerek incelenmiş ve animasyon filmlerinin mekânsal analizleri; mekân-karakter, mekân-kurgu bağlamı üzerinden irdelenmiştir. Bu doğrultuda, dört bölümden oluşan çalışmada sinema ile mekânın birbirlerine olan faydaları ve iki farklı alanın gelişimine katkıları ele alınmıştır. Animasyon sinemasının başlangıcından günümüze yapım özelliği, izlenme oranı, eleştiriler dikkate alınarak ödüllü filmler arasından 2 adet film seçilmiştir. 1929 yılından günümüze dönem özelliklerine göre isim yapan animasyon filmlerinin mekân ve karakter odaklı yaklaşımlar bağlamında, sinema kurgusunun mekân üzerinden izleyiciye nasıl yansıtıldığının ortaya konulması hedeflenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, seçilen Animasyon filmlerinin mekânsal analizleri mekân, karakter, renk, anlatı değişkenleri üzerinden yapılmıştır. Araştırma sonucunda üç boyutlu animasyon filmlerindeki sahneler, mimari yaklaşımlarla birlikte değerlendirilerek incelenmiş ve filmlerin arka planlarını oluşturan sahne tasarımındaki mimari öğelerin filmin asıl karakterleri kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
  • Yayın
    1960’lardan günümüze Türk Sinemasında mekân kullanımı
    (SRA Academic Publishing, 2019) Özker, Serpil; Kalkan, Gürkan; Göksu, Hasan
    [No abstract available]
  • Yayın
    Fiziksel mekanın dijital platformlardaki temsili:Topkapı Sarayı müzesi örneği
    (Trakya Üniversitesi, 2018-11) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül; Benian, Esin; Canıtez, Tülay; Hatipler Çelik, Tuba
    Günümüzde gelişen teknolojiler ve değişen bilgi çağı ile birlikte dijital platformlar sıklıkla kullanılır hale gelmiştir. Farklı arayüzlerden oluşan dijital platformlar yoluyla, mimari ve insan etkileşimi sanal olarak sağlanmaktadır. İnternet ortamında oluşturulan ve sonsuz veri hacmine sahip olan dijital platformlarla, zaman ve mekandan bağımsız bir ortamda algılama imkanı mümkün kılınmıştır. Fiziksel mekana ait veriler farklı ölçekler ve katmanlar ile birleşerek bireyin zihninde çeşitli imgeler oluşturmaktadır. İnternet üzerinden hizmet veren platformlarda imge oluşturmaya imkan veren görsel ve işitsel veriler; aynı zamanda mobil platformlara da uyum sağlayan nitelikte tasarlanmıştır. Topkapı Sarayı; Osmanlı tarihini ve kültürünü yansıtan, günümüze ulaşmış olan en önemli eserlerden biridir. 1459 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı uzun yıllar boyunca yapılan eklenmesi ile genişlemeye ve büyümeye devam etmiştir. 9 Ekim 1924’ten itibaren ise müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Topkapı Sarayı bulunduğu lokasyon, yapısal özellikleri ve içinde barındırdığı yapı bütünlüğü ile kent tarihinin en önemli simge yapılarından biridir. Kültürel mirasın dünya ölçeğinde tanıtılmasını sağlayan müzeler, dijital platformları geniş kitlelere ulaşmak için etkin bir araç olarak kullanmaktadır. Bununla birlikte bireyler de güncel ve güvenilir bilgi edinebilmek amacıyla bu platformlardan destek almaktadır. Dijital platformlardaki verilerin (360 derece sanal turlar, gezi rotaları, yazılı bilgiler, görsel imajlar ve işitsel araçlar) kullanımıyla yapıların fiziksel durumlarının ne ölçüde algılanabileceği araştırmanın ana konusu olarak belirlenmiştir. Mimarinin görsel temsili tarihsel süreç içinde farklı aşamalardan geçmiştir. Günümüzde ise fiziksel mekanları sanal ortamlarda anlatabilmek amacıyla çeşitli temsil araçları kullanılmaktadır. Fakat dijital platformlar halen mekanı durağan bir şekilde deneyimletmekte ve gerçek ortamdaki akışkanlık hissini bireyin zihninde yeterli düzeyde oluşturamamaktadır. Mekanın tam anlamıyla deneyimlenmesi beden zaman-mekan kesişiminin sağlanması ile gerçekleşebilmektedir. Bu bağlamda Topkapı Sarayı Müzesi örneği üzerinden dijital platformlar yoluyla aktarılan yazılı, görsel ve işitsel araçlarla mekanın fiziksel niteliklerinin, hacimsel ilişkilerinin ve 3 boyutlu kütle düzeninin algılanmasının ne ölçüde mümkün olduğunun anlaşılması amaçlanmaktadır. Çalışmada literatür taraması yapılmış, dijital platformlardaki ilgili imajlar, haritalamalar, videolar, 3D turlar, sanal gezinti uygulamaları vb. dokümanlar incelenerek sınıflandırılmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi’nin dijital platformlarda hangi araçlar kullanılarak temsil edildiği incelenmiştir. Temsil yöntemi olarak seçilen araçların, mekan algısının oluşumunda beden-mekan-zaman kesişiminin anlaşılması bakımından önem taşıdığı düşünülmektedir.