Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 13
  • Yayın
    Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama metodolojisinin sektörel bazda karşılaştırmalı değerlendirilmesi
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-12) Berksoy, Burcu; Eyüpgiller, Sait Saygın; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Sürdürülebilirlik, başta iş dünyası olmak üzere akademisyenler tarafından da ilgi gören bir konudur. Sürdürülebilirlik kavram olarak büyüme yerine kalkınmayı öngörmektedir. Bu nedenle sürdürülebilirlik olmadan kalkınma olmayacağı gibi, kalkınma olmadan da sürdürülebilirlik olamaz. Sürdürülebilir kalkınma; bugünün ve geleceğin yaşamının planlanması, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının bugünden karşılanabilmesi için gerekli imkânların sunulması şeklinde tanımlanır. Ekonomiyle birlikte toplumun da parçası olan işletmeler de süreç kâr odaklı iken küreselleşmenin getirdiği etkiyle yerini çevresel ve sosyal göstergelerle dengeleyerek gerçekleşmektedir. Bu üçlü dengeleme; çevresel, sosyal ve ekonomik göstergeler aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın boyutlarını oluşturmaktadır. İşletmeler sürdürülebilirlik raporları ile iç ve dış paydaşlarına kurumlarının gerçek performanslarını yansıtmakla birlikte faaliyette bulundukları çevreye karşı sorumluluklarını da gözler önüne sermektedirler. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmak adına kurumsal şekilde devam etmeleri Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İşletmeler bu kavram gereğince, yalnızca kurumun çıkarını değil, sistemin çıkarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. İşletmelerin hem finansal raporlama yapması hem de sürdürülebilirlik raporlama yapmaları halinde pek çok sayıda doküman oluşması, kreditörler tarafından yorumlanmakta güçlük çekilmesi neticesinde geleceğin raporlaması olarak adlandırılan entegre raporlamaya geçiş süreci başlamıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sürdürülebilirlik kavramına değinilmiş; sürdürülebilirlik raporlamasının içeriği ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümde kurumsal sürdürülebilirlik hakkında genel bilgiler verildikten sonra kurumsal sürdürülebilirlik modelleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürdürülebilirlik ile ilgili kuruluşlar hakkında bilgi verilmiş; sürdürülebilirlik ölçüm uygulamaları olan Sürdürülebilirlik Endekslerine değinilmiştir. Son bölümde ise finansal raporlamadan entegre raporlamaya geçiş sürecinden bahsedilmiş; entegre raporun tarihsel gelişimi, kapsamı, amacı, işletmelere sağladığı fayda, içeriği ve kılavuz ilkeleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Türkiye’de az sayıda yayınlanan entegre raporlardan farklı iki sektör seçilerek içerik karşılaştırılması yapılmıştır. Bu kuruluşlar; T.Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Çimsa Çimento T.A.Ş. ‘dir.
  • Yayın
    Türkiye’de yeşil muhasebe bilgi ve algı düzeyi: meslek mensupları üzerine bir uygulama
    (Işık Üniversitesi, 2023-07-14) Kurt, Mesut Melih; Teker, Dilek; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Büyüyen küresel ısınma sorunları ve çevre düzeninin bozulmasıyla beraber işletmeler de bu sorunlara karşı faklı önlemler geliştirerek insanlığın daha iyi bir çevreye sahip olmasını, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğin oluşmasını sağlamaya çalışmaktadır. Çevreci projeler ve yapılan çevreci yatırımlar ile yeşil ekonomilere geçiş sürecinde insan refahının ve sosyal eşitliğin sağlanması hedeflenmektedir. İşletmelerin üretim sürecinde çevresel kaynakları nasıl kullandığı ve bunların sonuçları ile bilgilerin üretilmesini, ilgili yerlere sunulmasını sağlamak için yeşil muhasebe sistemleri ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda işletmeler için birer danışan olan SMMM’ lere de büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışma ile SMMM’ lerin daha fazla bilgi sahibi olması ve sorumluluk kazanması amaçlanmıştır. Dört bölüm olarak düzenlenen çalışmanın birinci bölümünde çevre ve çevre sorunları anlatılmış, sürdürülebilirlik kavramı açıklanmaya çalışılmış ve sürdürülebilir kalkınmanın gerekliliğinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde yeşil finans nedir açıklanmaya çalışılmış, yeşil finans ürün ve hizmetleri ile ilgili bilgiler verilmiş, dünya ve ülkemizden çeşitli örnekler gösterilmiştir. Üçüncü bölümde yeşil muhasebe nedir açıklanmaya çalışılmış, yeşil muhasebe ve uygulamaları ile ilgili bilgiler örneklerle ve tablolarla anlatılmaya çalışılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde bir anket çalışması uygulanmış, bağımsız SMMM’ lere yeşil muhasebe ve yeşil finans ile ilgili farklı sorular sorularak meslek mensuplarının bilgi ve algı düzeyi ölçülmeye çalışılmış, anket sonucu oluşan bulgular analizlerle değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bu çalışma ile bu alanda yapılacak olan çalışmalara katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütleri bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelenmesi
    (Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Tuna, Rüksan
    Bu çalışmada Sürdürülebilir Gelişmeyi tanımlayan ve büyümenin sınırlarını çizen 1987 Brutland Raporu’nun BM tarafından benimsenip imzalanmasının ardından geçen 35 yıl zarfında sürdürülebilirlik bağlamında mimarlık meslek örgütlerinin bildirgelerinin ve uluslararası mutabakatların incelemesi ve özeti yapılmıştır. Ağırlıkla TMMOB Mimarlar Odası yayınlarından faydalanılarak sürdürülebilirliğin meslek örgütü politikalarına yansımaları araştırılmıştır. Türkiye mimarlık meslek örgütünün çatı örgütü Uluslararası Mimarlar Birliği ve Avrupa Mimarlar Konseyi yayınlarında “sürdürülebilirlik” kavramı izlenmeye çalışılmıştır. Süreç içinde yapılan toplantılar, alınan kararlar irdelenerek, bunların bölgesel birlikler ile onların karar ve mutabakatlarına yansımaları irdelenmiştir. BM karar ve mutabakatlarına koşut olarak sürdürülebilirlik bağlamında yaşanan gelişmeler anakronikliğe düşülmeden yansıtılmaya çalışılmıştır.
  • Yayın
    Güvenli ve sürdürülebilir nanoteknoloji uygulamaları
    (Rüştü Uçan, 2018-04-01) Gül, Ayşenur
    Son zamanlarda, nanoteknolojinin gündelik hayatımızda yer alması ile tekstil, kaplama, katalizör, tıp, elektronik, gıda, enerji gibi çeşitli sanayi ve teknoloji sektörlerinde önemli değişiklikler ve gelişmeler kaydedilmiştir. Nanoteknoloji, pek çok malzemenin yapısında son derece küçük ölçekte değişiklikler yapabilmeyi sağlayan bir bilim dalıdır. Ayrıca, mevcut malzemelerin belirli bir amaca yönelik olarak geliştirilebilmesi ve daha hafif, reaktif olmayan ve daha güçlü ve dayanıklı alternatifler üretmek de mümkündür. Araştırma laboratuvarlarının yanı sıra endüstriyel ve ticari alanlarda da nanoteknoloji uygulamaları artmaktadır. Nanomalzemeler ile çalışan işçiler ve işverenler bu maddelere solunum, cilt ile temas veya yutulma yoluyla maruz kalabilirler. Fakat, nanomalzemelerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki riskleri ile ilgili henüz yeterli veri oluşmamıştır. Bunun yanında, bu malzemelerin bazıları, yüksek yüzey alanlarına, çok düşük ateşleme enerjilerine ve sıcaklıklara bağlı olarak iş yerinde patlama ve yangın çıkartabilir. Bu raporun amacı, nanomalzemelerin potansiyel sağlık etkisini ve iş yeri tehlikelerini tanımlamak ve bu materyallerin güvenlik kültürü ve kontrol yöntemlerini geliştirmektir.
  • Yayın
    İç mekân tasarımında sürdürülebilirlik: sürdürülebilir yapı analizi örneği
    (Işık Üniversitesi, 2020-08-27) Ertem, Mahmut Emre; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    İnsanlar tarih boyunca kendilerine ait bir yaşam alanı belirlemek amacı ile çevrelerine sınırlar belirlemiştir. Bu sınırlar ile ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda mekânları oluşturmuşlardır. İnsanlar her türlü ihtiyaçlarını doğal çevrenin sunduğu kaynaklardan sağlamaktadır. Zaman içerisinde bu kaynakların bilinçsiz bir şekilde tüketilmesi beraberinde birçok sorunu getirmiştir ve doğanın dengesini bozmuştur. Doğadaki kaynaklar ve enerjiler, etkileşim ve dönüşüm ilişkisi içerisindedir. Bu etkileşim bozulduğu zaman doğanın insanlara sunabileceği kaynaklar yok olmaya doğru gitmektedir. Sürdürülebilirlik, doğadaki kaynak ve enerjilerin doğal döngülerine zarar vermeden bu kaynakların ihtiyaçlara göre kullanılması anlamına gelmektedir. Sürdürülebilirliğin sözlük anlamı var olanı koruma durumu olarak tanımlanmıştır. Bugün birçok kurum ve kuruluş sürdürülebilirlik için çalışmakta ve kendini geliştirmektedir. Yeşil bina kavramının ortaya çıkmasıyla birlikte yeşil bina sertifikasyon sistemleri uygulanmaya başlanmıştır. Bu tür sistemler ilk önce gelişmiş ülkelerde geliştirilmiş ve daha sonra birçok ülkede kullanılmıştır. Birçok ülke kendi yeşil alan sertifikasyon sistemlerini geliştirmiştir veya diğer ülkelerin uluslararası sertifikasyonlarını kullanmaktadır. Bu çalışma, 6 temel bölümden meydana gelmektedir. Girişte iç mekân analizinde sürdürülebilirlik kavramı genel olarak ele alınmıştır. 1. Bölümde; sürdürülebilirlik kavramının tanımı yapılarak, sürdürülebilir kalkınmanın boyutları açıklanmıştır. 2. Bölümde sürdürülebilir kalkınmanın iç mekân tasarımına etkisi incelenerek, mimarlık ve iç mimarlık ilke ve yöntemleri açıklanmıştır. 3. Bölümde sürdürülebilir tasarım esasları anlatılmıştır. İç mekân çevre koşulları, enerji tüketimi ve kullanımı, kaynak kullanımı açıklanarak, sürdürülebilir tasarım faktörlerinin iç mekânsal olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. 4. Bölümde; sürdürülebilir iç mekân tasarım kriterleri bağlamında bir model olarak Temmuz 2014’te LEED Gold Sertifikası alan Torun Tower incelenmiştir. Proje hakkında genel bilgiler verildikten sonra projenin LEED sertifikası kapsamında analizi yapılmıştır. Proje analizi kısmında LEED Sertifikasının temel kategorileri olan; sürdürülebilir araziler, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzemeler ve kaynaklar, iç mekân çevre kalitesi, yenilik ve bölgesel öncelik irdelenmiştir. Burada her kategori için amaç, gereksinim ve modelin değerlendirilmesi ile puanı açıklanmıştır. Daha sonra projenin analizleri değerlendirilmiştir ve özet olarak sunulmuştur. Sonuç bölümünde ise yapılan çalışmadan elde edilen bulgular özetlenmiştir.
  • Yayın
    Yeşil binaların sürdürülebilirlik açısından önemi ve Türkiye Müteahhitler Birliği yapısı analizi
    (Işık Üniversitesi, 2019-08-07) Şen Coşgun, Esma Didem; Koca, Gülru; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Günümüzde sürdürülebilirlik kavramının önemi giderek artmaktadır. Bu kavram birçok alanda olduğu gibi mimarlık alanında da önemli bir noktadadır. Sürdürülebilir mimari Türkiye'de gündemde olan ve bu alanda çalışmaların yoğunlaştığı bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde çevre koruması açısından mimari alanda yaşanan olumsuzlukların önüne geçmek ve daha ekolojik binalar inşa etmek için sürdürülebilir mimarlık yaklaşımına duyulan ilgi her geçen gün artmaktadır. Bu araştırma sürdürülebilir mimaride doğal kaynakların kullanımını ifade etmek amacıyla hazırlanmıştır. Hazırlanan çalışmada ilgili literatür taraması neticesinde sürdürülebilirlik ve yeşil bina kavramları ifade edilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise sürdürülebilir yapı sertifikalandırma sistemlerinden LEED incelenerek Türkiye Müteahhitler Birliği binası LEED sertifikası açısından analiz edilmiştir.
  • Yayın
    Sürdürülebilirlik performansının borsa performansına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2024-02-26) Onat Çakmak, Aslı; Çalış, Yıldırım Ercan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Türkiye’de sürdürülebilirlik raporu ve entegre rapor yayınlayan işletmeler hızla artmaktadır. Bu artış ile birlikte sermaye piyasalarında da değişimler meydana gelmektedir. Bu doğrultuda Borsa İstanbul 2014 tarihinden itibaren sürdürülebilirlik endeksi yayınlamaya başlamıştır. Endekse işletmelerin dahil olabilmesi için ESG Genel Skorlarının 50 ve üzeri olması gerekmektedir. Borsa İstanbul 2022 yılı itibari ile sürdürülebilirlik endekslerine bir yenisini daha ekleyerek BIST Sürdürülebilirlik 25 endeksini yayınlamaya başlamıştır. Bu endekse firmaların dahil olabilmesi için ESG Genel Skorlarının 70 ve üzerinde olması gerekmektedir. ESG Skoru firmaların çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarından elde edilen genel skoru ifade etmektedir. Son yıllarda ESG Kavramı yatırımcılar için borsa performans değerlendirmesinde belirleyici kavramlardan biri olmuştur. Bu çalışmanın ilk bölümünde sürdürülebilirlik kavramı, boyutları, tarihsel gelişimi ve işletmeler için sağladığı faydalara değinilmiştir. İkinci bölümünde ise entegre raporlama hakkında detaylı bilgi verilip tarihsel gelişimi, kılavuz ilkeleri, içerik ve sermaye öğeleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise endeks kavramı, sürdürülebilirlik endeksi, ESG Skorlarına değinilmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde ESG Genel Skorlarının Borsa performansına etkileri ve 70 genel skor üzeri ve altı olarak iki ayrı gruba ayrılarak, bu iki grubun borsa performansına etkileri incelenmiştir. ESG Genel Skorlarının borsa performans etkileri incelenirken parametrik olmayan korelasyon testi olan Spearman korelasyon (Rho), ESG Genel Skoru 70 altı ve üzeri olan firmaların borsa performans etkisi incelenirken iki bağımsız grup t-testi uygulanmıştır. ESG Genel skoru borsa performansına etkileri incelenirken kar marjı oranında doğrusal bir bağıntı bulunmuştur. Diğer taraftan 70 altı genel skor ile 70 üzeri genel skorun borsa performans oranlarına etkisinde istatistiksel analizde anlamlı bir etkinin bulunmadığı görülmüştür. Yapılmış olan analizler sonucunda işletmelerin borsa performanslarını artırmak için finansal olmayan raporlamalara daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.
  • Yayın
    Covid-19 ile sanatın dijital dönüşümü: sanatın sürdürülebilirliği
    (Tuzla Belediyesi, 2021-05-20) Öksüzömer Barlak, Ecem Hazal
    21. yüzyılın henüz ilk yarısında yer aldığımız bu dönemde içerisinde yeni bir “Küresel Deneyim” içerisinde bulunmaktayız. Bahsi geçen bu küresel deneyim bu defa bir salgın olarak karşımıza çıkmaktadır. 17 Aralık 2019 tarihinde ilk vakası Çin’de görülen COVİD-19 zamanla küresel hareketlilik sebebi ile tüm dünyayı tesiri altına almıştır. Pandemi süreci tüm dünyanın işleyiş biçiminde küresel değişikliğe sebep olmuş bulunmaktadır. İnsanlık her zaman olduğu gibi bu zaman diliminde de hayatta kalmak adına yeni girişimler ve sürdürülebilir değişimleri takip etmektedir. İnsan varlığını sürdürdüğü müddetçe onunla beraber güncel hayat ve rutinde işleyişini devam ettirecektir. Bu yeni düzen ile hayatımızın tüm alanlarında dönüşüm başlamıştır, bu alanlar; okul, iş, aile ve sosyal hayatlarımızdır. Bu dönüşümün merkezinde dijitalleşme yer almaktadır. Bu makalede COVİD-19 ile sanatın dijitalleşmesi üzerinden; sanatın sürdürülebilirliği özelinde yola çıkılması amaçlanmıştır. Belki ilk başlarda birçok kişi “Böyle bir zamanda sanatı nasıl düşünebiliriz?” sorusunu aklına getirmiş olsa da insan varlığının neye ihtiyacı olduğu zamanla gün yüzüne tekrar ortaya çıkmıştır: Dijital dönüşüm ve en az diğer alanlarda olduğu kadar sanatta sürdürülebilirlik.
  • Yayın
    Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine bağlılık beyanları ile uygulamaların beyanlarla uyumu
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Zeybek Arslanboğa, Sinem; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar
    Bu araştırmada, seçili beş (Borusan, Odeabank, Anadolu Hayat Emeklilik, Garanti BBVA, Tüpraş) ulusal ve küresel ölçekli şirketin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri doğrultusunda yürüttükleri çalışmalar incelenmiştir. Ele alınan şirketlerin sürdürülebilirlik raporları incelenerek, pazarlama ve marka yönetimi faaliyetlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri ile ilişkisi irdelenmiştir. Araştırmada yer alan şirketlerin kurumsal internet sitelerinde yayınladıkları bilgilere ek olarak, sosyal medya ve diğer kanallarda yürütülen çalışmaları incelenmiş ve söz konusu şirketlerdeki mavi ve beyaz yakalı (kadın-erkek) 50 çalışanın katıldığı 16 sorudan oluşan bir anket düzenlenerek anket sonuçları analiz edilmiştir. Anket katılımcıları kartopu örnekleme yöntemi benimsenerek farklı sektörlerde çalışanlardan oluşacak şekilde seçilmiş ve benzer nitelikteki bireylerin yanıtlarına başvurulmuştur. Katılımcıların ankete verdikleri yanıtlar analiz edildiğinde; çalışma hayatındaki bireylerin kadın ve erkeklere yönelik toplumda kabul görmüş geleneksel yargı ve rolleri (kadınların evcimen, erkeklerin ise para kazanmakla sorumlu olması gibi) benimsemediği görülmüştür. Ayrıca, çalıştıkları şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eylem ve yatırımların olduğunu beyan eden katılımcıların, bahsedilen konuların etkisine dair yeterli farkındalığının olmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Yayın
    Gıda ambalaj tasarımında sürdürülebilirlik ve artırılmış gerçeklik kullanımı
    (Işık Üniversitesi, 2024-02-24) Köse, Ayşe Merve; Uyan Dur, Banu İnanç; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Visual Communication Design
    Ambalaj atıkları, üretim ve tüketimdeki artış nedeniyle çevresel sorunların başında gelmektedir. Bu bağlamda, ambalajda sürdürülebilirlik önem kazanmakta, toplumlar ve dünya genelinde artan bir öncelik haline gelmektedir. Sürdürülebilirlik, ekonomik, sosyal ve çevresel açılardan kapsamlı bir yaklaşımı beraberinde getirerek, atık azaltma, doğal kaynakların verimli kullanımı, ekonomik karlılık ve toplumsal fayda gibi unsurları içermektedir. Bu yaklaşım, ambalaj sektörünün sadece çevresel sorunları değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği de gözeterek bütüncül bir çözüm sunma potansiyelini ortaya koymaktadır. Ambalajda sürdürülebilirliğin sağlanması için tasarım önemli bir rol oynamaktadır. Ambalaj tasarımında malzeme seçimi, doğru boyut ve form kullanımı ve tasarım öğelerinde sadeleşme sürdürülebilir ambalaj tasarımının temel unsurlarıdır. Ambalaj tasarımında artırılmış gerçeklik (AG) kullanımı, sürdürülebilir ambalaj tasarımının gelişmesinde önemli fırsatlar sunmaktadır. AG teknolojisi, sunduğu etkileşim deneyimiyle tüketicinin ilgisini çekmekte ve marka-tüketici bağını güçlendirmektedir. Ambalajın fiziksel sınırlılıkları, AG uygulamaları ile aşılabilmekte ve teknoloji, ambalaj tasarımda etkin bir araç olarak kullanılabilmektedir. Bununla birlikte, sürdürülebilir ambalaj tasarımı ile AG uyumunun yaygın olmadığı gözlemlenmekte ve büyük bir gelişim alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada, sürdürülebilir ambalaj tasarımının temel prensipleri, dikkat edilmesi gereken unsurlar ve tüketicinin bilinçli olması gerekliliği vurgulanarak, sürdürülebilirliğin sağlanmasında tüm paydaşların rolüne dikkat çekilmektedir. Özellikle, gıda sektörünün büyük tüketim hacmi ve geniş hedef kitlesi göz önüne alındığında, sürdürülebilir ambalaj tasarımının bu sektördeki önemi vurgulanmaktadır. Çalışmada öne çıkan ana tema, AG aracılığıyla sürdürülebilir ambalaj tasarımının geliştirilmesi ve ambalajın geri dönüştürülmesi konusunda farkındalık kazandırılmasıdır. AG teknolojilerinin, eğlenceli ve ilgi çekici bir şekilde tüketicilere bilgi sunma ve çevre bilinci oluşturma konusundaki rolü, sürdürülebilir ambalaj tasarımlarının daha etkili bir şekilde benimsenmesine katkı sağlamaktadır. Bu sayede, sürdürülebilir ambalajın geri dönüştürülmesi ve yaşam döngüsünün sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, karbon ayak izinin azaltılması hedeflerine daha etkili bir şekilde ulaşılabilmesi amaçlanmaktadır.