27 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 27
Yayın Relative effects of marketing effectiveness dimensions on firm performance: An empirical analysis with a multi-industry sample(Bogazici Universitesi, 2009) Gül, Mısra ÇağlaThe aim of this study is to understand the influence of marketing operational efficiency and marketing system effectiveness on firm performance dimensions. Marketing operational efficiency and marketing system effectiveness are two dimensions of marketing effectiveness derived as a result of the exploratory factor analysis performed on the data. Firm performance dimensions used in the study are overall performance, ROI, percentage of new product sales, change in market share, and sales growth, all measured relative to competitors. Multiple respondent firm level data are collected through a survey of 74 firms operating in a variety of industries, resulting in 296 individual surveys. Findings indicate that marketing operational efficiency, a set of short-term, operational dimensions, positively influences all of the firm performance dimensions. On the other hand, marketing system effectiveness, measuring longer-term, strategic factors, does not have such an impact.Yayın Rasyonalite ve akışkanlık: Modernist örgüt kuramlarının kompleksite düşüncesi ekseninde tahlili(Doğuş Üniversitesi, 2019) Yüksel, Ahmet HakanModernist düşünce akımının örgütleri mekanik sistemler olarak tanımlamasının bir yansıması olan makina metaforunun etkisi altında geliştirilmiş örgütsel kuramların temel varsayımlarının günümüzün kompleks küresel ortamında işlerliği sorgulanır hale gelmiştir. Eşi benzeri görülmemiş düzeydeki karşılıklı bağlılık ve bağımlılık ortamında küresel ağda etkileşime geçen sayısız aktörün, kelebek etkisi olarak da adlandırılan durumda anlatılmak istendiği gibi, hangi şekilde ve yoğunlukta ilişki kurup etkileşime gireceği ve bu etkileşimlerin nitel olarak özgün hangi yeni görüngünün belirimine yol açabileceğini kestirebilmek mümkün görünmemektedir. Her an olma halindeki şartlar altında örgütlerin neden-sonuç ilişkileri arasındaki rasyonel bağları kurarak anı idrak edebileceklerine inanmaya devam etmeleri söz konusu değildir. Kavramsal tahlile dayalı bu makale, örgütlerin birer makina olarak tanımlandıkları ontolojik konumlanmanın, örgütlerin kompleks sosyal etkileşim ağları olarak yeniden şekillenmesi akışkanlar çağında var olmayı sürdürebilmek için elzem bir düşünsel gereklilik olduğunu, modernist örgüt kuramlarının varsayımlarının karşısına kompleksite kavramını konumlayarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kompleks sistemler yaklaşımını benimsemekte somut bir metafor olarak ekoloji kavramı önerilmektedir.Yayın Faktoring sözleşmesi(Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı, 2014) Uyanık, Ragıp Yüce1980 yılından itibaren Türkiye ekonomisinin dışa açılmasıyla finans sektörünün tanıştığı yeni ürünlerden birisi de faktoringdir. Faktoring dünyada çok eski bir geçmişe sahiptir. Faktoring iyi anlaşıldığında, satışları, karlılığı ve ülke ihracatını artırmada çok önemli etkisi olduğu görülecektir. Modern faktoring yaklaşık olarak son 50 yıldır birden çok hizmet ve fonksiyonu içinde barındırmakta ve sürekli gelişmektedir. Gelişim hızı nedeniyle uygulaması ve hukuki değerlendirmesi farklılıklar gösterebilmektedir. Bu çalış- mada satıcı ve faktör arasında imzalanan faktoring sözleşmesinin tanımı, yapısı, içeriği ve hukuki temeli farklı görüş açılarından değerlendirilmekte, faktoringin gelişimi ve daha iyi tanınması için netleştirilmesi gereken bazı hususlar ortaya konmaktadır.Yayın Finansal raporlama ve denetim uygulamaları kapsamında davranışsal muhasebe teorisine bakış(Muhasebe Öğretim Üyeleri Bilim Ve Dayanışma Vakfı, 2018-12-27) Ergüden, Arif Engin; Dalkılıç, A. Fatih; Kaya, Can Tansel; Sayar, A. R. ZaferPsikoloji bilimi ile finansın kesişimi olarak nitelendirilebilecek olan davranışsal finans uzun yıllardır finans literatüründe yer almasına ve oldukça çok sayıda akademik çalışmaya konu olmasına rağmen davranışsal muhasebe bu bağlamda daha geride kalmıştır. Oysa ki Amerika Muhasebe Birliği’nin (AAA) muhasebe eğitiminde psikoloji ile ilgili konuları dahil etme yönündeki çağrısı 1970’li yıllara kadar geriye gitmektedir. Finansal raporları hazırlayan muhasebecilerin sıklıkla mesleki yargılarına göre karar vermek durumunda kalmaları ve raporların bu doğrultuda şekillenmesinin yanı sıra bu raporları denetleyenlerin mesleki şüphecilik ile hareket ediyor oluşu davranışsal muhasebenin etki alanını ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı davranışsal muhasebenin teorik altyapısını ve ilgili olduğu teorileri ortaya koymak ve finansal raporlama ve denetim uygulamalarındaki yansımalarını incelemektir. Bu doğrultuda ilgili finansal raporlama ve denetim standartları da ele alınmaktadır.Yayın Bankacılık sektörü hisse senedi endeksi ile enflasyon arasındaki ilişki: Yedi ülke örneği(Manisa Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2013) Yüksel, Aslı; Yüksel, Sadettin AydınBu çalışmanın amacı yedi ülkede bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Literatürde hisse senedi piyasa endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi inceleyen çok sayıda çalışma olmasına karşın, sektör endeksleri ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışma sayısı son derece sınırlıdır, bu çalışma ile literatürdeki bu boşluğun doldurulması hedeflenmektedir. Analizlerde bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasındaki uzun vadeli ilişki Johansen Eşbütünleşim Analizi ve Gecikmesi Dağıtılmış Ardışık Bağımlılık Modeli (ARDL) kullanılarak test edilmiş ve sadece bir ülkede (Arjantin) uzun vadeli bir ilişki bulunmuştur. Makalede ayrıca Granger Nedensellik Analizi yapılmış, Amerika, Avusturya ve Macaristan’da bankacılık sektörü endeksi ile tüketici fiyatları endeksi arasında nedensellik ilişkisinin olmadığı belirlenmiştir.Yayın Municipal Economic Enterprises vs. State Economic Enterprises: a new arena for employment patronage?(DİSK Birleşik Metal-İş, 2020-05-14) Oğuz, Ahmet Bünyan; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Taşbaşı, AslıState Economic Enterprises (SEEs) have been going through a privatization process, which began in the 1980s, increasing its pace since the 2000s. Against this trend, some argue that Municipal Economic Enterprises (MEEs) are being used to create employment with populist policy intentions in recent years. These argument rests on the perception that the MEEs have replaced the SEEs in using employment as an instrument for populist policies. The purpose of this study is to compare the populist policies during the years 2003-2015 which mark the timeline that privatization took speed, by means of the employment provided through the municipality in contrast to the employment policies of the previous governments, realized through SEEs. Theoretical approach of the study is based on Gramsci’s theory of hegemony, which includes the key concepts of patronage, clientelism and social state. Research findings within the limitation of data unavailability suggest that, MEEs do not have a significant potential for populist policies by means of employment patronage. On the other hand, since MEEs manage their operations by means of outsourcing, subcontracting and tenders to private sector companies, one can suggest that there is a potential clientelism relation between them and their service providers.Yayın Covid 19 döneminde algılanan tehdit, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisi: bir seri aracılık modeli incelemesi(Melih Topaloğlu, 2021) Sağlam, Mehmet; Tavman, Emine BaşakAmaç – Bu çalışmanın amacı, COVID-19 salgını sırasında ortaya çıkan algılanan tehdit, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin dürtüsel satın alma üzerindeki etkilerini belirlemektir. Ek olarak, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin bu ilişkiler üzerindeki aracılık etkilerini seri aracılık modeli üzerinden tespit etmeyi amaçlamaktadır. Tasarım/Yöntem/Yaklaşım – Veri toplama aracı olarak online anket, örnekleme yöntemi olarak kolayda ve kartopu örnekleme kullanılmıştır. 4 Ocak-15 Ocak 2021 tarihleri arasındaki veri toplama sürecinde 403 katılımcı verisi elde edilmiştir. Veri analizinde SPSS 24, AMOS 24 ve PROCESS 3.1 makro uzantısı kullanılmıştır. Araştırma modeli, koruma motivasyonu teorisine dayandırılmıştır. Analiz yöntemlerinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, geçerlilik analizleri ve seri aracılık analizi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma bulgularında, algılanan tehdidin (?=0,283*), algılanan ciddiyetin (?=0,365*) ve kendini izole etme niyetinin (?=0,434*) dürtüsel satın alma üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aracılık etkileri (dolaylı etki) değerlendirildiğinde ise algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi olduğu (?=0,246**), kendini izole etme niyetinin aracı etkiye sahip olduğu (?=0,099*), kendini izole etme niyetinin algılanan ciddiyet aracılığıyla birlikte aracı etkiye sahip olduğu (?=0,139**), belirlenmiştir. Tartışma – Araştırma bulguları doğrultusunda dürtüsel satın alma üzerinde en etkili boyut kendini izole etme niyeti olarak ortaya çıkmıştır. Algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi daha büyüktür. Kendini izole etme niyetinin aracı etkisi, algılanan ciddiyetin etkisiyle birlikte gerçekleşmesi durumunda artmaktadır. Elde edilen sonuçlar literatürdeki çalışmalarla paralellik göstermektedir.Yayın İş-aile yaşamında dengeyi bulma çabaları: Ülke incelemeleri(T. C. Sosyal Güvenlik Kurumu, 2018) Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Çağlı Kaynak, ElifÇalışma hayatındaki bireylerin aile yapısının bütünlüğünün korunmasına yönelik uygulanan iş-aile yaşam dengesi politikaları ele alınmaktadır. Bu çerçevede çalışma hayatındaki aile bireyleri ve kadına yönelik sosyal politikaların kapsamı ve bu politikalara duyulan ihtiyacın sebepleri ortaya konulduktan sonra, iş-aile yaşam dengesi uygulamalarına yer verilmiştir. İş-aile yaşam dengesinin korunmasına yönelik politikalar, Almanya, İsveç, Yunanistan ve Türkiye gibi farklı refah seviyesindeki ülkeler açısından değerlendirilmiştir. Türkiye’nin AB ‘ye üyelik sürecinde tam üyeliğinin bir ön koşulu olarak emek piyasasında iş aile yaşamı dengesini sağlayan yasal mevzuatın yeniden düzenlenmesi gündeme gelmiştir. Bu çerçevede yürürlüğe giren politika ve uygulamalar pratikte de etkin hale gelmeleri kolay olmamıştır. Türkiye’de iş-aile yaşam dengesi hususunda hali hazırda uygulanan politikaların geleneksel muhafazakâr aile yapısını korumaya yöneldiği görülmekte bu durum kadınların istihdamı, çocuk bakımı ve aile izinleri konusunda çalışmada incelenen diğer ülkelere nazaran Türkiye’nin geride kalmış olduğunu ortaya koymaktadır.Yayın Uluslararası Çalışma Örgütü ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Genel değerlendirme(2013) Soykut Sarıca, Yeşim PınarUluslararası Çalışma Örgütü (UÇÖ) Uzmanlar Komitesi'nin Türk Çalışma Hukuku'na yönelik süregelen eleştirileri olanaklar ölçüsünde bertaraf etmeye yönelik değişiklikleri gerçekleştirerek yasalaştırılmıştır. Üçlü danışma kurulu mekanizması yoluyla gerekli kararlar alınmış UÇÖ sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmiş "6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu" adını almıştır. Ülkemizin çıkarları açısından kuşkusuz çeşitli yararlar sağlayacak olan yasa, öncelikli olarak ülkemizin çalışan ve endüstri ilişkileri sisteminin çağdaşlaşması açısından önemlidir. Bu çalışmada yasa, hem UÇÖ'nün kuruluş felsefesine ve amaçlarına uygunluğu, hem de tartışmaya açık noktaları bakımından genel bir değerlendirme ile ele alınmıştır.Yayın Kişiye özel fiyat teklifinin zamanlamasının, internette, satın alma karar sürecine etkisi(İstanbul Üniversitesi, 2012) Kaya, İsmail; Sağkaya Güngör, AyşegülBu çalışmanın temel amacı, küme teorisi çerçevesinde tanımlanan satın alma sürecine etki eden bir değişken olan kişiye özel fiyat teklifinin zamanlaması ile satın alma süreci arasındaki neden sonuç ilişkisini araştırmaktır.Çalışmada, kişiye özel fiyat teklifinin, İnternette, tüketiciye sunulma zamanlamasının satın alma sürecine etkisini ölçmek amacıyla saha deneyi gerçekleştirilmiştir. Saha deneyine 580 kişi katılmıştır. Kişiye özel fiyat, deneklerin İnternet sitesinden daha önce yaptıkları satın almaya göre belirlenmiştir. Deneklere satın alma sürecinin farklı safhalarında kişiye özel fiyat önerilmiş ve satın alma davranışlarındaki farklılıklar izlenmiştir. Deneylerde elde edilen veriler, Pearson ki-kare ve lojistik regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışma sonucuna göre; tüketicinin dikkate alınanlar kümesi oluşmadan önce önerilen kişiye özel fiyat teklifi, oluştuktan sonra önerilen teklife göre daha etkilidir ve satın almayı olumlu yönde etkilemektedir. Çalışmada, kişiye özel fiyat teklifinin zamanlaması ile tüketicinin önerilen ürünü seçim kümesine alması arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »












