7 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Yayın Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması(Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Yılmaz, Emine; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıMal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiyaç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Avrupa’da borsada işlem gören işletmelerin 2005 yılından itibaren finansal tablolarını, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlamak zorunda oldukları deklare edilmiştir. Türkiye’de de sermaye piyasası araçları borsada işlem gören şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile uyumlu olan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulamak zorundadırlar. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları standartlar ile örtüşmemektedir. Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, işletmenin dönem sonunda stoklarının değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirecektir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu tezin konusun oluşturmaktadır.Yayın Kümi FRS ile MSUGT/VUK uygulamaları arasındaki farklılıklar ve bir uygulama(Işık Üniversitesi, 2021-06-17) Kurban, İbrahim Cem; Polat, Levent; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıYasal olarak Türkiye’de uygulanmakta olan VUK/MSUGT yaklaşımı ulusal ölçekli bir muhasebe anlayışıdır ve vergi tahakkuku üzerine kurgulanmıştır. Ancak bu anlayış finansal tablo kullanıcıları için gerçeğe ve ihtiyaca uygun bilgi sunmamaktadır. Bağımsız denetime tabi olan işletmeler, geniş kullanıcı kitlesine yönelik raporlama yaparken ihtiyaç duydukları düzenlemeleri UFRS, TFRS, BOBİ FRS uygulamalarıyla karşılamaktadır. Ancak yeni kurulmuş, günümüzde sayıları giderek artmakta olan start-up veya küçük işletmelerin bu ortak dile uyum sağlaması açısından genel bir çerçeve bulunmamaktadır. Kamu Gözetimi Kurumu bu genel çerçeveyi oluşturmak için Avrupa Birliği’nin yayınladığı yönergeleri incelemiş ve bu incelemelerin sonucunda, 2019 yılında KÜMİ FRS taslak raporunu kamuoyunun görüşlerine sunmuştur. KÜMİ FRS, küçük ve mikro işletmelerin dünya ile entegre olması, ülkemize yabancı yatırımcıların yönlenmesi, start-up işletmelerin yatırımcı bulması açısından oldukça önemlidir ve 2022 yılından itibaren uygulanmaya başlanacaktır. Bu çalışmanın amacı, KÜMİ FRS uygulamaları ile MSUGT/VUK uygulamaları arasındaki farkları uygulama ağırlıklı biçimde ele alarak; KÜMİ FRS’ye göre raporlama yapacak olan işletmelerin yararlanabileceği bir kaynak olmasıdır. Bu doğrultuda, KÜMİ FRS’nin teorik altyapısı detaylı olarak anlatılmış, KÜMİ FRS ve MSUGT/VUK yaklaşımının uygulamadaki farklılıkları gösterilmeye çalışılmış ve son olarak bu uygulama farklılıklarının rasyo analizi ile karşılaştırması yapılmıştır.Yayın Elden çıkarılan maddi duran varlıkların TMS-16 ve VUK açısından karşılaştırması(Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Ergül, Özge; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıKüreselleşen dünya ekonomisinde şirketlerin ortak bir dil oluşturabilmesi ve şirket değerlerinde anlaşılabilir olmak önem kazanmıştır. Ortak dil oluşturulabilmesi muhasebe alanında, şirketler tarafından ortak standartlar benimsenerek uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz tarafından bu hususta muhasebenin küresel dili olan standartlara uyum sağlama sürecine girilmiş ve uygulamalara geçilmiştir, Standartlara uyum sağlama konusu Avrupa Birliği süreci açısından önemli bir olgudur. Özellikle hizmet, ticaret sektörü dışında kalan üretim işletmeleri gibi işletmelerin finansal tablolarında önemli bir kısmı oluşturan maddi duran varlıklar kalemlerine ilişkin uygulamalar, maddi duran varlıklara ait gerçekleştirilecek maliyet hesaplamalarının doğru bir halde tablolara yansıtılması, maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılabileceği, bilanço dışı bırakılmasında kullanılan muhasebe hesapları ve kayıt düzenleri, bu işlemlerin finansal tablolara hangi şekilde yansıtılacağı konusu tablo kullanıcılarının talep ettiği bilgi ihtiyacı ile uyumlu olarak düzenlemesi yönünden önemli hususlardır. Maddi duran varlıkların elden çıkarılması konusunda Türkiye Muhasebe Standartları 16 ve Türk vergi mevzuatında yer alan hükümler karşılaştırıldığında; elden çıkarılan maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılacağı konusunda benzerlik ve farklılıkların olduğu görülmektedir. Çalışmanın kapsamında maddi duran varlık konusu kısmen ele alınmış olup, elden çıkarılan maddi duran varlıklara ilişkin var olan mevcut uygulamalar üzerinde ağırlıklı olarak durulmuştur.Yayın Mükelleflerin sahte veya yanıltıcı belge kullanma eğilimi ve çözüm önerileri(Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Öztürk, Hüseyin; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıÇalışmanın amacı; Türkiye’de mükellefler tarafından Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge (SMİYB) Kullanım Eğilimlerinin ortaya konulması, SMİYB kullanımının yol açtığı sorunların tespiti ve etkileri, SMİYB kullanım eğilimini engelleyebilmek için hangi çözüm önerilerinin sunulabileceğine ilişkindir. Çalışmamızda Türkiye Ekonomisi’nin kanayan yarası olan SMİYB kullanım eğilimlerinin sebepleri, etkileri ve konu hakkındaki çözüm önerileri işlenecektir. Mükelleflerin neden SMİYB kullandıkları, SMİYB kullanımının mükelleflere KDV, Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından ne gibi faydalar sağladığı değerlendirilmiş olup sahte belge kullanımının ülke ekonomisine, kamu idarelerine ve toplumumuza zararları belirtilmiştir. SMİYB kullanımının yaptırımları Vergi Usul Kanunu ve Türk Ceza Kanunu açısından değerlendirilmiş ve gerek vergi denetimi açısından gerekse yargı organları açısından ne gibi iş yüküne sebep olduğundan bahsedilmiştir. Mükelleflerin SMİYB kullanımının nasıl engellenebileceğine ilişkin çözüm önerilerinin tespiti amacıyla anket çalışması yapılmış katılımcıların çözüm önerilerine ilişkin görüşleri belirlendikten sonra görüşler derlenerek katılımcılar tarafından en çok dikkat çekilen önerilere çalışmanın sonucunda yer verilmiştir.Yayın Elden çıkarılan maddi duran varlıkların TMS-16 ve VUK açısından karşılaştırması(PressAcademia, 2020-07-30) Ergül, Özge; Teker, SuatAmaç- Küreselleşen dünya ekonomisinde şirketlerin ortak bir dil oluşturabilmesi ve şirket değerlerinde anlaşılabilir olmak önem kazanmıştır. Ortak dil oluşturulabilmesi muhasebe alanında, şirketler tarafından ortak standartlar benimsenerek uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz tarafından bu hususta muhasebenin küresel dili olan standartlara uyum sağlama sürecine girilmiş ve uygulamalar a geçilmiştir, muhasebe standartlarına uyum sağlama konusu Avrupa Birliği süreci açısından önemli bir olgudur. Yöntem- Özellikle hizmet ve ticaret sektörü dışında kalan üretim işletmeleri gibi işletmelerin finansal tablolarında önemli bir kısmı oluşturan maddi duran varlıklar kalemlerine ilişkin uygulamalar, maddi duran varlıklara ait gerçekleştirilecek maliyet hesaplamalarının doğru bir şekilde tablolara yansıtılması, maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılabileceği, bilanço dışı bırakılmasında kullanılan muhasebe hesapları ve kayıt düzenleri, bu işlemlerin finansal tablolara hangi şekilde yansıtılacağı konusu, finansal tablo kullanıcılarının talep ettiği bilgi ihtiyacı ile uyumlu olarak düzenlemesi yönünden önemli hususlardır. Bu çalışmada, maddi duran varlıklar konusunu kapsayan muhasebe standartları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve gerçek firmaların bu konu ile ilgili uygulamaları analiz edilmiştir. Bulgular- Maddi duran varlıkların elden çıkarılması konusunda, Türkiye Muhasebe Standartları 16 ve Türk vergi mevzuatında yer alan hükümler karşılaştırıldığında; elden çıkarılan maddi duran varlıkların hangi şekilde bilanço dışı bırakılacağı konusunda benzerlik ve farklılıkların olduğu görülmektedir. Sonuç- Çalışmanın kapsamında maddi duran varlık konusu kısmen ele alınmış olup, elden çıkarılan maddi duran varlıklara ilişkin var olan mevcut uygulamalar üzerinde ağırlıklı olarak durulmuş ve uygulamaya yansıyan sonuçları incelenmiştir.Yayın Mükelleflerin sahte veya yanıltıcı belge kullanma eğilimi ve çözüm önerileri(PressAcademia, 2020-07-30) Öztürk, Hüseyin; Teker, SuatAmaç- Bu çalışmada vergi mükelleflerinin sahte ve yanıltıcı belge (smiyb) kullanma nedenleri, bunun vergi sistemine etkileri ve soruna çözüm önerileri anlatılmaktadır. Ekonomimizde mükelleflerin neden smiyb kullandıkları, smiyb kullanımının mükelleflere KDV, Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından ne gibi avantajlar sağladığı değerlendirilerek, sahte belge kullanımının ülke ekonomisine, kamu idarelerine ve toplumumuza etkileri anlatılarak, vergi denetimi iş yükünü nasıl artırdığına vurgu yapılmıştır. Yöntem- Literatürdeki mevcut kaynaklardan (mevzuat, kitap, makale, tez çalışması, yargı kararları vb.) yararlanılarak, mükelleflerin smiyb kullanım eğilimlerinin nedenleri ve ülkede yol açtığı etkiler incelenmiştir. Ortaya konan bu neden ve etkiler dikkate alınarak, bu soruna çözüm olabilecek önerilerin oluşturulması amacıyla bir anket çalışması yapılmıştır. Bulgular- Yapılan bu çalışma göre; vergi idaresinin enerjisinin önemli bir ısmını bu gibi problemleri çözmeye harcadığı, konuyla ilgili cari dönem vergi denetimlerinin yapılamadığı, yargı organlarında iş yükü sebebiyle davaların arttığı, smiyb kullanarak avantaj sağlayan mükelleflerin yanında rekabet dışı kalan diğer mükelleflerin de piyasada rekabet edebilmek amacıyla smiyb kullanma eğilimine yöneldiği, ekonominin kötü gittiği dönemlerde mükelleflerin kazancını devletle paylaşmak istememeleri, KDV iadesi alabilmek ve hayali ihracat yapmak maksadıyla smiyb’nin araç olarak kullanılması, kayıt dışı ekonomide talep görmesi gibi sebepler yüzünden, ekonomide smiyb kullanım eğiliminin oldukça fazlalaştığı tespit edilmiştir. Sonuç- Konu hakkında uzman olan kişilerle yapılan anket çalışması sonucunda; vergi denetiminin artırılması gerektiği, smiyb kullanımına uygulanan cezaların artırılması gerektiği, mükelleflerin vergi bilinç ve ahlakının geliştirilmesi gerektiği, vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi ile vergi sistemindeki eksikliklerin giderilmesi ve sık vergi affı kanunlarının çıkarılmaması gerektiği, kayıt dışı faaliyet ve haksız rekabetin engellenmesi gerektiği, sosyal medyanın etkin olarak kullanılması gerektiği, mükelleflerin işlemlerinin yoklamalarla sık sık kontrol edilmesi gerektiği sonuçlarına varılmıştır.Yayın Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması(PressAcademia, 2020-07-30) Yılmaz, Emine; Teker, SuatAmaç- Mal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiya ç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları, standartlar ile örtüşmemektedir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Yöntem- Bir dış ticaret işletmesinin ithal ettiği mallar ile ilgili muhasebe kayıtları incelenmiştir. Bulgular- Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Sonuç- Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, dönem sonunda stokların değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirmiştir.












