17 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 17
Yayın T.C.’nde Tek – Parti Yönetiminin Kurulması (1922 – 1931) üstüne bazı gözlemler ve saptamalar Bir Kitabın 40 Yılı, 40. Yılında Bir Kitap(Tarih Vakfı, 2022-07) Kahraman, Hasan BülentTunçay Erken Cumhuriyet dönemine yönelirken siyasal bir sorunla uğraşacağını biliyordu ve muhtemelen tam da bu nedenle o dönemi ele almıştı. Kitap, getirdiği yorum çerçevesiyle bu siyasal kurgunun somutlaşmasına ama o arada da tarih yazıcılığının bazı önemli metot sorunlarının çözümüne önemli katkılarda bulunmuştu.Yayın ÖLÜMÜNÜN 50. YILINDA Kemal Tahir üstüne... değil(K24, 2023-04-20) Kahraman, Hasan Bülent“Kemal Tahir, roman-tarih-toplumbilim ilişkisi içinde vazgeçilmeyen bir edebiyatçı... Son zamanlarda kitaplarının yeniden yayınlanması, hakkında yeni kitapların yazılması hâlâ ilgi odağı olduğunu gösteriyor. Fakat hem ilgi gösteren çevrelerin irdelenmesi gerekiyor hem de getirilen yorum çerçevelerinin ele alınması bence bir zorunluluk.”Yayın Savaşa hayır demek(Şalom Gazetesi, 2022-03-09) Kahraman, Hasan BülentO günleri çok iyi anımsıyorum. Bütün Sabancı Üniversitesi ayaktaydı. Ben de o heyecanın başını çekenlerden biriydim. Amerika Irak’a saldırmak üzereydi ve öğrenciler-hocalar bir araya gelmiş, bu haksız savaşa karşı direniyorduk. Öğrenci Merkezi binasında eylemler yapılıyor, toplantılar, konuşmalar art arda geliyordu. O sıralarda artık yerinde gerçekten yeller esen Radikal’de yazıyor, bu konuda peş peşe makaleler yayınlıyordum. Sonradan onların bazılarını ‘Amerika Bu 11 Eylül’ü Çok Sevdi’ başlıklı bir kitapta topladım. Sene 2005’ti. (Bu kitabın başlığını sonra bir başka yazar evirdi çevirdi kendi kitabının başlığı yaptı. Helal olsun... Sözüm ona değil, muhayyile kıtlığına!)Yayın İlk yüzyıldan ikinci yüzyıla Cumhuriyet(Şalom Gazetesi, 2023-10-25) Kahraman, Hasan BülentBüyük çoğunluğu 1922-1927 yılında, Atatürk henüz İstanbul’a gelip gitmezken (1919’da ayrıldıktan sonra ilk kez 1927’de dönmüştür İstanbul’a) Ankara’da gerçekleştirilen, o zamanlar, bugünkü dilde ‘dönüşüm’ (‘transformasyon’) anlamına gelen fakat yüklenen şiddet ve vurguyla ‘devrim’ manası kazandırılan ‘inkılaplar’ bir bütün olarak ‘Kemalist devrim’i meydana getirir.Yayın “Yıl kitapları örmüyor, kitaplar örüyor yılı.”(K24, 2024-01-04) Kahraman, Hasan Bülent“Baydar, Erözçelik, sonradan Komet yeni bir anlayışı denediler. Gitgide küçülen harflerle büyük bir şiir yazdılar. Türk şiirinde çok tartışılan (galiba her çok tartışılan konu gibi yeterince anlaşılmayan) yerleşik imge kavramına da bir karşı-çıkıştı yeni öneri. İmgenin reddinden bahsetmiyorum, hele Baydar şiirinde hiç; fakat imgeler bu defa bir anlatının araçları değil, kendisidir.”Yayın Godard’ın çığırları(K24, 2022-09-15) Kahraman, Hasan Bülent“Gelebilecek bütün itirazları göğüsleyerek son modernist öldü diyebiliriz; sinemayı öldüren adam öldü diyebiliriz... Ama Godard’ı ‘sinemacı’ olarak nitelendirmek insafsızlık ve eksiklik olur. Godard bize yeni bir bilinç, görsellik ve ifade getirdi. 20. yüzyıl bilincini onsuz düşünmek olanaksızdır.”Yayın Komet’in Kometliği(K24, 2022-09-27) Kahraman, Hasan Bülent“Komet, kendi resmine bulunabilecek en uzak ve aykırı adları bile dikkatle inceleyen bir sanatçıydı. Sanat dünyasındaki hiçbir yeniliğe kapalı değildi. Bu bile yanlış bir ifadedir. Komet yenilikle iç içe, yürek yüreğe, soluk soluğa yaşayan bir sanatçıydı.”Yayın Şampanya kadehindeki yıldızlar: Yusuf Ziya’nın Portreler’i(K24, 2022-06-16) Kahraman, Hasan Bülent"Türk edebiyatı anı malulüdür. Yusuf Ziya sadece Yahya Kemal’in ibaresiyle ‘bu dar hendese’yi kırmakla kalmaz. Türkçenin en lezzetli sayfalarını yazar. Öte yandan ne kadar değinmese de arkada bir kuşağın çok kayda değer tablosunu, olaylarını kısa vurgularla aktarır geçer. Kitabı boydan boya okuyanlar gene de çok şey öğrenir. Unutulmuş, artık var olmayan bir Türkçenin kıvraklığı, çarpıcılığı cabasıdır."Yayın Pierre Michon: uç’taki insandan ‘uç/urum’ yazısına(K24, 2022-03-17) Kahraman, Hasan Bülent"Dünyaya bildik gözlerle bakan ve bilmiş bir yazar değil Michon. Tersine, dünyayı bilmeye çalışan, anlamaya gayret eden bir yazar. Gerçeğin ele geçirilmez olduğunu biliyor. Bildiği tek şey bu. O zaman yazısını büyük bir deney (‘deneyim’ değil) olarak kurguluyor."Yayın Merhaba Canım vesilesiyle 1968’in kimlik tartışma(ma)ları(K24, 2022-03-31) Kahraman, Hasan Bülent"Ulaş Tosun’un Merhaba Canım isimli belgeselinde konu tamamen Arkadaş Z. Özger değil. Belgesel Özger’in her zaman incelenecek, üstünde konuşulacak şiirini aşıyor ve Türk solunun 1960’lar sonu, ‘70’ler başında, en devingen olduğu dönemdeki kültürel profilini çıkarıyor. 1968 kuşağının zihniyet dünyası, temel davranış kipleri, eğilimleri, tercihlerine dair önemli, değerli ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor. Yani şiiri değil, Özger’in kendisi öznemiz."












