Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Suriyeli mülteci kadınların temsili: temsilde stereotipler ve zorluklar
    (Asos Yayınevi, 2018-10-12) Pandır, Müzeyyen; Keskin, Halit
    Bu çalışma Türk gazetelerinde Suriyeli mülteci kadın temsillerini konu edinmektedir. Toplumsal cinsiyet ve etnisite faktörlerinin kesişmesini göz önünde bulundurarak çalışma, gazetelerdeki Suriyeli kadın temsilleri "çaresizlik" ve "edilgenlik" temaları etrafında stereotipik ve hegemonik kadın ve mülteci temsillerini yeniden mi üretiyor, yoksa çeşitli temalar etrafında mülteci kadınların koşullarını, durumlarını ve hikayelerini farklı yeni biçimlerde anlatarak konvansiyonel temsillere karşı mı çıkıyor sorularına cevap aramaktadır. Çalışmada kullanılan örneklem, 2011 ve 2015 yılları arasında beş Türk gazetesinde yayınlanmış 1272 Suriyeli mülteci fotoğrafından oluşmaktadır. Çalışma özellikle mülteci kadınların hangi temalar etrafında temsil edildiği ve hangi temsil pratiklerinin kullanımıyla ne tür anlamlarla ilişkilendirildikleri konularına vurgu yapmaktadır.
  • Yayın
    Belgeselden drama-belgesele gerçeğin yolculuğu: “Rise of Empires: Ottoman”
    (2020-09-02) Şeylan, Seher
    Alaska ve Kanada’daki gerçek mekanlarda çekilen ilk belgesel film Nanook of the North (Flathery, 1922)’dan sonra belgesel filmin pek çok türü ortaya çıktı. Geçmişi 19. yy’ a uzanan belgesel, gerçeğe en yakın sinemasal ürün olması, bununla beraber doğruluk, güvenilirlik gibi özellikleri ile kurmaca filmden ayrıldı. Böylece, toplumsal ve politik meseleleri aktarmanın da birincil yöntemi oldu. Öte yandan bu özellikleri ile belgesel, etkin propaganda araçlarından biri haline geldi. Propaganda yöntemi, özellikle geçmişe ilişkin tarihsel belgeselerde yoğunluklu olarak kullanıldı. Belgesel eksik, yanlış, taraflı bilgiler verdiğinde, sadece seyirciyi aldatmakla kalmaz, seyirci söz konusu belgeselden aldığı bilgilerle toplumsal bir tavır da geliştirebilir. Eş deyişle belgeseller hem dünyamızı hem de bu dünyanın içindeki rolümüzü de anlamamıza yardımcı olur ve kamusal alandaki rollerimizi biçimlendirir. Bireyin ve bu yolla toplumun şekillenmesine katkıda bulunabilen belgesellerdeki bilgilerin doğruluğu önemlidir. Gösterim alanı olarak dijital mecraların artması ile birlikte, belgesellerin yapıları ve içerdiği bilgilerin doğruluğu değişikliğe uğramıştır. Çoğu belgeselde kurmaca ve gerçeklik iç içe geçmiş, bu durum belgeselin gerçekliği aktarma iddiasına gölge düşürmüştür.Bu çalışmada Drama Belgesel olarak adlandırılan bu melez yapının bilginin doğruluğunu olumsuz yönde nasıl etkilediği, Netflix’te gösterilen Rise of Empires: Ottoman / (Şahin, 2020) belgeseli üzerinden tartışılacaktır.