Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Bir diyalog ortamı olarak üretken yapay zeka: tasarımda anlamsal arayış sürecinin temsili
    (Süleyman Demirel Üniversitesi, 2024-07-04) Ozar, Betül; Koca, Duygu
    Tasarım süreci, birbirine bağlı ve yinelemeli adımlar içeren döngüsel bir yapıya sahiptir. Üretken yapay zekâ, tasarlayan ile diyalog kurarak tasarım sürecine yeni bir ortam önerir. Bu ortam, süreçteki ilişkilerin keşfine izin verir ve döngüsel yaklaşımın deneyimlenmesine olanak sağlar. Çalışma bu doğrultuda, üretken yapay zekânın temsil üretebilme potansiyeli üzerine odaklanır ve “üretken yapay zekâ, kavramsal ve biçimsel ilişkilerin keşfedildiği anlamsal arayış sürecinde bir ortam olarak kullanılabilir mi?” sorusunu araştırır. Çalışmada ‘uygulama odaklı’ (practice-led) araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu kapsamda bir süreç deneyini içeren çalışma, üretileni temsil etmek yerine temsille üretmeye odaklanır. Metinden imgeye ve imgeden imgeye olmak üzere iki fazdan oluşan süreç, üretken yapay zekânın olanaklarını ve kısıtlarını görebilmek için bir araştırma ve keşif ortamı olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak tasarlayan özne ve üretken yapay zekâ iş birliğinde tek tıklamayla donuk görseller oluşturmak yerine devingen temsillerin üretilebileceği anlaşılmıştır. Bu anlayış, yeni bir ortamın tanımını üretirken gelecekteki benzer deneyimlerin yorumlanabilmesine zemin hazırlar.
  • Yayın
    Yeşilçam sinemasında anlatısal yapının mekân kullanımına etkisi: Yüksek Yeşilçam dönemi (1960-1975)
    (Anadolu Üniversitesi, 2024-06-28) Özker, Serpil
    Sinemanın başlangıcından günümüze farklı disiplinleri etkilemesi, farklı disiplinlerden etkilenmesi ve bu disiplinler ile sürekli etkileşim halinde olması sinemayı farklı anlatımlara dönüştürmüştür. Bu dönüşüm, teori ve uygulamada farklı gibi görünen disiplinleri ayrıştırmak yerine farklı çözümlere evrilmiştir. Disiplinlerarası etkileşimin önemli örneklerinden olan mimarlık ve sinema, diğer disiplinlere oranla anlatısal, zamansal, mekânsal yapıyı bir arada kullanan görsel ve işitsel hafızayı önemli ölçüde kullanan disiplinlerdir. Türk sineması da dünden bugüne toplumsal olaylar çerçevesinde; toplum yaşamı ve sorunlarını anlatısal semboller haline dönüştürerek sinema perdesine aktarmıştır. Değişim ve dönüşüm süreçleri ile gelişen Türk sinemasında 1960-1975 dönemi, Türk sineması için bir değişim dönemi olarak tanımlanmış, bu süreçte Yeşilçam olarak adlandırılan film üretimi, halkın talebi ve yoğun ilgisi sayesinde ivme kazanmıştır. Bu doğrultuda çalışmada, Türk sinemasında Yüksek Yeşilçam olarak adlandırılan dönemin filmlerinde anlatısal yapının mekân kullanımına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 1960-1975 dönemine önemli katkılar sunan altı yönetmenin renkli ve melodram ağırlıklı filmleri ile sınırlandırılmış olup toplamda yirmi dört film “anlatısal yapı, zamansal yapı, mekânsal yapı” gibi değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Bu bağlamda elde edilen veriler sonucunda, Yeşilçam filmlerinin anlatı, zaman, mekân unsurları ile harmanlanarak farklı yönetmen, farklı hikâye ve oyunculara rağmen ortak ve benzer kaygılarla biçimlendiği tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Ecotourism, traditional architecture and sustainable settlements
    (Ahmet FİDAN, 2026-01-22) Koca, Gülru
    Tourism is a major source of income globally, but rapid, uncontrolled development to meet demand has caused serious environmental degradation. As sustainability becomes a central global concern, integrating tourism with nature in a balanced way is increasingly important. In response, ecotourism has emerged as a sustainable alternative, aiming to preserve natural and cultural heritage, respect local lifestyles, and provide socio-economic benefits to communities. Rural areas are often considered ideal locations for establishing ecotourism facilities due to several factors. Primarily, they enable the sharing of natural and cultural assets with environmentally conscious tourists while helping to reduce rural-to-urban migration. Preventing rural depopulation and strengthening local communities socially and economically are therefore key objectives of sustainable settlement development. Proper site selection is the key factor during the construction of ecotourism facilities. Incorrectly located facilities can harm the natural environment. It is also essential to preserve the authenticity of these regions while enhancing their environmental friendliness through modern systems. This study focuses on some important criteria related to ecotourism facilities that are directly related to the protection of ecological balance and ensuring rural sustainability. Accordingly, the main aim of this study is to evaluate the potential of the traditional Turkish House as a model for ecotourism facilities. Within the scope of the study firstly, a literature review was carried out focusing on ecotourism facilities. This review explored the fundamental concept, key features, site selection and construction characteristics of ecotourism facilities. Then, the suitability of the traditional Turkish House for adaptation as an ecotourism facility is evaluated. In this context, environmentally compatible design, water management, waste management, energy conservation, sustainable technology and material use have been put forward as fundamental design features. When these features are evaluated in terms of traditional Turkish House; it has been seen those issues such as the use of water-efficient fixtures, the development of waste sorting practices, use of alternative energy sources, reforestation projects to meet timber demands and the improvement of wood’s fire resistance used come to the fore.