Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 14
  • Yayın
    Türkiye’de beceri açığı: firma verisi analizi
    (Adem Anbar, 2020) Susanlı, Zehra Bilgen
    Beceri açığı (skill shortage) terimi işgücü piyasasında becerili işgücüne ihtiyacın, mevcut işgücü arzından ne kadar fazla olduğunu gösterir. Bu çalışma Dünya Bankası tarafından derlenen Enterprise Surveys anketleri 2008 ve 2013 verilerinden faydalanarak beceri açığının Türkiye’deki firmalar arasındaki yaygınlığını ve beceri açığı olasılığının belirleyicilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Firma düzeyinde beceri açığı, anketlere katılan firmaların yetersiz eğitimli işgücünün firma faaliyetlerine engel teşkil edip etmediği sorusuna verdikleri cevap ile ölçülmüştür. Probit modeli tahmin sonuçlarına göre firma büyüklüğü ve kayıt dışı rakiplerin faaliyetleri ile beceri açığı olasılığı arasında pozitif ve istatistiki olarak anlamlı bir ilişki vardır. Beceri açığının belirleyicileri 2008 ve 2013 yılları arasında değişkenlik göstermiştir.
  • Yayın
    RegCM4.3.5 Bölgesel iklim modelini kullanarak Türkiye ve çevresi bölgelerin yakın gelecekteki hava sıcaklığı ve yağış klimatolojileri için öngörülen değişikliklerin incelenmesi
    (Ege Üniversitesi, 2014-06-01) Turp, Mustafa Tufan; Öztürk, Tuğba; Türkeş, Murat; Kurnaz, Mehmet Levent
    Bu çalışmada 1970 – 2000 referans dönemi iklimine göre 2020 – 2050 dönemi için Türkiye’nin ortalama hava sıcaklığı ve yağış klimatolojilerinde öngörülen değişiklikler, bölgesel iklim modeli benzetimleri kullanılarak araştırıldı. Yakın gelecekteki iklim koşullarında öngörülen değişimleri incelemek için Uluslararası Teorik Fizik Merkezi’ne ait olan RegCM4.3.5 isimli bölgesel iklim modeli üç farklı küresel modelden yararlanılarak koşuldu. Max Planck Meteoroloji Enstitüsü’ne ait MPI-ESM-MR, Met Office Hadley Merkezi’ne ait HadGEM2 ve Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi Jeofiziksel Akışkanlar Dinamiği Laboratuvarı’na ait GFDL-ESM2M modelleri Türkiye ve çevresi için dinamik olarak 50 km’ye alt ölçeklendirildi. Öngörüler, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) RCP4.5 ve RCP8.5 salım senaryolarına göre gerçekleştirildi. Model sonuçlarına göre, Türkiye’de ortalama hava sıcaklıklarında 1970 – 2000 dönemine göre 2020 – 2050 döneminde 0.5 °C ile 4 °C arasında değişen artışlar olacaktır. Bu artış, sıcak mevsimlerde soğuk mevsimlere göre daha fazla olacaktır. Türkiye’nin yağış klimatolojisinde ise, bölgesel iklim modeli sonuçlarına göre, özellikle ülkenin Akdeniz ikliminin egemen olduğu batı ve güney bölgelerinde ve tüm mevsimlerde, yaklaşık 0.4 mm/gün ile 1.2 mm/gün arasında değişen belirgin yağış azalışlarının oluşması beklenir.
  • Yayın
    Sürdürülebilir turizm ve Türkiye
    (Detay Yayıncılık, 1999-06-01) Akış, Sevgin
    Önemli bir döviz kaynağı ve istihdam alanı olan turizm, pek çok ülkenin kalkınmasına katkıda bulunmaktadır. Uluslararası turizmin giderek yaygınlaşması, doğal ve fiziksel çevre ile sosyal ve kültürel yaşamda önemli değişmelere yol açmaktadır. Oysa turizmin dengeli bir şekilde gelişebilmesi için, turizmin dayandığı çevresel kaynakların, yani doğal ve insan yapısı kaynaklar ile sosyal dokununın korunması gerekmektedir. Sürdürülebilir turizm ile hedeflenen, turistik bölgelerin yerel özelliklerini koruyarak, turizmin devamlılığını sağlamaktır. Özellikle 1980'li yıllarda artan "yeşil" harekete paralel olarak, sürdürülebilir turizm tartışmaları da hızlanmıştır. Bu çalışmada önce sürdürülebilir turizm kavramı irdelenmiş, daha sonra turizmin Türkiye ekonomisindeki yeri sürdürülebilirlik çerçevesinde ele alınarak değerlendirilmiştir. Görünen odur ki, Türkiye 'de turizm politikaları belirlenirken turist sayısını ve yatak kapasitesini artırmak temel hedef olmuş, çevre korumacılığına dikkat edilmemiştir. Son yıllarda turizmin çeşitlendirilmesi ve alt yapının iyileştirilmesi yolunda alınan kararlar hem yetersizdir, hem de tam olarak uygulanamamaktadır.
  • Yayın
    Toplumsal inşacı uluslararasi ilişkiler yaklaşımına göre 1998- 2011 arası ve 2011 sonrasi Türkiye-Suriye ilişkileri
    (Aydin Adnan Menderes University, 2017-10-11) Çağlar, Mehmet Turan
    Türk Dış Politikası açısından Suriye devleti, gerek tarihsel gerek güncel boyutlarıyla önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca iki devlet arasındaki ilişkiler, inişli çıkışlı bir seyir izlemiş ve dönemsel dalgalanmalar, ikili ilişkileri derinden etkilemiştir. 1998’deki “Ekim Krizi” sonrası ikili ilişkiler yumuşama eğilimi göstermiş ve bu tarihten sonra taraflar arasında çok sayıda ekonomik, askeri, toplumsal ve hatta stratejik işbirliği alanları doğmuştur. 2000’lerin ilk on senesinde ortaya çıkan işbirliği sonucunda taraflar; ikili ilişkileri stratejik işbirliği, ortak kader ve “iki devlet, tek hükümet” gibi Türkiye-Suriye tarihinde daha önce hiç kullanılmamış kavramlarla tanımlamaya başlamış ve taraflar için “öteki” birer “dosta” dönüşmüştür. Taraflar arasında artan güven ve işbirliği ise 2011’de Ortadoğu’da meydana gelen Arap Baharı ile birlikte kesintiye uğramıştır. Arap Baharı çerçevesinde bugün gelinen noktada taraflar, 2000’lerin ilk on yılındaki gelişen işbirliğinin tüm kazanımlarını kaybetmiştir. 2011 sonrası taraflar arasında önemli askeri krizler meydana gelmiş, karşılıklı ekonomik yaptırımlar, ikili ekonomik ilişkileri durma noktasına getirmiş ve hatta Suriyeli mülteciler konusu gibi tarafları doğrudan ilgilendiren insani krizler meydana gelmiştir. Bütün bu süreç sonundaysa 2011 öncesi birbirlerini “dost” olarak tanımlama eğilimi gösteren iki devlet, 2011 sonrasında tıpkı 1998 “Ekim Krizi’nde” olduğu gibi “ötekini” yeniden “düşman” olarak tanımlamaya başlamıştır. İkili ilişkilerde ortaya çıkan bu dalgalanmalar sonrasında Türkiye’nin Suriye’ye karşı dış politikasını ve Türkiye-Suriye ilişkilerini bir Uluslararası İlişkiler yaklaşımı olan “toplumsal inşacılık” yaklaşımı ve toplumsal inşacılığın temel incelemeli noktaları olan fikir ve kimliklerin rolleri, yapı-fail ve ben ile öteki ilişkileri üzerinden incelemek ilgi çekici hale gelmiştir.
  • Yayın
    RegCM4.3.5 İklim modeli benzetimleri kullanılarak Türkiye'nin gelecek hava sıcaklığı ve yağış klimatolojilerindeki değişikliklerin çözümlenmesi
    (Ege Üniversitesi, 2011-06-01) Öztürk, Tuğba; Türkeş, Murat; Kurnaz, Mehmet Levent
    Bu çalışmada 1970-2000 dönemi günümüz iklimine göre 2070-2100 dönemi için Türkiye’nin ortalama hava sıcaklığı ve yağış klimatolojilerindeki değişikler, bölgesel iklim modeli simülasyonları (benzetim) kullanılarak öngörüldü. Günümüz ve gelecek iklim koşullarının model kestirimlerinin yapılması için, International Centre for Theoretical Physics (ICTP) bölgesel iklim modeli RegCM4.3.5 kullanıldı. Met Office Hadley Merkezi’nin HadGEM2 küresel iklim modeli, Türkiye ve çevresi için alt ölçeklendirme yöntemi ile çalışıldı. Gelecekte Türkiye’nin iklim değişkenlerinde oluşacak değişimleri incelemek için, küresel iklim modelinin RCP4.5 ve RCP8.5 salım senaryoları çıktıları kullanıldı. Model çıktılarına göre, Türkiye’de ortalama hava sıcaklıklarında 3 °C ile 7 °C arasında değişen artışlar olacaktır. Sıcaklık artışı, sıcak mevsimlerde soğuk mevsimlere göre daha fazla olacaktır. Bölgesel iklim modeli sonuçlarına göre, Türkiye’nin yağış klimatolojisinde ise, –0.8 mm/gün ile 1.2 mm/gün arasında değişen değişimler beklenmektedir.
  • Yayın
    Sürdürülebilir turizm: bir alan araştırmasının sonuçları
    (Detay Yayıncılık, 2001-06-01) Akış, Sevgin
    Sürdürülebilir turizm kavramı son 20 yıldır yaygın olarak tartışılmakla birlikte, uygu lamada bu konuda fazla bir yol alındığı söylenemez. Bu durumun başlıca nedenlerinden biri de, özellikle kalkınma çabasındaki azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından, turizmin ekonomik yönünün ağır basmasıdır. Bu makalede, 1999 yılında İstanbul'da toplam 500 kişi ile yapılan bir anket çalışmasının sonuçları verilmektedir. Deneklerin yarısının turizm sektöründen, diğer yarısının ise sektör dışından rassal örneklemeyle seçildiği araştırmanın temel hipotezine göre, hem turizm sektöründe çalışanlar hem de sektör dışındakiler, turizmin gelişiminin doğal ve insan yapısı çevrede yarattığı olumsuz etkilerin bilincindedirler. Ancak turizmden sağlanan ekonomik faydalar daima ön planda olduğundan, turizmin yaygınlaşmasının yol açtığı çevresel sorunları denetim altına almak için çaba harcamamaktadırlar. Araştırmanın bulguları hipotezini doğrular niteliktedir.
  • Yayın
    Uygulanabilir nöropazarlamanın moda endüstrisi ve nöropazarlama liderleri üzerindeki algısı üzerine keşfedici bir araştırma
    (PressAcademia, 2020-07-30) Kurtoğlu, Ali Levent; Ferman, Ali Murat
    Amaç- Son yirmi yılda ortaya çıkan nöropazarlama, tüketicinin karar vermesini etkileyen nitelikler, duygular, hafıza ve algılar gibi insanla ilgili faktörleri ölçmek için nöro bilimsel araçlardan yararlanan evrimsel bir kavram olarak kabul edilmektedir. Nöropazarlamanın çeşitli sektörlere uygulanması, yeni fırsatlar ve yeni zorluklar getiriyor. Bu araştırma çalışmasının amacı, nöropazarlama literatürüne ışık tutmak ve nöropazarlama ve moda yöneticilerinin küresel ve Türk moda endüstrisinde uygulamalı nöropazarlamaya yönelik algısını incelemektir. Yöntem- Teorik ve uygulamalı nöropazarlama ile ilgili güncel literatür taramasının ardından, Türk nöropazarlama yöneticileri ve moda liderleri ile derinlemesine görüşmeler yapılmaktadır. Bulgular- Bulgular, dünya ve Türkiye'de uygulanan nöropazarlamanın kullanımı arasında farklılıklar ve benzerlikler olduğunu göstermektedir. Derinlemesine görüşme bulguları, Türk moda yöneticilerinin nöropazarlama hakk ındaki algılarının önceki literatürden farklı olduğunu ve nöropazarlamayı modada uygulamak için farklı önceliklerin olduğunu göstermektedir. Sonuç- Bulguların, uygulamalı nöropazarlamanın moda endüstrisi ile işbirliğinin geliştirilmesine yardımcı olması ve pazarlama ile ilgili kaynak tahsisinde yönetimsel kararları desteklemesi beklenmektedir.
  • Yayın
    Türkiye’de contemporary İstanbul’a alternatif çağdaş sanat fuarları
    (Işık Üniversitesi, 2020-06-03) Döven, Ece Melis; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    20. yüzyılın başlarında, avangard akımların etkisiyle sanatın her alanında köklü bir değişim yaşanmıştır. Teknolojik ve küresel etkilerle birlikte 21. yüzyıldaki sanat anlayışı artık çok daha karma ve global bir karaktere bürünmüştür. Bu süreçte sadece sanatın üretimi değil, üretimden sonraki süreçlerin de değişimi başlamıştır. 1980’lerde giderek yaygınlaşan bienallerden sonra yeni sanat anlayışıyla üretilen eserlerin sergilendiği, sanatın alımlayıcıları ile sanatçıyı buluşturan yeni platformlara ihtiyaç duyulmuştur. Avrupa ve Amerika başta olmak üzere düzenlenmeye başlanan çağdaş sanat fuarları 2000 yılından sonra Türkiye’de de bir ihtiyaç olarak sanat piyasındaki yerini almıştır. Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı, Türkiye’nin ilk ve en önemli organizasyonu olarak 2006 yılında ilk edisyonunu gerçekleştirmiştir. 2019 yılına kadar giderek büyüyen ve genişleyen bir perspektifle İstanbul’un bir sanat merkezi olmasını amaçlayan Contemporary İstanbul, aynı zamanda çağdaş sanat fuarı olarak bir ekol haline gelmiştir. Katılımcı galeri, kurum, sanatçı ve koleksiner sayısını her geçen yıl yükseltten fuar, aynı zamanda Dünya’nın birçok ülkesiyle güçlü bağlantılar kurmayı başarmıştır. Heykel, resim, fotoğraf gibi klasik sanat türlerinin yanı sıra video-art, enstalasyon, performans, street art gibi çağdaş sanat türlerinin yer aldığı Contemporary İstanbul, zaman içerisinde alternatif fuarların oluşmasına da zemin hazırlamıştır. Art-Ankara, Step İstanbul, ArtWeeks Akaretler, İstanbul Sanat ve Antika Fuarı ile ArtContact gibi, bu çalışma kapsamında incelenen çağdaş sanat fuaları son yıllarda Türkiye’deki alternatif fuarlar olarak dikkat çekmektedir. Katılım, içerik, fiyat, konsept gibi konularda Contemporary İstanbul’a benzeyen veya ayrılan yönleriyle bu fuarlar da Türkiye’nin çağdaş sanat alanındaki diğer önemli adımlarını oluşturmaktadır. Bu tez çalışması, Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı ekseninde, alternatif fuarlar üzerinden bir karşılaştırma yapmayı amaçlamıştır.
  • Yayın
    Katılım bankacılığında danışma komiteleri: faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına uyuma ilişkin tebliğ (tebliğ) üzerine bir inceleme
    (Mehmet APAN, 2019-10-16) Kartal, Mustafa Tevfik
    Türkiye’de katılım bankacılığı 2019 Ağustos ayı itibarıyla %5,9 sektör payına sahip bulunmaktadır. Katılım bankacılığının finansal piyasalar içinde düşük olan sektör payının artırılmasına yönelik faaliyetler sürdürülmektedir. Bu kapsamda, merkezi danışma kurulunun oluşturulmasının ardından katılım bankalarının bünyesindeki danışma kurullarına (yeni adıyla danışma komitelerine) yönelik olarak 14.09.2019 tarihinde Tebliğ yayınlanmıştır. Bu çalışmada, Tebliğ’in uluslararası standartlarla uyumu ve Tebliğ kapsamındaki hususlar incelenmiştir. Çalışma sonucunda, Tebliğ düzenlemelerindeki bazı hususların AAOIFI standartları ile uyumsuz olduğu belirlenmiştir. Söz konusu düzenlemelerin olumsuz etkilere neden olmaması ve uluslararası standartlarla uyumun sağlanması için bir gereklilik olarak ilave düzenleme yapılması önerilmektedir. Ayrıca, Tebliğ’in katılım bankacılığı üzerindeki etkileri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yakından izlenmeli ve olumsuz etkilerin görülmesi halinde hızlı bir şekilde ilave tedbirler alınmalıdır.