Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Yayın
    Ergenlerde akılcı olmayan inançlar ile sosyal kaygı arasındaki ilişkide duygu düzenleme becerilerinin aracı etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2020-05-20) Kodak, Duygu; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışmanın amacı ergenlerde akılcı olmayan inançlar ile sosyal kaygı arasındaki ilişkide duygu düzenleme becerilerinin aracı etkisinin araştırılmasıdır. Bu çalışmadaki katılımcılar lise öğrencisi olan ergenlerden oluşmaktadır. Buna göre, araştırmanın evrenini 9. sınıf ile 12. Sınıflar arasındaki ergen öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmada, uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi İstanbul Küçükçekmece ilinde özel lise, devlet anadolu lisesi ve meslek lisesi olmak üzere 3 okuldan toplam 312 öğrenci ile elde edilmiştir. Araştırma kapsamında veriler Demografik Bilgi Formu, Ergenler İçin Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği, Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği, Ergenler İçin Duygu Düzenleme ölçekleri aracılığıyla toplanmış ve SPSS 22 programına girilerek kodlanmıştır. Araştırmadan elde edilen temel bulgu sonucunda ergenlerde akılcı olmayan inançların sosyal kaygı düzeyi üzerindeki etkisinde duygu düzenleme becerilerinin kısmi aracı etkisinin anlamlı olduğu ortaya konmuştur. Akılcı olmayan inançların sosyal kaygı üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu görülmektedir. Akılcı olmayan inançların duygu düzenleme becerileri üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu görülmektedir. Duygu düzenleme becerilerinin sosyal kaygı üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu görülmektedir.
  • Yayın
    Geç ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveyn duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin aracı rolünün incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-18) Ülkümen, İpek; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırma, son ergenlik dönemindeki bireylerin ebeveyn duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğü ve alt ölçeklerinin aracı etki rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın örneklemi 18-21 yaş aralığındaki 537 ergen katılımcıdan oluşurken, katılımcılardan elde edilen veriler Ebeveyn Duygusal Erişilebilirliği Ölçeği, Duygu Düzenlemede Güçlükler Ölçeği, İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Kısa Formu ve Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırmanın temel hipotezlerini analiz etmek ise basit regresyon ve çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, hem annenin (?= -,072, B= -,024, SS= ,014, p=0,86) hem de babanın (?= -,061, B=-,019, SS= ,013, p=0,14) duygusal erişilebilirliği puanları ile oyun bağımlılığı puanları arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün tam aracı etkisi bulunmuştur. Aynı zamanda, duygu düzenleme güçlüğünün farkındalık (B= -,040, SS= ,015, p=0,007), netlik (B= -,045, SS= ,015, p=0,002), kabul (B= -,041, SS= ,015, p=0,005), dürtü kontrolü (B= -,039, SS= ,015, p=0,007); amaçlar (B= -,056, SS= ,015, p=0,000), stratejiler (B= -,033, SS= ,014, p=0,025) alt ölçeklerinin oyun bağımlılığı ile annenin duygusal erişilebilirliği arasındaki ilişkide kısmi aracılık ettiği bulunmuştur. Buna ek olarak, farkındalık (B= -,037, SS= ,014, p=0,006), netlik (B= -,034, SS= ,014, p=0,012), kabul (B= -,034, SS= ,014, p=0,014), dürtü (B= -,031, SS= ,013, p=0,009), amaçlar (B= -,035, SS= ,013, p=0,009), stratejiler (B= -,027, SS= ,014, p=0,047) alt ölçeklerinin oyun bağımlılığı ile babanın duygusal erişilebilirliği arasındaki ilişkide kısmi aracı rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, araştırma ebeveynlerin duygusal erişilebilirliği ile oyun bağımlılığı ilişkisinin duygu düzenleme güçlükleri aracılığıyla gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda elde edilen bulgular, ebeveyn rolünün önemi ortaya koyarak oyun bağımlılığı ile ilişkili tedavi ve önleyici müdahale planlarına katkı sağlayacaktır.
  • Yayın
    Çocukluk çağı travmalarının dissosiyatif yaşantılar ile ilişkisi: zaman perspektifi ve duygu düzenlemenin aracı rolü
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-16) Karan, Aslı; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırmanın amacı klinik olmayan bir örneklemde çocukluk çağı travmaları ile dissosiyatif yaşantılar arasındaki ilişkide zaman perspektifi ve duygu düzenlemenin sıralı aracı rolünü araştırmaktır. Örneklem: Araştırmaya yaşları 18 ve 57 arasında değişen, yaş ortalaması 32.82±7.84 olan 223 kadın ve 171 erkek olmak üzere toplam 389 kişi katılmıştır. Örneklemin büyük çoğunluğunu lise ve üniversite mezunu (%69.7), çalışan (%74.3) ve evli olmayan (%56.3) katılımcılar oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda Sosyodemografik Bilgi Formu, Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES-II), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ), Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri (ZZPE) ve Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem T-Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Hayes’in Yöntemi ile SPSS Process eklentisindeki Seri Çoklu Aracı Değişken Analizi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda örneklemin demografik özelliklerine göre dissosiyatif yaşantıların evli olmayanlarda, çalışmayanlarda ve gençlerde anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür. Kadınlarda cinsel istismar, erkeklerde fiziksel ihmal öyküsünün daha fazla olduğu ve evli olmayanlarda travma düzeyinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Kadınların erkeklere göre daha gelecek odaklı oldukları, evli olanlarda zaman perspektifinin daha dengeli olduğu ve çalışmayanlarda geçmiş olumsuz perspektifin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş arttıkça şimdi hazcı ve geçmiş olumsuz perspektif azalmaktadır. Evli olmayanlarda, çalışmayanlarda ve gençlerde duygu düzenleme güçlüğünün daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada çoklu travmaya maruz kalanlarda dissosiyatif yaşantıların daha fazla olduğu görülmüştür. Son olarak, çocukluk çağı travmaları ile dissosiyatif yaşantılar arasındaki ilişkide geçmiş olumsuz ve şimdi kaderci zaman perspektifi ile duygu düzenleme güçlüğünün sıralı aracı rolü olduğu ortaya konmuştur. Sonuç: Çocukluk çağı travmaları yetişkinlikte yaşanan dissosiyatif yaşantılar ile ilişkilidir ve bu ilişkide kişinin geçmiş zamanda sıkışıp şimdide kaderci yaklaşımı benimsemesi ile duygu düzenlemede güçlük yaşanmasının etkisi bulunmaktadır.
  • Yayın
    4-6 yaş aralığındaki çocukların bağlanma stillerinin ve duygu düzenleme becerilerini incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2019-01-10) Tulpar, Leyla Burçe; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, 4-6 yaş aralığındaki çocukların bağlanma stilleri ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın çalışma grubunu, 4-6 yaş aralığındaki çocuklardan okul öncesine devam edenler oluşturmaktadır. İstanbul’da bulunan özel ve devlet okullarından 60 okul öncesi çağındaki çocuk çalışmaya alınmıştır. Araştırmanın tüm verileri Sosyodemografik Özellikler ve Bilgi Formu, Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği ve Güvenli Yer Senaryoları Testi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Güvenli Bağlanma Düzeyi ve Duygu Düzenleme Becerisi arasındaki ilişkiyi ölçmek için Pearson analizi duygu düzenleme becerileri ve bağlanma stilleri arasındaki ilişkiyi test etmek için bağımsız T testi ve diğer bağımsız değişkenlerin bağlanma stilleri sınıflamasına göre ilişkisini incelemek için ki kare analizi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırma sonucuna göre Güvenli Bağlanma Düzeyi ile Duygu Düzenleme Becerisi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<.01). Buna ek olarak güvenli ve güvensiz bağlanma sınıflamasında elde edilen bulgulara göre güvenli bağlanan çocukların (N=30), güvensiz bağlanan çocuklara (N=30) göre duygu düzenleme becerilerinin daha gelişmiş olduğu bulunmuştur (t (45.61) =6.33, p<.001). Yine güvenli bağlanan çocukların dikkat/dürtü kontrolü güvensiz bağlanan çocuklara göre daha yüksek bulunmuştur (t (58) =6.33, p<.001). Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, çocuk ile bakım veren arasındaki bağlanma stilinin, çocukların duygu düzenleme becerileri üzerine önemli bir faktör olduğunu vurgulamaktadır.
  • Yayın
    Ebeveyn tutumlarının çocukların mizaç özellikleri ve duygu düzenleme becerileri üzerindeki rolü
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-04) Yaman, Betül; Yorbik, Özgür; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarında ebeveyn tutumları ile çocukların duygu düzenleme becerileri ve mizaç özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. YÖNTEM: Araştırmanın örneklemini T.C. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel ve resmi kreş ve anaokullarında eğitim gören 4 ve 5 ya?ındaki 102 (47 kız, 55 erkek) çocuk ve ebeveyni oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak ailenin demografik özellikleri hakkında bilgi almak için araştırmacı tarafından oluşturulan ''Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu'', ebeveyn tutumlarını ölçmek için ''Ebeveyn Tutum Ölçeği (ETÖ)'', çocukların mizaç özelliklerini ölçmek için ''Çocuklar için Kısa Mizaç Ölçeği (ÇKMÖ)'' ve çocukların duygu düzenleme becerilerini ölçmek için ''Duygu Düzenleme Ölçeği (DDÖ)'' kullanılmıştır. Ebeveyn tutumlarının, çocukların mizaç özellikleri ve duygu düzenleme becerileri üzerindeki etkisini incelemek için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. BULGULAR: Bu araştırmada demokratik ve otoriter ebeveyn tutumu ile ''değişkenlik/olumsuzluk'' altölçeği arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir (sırasıyla r2=.21, ?=.24, p<.05; r2=.21, ?=.41, p<.05). Demokratik ebeveyn tutumu ile ''duygu düzenleme'' altölçeği arasında pozitif korelasyon bulunmuştur (r2=.22, ?=.44, p<.05). Demokratik ebeveyn tutumunun, çocuklarda sıcakkanlılık mizaç özelliğinin anlamlı yordayıcısı olduğu bulunmuştur (r2=.11, ?=.28, p<.05). Değişkenler arasında anlamlı olduğu görülen başka bir ilişki bulunmamıştır . SONUÇ: Bu araştırma, çocukların duygu düzenleme becerileri üzerinde, demokratik ebeveyn tutumunun olumlu, otoriter ebeveyn tutumunun ise olumsuz etkisinin olduğunu düşündürmektedir. Bu sonuç, çocuğun gelişim özelliklerine göre esnek tutumlar içinde olabilen, sınır koyma becerisini yeterli düzeyde tutabilen ebeveyn tutumlarının önemini göstermektedir.