4 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Yayın Bariyerli otoyol gişelerinin trafik akımına etkisi: İstanbul Kuzey Marmara Otoyolu örneği(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2022-07-30) Aksoy, Göker; Çakıcı, ZiyaBu çalışma bariyerli, nakit ve otomatik ödeme sistemlerinin birlikte kullanıldığı otoyol çıkış gişelerinin trafik akımına olan etkisini ele almaktadır. Gişelerde, nakit ödeme yapan sürücüler tamamen durarak ödemelerini yapmakta, otomatik ödeme sistemine sahip olan araçlar ise hızlarını düşürerek ve yalnızca bariyerin açılmasını gözeterek geçiş yapabilmektedir. Ayrıca, sürücüler, karma ödeme sistemlerinin yanında farklı araç tiplerinin kullanımıyla da artan servis süreleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışma kapsamında, gişelerdeki servis süreleri, İstanbul Kuzey Marmara Otoyolu‘ nun Alemdağ gişeleri göz önünde bulundurularak, VISSIM benzetim programı ile farklı senaryolar altında incelenmiştir. Analizler sonucunda, otoyol ücretinin nakit ödenmesi durumunda servis sürelerinin araç tipine göre değişiklik gösterdiği ve bu sürelerin 6.1 sn ile 66 saniye arasında değiştiği görülmüştür. Bununla birlikte, talebin düşük olması durumunda, ardışık otomatik ödeme sistemini kullanan taşıtların birbirine etkisinin neredeyse bulunmadığı, nakit ödeme yapan kullanıcıların ise diğer taşıtlar üzerinde önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, 2000 tşt/sa/şrt‘ lik talep olması ve tüm taşıtların nakit ödemeyi tercih etmesi durumunda 48 dakikalara varan gecikmelerin yaşanabileceği bulunmuştur.Yayın Seyhan Havzası’nda düşük akımların analizi(Balıkesir Üniversitesi, 2025-07-15) Baysal, Selman; Yılmaz, Selahattin Utku; Kaçar, Furkan Sencer; Önöz, BihratBu çalışmada Seyhan Havzası’nda yer alan istasyonlarda düşük akım analizi gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda kısa, orta ve uzun vadeli kuraklık tespiti için d = 1, 7, 10 ve 15 günlük yıllık ortalama minimum debi değerleri kullanılarak düşük akım frekans analizi yapılmıştır. İki parametreli Log-Normal (LN2), Gamma (G2), Weibull (W2), Üstel (E2), Gumbel (GEV-I), Lojistik (L2) dağılımları ile üç parametreli GEV (GEV-III), Log-Normal (LN3), Pearson Tip III (P3), Log-Pearson Tip III (LP3) ve Genel Lojistik (GL3) dağılımları kullanılarak farklı dönüş aralıklarına sahip düşük akım tahminleri gerçekleştirilmiştir. Kolmogorov-Smirnov (K-S) uygunluk testi ile farklı istatistiksel dağılımların mevcut zaman serilerine uygunluğu tespit edilmiştir. Elde edilen düşük akımlardaki eğimin (trend) belirlenmesi için Mann-Kendall (MK), Trend-Free PreWhitening (TFPW) ve yenilikçi trend analizi (ITA) testleri uygulanmıştır. Çalışmada altı farklı istasyon ölçümleri kullanılarak elde edilen bulgular, Seyhan Havzası’nda en iyi tahminlerin LN2, P3, GEV-III ve LN3 dağılımları ile elde edildiğini göstermiştir. Seçilen anlamlılık düzeyinde üç istasyonda azalan trend bulunmuş olup, anlamlı bir trend tespit edilemeyen diğer istasyonlarda ITA testleri ile azalan bir eğilim belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, bu istasyonlarda özellikle son 10-15 yıllık süreçte ölçülen debilerin önemli miktarda azaldığı ve dolayısıyla küresel iklim değişikliği de göz önüne alındığında kuraklık riskinin olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Yayın Çoruh Havzasında meteorolojik kuraklıktan hidrolojik kuraklığa yayılımın analizi(Samsun Üniversitesi, 2024-10) Terzi, Tolga Barış; Önöz, BihratKuraklık geniş bir alanı etkileyen, sosyal ve ekolojik yaşamın çeşitli yönlerine zarar veren bir doğal afettir. İklim değişikliğinin artan etkisi ile kuraklık gibi doğal afetlerin etkileri de şiddetlenmektedir. Bu nedenle, etkili ve güvenilir kuraklık izleme ve kuraklık önleme sistemleri daha da önemli hale gelmektedir. Meteorolojik kuraklıktan hidrolojik kuraklığa yayılmanın belirlenmesi, kuraklık izleme ve önleme açısından kuraklık karakteristiklerini belirlemek kadar önemlidir. Bu nedenle, bu çalışma kapsamında Çoruh Havzası’nda hem meteorolojik kuraklığı hem de hidrolojik kuraklığı incelemek adına Standartlaştırılmış Yağış İndisi (SPI) ve Standartlaştırılmış Akım İndisi (SSFI) kullanılmıştır. Çoruh Havzası’nda seçilen 5 farklı istasyona ait yağış ve akım verileri kullanılarak 1989 ile 2011 yılları arasında standartlaştırılmış indisler 1, 3, 6, 9 ve 12-aylık zaman ölçeklerinde hesaplanmıştır. Hem meteorolojik hem de hidrolojik kuraklıklar için kuraklık karakteristikleri belirlenmiştir. Kuraklık karakteristikleri belirlendikten sonra hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığa tepki süresi, standartlaştırılmış indisler arasındaki doğrusal ve doğrusal olmayan bağımlılıkları göz önünde bulunduran iki aşamalı bir yöntem kullanılarak belirlenmiştir. Meteorolojik ve hidrolojik kuraklıklar arasındaki doğrusal bağımlılığın incelenmesinde Pearson korelasyon katsayısı kullanılırken, doğrusal olmayan bağımlılığın incelenmesinde ortak bilgi (MI) kullanılmıştır. Sonuç olarak, Çoruh Havzası’nda hidrolojik kuraklıkların meteorolojik kuraklıklara tepki süresi 9 ay olarak elde edilmiştir. Kuraklık karakteristiklerinin incelenmesi ile meteorolojik kuraklıktan hidrolojik kuraklığa evrilen kuraklıkların sıklığı azalırken uzunluk ve şiddetinde artışlar olduğu gözlemlenmiştir.Yayın Seyhan Havzası etrafında düşük akım frekans analizi ve kuraklık kurak dönem analizi(Samsun Üniversitesi, 2024-10) Yılmaz, Selahattin Utku; Çiltaş, Efe; Kanber, Yasemin Eldayıh; Bakar, Hamza; Öz, Müberra; Kaçar, Furkan Sencer; Önöz, BihratGünümüzde küresel iklim değişikliği nedeniyle dünyada artan sıcaklık ve buna bağlı olarak; bir bölgede yağışlarda, nem oranında, akarsu seviyelerinde görülen belirgin değişiklikler, söz konusu bölgede ekolojik, ekonomik gibi pek çok yönden büyük zararlara neden olmaktadır. Aynı zamanda, iklimdeki bu belirgin değişiklikler ve buna bağlı olarak söz konusu bölgedeki toplam su miktarındaki değişiklikler taşkın, kuraklık gibi felaketlere neden olabilmektedir. Özellikle, artan nüfus ile birlikte hızlı ve plansız yapılaşma, yanlış uygulanan nehir düzenleme çalışmaları, yanlış uygulanan tarımsal faaliyetler gibi uygulamalar nedeniyle bir bölgede su miktarının uzun süre boyunca normal seviyenin altında kalması sonucu kuraklığa (kıtlığa) rastlanılmaktadır. Kuraklık genel tanımı itibari ile bir bölgede, bir süre boyunca su miktarında normal düzeye göre belli bir miktarın üzerinde görülen eksiklik (Da Cunha vd., 1983) olmasına rağmen çeşitli disiplinler açısından incelendiğinde farklı büyüklükler bu noktada dikkate alınabilir (Bayazıt ve Önöz 2008). Bu çalışmada, kuraklık hidrolojik yönden incelenmiş ve akım verileri esas alınmış olup Seyhan Havzası etrafında, DSİ Genel Müdürlüğü “Akım Gözlem Yıllıları”dan alınmış geçmiş yıllara ait akarsu debi verilerine göre sırasıyla; Düşük Akım Frekans Analizi ve Runs (Gidişler) Analizi yapılmıştır. Yapılan bu analizlere çeşitli istatiksel yöntemler uygulanarak bir dönüş periyoduna bağlı debi değerlerinin tahmin edilmesi ve böylece akım verisi olmayan alanlarda dahi tasarım debisi değerlerinin elde edilmesi amaçlanmıştır. Buna bağlı olarak da Runs (Gidişler) analizleri yapılarak havzanın kurak döneminin (kuraklık durumunun) ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre E18A026 istasyonu hariç diğer tüm istasyonlarda akım tahminleri 2, 5 ve 20 yıllık dönüş aralığına sahip akımlar oldukça küçük tahmin edilmiş ve Run Analizi sonuçları doğrultusunda bu istasyonlarda ciddi bir kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya olunduğuna ulaşılmıştır.












