Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Evolutionary route to diploidy and sex(National Academy of Sciences, 2001-11-20) Tüzel, Erkan; Sevim, Volkan; Erzan, AyşeBy using a bit-string model of evolution, we find a successful route to diploidy and sex in simple organisms. Allowing the sexually reproducing diploid individuals to also perform mitosis, as they do in a haploid-diploid cycle, leads to the complete takeover of the population by sexual diploids. This mechanism is so robust that even the accidental conversion and pairing of only two diploids give rise to a sexual population.Yayın First domino tile in the social innovation process: idea creation of university students(IEEE, 2016-09-08) Yıldırım, Nihan; Ansal, HacerInterrelations between creativity, innovativeness and entrepreneurial skills of individuals have long been discussed in the literature. Due to the challenges regarding their measurement, most studies focused on the intentions rather than the outcomes. The idea generation that requires creativity is the first stage of social innovation. The young population's creative potentials in participating social innovation practices deserve a special attention as they play a critical role in the innovativeness and entrepreneurship of societies. This study aims to explore the factors that determine the creative intentions of university students that are important in generating social innovation projects. A structured survey based on the literature was conducted among 600 management and engineering students from 3 universities from the different percentiles of the Entrepreneurial and Innovative University Index for 2012 of the Turkish Ministry of Science, Industry and Technology. The survey included questions on the demographic characteristics, environmental factors, motivators, university/institutional context, perceptions and creative thinking attitudes. By conducting reliability and factor analysis, accuracy and validity of data is tested and the impact factors were identified. Findings reveal that visionary attitude, curiosity, exploration and learning, attitude for own creativity, self-esteem, perception about the learnability of creativity, university and social environment are components of creative thinking intentions of students and some of these factors vary by year of study and university.Yayın Algılanan ebeveyn reddi ve borderline kişilik inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve öfkenin aracı rolü: cinsiyet temelli sıralı aracı etki modeli(İstanbul University Press, 2025-07-29) Önürme, Güneş Beyza; Akyunus, Miray; Ünver, BuketBilişsel kurama göre borderline kişilik bozuklukluğu, kökeni çocukluk çağı deneyimlerine dayanan kendine özgü işlevsiz inançlar ile karakterizedir. Çaresizlik, güvensizlik ve terkedilme korkusunu merkezine alan bu inançlar, yoğun öfke tepkileri ve davranışlarda aşırılıklar gibi belirtilere neden olmaktadır. Çocuklukta ebeveynden algılanan red, ilerleyen yıllarda reddedilme duyarlılığının gelişmesine, bu duyarlılık ise kişiler arası ilişkilerde algılanan red deneyimlerinde artışa yol açabilmektedir. Tekrarlayan reddedilme algısı hayal kırıklığı, acı ve öfke gibi tepkileri şiddetlendirebilir. Yıkıcı duygusal ve davranışsal tepkilerin ilişkilere verdiği zarar ise mevcut işlevsiz inançları pekiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, çocuklukta algılanan ebeveyn reddi ile borderline kişilik bozukluğu inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracı etkisinin sınanmasıdır. Araştırma Türkiye toplumu örnekleminden 18-72 yaş arası 550 katılımcı ile yürütülmüştür. Sosyodemografik ve Kişisel Bilgi Formu, Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kısa Form, Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği-Sürekli Öfke alt ölçeği ve Kişilik İnanç Ölçeği/Kısa Formu-Borderline Kişilik Bozukluğu alt ölçeği aracılığıyla çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma bulguları hem anneden hem de babadan algılanan reddin, reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracılığıyla borderline kişilik bozukluğu inançlarını yordadığını göstermiştir. Ayrıca kadınlarda hem anneden hem de babadan algılanan reddin önce reddedilme duyarlılığını, ardından sürekli öfkeyi artırarak, borderline kişilik bozukluğu işlevsiz inançlarının gelişiminde rol oynadığını ortaya koymuştur. Erkeklerde ise, algılanan anne ve baba reddinin, reddedilme duyarlılığı ve borderline kişilik bozukluğu inançları ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu, ancak mevcut çalışmada önerilen sıralı aracı etki mekanizmasının yordayıcı gücünün olmadığı görülmüştür. Bu çalışma borderline kişilik özelliklerinin ve bilişsel işleyişinin cinsiyet temelli farklılıklarının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bulgular, kadınlarda işleyen mekanizmayı açıklamakla birlikte, erkeklerde alternatif modellerin test edilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.












