Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Çalışma mekânlarında esneklik kavramının değerlendirilmesi: Yemeksepeti.park örneği
    (Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Uçkan, Betül
    Modern hayatın etkisinde dönüşüme uğrayan ofis tipolojileri 20. yüzyılın sonunda ‘esnek çalışma mekânları’ başlığı altında gelişmeye başlamıştır. Tipoloji, değişen hiyerarşi sistemleri ve gelişen teknolojilerin beslediği esnek çalışma kültürüyle olgunlaşmaktadır. Çalışanların zamanı verimli ve keyifli geçiriyor olmalarının, ihtiyaçlarının ve taleplerinin ön planda tutulduğu; mekân ve zaman konusunda katı kuralları olmayan dinamik, akışkan bir çalışma hayatını benimseyen bu esnek çalışma sistemlerinde, içinde kurulacak olan yaşamı yaşatabilecek, canlandırabilecek, esnetebilecek çeşitli mekân organizasyonlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Sürekli işleyen, devingen, akışkan yaşam senaryosuna uyum sağlayabilen bu mekânlarda aynı anda birçok farklı soruna çözüm olabilen, esneyebilen mekân çözümlemeleri dikkat çekmektedir. Katı, aşılamaz duvarlar yerlerini açık ofis sistemlerine ve yaşam senaryosuna göre yeniden kurulabilme olanağına sahip mekânlara bırakmaktadır. Tipoloji, son otuz yıldır tartışılıyor ve geliştiriliyor olsa da yapılan araştırmalar Covid-19 pandemisiyle çalışma hayatında esneklik kavramına verilen değerin arttığını ve artacağını öngörmektedir. Bu nedenle çalışma mekânlarında esneklik kavramının analizi ve mekânsal kalitenin artırılması -gelişimi hız kazanacağı düşünülen- bu tipoloji için önem arz etmektedir. Çalışmada, tipolojinin geliştirilmesi ve üretilecek yeni projelerde kullanılabilecek bir bilgi havuzu oluşturabilmesi amacıyla İstanbul için başarılı bir esnek çalışma mekânı olarak değerlendirilen YemekSepeti.Park projesi üzerinden analiz yapılmaktadır. İlk aşamada kaynak tarama, proje inceleme, mekânsal analiz, yerinde gözlem gibi yöntemlerle projedeki tasarım kararlarının ve tasarım unsurlarının incelenmesi; diğer aşamada ise anket soruları ve kısa görüşmeler aracılığıyla, mekânların kullanıcılar üzerindeki etkilerinin ve kullanıcı deneyimlerinin/ yorumlarının araştırılması yer almaktadır. İkinci aşamadaki anket çalışması ilk bölümde elde edilen veriler doğrultusunda, bu örnek üzerinden esnek çalışma mekânlarındaki güçlü ve zayıf yönlerini açığa çıkartabilmek, yeni fırsatlar yaratabilmek amacıyla hazırlanmıştır. YemekSepeti.Park örneğinde kullanıcıların olumlu ve olumsuz gördüğü konular, geliştirilmesini istedikleri mekânsal gereklilikler tartışılmıştır.
  • Yayın
    Sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütleri bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelenmesi
    (Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Tuna, Rüksan
    Bu çalışmada Sürdürülebilir Gelişmeyi tanımlayan ve büyümenin sınırlarını çizen 1987 Brutland Raporu’nun BM tarafından benimsenip imzalanmasının ardından geçen 35 yıl zarfında sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütlerinin bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelemesi ve özeti yapılmıştır. Ağırlıkla TMMOB Mimarlar Odası yayınlarından faydalanılarak sürdürülebilirliğin meslek örgütü politikalarına yansımaları araştırılmıştır. Türkiye mimarlık meslek örgütünün çatı örgütü Uluslararası Mimarlar Birliği ve Avrupa Mimarlar Konseyi yayınlarında “sürdürülebilirlik” kavramı izlenmeye çalışılmıştır. Süreç içinde yapılan toplantılar, alınan kararlar irdelenerek, bunların bölgesel birlikler ile onların karar ve mutabakatlarına yansımaları irdelenmiştir. BM karar ve mutabakatlarına koşut olarak sürdürülebilirlik bağlamında yaşanan gelişmeler anakronikliğe düşülmeden yansıtılmaya çalışılmıştır.
  • Yayın
    Kültürel miras etki değerlendirme (KÜMED) kavramı, uluslararası yaklaşımlar ve uygulamalar: Türkiye’de KÜMED uygulanabilirliğinin irdelenmesi
    (KARE Publishing, 2021-12) Çetin, Burcu Can; Gülersoy, Nuran Zeren
    Kültür varlıklarının korunması ve yönetilmesi süreçlerinde, koruma ile gelişme önerileri arasında denge kurulmasında yeni ve önemli bir araç olarak tanımlanan kültürel miras etki değerlendirme (KÜMED) konusu, 2000’li yılların başında çevresel etki değerlendirmeden ayrılarak geliştirilmeye başlanmıştır. “The United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (UNESCO)” Dünya Miras Merkezi ve “International Council on Monuments and Sites (ICOMOS)” başta olmak üzere, kültür varlıklarının sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefiyle birçok uluslararası kurum ve kuruluş tarafından çeşitli KÜMED rehberleri ve ilkeleri yayımlanmıştır. Son yıllarda Türkiye’nin yakından izlediği Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nde, bu rehberlerin ülke mevzuatlarıyla bütünleştirilerek uygulanması uluslararası koruma literatürüne ve etki değerlendirme pratiklerine geniş katkılar sunmaktadır. Türkiye’de de KÜMED’in, mevcut koruma-etki değerlendirme-planlama sistemi içinde nasıl konumlandırılabileceği tartışılmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada, KÜMED ile ilgili uluslararası yaklaşımlardan ve örnek uygulamalardan yapılan çıkarımlarla Türkiye’deki kültür mirası ve etki değerlendirme ilişkisinin kurulabilmesi için benimsenmesi gereken KÜMED ilkeleri tanımlanmaktadır. Bu bağlamda; KÜMED kavramı açıklanmakta, günümüzdeki uluslararası çevresel etki değerlendirme yaklaşımlarında da görülen “proje” ya da “gelişme” odaklı perspektiften önemli ölçüde uzaklaşan, uluslararası koruma kurumlarının KÜMED yaklaşımlarına yer verilmektedir. Çalışmada ayrıca, gelişmiş ülkeler arasından KÜMED’e yenilikçi yaklaşımlar sunan ve Türkiye’de KÜMED’in geliştirilmesine katkı sağlayabilecek nitelikte çeşitlenen dört yurt dışı deneyimi olan Liverpool, Kinderdijk-Elshout, York Kenti Planı ve Özgürlük Anıtı örnekleri karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Uluslararası KÜMED yaklaşımları bağlamında Türkiye’de hazırlanmış KÜMED uygulamalarından sayılabilecek olan Haliç Metro Geçiş Köprüsü ve Avrasya Tüneli Türkiye’deki KÜMED sorunlarına dikkat çekilerek incelenmiştir. Ele alınan KÜMED uygulamalarının hepsinin öne çıkan nitelikleri ve güçlü özellikleri çerçevesinde Türkiye için ulusal bir koruma stratejisinin ihtiyacının yanı sıra; koruma-KÜMED-planlama sisteminin yeniden kurgulanarak bütünleştirilmesi gerekliliği vurgulanarak Türkiye’de uygulanabilir bir KÜMED için temel ilkeler geliştirilmiştir..
  • Yayın
    Mısır Çarşısı'nı düşünmek: mekansal pratikler, özneler, gündelik yaşam
    (İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 2021-12) Durhan, Özlem Sıla; Özgüven, Yekta; Tanman, Gülru
    Yeni Cami Külliyesi’nin yapılarından biri olarak inşa edildiği 17. yüzyıldan günümüze uzanan bir aralıkta, farklı yoğunluklarda da olsa, bir aktarlar ya da baharat çarşısı olma işlevinin süreklilik göstermesi; yüzyıllardır İstanbul’un en canlı ticaret bölgelerinden biri olan Eminönü’nde yıkımlar, inşalar, eklemeler içeren çeşitli müdahaleler geçirerek fiziksel ve ekonomik olarak ayakta kalabilmiş olmasıyla önem taşıyan, ancak şimdiye kadar pek az araştırılmış Mısır Çarşısı üstüne, Ö. Sıla Durhan ve Yekta Özgüven’den bir araştırma projesinden kitaba uzanan titiz ve detaylı bir çalışma.
  • Yayın
    Rusya'da değişen konut politikaları ve konut tasarımına etkisi
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi, 2024-07-12) Önder, Zeycan; Özsoy, Ahsen
    Amaç: Endüstri devrimi ile birlikte şehirlerde hızla artan ve büyüyen işçi nüfusu için ortaya çıkan barınma ihtiyacı, konut sorununu toplumun gündemine taşımıştır. Konut sorununun çözümüne dönük olarak ve konutun gelişim sürecinde ülkelerin ekonomisi, yönetim biçimi ve sosyo-kültürel yapısına bağlı olarak, farklı yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Rusya’da konut iklimsel ve kültürel özelliklerden kaynaklanan bazı biçimsel farklılıklara rağmen uzun bir zaman kırsal karakterini değiştirmeden korumuştur. Çalışmada, konut gelişiminde endüstrileşme ve ülke politikalarının etkisinin Rusya örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Kavramsal Çerçeve: Konut, Sovyet Devlet politikasının her zaman en önemli parçası olmuş, insan bilincinin dönüştürülmesi ve davranışlarının değiştirilmesinde en önemli rol oynaması beklenmiştir. Yöntem: Çalışmada, doküman analizi kapsamında literatür araştırmasından elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışma örneklemi Rusya’daki konut politikaları, 1917 öncesi Rus Devleti’nin tarihi gelişimi ve bu gelişim içindeki konut örneklerini de kapsayacak biçimde 1917-1991 yılları arasında Sovyetler Birliği’nde yaşanan ekonomik ve politik değişimler ve bu değişimlerin mimarlık alanında oluşturduğu dönemler ve değişimlerin etkisi ile konut tasarımı ve yapımında meydana gelen gelişmeler dönemsel olarak ele alınmıştır. Bulgular: Ülkenin ekonomik olanakları, yaşam alanlarını belirleyen standartlara, konutta yer alacak fonksiyonların belirlenmesine ve bu fonksiyonların konuttaki mekansal organizasyonuna yansımıştır. Konutlara tek aile yerleştirilebildiği gibi, konut’un yetersiz olduğu durumlarda aynı konutu birden fazla ailenin paylaştığı “komünal” yaşam veya ortak kullanım alanları olan komünal daireler oluşturulmuştur. 1960’lı yıllarda endüstrileşmiş ekonomik konut yapım metotlarının uygulanmaya başlanması ile, ekonomik “her aileye bir konut” prensibi tamamen benimsenmiş ve sonraki çalışmalar bu prensip doğrultusunda gelişmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçları, 1917’de başlayıp 1991 yılında sona eren Sovyet rejimi sürecindeki gelişme ve değişimlerin, konut tasarımı ve yapımını etkilediğini göstermektedir. Yaşam kalitesi sınırlarının belirlenmesinde, konutun yeri göz önünde bulundurulduğunda, ülke tarafından ortaya konan politikaların rolünün önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
  • Yayın
    Prost Planı’na uzanan kentsel süreçlerin izinde İstanbul’da planlama
    (TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, 2023) Durhan Özlem Sıla
    Erken Cumhuriyet döneminde İstanbul'un kentsel gelişimi modernleşmenin bir gereği olarak görülmüştür. Bu bağlamda, İstanbul'un nazım planı için 1933 yılında açılan uluslararası yarışmada Hermann Ehlgötz'ün projesi seçilmesine rağmen, 1936 yılında Henri Prost görevlendirilmiştir. Ancak Cumhuriyet'in ilk yıllarından Prost dönemine kadar İstanbul'un planlanmasıyla ilgili pek çok girişimden söz etmek mümkündür. Bunlar arasında İstanbul Belediyesi'nin kentsel gelişim programları, Carl Christoph Lörcher, Hermann Jansen, Hermann Ehlgötz, Donat Alfred Agache, Jacques Lambert, Martin Wagner'in deneyimleri sayılabilir. Bu makale, Erken Cumhuriyet yöneticilerinin itici gücüyle harekete geçirilen ancak öngörüldüğü gibi ilerlemeyen, gerçekleşmeyen ya da göz ardı edilen kentsel süreçlerin izini sürmekte ve İstanbul'un dönüşümünün arka planını tartışmaktadır. Bu süreçte kent planlaması ile neyin amaçlandığı, İstanbul'un nasıl ve hangi araçlarla planlandığı, kent planlanmadan önce yaşanan olaylar, talepler, tepkiler ve eleştiriler Prost Planı'na yansımaları ile birlikte değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kentin sadece tutarlı planlanmış bir ürün olmadığı, aynı zamanda yarım kalmış, kesintiye uğramış ya da kısmen gerçekleşmiş çabalarla şekillendiği görülebilir.