6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın Suriyeli sığınmacılarda Türklerle temas ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde aracı değişkenler(Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü, 2019-10-10) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Canpolat, EsraSon yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan göç sayısı ile birlikte, farklı gruplar arasındaki ilişkileri düzenlemek ve uyum sürecinde çeşitli zorluklar yaşayan göçmen, sığınmacı ve mülteci grupların psikolojik iyi oluşlarını arttırabilmek adına gruplararası temasın etki mekanizmasının anlaşılması bir gereklilik haline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, Suriyeli sığınmacıların Türklerle temasının psikolojik iyi oluşlarıyla ilişkisinde gruplararası kaygı, içgrupla özdeşleşme ve toplumsal kabullenilmenin aracı rolünü incelemektir. Toplamda 163 Suriyeli katılımcı (88 kadın, 75 erkek) gruplararası temas, gruplararası kaygı, çoklu-grup kimlikle özdeşleşme, toplumsal kabullenilme ve psikolojik büyüme ölçeklerini cevaplandırmıştır. Araştırmanın sonucunda, olumlu temasın gruplararası kaygı ile olumsuz, içgrup kimlikle özdeşleşme ve toplumsal kabullenme ile olumlu yönde ilişkili olduğuna dair bulgular elde edilmiştir. Aynı zamanda, gruplararası kaygı, kimlikle özdeşleşme ve toplumsal kabullenilme psikolojik iyi oluşu anlamlı şekilde yordamaktadır. Gruplararası temas ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkinin doğrudan anlamlı olmadığı; ancak bu ilişkinin üç aracı değişken aracılığıyla dolaylı olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Bulgular Suriyeli sığınmacıların Türklerle olumlu temasının psikolojik iyi oluşlarına olumlu katkısının altını çizmektedir.Yayın COVID-19 döneminde algılanan tehdit, kaygı ve dürtüsel satın alma ilişkisinde algılanan duyarlılığın ve ciddiyetin moderatör rolü(Büşra Sena Çakmak (Yusen Yayıncılık), 2021-06-25) Sağlam, Mehmet; Tavman, Emine BaşakTüm dünyanın gündemine oturan küresel COVID-19 salgını milyarlarca insan arasında korku, panik ve belirsizliği tetikleyerek tüketicilerin dürtüsel satın alma davranışı sergilemesine neden olmuştur. Bu davranışın öncüllerinin ve düzenleyicilerinin neler olduğu ise merak konusudur. Bu çalışmada, Türkiye’deki COVID-19 salgını bağlamında uyarıcı-organizma-tepki (S-O-R) Paradigması ve Sağlık İnanç Modeli çerçevesinde, algılanan tehdidin (uyarıcı) kaygı (organizma) üzerindeki etkileri ve kaygının dürtüsel satın alma davranışı (tepki) üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. Ek olarak, algılanan duyarlılık ve algılanan ciddiyet değişkenlerinin bu ilişkiler üzerindeki düzenleyici etkileri araştırılmıştır. Çalışmada kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve veriler Google Forms üzerinden online anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma 403 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24 ve AMOS 24 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, algılanan tehdidin kaygı üzerinde etkisi olduğu ve algılanan duyarlılık ve ciddiyetin bu ilişkide düzenleyici role sahip olduğu, ayrıca kaygının dürtüsel satın alma üzerinde etkisi olduğu ve yine algılanan duyarlılık ve ciddiyetin bu ilişkide düzenleyici role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yayın Attentional bias and training in social anxiety disorder(Turkish Neuropsychiatric Society, 2015-03) Fıstıkçı, Nurhan; Saatçioğlu, İbrahim Ömer; Keyvan, Ali; Topçuoǧlu, VolkanCognitive behavioral therapy (CBT) is one of the most effective treatment modalities for social anxiety disorder (SAD), showing a high level of clinical evidence supporting its effectiveness. On the other hand, lack of the desired benefit from this treatment in some patients causes continuation of the search for new techniques. Recent research studies have focused on attentional bias and attention training in SAD. Attention processes in SAD have been a major target of interest and investigation since the introduction of the first cognitive models explaining SAD. In the first model, it was highlighted that attention was self-focused. The relationship between threatening stimuli and attention was considered in the subsequent models. Attentional bias towards threat may take place in several ways, such as facilitated processing of threat, difficulty in disengaging attention from the threat and avoidance of attention from the threat. After these descriptions regarding the phenomenology of the disorder, treatments to modify attention, processes were developed. In spite of conflicting results, investigations on attentional training are promising. Attention processes, attentional bias and attentional training in SAD are discussed in this review.Yayın Gruplararası temas ve çatışma ile azınlıklara yönelik tutumlar ve çokkültürlülüğe destek arasındaki ilişkiler: gruplararası tehdit ve kaygının aracı rolü(Türk Psikologlar Derneği, 2017) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Çelebi, ElifBu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan iki önemli azınlık grubuna (Kürt ve Ermeni) yönelik dışgrup tutumları ve çokkültürlülüğü yordayan faktörleri incelemektir. Bu bağlamda, her iki grup için de gruplararası tehdit ve kaygının, algılanan çatışma ve gruplararası temas ile dışgrup tutumlar ve çokkültürlülüğe destek değişkenleri arasındaki ilişkilerde aracı rolü araştırılmıştır. Çalışmada İstanbul'da yaşayan ve kendini Türk olarak tanımlayan toplam 356 üniversite öğrencisinin Kürt ve Ermeni grup üyelerine yönelik düşünce ve tutumlarına ilişkin psikolojik mekanizmalar incelenmiştir. Sonuçlar her iki gruba yönelik tutumların eşit olumlulukta olduğunu göstermiş, ancak Kürtler bağlamında hem çokkültürlülüğe desteğin hem de algılanan çatışma ve temasın Ermenilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Uygulanan yapısal eşitlik modelleri ise hem kaygı hem de tehdit değişkenlerinin tutumlar ve çokkültürlülükle ilişkili olduğunu, ancak aracı değişkenlerin etkilerinin iki azınlık grubu bağlamında farklılaştığını göstermiştir. Kürtlere yönelik modelde, tehdit, temas ve çatışmanın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklarken, Ermenilere yönelik modelde etkili bir aracı değildir. Beklenenin aksine, Kürtlere dair grup kaygısı temasın tutumlar üzerinde etkisine aracılık etmemekte, ancak Ermenilere dair grup kaygısı temasın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklamaktadır. Bulgular, Türkiye'de süregelen Türk-Kürt ve Türk-Ermeni gruplararası ilişkileri ışığında değerlendirilmiştir.Yayın Psychological distress of breast cancer survivors during the Covid-19 pandemic and related factors: a controlled study(KARE Publication, 2023-07) Taş, Beyza; Anuk, Dilek; Akçinar Yayla, BernaOBJECTIVE: Although the prevalence of breast cancer is high among women, survival rates are increasing. How-ever, breast cancer survivors (BCS) continue to experience various psychological problems after their treatments and are also exposed to additional stressors, such as the current Coronavirus disease 2019 (COVID-19) pandemic. The aim of this study was to examine the psychological distress and related factors (social support, intolerance of uncertainty, coping strategies) of BCS during the COVID-19 pandemic and the role of breast cancer diagnosis in this process. METHODS: This study included 95 BCS and 87 healthy women. Sociodemographic Information Form and depression anxiety stress scale, social support scale, intolerance of uncertainty scale, and coping strategies short form scales were administered to the participants. T tests and regression analyses were performed to examine the relationships between the variables. RESULTS: There was no significant difference between the two groups in terms of depression and anxiety, but the stress of BCS was lower than that of healthy women. In the regression analysis, the diagnosis of breast cancer was not a predictor for depression and anxiety, but it was a significant predictor for stress. Com-mon predictors of increased depression, anxiety, and stress were decreased social support, increased uncertainty intolerance, and increased emotion-focused coping. CONCLUSION: Focusing on the development of intolerance of uncertainty, social support, and problem-focused coping strategies of psychological interventions for women BCS during epidemics such as COVID-19 may reduce their psychological distress while maintaining and increasing their psychological well-being.Yayın Neuroimaging findings related to panic disorder: a brief review(Klinik Psikoloji Araştırmaları Derneği, 2022-12-26) Kazancı, Dilara; Saltoğlu, Seren; Erdoğdu, EmelPanic disorder (PD) is defined by recurrent unanticipated panic attacks and anxiety of losing control, which negatively affects the patients’ quality of life. Various neuroimaging techniques allow to assess brain structure or function and therefore represent important tools to understand the mechanisms related to PD pathology. Current studies have highlighted neural differences between PD patients and healthy controls using MRI, PET, SPECT, or EEG. However, there is an urgent need to discuss findings from various investigations simultaneously in order to obtain a multidimensional understanding of PD pathology, which further allows identifying possible target regions for more effective treatment or prevention strategies. Therefore, the present work briefly reviewed PD related neuroimaging studies published between 2012 and 2021. Relevant articles were searched using a combination of keywords relevant to various neuroimaging techniques (e.g., MRI, MRS, PET, EEG, fNIRS) and to PD (e.g., panic, anxiety, panic disorder). Studies involving patients with comorbid conditions other than agoraphobia and participants aged under 18 were excluded. A total of 20 studies fulfilling inclusion criteria were considered in this review. Most of the reviewed studies point to structural and functional neural changes in regions of the proposed fear network mostly including the hippocampi, thalamic nuclei, amygdala, anterior cingulate corti, insulae and other frontal lobe regions. Such neural changes in PD are thought to result in a hypersensitive fear network affecting normal emotional processing. Finally, studies showed that different treatments can partly reverse these changes, which significantly improves the quality of life in PD patients.












