Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 17
  • Yayın
    Uluslararası asbest ticareti, iş sağlığı ve Türkiye
    (Birleşik Metal İş Sendikası, 2017-01-01) Taşbaşı, Aslı; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Sabah, Selen
    Asbest, geride bıraktığımız yüzyılda, düşük maliyetli, dayanıklı ve kolay işlenebilir bir mineral olması nedeniyle endüstride en yaygın kullanılan ara madde olmuştur. Bu özellikleri itibariyle iktisadi rasyonalite ile tutarlı gibi gözüken asbest kullanımının, insan sağlığı üzerinde orta ve uzun vadede yol açtığı onarılamaz hasara dayalı negatif dışsallık, aslında toplumların katlanmayı göze alamayacağı kadar büyüktür. Bu çalışma, dünya üzerinde birçok ülke tarafından yasaklanan veya en azından sınırlandırılan asbest kullanımı meselesine temel olarak iki perspektiften yaklaşmaktadır. Öncelikle, uluslararası iktisat perspektifinden, krizotil asbestin uluslararası ticaretinde tehlikeli kimyasal sınıflandırmasına dahil edilmemiş olması, mevcut düzenlemelerin gerçekte yetersiz ve biçimsel kaldığını göstermektedir. Diğer taraftan, iş sağlığı perspektifinden bakıldığında, asbeste maruziyetin insan sağlığı üzerindeki sonuçlarının gecikmeli ortaya çıkıyor olması yasak ve sınırlamalara rağmen meselenin daha uzun yıllar işçiler açısından gündemde kalacağını göstermektedir. Bu çıkarımlar ışığında Türkiye, hem tehlikeli kimyasalların sınır ötesi ticaretini düzenleyen Rotterdam Sözleşmesi’ne taraf olması; hem de asbest saçılışının en yoğun gerçekleştiği gemi söküm ve kentsel dönüşüme bağlı bina yıkım işlemlerinin yapıldığı bir ülke olması itibariyle ele alınması gereken bir araştırma nesnesi özelliği taşımaktadır.
  • Yayın
    1995-2011 döneminde Avrasya ekonomilerine yapılan doğrudan yabancı yatırımların (DYY) dünya trendi ile karşılaştırılması
    (2013) Tuzla, Hayri; Teker, Suat
    Küreselleşen ve gün geçtikçe sınırların azaldığı dünyamızda doğrudan yabancı sermaye yatırımları, başta ekonomik büyüme ve işsizlik olmak üzere, ülkelerin birçok farklı makro verisini etkilemektedir. Mevcut araştırmalar, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ekonomik büyümeyi etkilemesi yönünde güçlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu desteklemektedir. Ekonomik büyümenin doğrudan yabancı sermaye yatırımlarınıetkilemesi yönünde ise, daha zayıf bir pozitif nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Böylece, ekonomik büyümenin bir sonucu olarak, işsizlik oranlarında bir azalma beklenebilir. Bu çalışma, yedi Avrasya ülkesinin (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan) 1995 yılından 2011'e kadar çekmiş olduğu doğrudan yabancı sermaye yatırımları trendini, hem bu ülkeler arasında hem de dünya trendi ile karşılaştırmaktadır.
  • Yayın
    Türkiye’de beceri açığı: firma verisi analizi
    (Adem Anbar, 2020) Susanlı, Zehra Bilgen
    Beceri açığı (skill shortage) terimi işgücü piyasasında becerili işgücüne ihtiyacın, mevcut işgücü arzından ne kadar fazla olduğunu gösterir. Bu çalışma Dünya Bankası tarafından derlenen Enterprise Surveys anketleri 2008 ve 2013 verilerinden faydalanarak beceri açığının Türkiye’deki firmalar arasındaki yaygınlığını ve beceri açığı olasılığının belirleyicilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Firma düzeyinde beceri açığı, anketlere katılan firmaların yetersiz eğitimli işgücünün firma faaliyetlerine engel teşkil edip etmediği sorusuna verdikleri cevap ile ölçülmüştür. Probit modeli tahmin sonuçlarına göre firma büyüklüğü ve kayıt dışı rakiplerin faaliyetleri ile beceri açığı olasılığı arasında pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişki vardır. Beceri açığının belirleyicileri 2008 ve 2013 yılları arasında değişkenlik göstermiştir.
  • Yayın
    Ülkelerin rekabet gücü ve Ar-Ge faaliyetleri ilişkisi savunma sanayii üzerine bir değerlendirme
    (Akdeniz Üniversitesi, 2019-05-31) İnanç Tunçer, Özlem
    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyüme performansına sahip olması yolunda yüksek katma değerli ve yüksek teknolojili üretime dayalı sanayi yapısına dönüşümü konusunda sektörel bazda, bir değerlendirme yapılmasıdır. Bu doğrultuda çalışmada en yüksek Ar-Ge harcaması gerçekleştiren sektörler sıralamasında en yüksek payı alan sektörlerden olan savunma ve havacılık sanayi sektörü incelenecektir. Kaynakların sınırlı yapısı göz önüne alındığında Ar-Ge yatırımlarından en yüksek verimin alınması ve yatırımların fırsat maliyetinin en aza indirebilmesi için yatırımların ihtiyaçlar, erişilebilirlik ve eldeki kaynaklar ile yapılabilirlik özelliklerini taşıması özellikle Türkiye gibi orta gelir tuzağından kaçınmaya çalışan geçiş ekonomileri için çok önemlidir. Bunun yanında eğitimli beşeri sermayenin varlığı olmazsa olmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Sektörün ihtiyacı olan insan gücünün yetiştirilmesi için devlet-özel sektör-üniversite ortaklıklarının önemi görülmektedir. Ancak Ar-Ge ve teknolojiye bakışın çok daha önceki yıllarda içselleştirilmesi gerekli olan bir kültür olduğu gerçeği göz önüne alınırsa tüm eğitim sisteminin bu doğrultuda planlanması hedeflere ulaşılması olasılığını kuvvetlendirecektir.
  • Yayın
    Uluslararası ticaretin adaletini sorgulamak: adil ticaret sistemi, çalışma koşullarına etkisi ve fındık işçileri için "adalet" arayışı
    (2015) Taşbaşı Şen, Aslı
    Uluslararası ticaret sistemini oluşturan kurallar, araçlar ve politika yöntemlerinin, gelirin yeniden dağıtımı açısından yoksul ülkelere yönelik olarak adaletli işlemediği, sisteme dair başlıca eleştiridir. Bu çalışmada, geleneksel ticaret sistemine bir alternatif sunduğu iddiasını taşıyan adil ticaret sisteminin, kuramsal zemininin neoliberalizmden, pratiklerinin ise neoliberal aklın çoklu stratejilerle piyasayı inşa etme biçiminden gerçekten farklılaşıp farklılaşmadığı, işçilerin çalışma koşullarına etkisi üzerinden incelenecektir. Adil ticaret sisteminin temel iddiasını şekillendiren, üretenlere kendi geleceklerini yönetebilme gücünü sağlayacak çalışma ve yaşam koşullarını oluşturma becerisi; ücretler, örgütlenme ve toplu pazarlık, çocuk işgücü, iş güvenliği ve iş sağlığı gibi unsurlar açısından ve Türkiye'de fındık toplama işinde çalışan gezici mevsim işçileri için tartışılacaktır.
  • Yayın
    Küçük açık ekonomilerde döviz kuru ile faiz oranı arasındaki oynaklık değiş-tokuşunun kestirimi: Hong Kong örneği
    (Marmara Üniversitesi, 2014) Taşbaşı Şen, Aslı
    Bu çalışmada, döviz kurlarındaki oynaklığın (volatility) ortadan kaldırılmasının faiz oranlarındaki oynaklığı artırıp artırmadığı sorusu görgül olarak incelenerek, sabit ve esnek döviz kuru sistemleri arasındaki politika tercihinin değerlendirilmesi amaçlanmıştıır. Oynaklık değiş-tokuşu (volatility trade off) olarak adlandırılan bu hipotez, Hong Kong ekonomisi için, genelleştirilmiş ardışık bağlanımlı, koşullu, değişen varyans (generalized autoregressive conditional heteroscedasticity - GARCH) modeli yardımıyla sınanmıştır. Veri kümesi, kriz öncesi dönem, kriz dönemi ve kriz sonrası dönem olarak üç alt kümeye bölünmüş ve farklı sonuçlar elde edilmiştir. Kriz öncesi ve kriz sonrası dönemler döviz kuru oynaklığı ile faiz oranı oynaklığı arasında bir değiş-tokuşa işaret ederken, kriz döneminde değiş-tokuş hipotezine aykırı olarak döviz kuru ve faiz oranı hareketleri arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir.
  • Yayın
    Türkiye’de işgücüne katılım, istihdam ve beşeri sermaye dışsallıkları*
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017-12-25) Susanlı, Zehra Bilgen
    Bu çalışmada bireylerin işgücüne katılım ve istihdamda olma ihtimallerinin içinde bulundukları bölgenin beşeri sermaye düzeyi ile bağlantısı Hanehalkı İşgücü Anketi 2013 yılı mikro verisi kullanılarak incelenmiştir. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı yapılan Probit modeli tahminleri bölgesel beşeri sermaye düzeyinin erkeklerin işgücüne katılım ve istihdamda olma olasılığını anlamlı olarak artırdığını ancak, bu etkinin sadece üniversite ve üzeri eğitime sahip kadınlar için geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular bölgesel beşeri sermayenin erkeklerin istihdam olasılığı üzerindeki olumlu etkisinin bireylerin eğitim düzeyi ile ters orantılı olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yayın
    Hizmet sektöründe duygusal emek ve toplumsal cinsiyet
    (Türk Tabipleri Birliği, 2015-05-01) Özkaplan, Nurcan
    Hizmet sektörü, dünyada toplam istihdam artışının en yüksek olduğu ve gittikçe daha yüksek oranda kadın istihdamının gerçekleştiği Hizmetlerin feminizasyonu bir sektör olarak oldukça önemlidir. Aynı zamanda, Hizmet sektöründeki işler, feminist teorinin ışık tuttuğu sosyal beceri, duygusal emek, estetik emek, toplumsal cinsiyet ve sınıf gibi süreçlerin nasıl kesişim içinde olduğunu ve nasıl dönüştüklerini de anlama olanağı veren bir niteliktedir. Yüz yüze müşteri ilişkisi nedeniyle, yani tüketimle üretim arasındaki köprüyü oluşturan Hizmet sektöründe çalışanlar için duyguların, davranışların ve bedenin “müşteri memnuniyeti” açısından kontrolü, işin olmazsa olmaz bir bileşenidir. Türkiye’de Hizmetler sektöründeki kadın çalışanların oranı çok yüksek olmamakla beraber artma eğilimindedir; hem güvenceli/prestijli hem de nitelik gerektirmeyen kötü işlerde çalışan kadınlar açısından çalışma rejiminin farklılaşan karmaşık mekanizmalarını anlamak önemli gözükmektedir.
  • Yayın
    İçgöç, nüfus yapısı ve fiyat farklılaşması: İstanbul örneği
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2016-11-30) İnanç Tunçer, Özlem
    Göç olgusu her ne kadar demografik bir olgu olarak değerlendirilse de gerek ortaya çıkma nedenleri gerekse sonuçlar açısından ekonomi ile çok yakından ilgilidir. Bu nedenle göçün yerleşik nüfusun toplam refah üzerine olan etkileri araştırılırken, mal ve hizmet fiyatları üzerindeki etkilerinin de analize eklenmesi gerekmektedir. Ancak göç olgusu fiyat seviyelerini hem arz hem de talep yönünden farklı şekillerde etkileyeceğinden söz konusu etki ancak ampirik analizler sonucunda tespit edilebilir. Literatürde göç ile nihai malların fiyatlar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar az sayıdadır. Bu çalışmada, İstanbul ilçeleri arasındaki fiyat farklılaşması ve İstanbul'a olan iç göçün bölgeler arasında ürün fiyatları farklılaşmasna olan etkisi analiz edilmektedir. Kullanlan veri setlerinin analizleri İstanbul'da ilçeler arasında mal ve hizmet fiyatlarının ciddi oranda farklılaştığını ortaya koymaktadır. Söz konusu farklılaşmanın özellikle hizmet sektöründe önemli olduğu görülmektedir. Çalışmanın göç-fiyatlar ilişkisini inceleyen bölümünün sonuçlar ise, uluslararası göçün fiyatlar üzerine olan etkisini araştıran literatür ile paralel şekilde, göç ile gelen nüfusun yerleşik nüfusa oran-fiyatlar ilişkisinin negatif olduğunu göstermektedir. Bu durum ise göç ile gelen nüfusun araştırma maliyetlerinin daha düşük olması nedeniyle fiyatların düşeceği varsayımına dayandırılmaktadır.
  • Yayın
    Türkiye’de Bölgesel Ekonomik Büyüme ve Su Tüketimi
    (Efil Yayınevi, 2021-06) Taşbaşı, Aslı; Kent, Oya; Karahasan, B. Can; Tekçe, İbrahim Mahmut; Taştan, Hüseyin; Donduran, Murat
    [No abstract available]