Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Ergenlerde toplumsal cinsiyet algılarının sosyodemografik özelliklere göre değerlendirilmesi
    (Duzce Univ, 2018) Kantoğlu, Aycan; Çetin Yurteri, Nihal; Erdoğan, Ayten
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, yaşları 12 ile 17 arasında değişen bir grup ergenin toplumsal cinsiyet algılarının cinsiyet, yaş, anne babanın eğitim durumu, ekonomik durumu, çalışma durumu gibi bir takım sosyodemografik özellikler ile ilişkilerini analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Toplamda 100 katılımcının sosyodemografik özelliklerini değerlendirmek adına araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış Sosyodemografik Veri Formu, cinsiyet algılarını ve toplumsal cinsiyet rollerini değerlendirmek adına ise “BEM cinsiyet rolü envanteri” ve “toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeği” kullanılmıştır. Bulgular: “Toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeği” alt boyutları (eşitlikçi cinsiyet rolü, kadın cinsiyet rolü, evlilikte cinsiyet rolü, geleneksel cinsiyet rolü, erkek cinsiyet rolü) ile yaş, cinsiyet, anne baba eğitim düzeyi, annenin çalışma durumu, ekonomik düzey değişkenleri ile anlamlı bir ilişki bulunmuştur. “BEM cinsiyet rolü envanteri” alt boyutları (feminenlik, maskülenlik, nötr) ile de yaş, cinsiyet, anne eğitim düzeyi, annenin çalışma durumu ve ekonomik düzey değişkenleri ile anlamlı ilişki bulunmuştur. Düşük eğitim düzeyi ve düşük ekonomik gelire sahip ailelerin çocuklarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin daha çok “geleneksel cinsiyet rolü” algısına sahip olduğu; annenin çalıştığı, eğitim düzeyi ve ekonomik geliri yüksek ailelerin çocuklarının ise daha çok “eşitlikçi cinsiyet rolü” algısına sahip olduğu saptanmıştır. Sonuç: Ergenlerin yaşı, cinsiyeti ve ailelerinin ekonomik durumu ve eğitim düzeyi gibi sosyodemografik özellikleri ile toplumsal cinsiyet algıları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.
  • Yayın
    Beyond shifting intergroup attitudes: Intergroup contact's association with socio-cognitive skills and group-based ideologies
    (Wiley, 2019-07-01) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Piyale, Zeynep Ecem; Şen, Ezgi; Yıldırım, Osman
    We investigated intergroup contact’s cognitively liberalizing function by testing it’s association with socio?cognitive skills (perspective?taking and empathy skills, and cognitive flexibility) and group?based ideologies (ethnocentrism and social dominance orientation [SDO]) among a majority (Turks) and minority (Kurds) status group (total N = 483). We further examined whether these relationships were provided by contact’s primary intergroup function—more positive attitudes toward the contacted group. Multigroup structural equation modeling analyses demonstrated that high quality cross?group friendships were directly and negatively related to both ethnocentrism and SDO among the minority group. These associations were mediated by positive outgroup attitudes among the majority group. For both groups, perspective? taking and empathy were significantly predicted by lower levels of ethnocentrism and SDO. Contact also indirectly led to higher cognitive flexibility among both groups. Findings highlight the need to explore more extensively contact’s psychological outcomes at the individual level, beyond changing outgroup attitudes.
  • Yayın
    Programlamaya giriş dersi öğrencilerinin öz yeterlilik algıları ve derse yönelik tutumlarının cinsiyet ve eğitim diline göre incelenmesi
    (IEEE, 2017-10-31) Deveci, Ezgi; Aydın, Damla; Benli, Kristin Surpuhi; Tek, Faik Boray
    Bu araştırmanın amacı F.M.V. Işık Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin genel öz-yeterlilik algılarının ve Programlamaya Giriş(CSE101) dersine yönelik tutumlarının; cinsiyet ve eğitim aldıkları programın diline (Türkçe-İngilizce) göre incelenmesidir. Araştırmaya 40 kadın ve 74 erkek olmak üzere toplam 114 üniversite öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin öz yeterlilik algılarını ölçmek için Genel Öz Yeterlilik ölçeği kullanılmış, ders sonucunu (başarı ve başarısızlık) değerlendirmeleri için açık uçlu sorular sorulmuş ve yaş, cinsiyet gibi temel demografik bilgileri alınmıştır. Açık uçlu sorular niteliksel (kalitatif) analiz yöntemi ile incelenmiştir. Yapılan niceliksel analiz sonucunda öğrencilerin genel öz-yeterlilik puanları ile genel not ortalaması arasında anlamlı, CSE101 dersi dönem sonu not ortalaması arasında ise anlamsız bir ili ki olduğu bulgulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin öz-yeterlilik puanlarının cinsiyete ve eğitim aldıkları dile göre (Türkçe-İngilizce) değişmediği görülmüştür. Öğrencilerin motivasyon puanları da eğitim aldıkları dile göre farklılaşmamaktadır. Niteliksel analiz bulgularına göre ise öğrencilerin verdiği cevapların yüzde sıklık değerlerinin cinsiyetleri açısından değiştiği görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçları özellikle öğrencilerin derse yönelik tutumlarında cinsiyet açısından bir farklılık olduğunu göstermesi ile mühendislik programlama eğitiminde öğrenci başarısını yordayan değişkenlerin tespit edilmesi sürecine katkı sağlaması beklenmektedir.
  • Yayın
    The expression of possession
    (Univ Toronto Press Inc, 2011-11) Arık, Engin
    [No abstract available]
  • Yayın
    Yeme tutumlarını yordamada öz anlayış ve yeme farkındalığının rolü: karşılaştırmalı bir çalışma
    (Cyprus Mental Health Institute, 2022-06-07) Yalın, Kübra; Karaköse, Selin
    Son yıllarda yeme bozukluğu tanısında görülen artış ile birlikte, klinik olmayan örneklemde de yeme tutumları sıklıkla araştırılmaya başlanmıştır. Yeme farkındalığı, yeme tutumlarını yordayıcı bir faktör olarak bilinirken, alan yazına yeni kazandırılmış bir kavram olan öz anlayışın yeme farkındalığı ve yeme tutumları ile yakından ilişkili olduğu bilinse de bu değişkenleri bir arada inceleyen bir çalışma henüz alan yazında yer almamaktadır. Bu çalışmanın amacı, öz anlayış ve yeme farkındalığının yeme tutumlarını yordayıcı rolünü diyetisyene giden ve gitmeyen kadınlarda araştırmaktır. Çalışmanın örneklemini, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 18-59 yaş arası (Ort.=31.65, SS=9.31), kilo vermek için diyetisyene giden 230 (%52.9) ve 205 diyetisyene gitmeyen (%47.1) toplam 435 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılara, Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu dışında, Yeme Tutum Testi (YTT-26), Yeme Farkındalığı Ölçeği (YFÖ-30), Öz Anlayış Ölçeği (ÖZAN) ve Yeme Tutum Testi (YTT-26) ile oluşturulmuş anket bataryası online olarak sunulmuştur. Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre, yeme tutumlarını yordamada, öz anlayış ve yeme farkındalığın rolünün diyetisyene giden ve gitmeyen bireylerde farklılaştığı, kilo vermek için diyetisyene giden kadınlarda yeme farkındalığı ve öz yargılamanın yeme tutumlarını yordarken, diyetisyene gitmeyen kadınlarda yeme farkındalığı ve öz anlayışın yordayıcı rolü olmadığı bulunmuştur. Örneklem gruplarında görülen bu fark, yeme tutumlarında, risk grubu ile genel örneklem grubu arasında farklı yordayıcıların olduğuna dikkat çekerek, yeme bozukluğunu önlemede bu yordayıcıların araştırılmasının önemini vurgulamaktadır.
  • Yayın
    Towards enhancing happiness at work with the lenses of positive organizational behavior: The roles of psychological capital, social capital and organizational trust
    (Lumen Publishing House, 2020-06) Taştan, Seçil; Küçük, Burcu Aydın; İşiaçık, Serin
    In this study, based on the approach of humanization of the postmodern organizations and depending on the conceptual background, it was suggested that psychological capital and social capital could be the significant antecedents of employee happiness at workplace. Further, it was proposed that organizational trust has a moderating role on the impact of psychological capital on happiness at workplace. Thereby, a cross-sectional research study has been performed in Turkey with the participation of 222 employees from a variety of sectors including sales, marketing, health, banking, finance and education. According to the findings, it was reported that the psychological capital construct (beta=,778; t=18,370, p<,05) and social capital (beta=,746; t=16,621, p<,05) had significant positive impacts on employees' happiness at workplace. These findings supported the proposed hypothesis 1 and hypothesis 2. In addition, it was demonstrated that organizational trust has significant positive impact on happiness at workplace (beta=,544, t=9,590, p<,05). However, the results indicated that organizational trust has no significant moderating role (p>0,05), thus hypothesis 3 was not confirmed. Further research direction and the need for research on organizational trust's moderating role are discussed. The conceptual and practical implications of the study are provided along with the concluding remarks and discussions.