4 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Yayın Olanzapin kullanımına bağlı çekilme diskinezisi ve süpersensitivite psikozu(Turkish Neuropsychiatric Society, 2016-06) Karaş, Hakan; Güdük, Mehmet; Saatçioğlu, İbrahim ÖmerTardive dyskinesia (TD) usually appears after years of antipsychotic drug use and appears to be related to the total lifetime medication dose. In withdrawal-emergent dyskinesia (WE-D), which is considered to be a subtype of TD, dyskinetic symptoms often appear shortly after a rapid reduction in antipsychotic drug dose or sudden discontinuation of the drug. Supersensitivity psychosis, which is frequently observed along with TD and is considered to have a similar etiology as TD, is a psychotic relapse phenomenon that occurs after the withdrawal of an antipsychotic drug or a rapid reduction in the drug dosage. In general, atypical antipsychotics tend to be associated with less propensity to cause TD when compared with typical antipsychotics. Furthermore, olanzapine and clozapine may have a therapeutic potential in improving or totally curing TD. In this study, a case of WE-D because of discontinuing olanzapine use and supersensitivity psychosis is discussed.Yayın The roles of adolescents’ emotional problems and social media addiction on their self-esteem(Springer, 2022-10) Acar, İbrahim H.; Avcılar, Gökçen; Yazıcı, Gözde; Bostancı, SelenAdolescents’ emotional problems and excessive social media use could deteriorate their self-esteem. The aim of the present study was to investigate the contributions of adolescents’ emotional problems and social media addiction to their self-esteem, with the particular interest of testing the mediating role of the social media addiction on the association between emotional problems and self-esteem. Participants were 221 adolescents (49.3% female) aging from 13 to 17 years (M = 15.86, SD = 0.91). Participants reported on their emotional problems, social media addiction, and self-esteem. Results from regression analyses showed that the higher levels of emotional problems and social media addiction were related to lower levels of self-esteem. In addition, social media addiction partiality mediated the association between emotional problems and self-esteem indicating that the adolescents with higher levels of emotional problems tended to report higher levels of social media addiction and, in turn this tendency was related to lower levels of self-esteem.Yayın Korkunun psikolojik sağlamlık üzerindeki yordayıcı rolü: adil dünya inancı ve sıkıntıya tolerans(Hayrettin ivgin, 2023-06-27) Kazancı, Dilara; Akçinar, BernaBu araştırmada korkunun bireylerin psikolojik sağlamlıkları üzerindeki yordayıcı rolü ile adil dünya inancı ve sıkıntıya dayanma kapasitesi arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Korkuyu inceleyen araştırmalarda katılımcılara korkuya neden olan uyaranların genellikle laboratuvar ortamında sunulduğu görülmektedir. Günlük yaşantılarında gerçek bir tehditle karşı karşıya olan bireylerin yer aldığı araştırmalar sayıca azdır. Bu çalışmada Dünya Sağlık Örgütü tarafından birçok kişide yaygın korkuya neden olduğu açıklanan gerçek bir tehdit olan Covid Korkusu ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemi yaşları 18 ile 66 arasında değişen 300 katılımcıdan (226 kadın, 74 erkek) oluşmaktadır. Araştırmada Covid 19 Korkusu Ölçeği, Sıkıntıya Dayanma Ölçeği ve Adil Dünya İnancı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre bireylerin korku düzeyleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Bireylerin korku düzeyi yükseldikçe psikolojik sağlamlık düzeyleri azalmaktadır. Bununla birlikte korku düzeyi psikolojik sağlamlık düzeyini yordamaktadır. Bireylerin sıkıntıya dayanma kapasiteleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki vardır. Bireylerin sıkıntıya dayanma kapasiteleri yükseldikçe psikolojik sağlamlık düzeyleri yükselmektedir ve sıkıntıya dayanma kapasitesi psikolojik sağlamlık düzeyini yordamaktadır. Genel adil dünya inancı ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişki beklenenin aksine negatif yönlü olmuştur. Bu bulgunun pandeminin kaotik yapısı ve bu dönemde şahit olunanlar sonucunda adil dünya inancına sahip bireylerin yaşamış oldukları olası bilişsel çelişki ile ilişkili olduğu düşünülmüştür. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması önerilmiştir. Bireylerin psikolojik sağlamlık seviyelerinin cinsiyet ve medeni durumlarına göre farklılaştığı gözlemlenmiştir. Erkeklerin psikolojik sağlamlık düzeyleri kadınlara göre daha yüksektir. Evli katılımcıların psikolojik sağlamlık düzeyleri evli olmayanlara göre daha yüksektir. Araştırma sonuçları ilgili literatür kapsamında tartışılmıştır.Yayın Korku duygusunun dikkat yanlılığındaki rolü üzerine bir derleme(Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü, 2021-09) Kazancı, Dilara; Saltoğlu, SerenBu derleme makalenin amacı korku duygusu ve dikkat yanlılığı ilişkisini ele alan araştırmaları inceleyerek, bireylerin hayatta kalmaları için önemli bir bilişsel mekanizma olan dikkat süreçlerinin tehdit sinyalleyen uyaranlarla karşılaştıklarında nasıl etkilendiğini değerlendirmektir. Bireyler bir duyguyu deneyimleme esnasında fizyolojik genel uyarılmışlık (arousal), bu uyarılmışlık sonucunda oluşan değişimin dışarıya yansıması (ifade edici davranışlar) ve duygunun farkındalığını yaşamaktadırlar. Duygulara eşlik eden uyarılmışlık düzeyinin (arousal) artması organizmanın çevresindeki dikkat ettiği ipuçlarının aralığını/çeşitliliğini etkileyebilmektedir. Bu makalede, evrimsel açıdan algılanmasının önemli olduğu birçok çalışmada ifade edilen atalardan kalma tehdit edici uyaranların (ör, yılan, örümcek) yanı sıra modern tehditlere (ör, silah, bıçak) ve öğrenme (yönerge) temelli korkulara yer verilmiştir. Bununla birlikte, dikkat körlüğü durumunda ve gerçek hayatta karşılaşılan tehditlerin (ör, ağrı, salgın hastalık, bomba patlaması) etkileri ele alınmıştır. Bireysel farklara odaklanan çalışmalar değerlendirilerek tehdit edici uyaranlara dikkat yanlılığına yansıyan yaş, cinsiyet, kültür, duygusal zekâ, kişilik özellikleri, yalnızlık, kaygı seviyesi gibi birey kaynaklı faktörler anlaşılmaya çalışılmıştır. İncelenen araştırmalardan elde edilen sonuçlar, genel olarak tehdit edici uyaranların nötr uyaranlara göre daha fazla dikkat yanlılığına neden olduğuna işaret etmiştir.












