3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklara bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkide adil dünya inanç düzeyinin aracı etkisi(Işık Üniversitesi, 2021-09-14) Şener, Gülşah Rabia; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: OSB tanısına sahip çocuklara bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide adil dünya inancının aracı etkisini incelemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Buna ek olarak, algılanan sosyal destek, adil dünya inancı ve tükenmişlik ile ilgili bulguların sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Yöntem: Araştırmaya OSB tanısına sahip 6-18 yaş arasındaki çocuklara bakım veren 345 katılımcı katılmıştır. Veriler Sosyodemografik Özellikler Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Adil Dünya İnancı Ölçeği (ADİÖ) ve Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu (TÖ-KF) ile toplanmıştır. Adil dünya inancı ölçeğinin kişisel ve genel olmak üzere iki alt boyutu analiz sürecinde ele alınmıştır. Bulgular: Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek arttıkça bireysel/genel adil dünya inançlarının arttığı ve tükenmişliklerinin azaldığı, bireysel/genel adil dünya inançları arttıkça tükenmişliklerinin azaldığı görülmüştür. Bakım veren kişilerin algıladıkları sosyal destek ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide bireysel/genel adil dünya inancının kısmi medyatör etkisi olduğu bulgulanmıştır. Buna ek olarak, algıladıkları sosyal destek, bireysel/genel adil dünya inançları ve tükenmişliklerinin; bakım verenin eğitim düzeyi, çocuğun yaşı, çocuğun cinsiyeti, çocuğun okula devam durumu, bakım verenin yakınlık derecesi, çocuğun otizm düzeyi gibi birtakım sosyodemografik değişkenlere göre farklılaştığı saptanmıştır. Sonuç: Araştırmanın belirtilen değişkenlerinin literatür araştırmalarında sınırlı araştırmada çalışılmış olması sebebiyle bu araştırmanın literatüre önemli ölçüde yarar sağladığı düşünülmektedir.Yayın Sağlık çalışanlarının iş doyumu, kaygi ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2018-01-10) Yeniyol, Zehra Dicle; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iş doyumu, kaygı ve tükenmişlik düzeylerinin ölçülmesi ve ardından çalışanların sosyodemografik ve işe dair özellikleri ile tüm değişkenlerin ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan ve işi gereği hastayla yüz yüze çalışmakta olan 183’ü kadın ve 65’i erkek toplam 248 sağlık çalışanı katılımıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında veri toplama araçları olarak Sosyodemografik Özellikler ve Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği (MDÖ), Spielberger Sürekli Kaygı Envanteri (STAISürekli) ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanlarından oluşan örneklemimizde, kadın katılımcıların STAI-Sürekli puan ortalamalarının ve MTÖ alt boyutlarından yalnızca kişisel başarı puan ortalamalarının erkek katılımcılara göre anlamlı derecede yüksek, MDÖ puan ortalamalarının ise anlamlı derecede düşük olduğu gözlenmiştir. Evli olan katılımcıların STAI-Sürekli puanları evli olmayanlara oranla anlamlı düzeyde yüksek, MDÖ puanları anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Katılımcılardan gelir düzeyi daha düşük olanların MTÖ alt boyutu duygusal tükenme puanlarının, geliri daha yüksek olanlardan anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir. Kadrolu olarak çalışan katılımcıların STAI-Sürekli puanlarının ve MTÖ duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutlarının puanlarının sözleşmeli çalışanlara oranla anlamlı derecede yüksek, MDÖ puanlarının ise düşük olduğu belirlenmiştir. Meslekte çalıştığı süre beş yıl ve üzeri olan katılımcıların STAI-Sürekli puanlarının ve MTÖ duygusal tükenme puanlarının çalışma süresi beş yıldan az olanlardan anlamlı düzeyde yüksek, MDÖ puanlarının anlamlı düzeyde düşük olduğu gözlenmiştir. Araştırmamızda sağlık çalışanlarının, sürekli kaygı düzeyleri arttıkça duygusal tükenme ve duyarsızlaşmanın arttığı, kişisel başarının ise azaldığı ortaya konmuştur. Katılımcıların iş doyum düzeyleriyle sürekli kaygı, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu bilgiler doğrultusunda sağlık çalışanlarının, iş doyum, sürekli kaygı ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik ve iş alanı özellikleriyle ilişkili olarak tartışılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak gelecekte yapılacak olan çalışmalara öneriler sunulmuştur.Yayın Ev kadınlarında tükenmişliği yordamada eş desteği ve evlilik uyumunun rolü(Işık Üniversitesi, 2021-06-14) Ulusoy, Ayşe Nehir; Karaköse, Selin; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmanın amacı; eş desteği ve evlilik uyumunun ev kadınlarında tükenmişlik üzerindeki yordayıcı rolünün klinik olmayan bir örneklemle araştırılmasıdır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’de yaşayan ve çalışmayan 20-80 yaş aralığında (Ort=43.22, SS=12.27) 390 ev kadını oluşturmaktadır. Katılımcılara Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu, Ev Hanımlarında Tükenmişlik Ölçeği (EHTÖ), Eş Destek Ölçeği (EDÖ), ve Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği (YÇUÖ) online olarak sunulmuştur. Sosyodemografik değişkenlere yönelik betimleyici analizlere ek olarak, sosyodemografik değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla t-test ve ANOVA, araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla korelasyon ve hiyerarşik çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, sosyodemografik değişkenlerin ötesinde, eşten alınan duygusal destek ile maddi ve bilgi desteği ev kadınlarında tükenmişliği yordamazken, takdir desteği ve sosyal ilgi desteği tükenmişliği negatif yönde anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Ayrıca, evlilikte doyum ve uzlaşım ev kadınlarında tükenmişliği yordamazken, çatışma alt boyutu tükenmişliği pozitif yönde ve anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Buna göre, eşten alınan takdir desteği ve sosyal ilgi desteği arttıkça ev kadınlarında tükenmişlik azalırken, evlilikte çatışma arttıkça ev kadınlarında tükenmişlik artmaktadır. Araştırma bulgularının evlilik ilişkisi içerisinde ortaya çıkan ev kadınlarında tükenmişliğin değerlendirilmesinde ve tedavisinde, eş desteği ve evlilik uyumunun rolünün klinik uygulamalarda yol gösterici olması beklenmektedir.












