14 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 14
Yayın Dijital ikiz teknolojisinin sinemaya yansımaları ve etik sorunlar(Motif Yayıncılık, 2023-09-19) Şeylan, SeherGelişen teknoloji ile beraber Endüstri 4.0 teknolojileri ile bilinirliği artan dijital ikiz uygulamaları pek çok sektörde sıklıkla kullanır hale gelmiştir. Daha hızlı, esnek, kaliteli ve kişileştirilmiş ürünler sunan dijital ikiz aynı zamanda değerlendirme, tahmin etme, öğrenme, analiz ve geliştirme gibi konularda işletmelere ve kurumlara zaman kazandırarak, hata payını en aza indirmekte ve kar oranını artırmaktadır. Sağlıktan kamu denetimine, eğitimden ulaşıma, havacılık sektöründen neredeyse tüm mühendislik dallarında kullanılan dijital ikiz görsel işitsel dünyada da kullanılmaya başlanmıştır. Bu hali ile yapay zekânın sinemaya getirdiği yenilikler arasında yer alan dijital ikiz kavramının ortaya çıkması yeni olmamakla beraber sinema sektörü için kavrama ilişkin bir boşluk bulunmaktadır. Bu makalenin amacı, Endüstri 4.0 ile önemi artan dijital ikiz uygulamasının yaratacağı etik ihlalleri tartışmaktır. Çalışma boyunca Netflix platformunda yer alan Black mirror dizisinin konu ile ilgili John is Awful ve (Ally Pankiw,2023) Beyond the Sea (John Crowley,2023 ) bölümleri özel hayatın gizliliğinin korunması hakkı, kişisel verilerin korunması hakkı, dijital mecralarda lekelenmeme hakkı ve toplumsal etik değerlerin ihlali çerçevesinde çözümlenmektedir. İnsanın dijital ikizinin oluşturulmasının pek çok etik sorunu beraberinde getirdiği görülmektedir. Çalışma, dijital ikiz uygulamaları hakkında bilgi verirken, uygulamanın sinemada yer alış biçimi üzerine odaklanan öncü çalışmalar arasındadır.Yayın Film okuryazarlığı: sosyolojik açıdan Kız Kardeşler’i okumak(Mehmet Dursun Erdem, 2021-12-30) Şeylan, SeherGünümüz yüzyılında gelişen teknoloji ile beraber dört bir taraftan bilgi bombardımanı altında kalan bireyin, doğru bilgiye ulaşması için bir takım okuma yazma becerilerine sahip olmasını gerekmektedir. Çoğu zaman birincil bilgilenme kaynağı olan medyadan soyut, somut, ses ve hareket aracılığıyla bireye ulaşan iletilerin ardında yatan toplumsal, kültürel ve politik mesajların farkına varabilmek için medya okuryazarı olmak şarttır. Öte yandan, medyayı okuma becerisi geleneksel ve yeni medya iletilerini çözümleyebilme noktasında yeterli olabilmekle beraber, günümüzde etki alanı gittikçe genişleyen sinema filmlerinin örtük dilini anlamak ve filmi eleştirebilme becerisine sahip olmak film okuryazarlığı olarak adlandırılmaktadır. Filmleri edilgen bir şekilde seyretmekten öte, anlama ve değerlendirme niteliklerine sahip bir seyirci kitlesi yaratmayı hedef edinen film okuryazarlığı, filmin derinliklerinde yatan anlam katmanlarına ulaşır. Bu yaklaşım, film seyretmeyi vakit geçirmek için bir araç olarak görmek yerine, filmi kültür ve sanat ürünü olarak değerlendirir. Sosyolojik analiz filmleri sosyal bir sanat ve kültür ürünü olarak okuyan yöntemlerden biridir. Bu yöntem filmleri toplumun değer yargılarını ve ideallerini yansıtan kültürel birer ürün olarak görür. Filmleri sosyolojik anlayışla okumanın temelinde ulus, sınıf, ırk, cinsiyet çerçevesinde toplumun değer yargılarını, toplumsal hafızasını, yaşam biçimini, toplumsal rolleri saptamak hedeflenir. Bu tür okumada, filmler üretilmiş oldukları ya da ele aldıkları dönemin toplumsal verilerine göndermede bulunur. Bu çalışmada Kız Kardeşler filmi (Emin Alper, 2019), sınıf, iktidar, toplumsal cinsiyet ve roller bağlamında sosyolojik açıdan analiz edilmektedir. Sosyolojik okuma ile analiz edilen filmin sınıf mücadelesi, toplumsal cinsiyet, roller ve iktidar bağlamında veriler barındırdığı görülmektedir.Yayın Kültürel kimlik bağlamında “Kapı”da Süryani ve Türk olmak(Motif Yayıncılık, 2022-12-18) Şeylan, SeherBu çalışmanın amacı kültürel kimlik ve sinema arasındaki ilişkiyi Süryani ve Türk kimlikleri üzerinden okumaktır. Kültürel kimlik temsillerinin sinemada yeniden inşa edildiği varsayımından yola çıkan çalışma, Kapı(Nihat Durak, 2019) filminde yer alan Süryani ve Türk kimliklerinin kültürel kimlik inşasını, temsil alanı olan sinema üzerinden karşılaştırmalı analiz etme amacındadır. Filmin kültürel kimlikleri sunuş biçimi üzerinde durulacaktır. Araştırmanın çıkış noktası Türk ve Süryani kimliklerinin filmde karşıt olarak konumlandırıldığı ve bunun kimlik temsilinde farklıklara yol açtığı yönündedir. Filmin analizi Türk ve Süryani kültürel kimliklerinin sunuş biçimi ve ötekileştirme bağlamında gerçekleştirilmiştir. Film kültürel kimlik bağımlı değişkeni ile gelenek ve görenekler, ortak geçmiş, etik değerler (ahlaki anlayışlar), sanat ve mimari anlayış bağımsız değişkenleri çerçevesinde analiz edilmiştir. Karşıt toplumlar veya karşıt karakterlerin aidiyet bağı ile bağlı olduğu toplumlara atfedilen karşıt özellikler tespit edilmiştir. Sinemanın toplumu siyasi, kültürel ve toplumsal olarak etkileme gücü düşünüldüğünde karşıt kimliklerin dengeli temsil biçimlerinin toplumsal bütünlüğün sağlanmasına önemli katkı sunacağı muhakkaktır.Yayın Belgeselde mekân ve hafıza: Masumiyet belgeseli üzerine bir değerlendirme(Necbettin Erbakan Üniversitesi, 2023-12-29) Şeylan, SeherÖzü gereği yaşamın, yaşanmışlığın kaydını tutan belgesel bu yönü ile hafızaya da katkı sunmaktadır. En temel anlamı ve işlevi ile hafıza geçmişin yaşanmışlıklarını saklayan ve geri çağırarak hatırlamanın gerçekleştiği alandır. Belgesel sinema geçmişi geri çağırarak hatırlama edimini gerçekleştiren en önemli araçlardan biridir. Görsel işitsel perspektiften bakıldığında tarihsel bir yansıma ve kanıt özelliği taşıyan belgesel yaşanmışlıkların, anıların bu anıların bıraktığı duyguların bugüne ve geleceğe taşınmasını mümkün kılmaktadır. Belgesel toplumsal hafızanın hatırlaması istenen anılar içinde kullanılan araçlardan biridir. Bu yönü ile belgesel bireysel ve toplumsal hatırlama yolunu açarken, hatırlanan geçmişin kaydını tutma, belgeleme, görselleştirme özelliği ile bir hafıza mekânıdır. Çalışma boyunca hafızanın taşıyıcı olmakla beraber kendisi de olan belgeselin geçmişe götürme, hatırlatma, yüzleştirme ve bütün bu süreci bugüne taşıma özelliği ile hafıza mekânı olması Masumiyet (Hakan Aytekin, 2021) filmi üzerinden incelenmiştir. İçerik analizi ile incelenen belgesel geçmişi hatırlatma, anıları bugüne taşıma özelliği ile geçmişle yüzleşmeye bugün ile geçmiş arasındaki farkı tespit etmeye ve bunun üzerine düşünmeye yönlendirmektedir. Bu noktada belgesel geçmişi yaşanmışlıkları ve duyguları ile bugün ve geleceğe taşımak üzere bir hafıza mekânı görevi görmektedir.Yayın Toplumsal algıyı yönlendirme stratejisi olarak dezenformasyon ve mezenformasyon(Duvar, 2022) Şeylan, Seher; Sarıbaş, Serap[No abstract available]Yayın Küresel iklim sorunları ve sanal gerçeklik anlatıları: 360 derece belgesel filmler üzerine bir değerlendirme(Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, 2023-01-31) Molo, Ümmühan; Şeylan, SeherKüresel iklim sorunu çağımızın en temel sorunlarından biridir. Her geçen gün farklı bir çevresel felaketle kendisini gösteren bu sorun, geri dönüşü zor etkilere işaret etmekte ve bu durum çağımızı “Antroposen Çağı” olarak nitelemektedir. Antroposen Çağı, yeryüzünü yaşama olanaklı kılan “Holosen” çağının sona erişi anlamına da gelmektedir. Konuya ilişkin kayda değer adımlar atmak bugünün iklim sorunlarını sona erdirmese de geleceği yaşanabilir kılma noktasında son derece önemlidir. Bilgi verme, farkındalık yaratma gibi adımlar gelinen noktada önem taşımakta ve böylece, iletişim araçları ile teknolojik yenilikler aracı rolü üstlenerek konuya dikkat çekmeye çalışmaktadır. Güncel bir teknolojik kavram olan sanal gerçeklik ve bir iletişim aracı olan sinema, iklim sorunlarını aktarmada yeni bir birliktelik yaratmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, iklim değişiminden kaynaklı çevresel felaketlerin 360 derece SG (Sanal Gerçeklik) belgesel yapımlarında kendisine nasıl yer bulduğunu konu edinmektedir. Deneyim odaklı SG teknolojisinin, konuya dair farkındalık kazandırmada ne tür bir rol üstlendiği ve belgesel yapımlarla nasıl bir birliktelik kurduğunu ortaya koymak çalışmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda 360 derece SG tekniğiyle çekilmiş This is Climate Change (Danfung Dennis ve Eric Strauss, 2018) isimli dört belgeselden oluşan seri, betimsel analiz yöntemiyle incelenmektedir. İnceleme sonucunda belgesel film ile sanal gerçeklik teknolojisinin seyircide meydana getirdiği orada olma hissinin, “bedenleşme”, “sarmalanma” ve “tanık olma” etkileri ortaya koyduğu görülmektedir. Seyirci ile film arasındaki mesafenin ortadan kalktığı bu anlatı biçimi, yeni bir dil yaratmakta ve iklim sorunlarından kaynaklı çevresel felaketleri “o an” ve “orada olma” özellikleriyle aktarmaktadır.Yayın Aksanlı Sinemada Yersiz Yurtsuzlar: Küçük Filistin (Kuşatma Günlüğü) (2021)(Hayrullah Kahya, 2023-08-15) Şeylan, SeherKişisel ve kolektif yaşanmışlıklardan beslenen sinema, yerinden yurdundan edilmenin bir anlamda köklerinden koparılmanın hikayesini Aksanlı sinema çerçevesinde perdeye aktarmaktadır. Aksanlı olma hali karakterin köklerinden koparılarak yerinden edilmişliğine vurgulamaktadır. Üçüncü sinema içinde yer alan ulus aşırı sinemanın gelişmiş hali olan Aksanlı sinema yönetmenin, yazarın hayatından da izler taşımaktadır. Bu yönetmenler filmlerinde kendi deneyimlerinden bahsettikleri gibi, benzer deneyimleri paylaştıkları hikayeleri de işlemektedirler. Bu deneyimlerin başında ev-in kök-ün kaybı ile başlayan yersiz yurtsuzluk gelmektedir. Yersiz yurtsuz kalanların çıktığı yolculuk çoğu zaman eve geri dönmenin çoğu zaman imkansız hale geldiği sürgen yaşantısına dönmektedir. Bu süreç kişiyi bitmeyen bir yolculuğun öznesi haline getirirken, köklerden kopartılmış olmanın karmaşık duygusu Aksanlı filmlerde bitmeyen bir yol hikayesi olarak yer bulmaktadır. Bu bağlamda mekânsal yitimle beraber yersiz yurtsuzluk etkileşimi önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çeşitli sebeplerden ötürü ana vatanı terk etmek zorunluluğunun ve yersiz yurtsuzlaşmanın etkinlerinin Aksanlı sinemada yer alış biçimini irdelemektedir. Bu amaçla, Küçük Filistin (Kuşatma Günlüğü) (Abdallah Al-Khatib,2021) belgeseli yersiz yurtsuzlaşma kavramı çerçevesinde analiz edilecektir.Yayın Dijitalleşme bağlamında Türk Sinemasında yeni eğilimler(Eğitim Yayınevi, 2023-03) Şeylan, SeherGelişen teknolojinin getirdiği dijitalleşme ile beraber sinema sektörünün işleyişinde önemli değişimler yaşanmıştır. Söz konusu bu değişim film üretiminden, yapımcılığına, dağıtımına, gösterim mekânlarından, izleme kültürüne kadar sinemaya ilişkin pek çok alanda görülmektedir. Öte yandan hem içerik hem teknik anlamdaki bu yeni anlayış pek çok soruyu da beraberinde getirmektedir. Dijitalleşme Bağlamında Türk Sinemasında Yeni Eğilimler kitabında, dijitalleşmenin Türk Sinemasına etkileri noktasında tespitler, analizler, sorun ve çözüm öneriler kapsamlı bir biçimde tartışılmaktadır. Bu bağlamda Prof. Dr. Serpil Kırel değişen seyir deneyimini Yeşilçam dönemindeki seyirci deneyimleri üzerinden aynılık ve farklılıkları ile analiz etmektedir. Dijitalleşmenin etkisi ile filmlerin kitlelerle yeni buluşma biçimleri ve yeni buluşma mecralarını Dr.Öğr. Üyesi Seda Aktaş, özgürleşen seyirci kavramı ile Emek Sineması örneği üzerinden ele almaktadır. Dijitalleşme ile birlikte film ve seyirci etkileşiminin değişen boyutuna dikkat çeken bir diğer çalışma ise Dr. Öğr. Üyesi Fırat Sayıcı’nın son dönem Türk filmlerinin seyirci bakışıyla sosyal medyada yeniden üretimini incelediği çalışmasıdır. Diğer yandan, dijitalleşme her ne kadar temelde teknolojik gelişmelere bağlı olsa da yaşanan toplumsal değişimler de sinema dilinde farklı arayışlara yönlendirebilmektedir. Bu bakış açısı ile Covid 19- Pandemi döneminde yönetmenliğini Reha Erdem’in üstlendiği ve çevrim içi görüşme platformu Zoom üzerinden kaydedilen Seni Buldum Ya (2021) filmindeki özdüşünümsel stratejileri Doç. Dr. Elif Demoğlu irdelemektedir. Teknolojik ilerleme ile beraber yaygınlık kazanan dijital kameraların filmlerin gerçekliğe tanıklık etme arzusuna etkisini ise Dr. Öğr. Üyesi Tülay Çelik sinematik gerçeklik üzerinden ele almaktadır. Sinema ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi günümüzde en çok tartışılan konulardan biri olan sanal gerçeklik bağlamında, Dr. Öğr. Üyesi Ümmühan Molo sanal filmlerde “bakış”ın yeniden kurulumunu gözetleme, haz ve iktidar alt başlıkları ile irdelemektedir. Sanal gerçeklik dışında sinema diline getirdiği yaklaşımla seyircinin geleneksel konumunu değiştiren bir diğer kavram ise etkileşimliliktir. Dr. Öğr. Üyesi Ersan Ocak çalışmasında Türkiye’de etkileşimli belgeselin durumunu analiz etmektedir. Hikâye anlatım mecrası olan sinemayı, sayısal veriler yoluyla anlamanın yöntemlerini irdeleyen Dr. Öğr. Üyesi Serkan Şavk ise sinemetri kavramını derinlemesine yorumlamaktadır. Değerli çalışmaları ile katkı sağlayan bölüm yazarlarına ve hakem sürecinde desteklerini esirgemeyen değerli hocalarıma teşekkürlerimi sunarım.Yayın Lacan felsefesi bağlamında Bağlılık Aslı filmi ve bireyin “olma” halleri(Nobel Akademik Yayıncılık, 2023-12) Şeylan, Seher; Molo, Ümmühan; Karakoç, Enderhan; Taydaş, Onur[No abstract available]Yayın Birbirine benzemezlerin bir araya geldiği yer: Bir Başkadır(IKSAD Publishing House, 2023-03-22) Şeylan, Seher; Küçüker, Emine; Gafurova, GulnazTemel malzemesi hareketli görüntü olan diziler ve filmler karakter ve karakterlerin başından geçen kurmaca öyküler inşa etmenin yanında, anlattığı öykülerle geçmişin ve bugünün arşivini tutar. Bu özelliği ile diziler ve filmler bir anlamda toplumun hafızasıdır. Seyir sanatı olmanın çok ötesinde özelliklere sahip olan sinema bu özelliği ile seyirciyi toplumun geçmişine ve bugününe doğru yolculuğa çıkartır. Bu yolculukta kimi zaman gündelik hayatın rutinleri kimi zaman siyasal geçmiş, kimi zamanda toplumsal olaylar yer almaktadır. Sinemanın geçmişle ve bugünle olan bu ilişkisi seyirciyi sadece edilgen olarak seyreden değil aynı zamanda gösteren / dile getiren, hatırlayan /hatırlatılan olarak bir biçimde yaşanılanlara tanık kılmaktadır. Geçmişten bugüne uzanan bu yolculukta ortak bir coğrafyada yaşayanların gerek yetiştirilme tarzları gerekse bireysel görüşleri sebebi ile birbirlerine ilişkin ön yargılı tavırları ayrışmanın temelini oluşturmaktadır. Birbirlerinin hayatlarına değmeden yan yana hayatlar yaşayanların yolları gün gelip kesiştiğinde anlaşılmanın ve anlamanın zorluğu ekseninde sessiz çatışmalar baş göstermektedir. Dijital platformların artışı ile birlikte yukarda sayılı özelliklere sahip diziler de göze çarpmaktadır. Çalışma boyunca, uluslararası dijital platform Netflix’te gösterilen yönetmenliğini Berkun Oya’nın üstlendiği Bir Başkadır (2020) yapımı üzerinden gündelik hayata ilişkin ilişkiler çerçevesinde birbirine benzemeyen karakterlerin çatışmalarının yer alış biçimleri incelenecektir. Çalışma sonucunda kimlik çatışmalarının ekseninde karakterlerin geçmişleri, yetiştikleri ortam ve bu bağlamda en çarpıcı biçimde modern muhafazakar ikileminin etkisi görülmüştür.












