Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Dijitalleşme bağlamında Türk Sinemasında yeni eğilimler
    (Eğitim Yayınevi, 2023-03) Şeylan, Seher
    Gelişen teknolojinin getirdiği dijitalleşme ile beraber sinema sektörünün işleyişinde önemli değişimler yaşanmıştır. Söz konusu bu değişim film üretiminden, yapımcılığına, dağıtımına, gösterim mekânlarından, izleme kültürüne kadar sinemaya ilişkin pek çok alanda görülmektedir. Öte yandan hem içerik hem teknik anlamdaki bu yeni anlayış pek çok soruyu da beraberinde getirmektedir. Dijitalleşme Bağlamında Türk Sinemasında Yeni Eğilimler kitabında, dijitalleşmenin Türk Sinemasına etkileri noktasında tespitler, analizler, sorun ve çözüm öneriler kapsamlı bir biçimde tartışılmaktadır. Bu bağlamda Prof. Dr. Serpil Kırel değişen seyir deneyimini Yeşilçam dönemindeki seyirci deneyimleri üzerinden aynılık ve farklılıkları ile analiz etmektedir. Dijitalleşmenin etkisi ile filmlerin kitlelerle yeni buluşma biçimleri ve yeni buluşma mecralarını Dr.Öğr. Üyesi Seda Aktaş, özgürleşen seyirci kavramı ile Emek Sineması örneği üzerinden ele almaktadır. Dijitalleşme ile birlikte film ve seyirci etkileşiminin değişen boyutuna dikkat çeken bir diğer çalışma ise Dr. Öğr. Üyesi Fırat Sayıcı’nın son dönem Türk filmlerinin seyirci bakışıyla sosyal medyada yeniden üretimini incelediği çalışmasıdır. Diğer yandan, dijitalleşme her ne kadar temelde teknolojik gelişmelere bağlı olsa da yaşanan toplumsal değişimler de sinema dilinde farklı arayışlara yönlendirebilmektedir. Bu bakış açısı ile Covid 19- Pandemi döneminde yönetmenliğini Reha Erdem’in üstlendiği ve çevrim içi görüşme platformu Zoom üzerinden kaydedilen Seni Buldum Ya (2021) filmindeki özdüşünümsel stratejileri Doç. Dr. Elif Demoğlu irdelemektedir. Teknolojik ilerleme ile beraber yaygınlık kazanan dijital kameraların filmlerin gerçekliğe tanıklık etme arzusuna etkisini ise Dr. Öğr. Üyesi Tülay Çelik sinematik gerçeklik üzerinden ele almaktadır. Sinema ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi günümüzde en çok tartışılan konulardan biri olan sanal gerçeklik bağlamında, Dr. Öğr. Üyesi Ümmühan Molo sanal filmlerde “bakış”ın yeniden kurulumunu gözetleme, haz ve iktidar alt başlıkları ile irdelemektedir. Sanal gerçeklik dışında sinema diline getirdiği yaklaşımla seyircinin geleneksel konumunu değiştiren bir diğer kavram ise etkileşimliliktir. Dr. Öğr. Üyesi Ersan Ocak çalışmasında Türkiye’de etkileşimli belgeselin durumunu analiz etmektedir. Hikâye anlatım mecrası olan sinemayı, sayısal veriler yoluyla anlamanın yöntemlerini irdeleyen Dr. Öğr. Üyesi Serkan Şavk ise sinemetri kavramını derinlemesine yorumlamaktadır. Değerli çalışmaları ile katkı sağlayan bölüm yazarlarına ve hakem sürecinde desteklerini esirgemeyen değerli hocalarıma teşekkürlerimi sunarım.
  • Yayın
    Yeni Ortadoğu: Toplum, Siyaset ve Ekonomi Konferansı
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2016-03-24) Akın Ünver; Çağlar, Mehmet Turan; Demiralp Yılankaya, Seda; Ünver, Hamid Akın; Kayhan Pusane, Özlem; Yüce, Müge; Koraltan, Feyza Hilal; Gire, Ahmet; Gürpınar, Bulut; İnanç, Yusuf Selman; Sayın, Yusuf; Aydın, Sabri; Coşkun, Bezen Balamir; Küçük, Ayşe; Dikici Bilgin, Hasret; Ertan, Senem; Dikme, Rojda; Güzelipek, Yiğit Anıl
    Ortadoğu asırlar boyu uluslararası siyasetin merkezinde yer almış, araştırmacı ve siyaset yapıcıların ilgi odağı olmuştur. Bu ilgiye rağmen, 2010 yılında başlayan ve ‘Arap Baharı’ olarak adlandırılan halk ayaklanmaları ve bu çerçevede yaşanan siyasal, ekonomik ve sosyal dönüşümler siyasetçiler ve sosyal bilimciler tarafından öngörülememiş ve mevcut varsayımları derinden sarsmıştır. Bir yandan demokratikleşme hareketleri ve ekonomik bir dönüşüm yaşayan bölge, diğer yandan iç çatışmaların, darbelerin ve vekalet savaşlarının merkezi haline gelmiş, ve tüm bu gelişmeler yeni yaklaşımları ve analizleri gerekli kılmıştır. Bu çerçevede Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, Arap Baharı’yla başlayan süreçte bölgede gözlemlenen yeni toplumsal, ekonomik, iç ve dış siyasal dinamikleri akademik alanda tartışmaya açmak amacıyla ‘Yeni Ortadoğu’ başlıklı bir konferans düzenledi. Bu konferans çerçevesinde 24-25 Mart 2016 tarihlerinde Maslak Kampüsü’nde bizzat sunulan ve tam metin olarak bize iletilen bildirilerden bu kitabı oluşturduk.
  • Yayın
    Ulusaldan Küresele: Popülizm, Demokrasi, Güvenlik Konferansı
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2021-02-04) Akçay, Özlem; Akkaya, Ali; Celep, Ödül; Çağlar, Mehmet Turan; Doğan, Mustafa Görkem; Erçetin, Tuğçe; Erdoğan, Emre; Gürcan, Efe Can; Gedik, Ahmet; Göcen, Ceren Ece; Özyiğit, Suat Eren; Karaömerlioğlu, Mehmet Asım; Özer, Ferda; Sütçüoğlu, Bilgen; Ülker, Erol; Demiralp Yılankaya, Seda; Balta, Evren; Esen, Berk; Özal, Emine; Ecevit, Yüksel Alper; Özdemir, Veli; Karakaya Polat, Rabia; Lowndes, Vivien; Ilgıt, Aslı; Sırmalı, Gökhan; Sokullu, Ebru Canan; Şenol, Selin Karana; Toksöz, Itır; Tuğtan, Mehmet Ali; Kurt, Merve; Kayhan Pusane, Özlem; Celep, Ödül
    Öngörülmesi giderek güçleşen, sarsıntılı ve savrulmalı zamanlardan geçiyoruz. İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş ortak deneyimleri sonrasında 1950’lerden ve 1990’lardan itibaren demokratik sistemlerin peş peşe dalgalarla meşrulaşacağı, yaygınlaşacağı ve güçleneceği öngörüsü hakimdi. Ancak son yıllarda yaşanan bazı gelişmelerle demokrasilerin geleceği tekrar sorgulanmaya başladı. Gerek 11 Eylül ile başlayan ve IŞİD ile devam eden ve şiddet içeren İslamcı radikalizm, gerek Batı demokrasilerinde popülist radikal sağ hareketlerin ve beyaz ırkçı grupların yükselişi ve iktidara gelişi, bir yandan güvenlik-özgürlük ikileminin demokrasi dengesini bozdu, bir yandan da hem demokratik sistemlerin hem dünya barışının geleceğini bizi tekrar sorgular, sorgulatır hale getirdi. Demokrasileri bildiğimizi zannediyoruz, ama demokrasiler ile ilgili daha öğrenmemiz gereken çok şey var. Demokrasi kaderimiz de geleceğimiz de olmak zorunda değil belki de. Ya da belki yanlış yerden soru sormaya başlıyoruz, belki demokrasi yerine yeni bir referansa ihtiyacımız var. Aslında demokrasileri çantada keklik görmeyip, sabırla büyütüp yeşertmek, geliştirmek, korumak, ileri safhalara taşımak ve bizden sonraki nesillere aktarmak bir sorumluluk, ve bu sorumluluk bizlere ait. Popülizm, demokrasi, güvenlik kavramlarının her biri bugün sıkça ve yaygın olarak kullandığımız kavramlar olarak gündelik sohbetlerimizin içine kadar girmiş durumda. Bu yaygın kullanımlarına rağmen her bir kavram, üzerine düşünmeye, tartışmaya ve değerlendirmeye tekrar tekrar olanak verecek derinlikte. Her bir tartışma bir diğerini açarken, farklı gibi görünen bu kavramların birbirleriyle kesiştikleri zeminler bulmak mümkün. Popülist liderlerin politikaları bütün siyaset yapma biçimlerini kendine çeken ya da kendinden uzaklaştıran eksenler yaratarak her ikisini de aynı anda besleyebiliyor. Popülist politikaya angaje olan liderler ve grupların yanında bu politikaya karşı mücadele eden kişiler ve kitleler de yok değil, ancak kimi zaman bu kitleler eleştirdiği bu siyaset biçiminin kurucu öznesi haline de gelebiliyor. Bunun karşısında tabandan gelen demokratikleşme talepleri ve popülist siyasetle beraber kurumsallaşan diğer politika yapma biçimleri, demokrasi anlayışımızı farklı yönlere çekebiliyor. Bu demokratikleşme talepleri kimi zaman olumlu karşılıklar alsa da, kimi zaman devletlerin güvenlik politikaları ile etkisizleştirilmeye ve bastırılmaya çalışılıyor. Güvenlik politikalarının alanı günümüz teknolojisi sebebiyle o kadar genişledi ki, bu politikanın nesnesi haline gelmemiş varlık ve alan bulmak neredeyse mümkün değil. Ulusaldan Küresele: Popülizm, Demokrasi, Güvenlik konferansımız bu alanların kendine özgülüklerini göz önünde bulundururken, aralarındaki kesişimleri de ortaya koyan pek çok değerli sunuma ev sahipliği yaptı. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçen herkese, ve bu bildiri kitabında tam metinleri ve özetleri bulunan bütün katılımcılarımıza çok teşekkür ederiz.