Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 71
  • Yayın
    Deleuze ve Spinoza kavramları üzerinden Kardelen Fincancı, Nezaket Ekici ve Tunç Ali Çam’ın çalışmalarının değerlendirilmesi
    (Istanbul Kultur Univ, 2017-07) Demir, Vesime Itır
    Bu araştırmada, Benedictus de Spinoza ve Gilles Deleuze’ün sunduğu kavramlar üzerinden performans sanatı örnekleri incelenecektir. İki düşünürün ortaya koyduğu beden odaklı düşüncelerden yola çıkılarak, performans sanatının gündelik yaşamla ilişkisi, izleyiciyle kurduğu ilişki, izleyici ile sanatçının etkileşimi ve yapılan performansın nihayetinde hedefine ulaşıp ulaşmadığı belirlenecektir. Nezaket Ekici’nin “Imagine”, Kardelen Fincancı’nın “Make Me Whole Again” ve Tunç Ali Çam’ın “Yersiz yurtsuzlaşma, Kurşun Kalemler, Karton Kutu ve Ses” adlı performansları izleyiciyle kurduğu ilişkiler ve izleyici üzerinde yarattığı etkiler üzerinden değerlendirilecektir.
  • Yayın
    Motif-oriented characteristics of the Turkish carpets illustrated in English aristocratic portrays of renaissance and effects of the carpets on British carpet production
    (Ahmet Kara, 2021-08-31) Kalyoncu, Hülya
    The Turkish carpets with a great importance in world’s carpet history have their origins in Pazırık Carpet, the world’s oldest and the first knotted carpet which was produced by the Central Asian Turks. Carpet tradition of Turks was kept by the Anatolian Seljuk Empire. It had its golden age with the naturalist carpets woven in Bursa and its vicinity in the 16th century that corresponds to the Ottoman period. The Turkish carpets included in the religion and society-thematic paintings made in Renaissance period by the European painters in various countries were regarded as the expression of wealth and magnificence. The Ottoman-Turkish carpets illustrated in portraits of the English aristocrats as well influenced the English carpet art in addition to adding aesthetic values to the paintings. In this study performed in this context, literature of the portraits of English aristocrats that involve Turkish carpets was reviewed. Besides, painters of the paintings, the aristocrat’s portrayed and motif-oriented characteristics of the Turkish carpets were addressed in detail. It was aimed to reveal the place of the carpets addressed within the discipline of art history, in Turkish cultural history and their effects on the British carpet production. In conclusion, it was turned out that they place premium on Turkish culture and art.
  • Yayın
    Korku, korona, kötülük
    (Şalom Gazetesi, 2020-12-16) Kahraman, Hasan Bülent
    Elbette dünya tarihinde büyük korku dönemleri yaşanmıştır. Fransız Devriminden hemen sonraki bir-bir buçuk aylık dönem ‘büyük korku’ (la grand peur) dönemi olarak adlandırılır. Bazı kulaktan dolma tarihçilerin metinlerinde yüzüm kızararak okuduğum gibi, hiç öyle Amerikalıların ‘The Reign of Terror’ Fransızlarınsa doğrudan ve sadece ‘La Terreur’ dediği ‘Terör Dönemi’nin getirdiği bir kavram değildir. O 1793-94 arasında cereyan etmiştir.
  • Yayın
    Her gece tiyatro
    (Şalom Gazetesi, 2021-05-19) Kahraman, Hasan Bülent
    Eskiden, mesela Princeton’dayken, gece çok geç saatlere kadar çalışır, sonra bir êlm izler, sabaha karşı bir saatte uyur, erkenden uyanır, gene çalışmaya başlardım. Yazsa, bahar gelmişse biraz evin önündeki bahçede oturur, kapıya bırakılmış gazeteyi okur, bir kahve içerdim. Kışsa yapacak bir şey olmaz, tekrar masanın başına geçerdim.
  • Yayın
    Felsefesiz siyaset
    (Şalom Gazetesi, 2021-08-25) Kahraman, Hasan Bülent
    Eskiden, özellikle Princeton Üniversitesinde hocayken, geceleri geç vakte kadar çalışır, sonra oturup bir êlm izler, bir kahve içer yatardım. Zamanla bu özelliğimi yitirdim. Üstelik o yıllarda êlm izlemek daha zordu. Sadece DVD’ler vardı. Oysa şimdi sayısız mecradan insan ortada olan neredeyse tüm êlmleri buluyor.
  • Yayın
    Uzun zincirin halkaları...
    (Şalom Gazetesi, 2021-12-01) Kahraman, Hasan Bülent
    Türk siyasi hayatını çok uzun yıllardır inceleyen, sorunlarının üstünde düşünen biri olarak vardığım önemli ve ‘genel’ sonuçlardan biri şu: Bir radikal hamleyle kurulan cumhuriyetin ardından gelen siyasal hayatla hesaplaşma henüz tamamlanmamıştır. Birbiriyle doğrudan doğruya ilişkili hatta birbirini belirleyen, bazen birbiriyle özdeş olan cumhuriyetçilik, modernleşme ve batıcılık her evrede bir kere sorgulanmıştır. Bu bir eksiklik değildir. Tersine siyasal modernleşmenin ilerlediğini gösteren çok önemli bir gerçektir.
  • Yayın
    Philosophical architectonics and theatricality in Gilles Deleuze’s theory
    (Mersin Üniversitesi, 2021-10) Hatipoğlu, Özüm
    Theatricality, as a methodological basis of Deleuze’s theory, insinuates a new thought of Being/beings by emancipating philosophy from its anthropological orientation. Despite the fact that the phenomenological methodologies attempted to link the transcendental with the empirical domain, the source of reflexivity was still the subject. Deleuze’s ontological repetition maintains the infinite reflection of the transcendental and the empirical domains into each other, yet it posits the symbolic order as the third order where the infinite reflexive expansion between concept and matter becomes immanently transcended. By taking this formulation as its point of departure, this article analyzes how Deleuze’s notion of theatricality operates as the self-reflexive and excessive origin of thought.
  • Yayın
    Ben ne resimde ne şiirde tasarlarım
    (Yapı Kredi Yayınları, 2020) Kahraman, Hasan Bülent
    6 Şubat 2016 ile 22 Temmuz 2018 arasında NTV’de Bildiğiniz Gibi Değil genel başlığı altında haftalık sohbetler düzenledim. Program daha sonra yayın kanalının kararıyla durduruldu. Gerçekleşmesini Erman Yerdelen Bey sağlamıştı. Fakat Nermin Yurteri ve Handan Özsoy’un büyük katkıları oldu.
  • Yayın
    İnsan sonrası dönem
    (Şalom Gazetesi, 2020-10-21) Kahraman, Hasan Bülent
    Şimdi ilk sayfasına elimle yazdığım yer ve tarihe bakarken bir kere daha anımsıyorum. 2004 yılında, New York’ta dolaşırken benim için bir tapınak olan, henüz kapanıp Princeton’a taşınmamışken, Labyrinth Kitapçısına girmiş, yeni çıkan kitaplar arasında gördüğüm bir kitabı adının uyandırdığı merakla almıştım: Post-Truth Era: Dishonesty and Deception in Contemporary Life (Türkçeye Hakikat Sonrası Çağ: Günümüz Dünyasında Yalancılık ve Aldatma – Delidolu Kitap- diye çevrildi ama 2017 yılında. ‘Yalancılık’ yerine ‘sahtekârlık’ kullanılmalıydı, kitabın temel iddiası da odur). Daha çekici ve rahatsız edici bir ad olamazdı ama kitabın yazarı Ralph Keyes akademik bir isim değildi, kavramı daha polemik bir tonda kullanıyordu. Gene de aklın bir köşesine yazmıştım. Aradan geçen sürede zaman zaman gözüme çarpsa da bu deyimi gelip geçici, çağı tarif etmekte kullanılan sayısız neolojizmlerden biri olarak gördüm.
  • Yayın
    Ayın karanlık yüzü
    (Şalom Gazetesi, 2021-08-11) Kahraman, Hasan Bülent
    Son günlerde yayılan, genişleyen bir tartışma var: Göçmenler ülkelerine dönsün deniyor. Göçmen karşıtı bir tutum var ortalıkta. Dile getirilen düşüncenin objektif nedenleri olsa da getirilen düşüncenin ifade ediliş biçimi ciddi bir sorun teşkil ediyor.