5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Majör depresyon tanısı almış kadın hastalarda benlik kurgusu ve semptamoloji arasındaki ilişki: kültürel arası kesitsel bir çalışma(Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Şen, Büşra; Balkır Neftçi, Nazlı; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAMAÇ: Bu araştırma, kültür, benlik kurgusu ve depresyon arasındaki ilişkiyi, sosyodemografik değişkenler açısından dört grup (Almanya'da yaşayan sağlıklı ve depresyondaki Almanlar ile Türkiye'de yaşayan sağlıklı ve depresif Türkler arasında) karşılaştırılarak gerçekleştirmek amaçlanmıştır. YÖNTEM: Araştırma, Majör Depresyon tanısını almış 54 kadın hasta (27’sini Alman ve 27’si Türk hastalar) ve 51 herhangi bir psikiyatrik bozukluk tanısı almamış sağlıklı kadınlar (25 Türk ve 26 Alman) üzerinde yapılmıştır. Araştırma kapsamında; katılımcıların benlik kurgularını ölçmek için, “Benlik Kurgusu Ölçeği”, pozitif ve negatif afekt düzeylerini belirlemek için “PANAS”, semptomatoloji düzeylerini belirlemek için “SCL-90 Belirti Tarama Testi, depresyon düzeylerini ölçmek için “SCL-90 depresyon alt testi” ve diğer demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. BULGULAR: Kültür ve benlik kurgularının, psikopatoloji ve afekt üzerine olan ana ve interaktif etkileri (moderasyon analizi) kovaryans 2x2 çok değişkenli analiz (MANCOVA) yapılarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, Hasta gruplar arasında ilişkisel benlik kurgusunda anlamlı farklılıklar bulunmuştur, bağımsız benlik kurgusu açısından da hiçbir fark bulunmamıştır. Ayrıca kültür ve ilişkisel benliğin depresyon ve genel psikopatoloji düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi bulunmuştur. Yani, Türk hastalarda ilişkisel benlik, depresyon ve psikopatoloji düzeylerini düşürdüğü ancak Alman hastalarda tam tersi bir durum olduğu görülmüştür. Kontrol gruplarında, Türk kadınlar ilişkisel benlik kurgusunu, depresyon ve psikopatoloji düzeylerini belirgin olarak daha yüksek seviyede bildirmişlerdir, ancak özerk veya afektinde herhangi bir kültürel farklılık ortaya çıkmamıştır. Sonuç olarak, sağlıklı kadınlar arasında kültür ve benlik kurgusu farklılıklarının depresyon, psikopatoloji ve duygulanım üzerine anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. SONUÇ: Benlik kurgusu ve psikolojik sağlık arasındaki ilişkide benzerlikler ve farklılıklar kültürel olarak uygun olan psikoterapotik müdahaleler açısından tartışılmıştır.Yayın “1923 Türk-Yunan nüfus mübadelesi”nde Türkiye’den Yunanistan’a göç eden Ortodoks Rum kadınlara ait gelenekli giysiler(2017) Saatçioğlu, Kenan; Koç, FatmaGöç eylemleri ile topluluklar, yaşadıkları yerlerden yaşayacakları yeni yerlere ulaşırken sadece kendilerini değil, bu serüvende sahip oldukları kültürlerini de beraberlerinde götürerek, yeni bir etkileşim sürecinin hazırlayıcısı olurlar. Bu etkileşim sürecinde göçmenler ile yerel topluluklara ait olan kültürel değerlerin yeniden şekillenmesi durumu gündeme gelmektedir. Söz konusu durum, göç eylemlerinin toplulukların giyim-kuşam anlayışlarına ait etkisini doğrudan göstermekle birlikte, göçmen toplulukların sahip olduğu giysilere ilişkin kültürel değerlerin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada; Atina "National Historical Museum"da "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" döneminde Yunanistan'a göçen Ortodoks Rum kadın göçmenlerin giysilerine ait özelliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Türk ve Yunan topluluklar için önemli bir göç olayı olarak gösterilebilecek "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" öncesi dönemde, "Giresun (Kerasounta)", "Nevşehir (Neapolis)" ve "Kırklareli-Kavaklı (Saranta Eklesies-Kavakli)" bölgelerinde yaşamış olan Rum kadın göçmenlere ait giysiler; alanın gerektirdiği bir sistematikle; biçim, form, süsleme ve kuşanma biçimleri açısından ele alınmıştır. Giysi bütünlüğünü oluşturan giysi parçalarının biçimsel özelliklerinin grafik çizimleri yapılmış, bu özellikler ilgili literatür ve kaynak kişilerden edinilen bilgiler doğrultusunda tanımlanmıştır. Araştırma, Yunanistan'ın en önemli giysi arşivlerinden birine sahip olan "National Historical Museum" giysi koleksiyonu envanterindeki "1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi" ile Türkiye'den Yunanistan'a göç eden Ortodoks Rum kadın göçmenlerin geldikleri yerlerde kullandıkları giyim-kuşam özelliklerini içermesi, mevcut kültürel kimlikleri yansıtması ve belgelendirmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca çalışma, maddi kültür miraslarının belgelenerek gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlamak ve bu konuda çalışma yapacak kişi ve kuruluşlara kaynak oluşturmak açısından da önemlidir.Yayın Resim sanatına yansıyan İstanbul sokak satıcılarının Osmanlı-Türk sosyal yaşamındaki yeri ve önemi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kalyoncu, HülyaOsmanlı Devleti’nde sabit bir dükkâna sahip olmaksızın mal veya hizmet satışı yapan ve “sokak satıcıları” ya da “seyyar satıcılar” adını alan satıcıların yansıdıkları resim sanatı üzerinden alt başlıklar dâhilinde sınıflandırılmasının yapılarak, Osmanlı sosyal yaşamı içerisinde yerlerinin ve önemlerinin tespit edilmesinin amaçlandığı bu çalışmada, yöntem olarak Osmanlı’ya dair kaynaklarda yer alan sokak satıcıları ile ilgili yazılı ve görsel kaynak taramaları yapılmış, ilgili görsel kaynaklardan satıcı tipolojileri saptanarak fiziksel tanımlamalarının tespitine çalışılmış, yazılı kaynaklardan ise satıcıların toplum içerisindeki yerleri ve önemleri irdelenmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırma ile geçim zorlukları nedeni ile Anadolu’nun farklı kentlerinden İstanbul’a gelen, Osmanlı toplumunun vazgeçilmezi olan bu kişilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yaşama da doğrudan etki etmiş oldukları ve bu etkinin günümüz Türkiye’sinde de halen devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda sokak satıcılığının Osmanlı’dan da gelen kültür birikimi sürekliliğinin sağlanması ve aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşama katkı sağlanması için, sektörün tamamen ortadan kaldırılması yerine, gelişmiş ülke örneklerinde görüldüğü şekliyle belediyeler tarafından modernize edilmiş çağdaş ekipmanlar ve kaliteli hizmet eğitimleri verilmek sureti ile organize edilerek, sektöre kazandırılmaları önerimizdir.Yayın Türk sinemasında iç göç filmlerinde birey ve mekan algısı (1960-2009)(Işık Üniversitesi, 2017-12-11) Çelik, Melek Feride; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora ProgramıSinema bir eğlence sanatı olmasına rağmen, yaratıcı sinema ile birlikte dünyadaki suçlara, gerçeklere yansız bir gözle ve en ahlaki boyutta bakmaya çalışır. 1960 yılının sonlarından itibaren tüm dünyada ve Türkiye’de görülen siyasi hareketlenmeye de sinema yine aynı gerçekçilikle bakmaya devam eder. Ülkemizde 1960’lı yıllarda başlayan en dikkat çekici toplumsal değişim hareketi olan göç, Türk sinemasını da etkiler. Bu örnekler ile küçük toplumsal detayları, mekanların farklılaşmasını, kitle beklentilerini ve değişimini okuyabilmek mümkündür. Göç olgusunu ele alan filmler 1960 yılından başlayarak onar yıllık dönemlerde incelendiğinde, göç edilen mekan ve bireylerin durumu, mekanların birey üzerinde etkilerinin filmlere yansıdığı izlenir. Her on yıllık dilimlerde ekonomik, politik ve kültürel değişkenlerle birlikte göçün etkileri de farklılaşır, göç edilen şehir, mekan ve eşyalar da değişime uğrar. Bu tez çalışmasında göç sorunsalı; yukarıda sayılan nedenler çerçevesinde, filmlerde yer alan mekan, eşyalar ile karakterlerin ilişkilerinin, yönetmenlerin izleyiciye aktarış biçimlerine nasıl yansıdığına tanıklık edilerek incelendi. Filmlerin analizinde sosyolojik araştırma yöntemi olan temellendirilmiş kuram yöntemi kullanıldı. Yöntem için gerekli olan filmlerin değişik dönemlere ait olmasının yanı sıra, farklı yönetmenler seçilerek özgün bakış açıları yakalanması hedeflendi. Filmlerin mekan görsellerinin çözümlenmesinde Henri Lefebvre’nin mekanın üretimi, şehir hakkı ve modern dünyada gündelik hayat kuramlarından faydalanıldı. Çalışmanın sonunda Türk sinemasında göç edilen mekanlardaki değişim ve bu değişimin birey üzerine yansımaları değerlendirilip, yorumlandı. Böylece günümüzde de halen artarak devam eden, uluslararası bir boyuta gelmiş olan göç olgusuna sinema ile yeniden bakma ve düşünme fırsatı yaratılması hedeflenmektedir.Yayın Farklı cinsel yönelimlerden bireylerin romantik aşka dair söylemleri(Fuat Aydoğdu, 2020-10-20) Yavuz, Pınar; Şah, UmutBu çalışmanın amacı, Türkiye’de yaşayan farklı cinsel yönelimlerden bireylerin “romantik aşka” dair açıklamalarını hangi söylemsel kaynaklara dayandırdıklarını incelemektir. Çalışmanın katılımcılarını 21-43 yaş arası, farklı cinsel yönelimlerden 15 kişi oluşturmaktadır. Her bir katılımcıyla bireysel olarak gerçekleştirilen görüşmeler, katılımcıların onayı dahilinde ses kaydedilmiş ve ardından birebir şekilde yazıya geçirilmiştir. Görüşme metinleri, Wetherell ve Potter (1988) tarafından geliştirilen “açıklayıcı repertuarlar” yaklaşımı çerçevesinde analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, katılımcıların romantik aşka dair açıklamalarına kaynaklık eden yedi farklı açıklayıcı repertuara ulaşılmıştır: Sevgiden farklı olarak aşk, ilk aşk, stratejiye dayanan aşk, bilinmezlikten beslenen aşk, işlevselliği etkileyen aşk, ihtiyaç olarak aşk ve heteroseksüel olmayan aşk. Bulgulara genel olarak bakıldığında, romantik aşkın farklı alanlarda ve farklı söylemsel bağlamlarda yansımaları olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, romantik aşk, egemen kültürün ataerkil düzeni içinde, toplumsal cinsiyet normlarının, heteronormatif söylemlerin ve popüler kültürün şekillendirdiği aşk temsilleriyle ve öznel deneyimlerle yoğrulurken tek bir düzlemde onu tanımlamaya çalışmak mümkün görünmemektedir.












