Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 12
  • Yayın
    Çalışma mekânlarında esneklik kavramının değerlendirilmesi: Yemeksepeti.park örneği
    (Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Uçkan, Betül
    Modern hayatın etkisinde dönüşüme uğrayan ofis tipolojileri 20. yüzyılın sonunda ‘esnek çalışma mekânları’ başlığı altında gelişmeye başlamıştır. Tipoloji, değişen hiyerarşi sistemleri ve gelişen teknolojilerin beslediği esnek çalışma kültürüyle olgunlaşmaktadır. Çalışanların zamanı verimli ve keyifli geçiriyor olmalarının, ihtiyaçlarının ve taleplerinin ön planda tutulduğu; mekân ve zaman konusunda katı kuralları olmayan dinamik, akışkan bir çalışma hayatını benimseyen bu esnek çalışma sistemlerinde, içinde kurulacak olan yaşamı yaşatabilecek, canlandırabilecek, esnetebilecek çeşitli mekân organizasyonlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Sürekli işleyen, devingen, akışkan yaşam senaryosuna uyum sağlayabilen bu mekânlarda aynı anda birçok farklı soruna çözüm olabilen, esneyebilen mekân çözümlemeleri dikkat çekmektedir. Katı, aşılamaz duvarlar yerlerini açık ofis sistemlerine ve yaşam senaryosuna göre yeniden kurulabilme olanağına sahip mekânlara bırakmaktadır. Tipoloji, son otuz yıldır tartışılıyor ve geliştiriliyor olsa da yapılan araştırmalar Covid-19 pandemisiyle çalışma hayatında esneklik kavramına verilen değerin arttığını ve artacağını öngörmektedir. Bu nedenle çalışma mekânlarında esneklik kavramının analizi ve mekânsal kalitenin artırılması -gelişimi hız kazanacağı düşünülen- bu tipoloji için önem arz etmektedir. Çalışmada, tipolojinin geliştirilmesi ve üretilecek yeni projelerde kullanılabilecek bir bilgi havuzu oluşturabilmesi amacıyla İstanbul için başarılı bir esnek çalışma mekânı olarak değerlendirilen YemekSepeti.Park projesi üzerinden analiz yapılmaktadır. İlk aşamada kaynak tarama, proje inceleme, mekânsal analiz, yerinde gözlem gibi yöntemlerle projedeki tasarım kararlarının ve tasarım unsurlarının incelenmesi; diğer aşamada ise anket soruları ve kısa görüşmeler aracılığıyla, mekânların kullanıcılar üzerindeki etkilerinin ve kullanıcı deneyimlerinin/ yorumlarının araştırılması yer almaktadır. İkinci aşamadaki anket çalışması ilk bölümde elde edilen veriler doğrultusunda, bu örnek üzerinden esnek çalışma mekânlarındaki güçlü ve zayıf yönlerini açığa çıkartabilmek, yeni fırsatlar yaratabilmek amacıyla hazırlanmıştır. YemekSepeti.Park örneğinde kullanıcıların olumlu ve olumsuz gördüğü konular, geliştirilmesini istedikleri mekânsal gereklilikler tartışılmıştır.
  • Yayın
    Sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütleri bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelenmesi
    (Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Tuna, Rüksan
    Bu çalışmada Sürdürülebilir Gelişmeyi tanımlayan ve büyümenin sınırlarını çizen 1987 Brutland Raporu’nun BM tarafından benimsenip imzalanmasının ardından geçen 35 yıl zarfında sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütlerinin bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelemesi ve özeti yapılmıştır. Ağırlıkla TMMOB Mimarlar Odası yayınlarından faydalanılarak sürdürülebilirliğin meslek örgütü politikalarına yansımaları araştırılmıştır. Türkiye mimarlık meslek örgütünün çatı örgütü Uluslararası Mimarlar Birliği ve Avrupa Mimarlar Konseyi yayınlarında “sürdürülebilirlik” kavramı izlenmeye çalışılmıştır. Süreç içinde yapılan toplantılar, alınan kararlar irdelenerek, bunların bölgesel birlikler ile onların karar ve mutabakatlarına yansımaları irdelenmiştir. BM karar ve mutabakatlarına koşut olarak sürdürülebilirlik bağlamında yaşanan gelişmeler anakronikliğe düşülmeden yansıtılmaya çalışılmıştır.
  • Yayın
    Kültürel miras etki değerlendirme (KÜMED) kavramı, uluslararası yaklaşımlar ve uygulamalar: Türkiye’de KÜMED uygulanabilirliğinin irdelenmesi
    (KARE Publishing, 2021-12) Çetin, Burcu Can; Gülersoy, Nuran Zeren
    Kültür varlıklarının korunması ve yönetilmesi süreçlerinde, koruma ile gelişme önerileri arasında denge kurulmasında yeni ve önemli bir araç olarak tanımlanan kültürel miras etki değerlendirme (KÜMED) konusu, 2000’li yılların başında çevresel etki değerlendirmeden ayrılarak geliştirilmeye başlanmıştır. “The United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (UNESCO)” Dünya Miras Merkezi ve “International Council on Monuments and Sites (ICOMOS)” başta olmak üzere, kültür varlıklarının sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefiyle birçok uluslararası kurum ve kuruluş tarafından çeşitli KÜMED rehberleri ve ilkeleri yayımlanmıştır. Son yıllarda Türkiye’nin yakından izlediği Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nde, bu rehberlerin ülke mevzuatlarıyla bütünleştirilerek uygulanması uluslararası koruma literatürüne ve etki değerlendirme pratiklerine geniş katkılar sunmaktadır. Türkiye’de de KÜMED’in, mevcut koruma-etki değerlendirme-planlama sistemi içinde nasıl konumlandırılabileceği tartışılmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada, KÜMED ile ilgili uluslararası yaklaşımlardan ve örnek uygulamalardan yapılan çıkarımlarla Türkiye’deki kültür mirası ve etki değerlendirme ilişkisinin kurulabilmesi için benimsenmesi gereken KÜMED ilkeleri tanımlanmaktadır. Bu bağlamda; KÜMED kavramı açıklanmakta, günümüzdeki uluslararası çevresel etki değerlendirme yaklaşımlarında da görülen “proje” ya da “gelişme” odaklı perspektiften önemli ölçüde uzaklaşan, uluslararası koruma kurumlarının KÜMED yaklaşımlarına yer verilmektedir. Çalışmada ayrıca, gelişmiş ülkeler arasından KÜMED’e yenilikçi yaklaşımlar sunan ve Türkiye’de KÜMED’in geliştirilmesine katkı sağlayabilecek nitelikte çeşitlenen dört yurt dışı deneyimi olan Liverpool, Kinderdijk-Elshout, York Kenti Planı ve Özgürlük Anıtı örnekleri karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Uluslararası KÜMED yaklaşımları bağlamında Türkiye’de hazırlanmış KÜMED uygulamalarından sayılabilecek olan Haliç Metro Geçiş Köprüsü ve Avrasya Tüneli Türkiye’deki KÜMED sorunlarına dikkat çekilerek incelenmiştir. Ele alınan KÜMED uygulamalarının hepsinin öne çıkan nitelikleri ve güçlü özellikleri çerçevesinde Türkiye için ulusal bir koruma stratejisinin ihtiyacının yanı sıra; koruma-KÜMED-planlama sisteminin yeniden kurgulanarak bütünleştirilmesi gerekliliği vurgulanarak Türkiye’de uygulanabilir bir KÜMED için temel ilkeler geliştirilmiştir..
  • Yayın
    What fundamental indicators should be used to measure the change in the historic urban landscape approach?
    (Konya Technical Univ, 2022-12-20) Koyunoğlu, Ayşen Balin; Gülersoy, Nuran Zeren
    Historic Urban Landscape (HUL) identifies an urban area due to its cultural and natural values and the qualities of its historical plane. Within this context, this article aims to determine and categorize these values used in the HUL approach as indicators. The research question focuses on finding specific indicators used in the HUL approach to measuring change beyond considering natural and cultural heritage values in the landscape context. These indicators in 228 peer-reviewed publications implementing the HUL from 2008 to 2021 are assessed. The six-step inclusive and exclusive theoretical framework is established as a method in this article to detect the inadequate implementations of HUL in case studies. The initial finding of this article is that the adequacy of using the HUL approach in publications is questionable as the implementation of the HUL approach processes was incomplete or misunderstood in most of them. Only 29 articles of the 228 publications implemented the HUL approach in its entirety. The other finding is that when the change measurement indicators in the HUL approach are examined, it is evident that natural indicators were the least used group compared to cultural and identity indicators. Each cultural, natural, and identity indicator group should be utilized evenly to implement the HUL approach adequately. This article presents a fundamental indicator list that includes cultural, natural, and identity groups for correctly using the HUL approach.
  • Yayın
    Mısır Çarşısı'nı düşünmek: mekansal pratikler, özneler, gündelik yaşam
    (İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 2021-12) Durhan, Özlem Sıla; Özgüven, Yekta; Tanman, Gülru
    Yeni Cami Külliyesi’nin yapılarından biri olarak inşa edildiği 17. yüzyıldan günümüze uzanan bir aralıkta, farklı yoğunluklarda da olsa, bir aktarlar ya da baharat çarşısı olma işlevinin süreklilik göstermesi; yüzyıllardır İstanbul’un en canlı ticaret bölgelerinden biri olan Eminönü’nde yıkımlar, inşalar, eklemeler içeren çeşitli müdahaleler geçirerek fiziksel ve ekonomik olarak ayakta kalabilmiş olmasıyla önem taşıyan, ancak şimdiye kadar pek az araştırılmış Mısır Çarşısı üstüne, Ö. Sıla Durhan ve Yekta Özgüven’den bir araştırma projesinden kitaba uzanan titiz ve detaylı bir çalışma.
  • Yayın
    Atmosphere of place: a look at Olafur Eliasson’s art through Peter Zumthor’s principles
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2024-10-31) Özer, İpek
    The atmosphere of a space has a multilayered structure and it is related to experience, interaction between body and space and senses. Experiencing the space is crucial for perceiving the atmosphere. Additionally, when the experience appeal to multiple senses—such as touch, hearing, and smell, rather than just sight— it became enriched. Given this, it can be said that a multisensory experience is necessary for a holistic perception of a space’s atmosphere. The main aim of this study is to understand the concept of atmosphere in architecture and to explore how it can be created. The study first discusses the concepts of space, experience, relationship with senses and atmosphere. Then, nine principles defined by architect Peter Zumthor, who focuses extensively on the concept of atmosphere were examined. Since atmosphere is an abstract concept, Zumthor’s nine principles contribute to a more concrete understanding of the elements that create atmosphere. Following this, the study analyzes the atmosphere in three works by artist Olafur Eliasson: “The Weather Project,” “Din Blinde Passenger,” and “Reality Projector,” by using Zumthor’s insights. This analysis identifies the elements contributing to the creation of atmosphere and highlights the importance of multisensory experience.
  • Yayın
    Reshaping the urban memory: the transformation of PTT directorate building in Ankara Ulus in the 1970s
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2024-10-31) Köksoy, Zeynep
    This paper focuses on the PTT Directorate Building located in the Ulus, Ankara, investigating its impact on the urban memory and experience of the main street, Atatürk Boulevard. Constructed in the late 1970s to address the growing needs of the PTT, it became a prominent modern structure in Ulus among several Republican and Post-War Era structures. It still dominates the built environment with its cubical mass and large scale. However, since its construction, it has been a controversial structure among the locals, still being discussed to this day. The structure replaced the Post Office Palace, a Republican structure constructed in 1925 on the same site and demolished in the 1970s for the new one, creating a significant transformation and change within the context and the urban memory. Thus, this paper aims to investigate why such a radical transformation occurred and how it created a change in the identity of a governmental structure by discussing the political, economic, social, and, consequently, architectural changes in relation to the developments, necessities, and motivations of the Post- War Period and onwards. Through the examination of scholarly research, documents, and interviews with the actors involved in the design and construction of the structure, the paper discusses the factors leading to its transformation, the ways of implications of modern architecture of the time, and its place in the broader discussions of preservation and conservation. Investigating the transformation will express the significance of the new Post Office building in reshaping the urban memory and its role in placing a new identity shaped with modern architecture in the collective memory.
  • Yayın
    Architectural images and values in banknote design: Turkish Republic E1. Emission Group
    (Gazi University, 2024-12-29) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül
    Banknotes are more than just a tool for economic exchange; they also represent the identity and shared ideals of the country they belong to. The elements used in banknote designs are a part of social values rather than aesthetic or visual features. The main design elements are images, color tones, flags, signatures, and various security codes. The designs symbolize the common values shared by societies and also their future goals. From ancient times to the present, banknotes featuring images of architectural structures have been popular. The images used are either pictures or abstractions of architectural structures. Abstractions often have broader meanings and symbolic connotations. Including the E9 emission group that is still used today, a total of 9 emission groups have been printed since the date of the Republic of Türkiye. The study focuses on the E1 Emission Group, the first banknotes of the Republic. It uses the descriptive analysis method to investigate the architectural, social, and cultural meanings of the architectural images on these banknotes. In addition to the functional and spatial characteristics of the architectural structures, their social, cultural, and historical meanings were evaluated with their periods' political and social atmosphere. The study reveals that banknotes are not only an economic tool but also a reflection of spatial and cultural values. The architectural images used on banknotes in the examined period emphasize common values and ideals and reflect the Republic's ideology and the period's spirit.
  • Yayın
    Rusya'da değişen konut politikaları ve konut tasarımına etkisi
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi, 2024-07-12) Önder, Zeycan; Özsoy, Ahsen
    Amaç: Endüstri devrimi ile birlikte şehirlerde hızla artan ve büyüyen işçi nüfusu için ortaya çıkan barınma ihtiyacı, konut sorununu toplumun gündemine taşımıştır. Konut sorununun çözümüne dönük olarak ve konutun gelişim sürecinde ülkelerin ekonomisi, yönetim biçimi ve sosyo-kültürel yapısına bağlı olarak, farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Rusya’da konut iklimsel ve kültürel özelliklerden kaynaklanan bazı biçimsel farklılıklara rağmen uzun bir zaman kırsal karakterini değiştirmeden korumuştur. Çalışmada, konut gelişiminde endüstrileşme ve ülke politikalarının etkisinin Rusya örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Kavramsal Çerçeve: Konut, Sovyet Devlet politikasının her zaman en önemli parçası olmuş, insan bilincinin dönüştürülmesi ve davranışlarının değiştirilmesinde en önemli rol oynaması beklenmiştir. Yöntem: Çalışmada, doküman analizi kapsamında literatür araştırmasından elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışma örneklemi Rusya’daki konut politikaları, 1917 öncesi Rus Devleti’nin tarihi gelişimi ve bu gelişim içindeki konut örneklerini de kapsayacak biçimde 1917-1991 yılları arasında Sovyetler Birliği’nde yaşanan ekonomik ve politik değişimler ve bu değişimlerin mimarlık alanında oluşturduğu dönemler ve değişimlerin etkisi ile konut tasarımı ve yapımında meydana gelen gelişmeler dönemsel olarak ele alınmıştır. Bulgular: Ülkenin ekonomik olanakları, yaşam alanlarını belirleyen standartlara, konutta yer alacak fonksiyonların belirlenmesine ve bu fonksiyonların konuttaki mekansal organizasyonuna yansımıştır. Konutlara tek aile yerleştirilebildiği gibi, konut’un yetersiz olduğu durumlarda aynı konutu birden fazla ailenin paylaştığı “komünal” yaşam veya ortak kullanım alanları olan komünal daireler oluşturulmuştur. 1960’lı yıllarda endüstrileşmiş ekonomik konut yapım metotlarının uygulanmaya başlanması ile, ekonomik “her aileye bir konut” prensibi tamamen benimsenmiş ve sonraki çalışmalar bu prensip doğrultusunda gelişmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçları, 1917’de başlayıp 1991 yılında sona eren Sovyet rejimi sürecindeki gelişme ve değişimlerin, konut tasarımı ve yapımını etkilediğini göstermektedir. Yaşam kalitesi sınırlarının belirlenmesinde, konutun yeri göz önünde bulundurulduğunda, ülke tarafından ortaya konan politikaların rolünün önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
  • Yayın
    REINTERPRETARE IL RUOLO ECOLOGICO DELL’ACQUA Materiali viventi e design inclusivo
    (LetteraVentidue Edizioni S.r.l., 2025-12-30) Süyük Makaklı, Elif; Yücesan Altay, Ebru
    L’acqua ha storicamente agito come catalizzatore culturale dello spazio, plasmando la vitacollettiva attraverso la sua presenza ecologica e sensoriale. In tale ottica l’articolo reinterpretail ruolo ecologico dell’acqua attraverso un approccio ‘ricerca attraverso il design’ che sviluppaun quadro concettuale per la progettazione di interventi di micro-architetture. Lo studio esploracome i materiali a base biologica, e in particolare i compositi di micelio e i sistemi biolumine-scenti, possano migliorare il coinvolgimento multisensoriale e la consapevolezza ecologicanegli spazi pubblici. Attingendo alla recente letteratura internazionale e alla ricerca nel campodel progetto il contributo individua parametri per le prestazioni luminose, il comportamentodei materiali e la reattività ambientale. La proposta che ne risulta posiziona l’acqua comeun mezzo spaziale attivo, percettibile e inclusivo, contribuendo ai dibattiti attuali sul designmultispecie, l’urbanistica sensoriale e il legame tra gli SDG 6, 11 e 13.