5 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Yayın Bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2020-04-07) Küçükkavradım, Ümmühan; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu çalışmanın amacı, bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin olup olmadığını incelenmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu araştırmanın örneklemi, 35-70 yaş arasında değişen meme kanseri tanılı mastektomili 76 kadın, 125 sağlıklı kadın olmak üzere toplam 201 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada, Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu metninin ardından katılımcılara sırasıyla; Sosyodemografik Bilgi Formu, Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beden Algısı Ölçeği (BAÖ) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonucunda, mastektomili kadınlarda BAÖ toplam puanı ile ÇBASDÖ ve BDÖ toplam puanları incelendiğinde; BDE ile BAÖ toplam puanı arasında, ÇBASDÖ arkadaş alt boyutu ve toplam puanı arasında negatif bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca, BAÖ ile ÇBASDÖ toplam puanın negatif yönde BDE anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Mastektomi sonrası meme onarımı yapılan kadınların BAÖ, BDE, ÇBASDÖ aile, arkadaş, özel bir insan alt boyutları ve toplam puanı onarım ameliyatı yapılmayanlara göre anlamlı derecede farklılaşmamaktadır. Ek olarak, mastektomili kadınlar ile sağlıklı gruplar arası karşılaştırmada; BDE, BAÖ ve ÇBASDÖ aile, arkadaş, özel insan alt boyutu ve toplam puanları farklılık göstermemektedir. Sonuç: Özetle araştırmamızda, kadınlarda çok yaygın görülen bir sağlık problemi olan meme kanserinde mastektomi sonrası meme kaybıyla giden sembolik anlamların beden ve sosyal destek algısına, depresyon düzeyine dikkat çekilmiş, hastalık değişkenleri açısından incelenmiş ve sonuçlarımız literatür ışığında tartışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, bir grup mastektomili kadında beden ve sosyal destek algısının depresyon düzeyine ilişkisinin olup olmadığını incelenmeyi amaçlamaktadır.Yayın Yoga yapan bireylerin cinsel doyumlarının, beden farkındalıklarının ve yaşam memnuniyetlerinin değerlendirilmesi(Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Akdeniz, Begüm; Saatçioğlu, İbrahim Ömer; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Yoga yapan ve yapmayan bireylerin cinsel işlevlerinin, beden algısının ve yaşam niteliğinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, yoga grubu ve yoga yapmayanlar grubu (Kontrol grubu) olmak üzere iki gruptan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, kolayda örneklem yoluyla belirlenen 42?si yoga grubu, 52?si yoga yapmayanlar grubu katılımcısı olmak üzere 94 kişiden oluşmaktadır. Yoga yapmayanlar grubunu, yoga veya herhangi bir spor yapmayan, sosyo-demografik özellikleri yoga grubu ile eşleşen, gönüllü katılımcılar oluşturmaktadır. Yoga grubunu, en az 3 aydır, haftada 2 gün veya üzeri ve günde 1 saat yoga yapan gönüllü kişiler oluşturmaktadır. Veri toplama aşamasında Sosyodemografik Özellikler ve Bilgi Formu, Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği (GRCDÖ), Beden İmgesinin Yaşam Niteliğine Etkisi Ölçeği (B?YNEÖ) ve Vücut Algısı Ölçeği (VAÖ) kullanılmıştır. Araştırmada, frekans analizi, tanımlayıcı istatistikler, ikili gruplar için bağımsız t-testi, anova analizi ve lineer regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmamızda, yoga grubu ile kontrol grubu arasında cinsel işlevler, yaşam niteliği ve vücut algısı bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre, yoga yapan kişilerin yoga yapmayanlara göre cinsel işlevleri, yaşam nitelikleri ve vücut algıları daha iyi bulunmuştur. Yoga yapma süresi ile cinsel işlev ve yaşam niteliği arasında bir ilişki bulunmazken, vücut algısı ile yoga yapma süresi arasında bir ilişki bulunmuştur. 12 ay ve üzeri süredir yoga yapan kişilerin vücut algıları, 12 aydan az süredir yoga yapanlara göre daha olumludur. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre, yoga yapan grupta vücut algısı ve yaşam niteliği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, cinsel işlev ve yaşam niteliği, cinsel işlev ve vücut algısı arasında bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Araştırma bulguları doğrultusunda, yoga yapan kişilerin yoga veya herhangi bir spor yapmayan kişilere kıyasla cinsel işlev, yaşam niteliği ve vücut algısı açısından daha iyi olduğu belirlenmiştir. Yoga yapan kişiler kendi aralarında değerlendirildiğinde ise uzun süre yoga yapanların vücut algılarının daha iyi olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında, yoga yapan kişilerin vücut algılarındaki iyilik hali ile yaşam niteliklerinin iyilik hali arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu alanda yapılacak olan çalışmalar için uzun süreli, boylamsal araştırma yöntemi kullanılarak yapılacak olan çalışmalar önerilmektedir.Yayın Bir grup lise öğrencisinin internet kullanımlarının beden algıları ve yeme tutumları ile ilişkisi(Işık Üniversitesi, 2017-01-06) Yılmaz, Buse; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıProblemin Tanımı: Kullanım oranı sürekli artan ve yaygınlaşan internet; insanların işlevselliklerini olumsuz yönde etkilemekte ve sağlıksız kullanımlara yol açmaktadır. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, problemli internet kullanımı için risk grubundadır. Beden algısı kavramı; kişilerin kendi bedenlerine dair duygu ve düşüncelerini tanımlamaktadır. Bedensel gelişim ve değişimin büyük oranlarda gerçekleştiği ergenlik döneminde kişilerin beden algıları oldukça önemlidir. Yeme bozuklukları son yıllarda yükseliş göstermektedir; özellikle genç kızlarda görülmektedir. Bu araştırmanın amacı; lisede öğren görmeye devam eden ergenlerin internet kullanım sıklığını, problemli internet kullanımı davranışlarını araştırmak, sosyodemografik değişkenleri yanı sıra; beden algıları ve yeme tutumlarıyla ilişkili olup olmadığını belirlemektir. Yöntem: Araştırmaya İstanbul’da yaşayan, yaşları 14-18 arasında değişen 274 (%40,5 erkek - % 59,5 kız) gönüllü lise öğrencisi katılmıştır. Kullanılan veri toplama araçları; Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu, Problemli İnternet Kullanımı ÖlçeğiErgen Formu, Vücut Algısı Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi’dir. Verilerin analizi için; SPSS (Statistical Package Program for Social Science) for Windows 24.0 programından yararlanılmıştır. Sosyodemografik Bilgi ve Veri Formu’ndaki değişkenlerin dağılımları Frekans Analizi ile tespit edilmiş; uygulanan ölçekler ile ilişkisini saptamak için Bağımsız T-Testi Analizi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Korelasyonu, yordayıcı etkiyi saptamak amacıyla ise Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Cinsiyet değişkeni Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği için istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık göstermezken; Vücut Algısı Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi için anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Kız öğrencilerin Vücut Algısı Ölçeği puanları, erkek öğrencilerden anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Ayrıca; kız öğrencilerin Yeme Tutumu Testi puanlarının da erkek öğrencilerden anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Problemli internet kullanımı ile yeme tutumu arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca; beden algısı ile yeme tutumu arasında da pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan; problemli internet kullanımı ile beden algısı arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki tespit edilememiştir.Yayın Çocukluk çağı travmaları ile narsisizm ilişkisinde bireysel özellikler: aleksitimi ve beden algısının rolü(Işık Üniversitesi, 2023-08-02) Kazancı, Dilara; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD (Doctorate) Program in Clinical PsychologyBu çalışmada çocukluk çağı travmalarının kırılgan ve büyüklenmeci narsisizmle ilişkisi ele alınmıştır. Bu ilişkide bireysel özellikler, aleksitimi ve beden algısının rolü araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda yaşları 18 ile 66 arasında değişen 814 katılımcıya yer verilmiştir. Araştırmada nicel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmada çocukluk çağı travmaları ile patolojik narsisizm arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve bu ilişkide aleksitimi ve beden memnuniyetinin kısmi aracı etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmada beden algısının davranışsal (beden modifikasyonları), bilişsel (nesnelendirilmiş beden bilinci) ve duygusal (beden memnuniyeti) boyutlarının düzenleyici rolü olduğu görülmüştür. Beden algısının davranışsal boyutunun (beden modifikasyonları) çocukluk çağı travmaları ile patalojik narsisizmin alt boyutu olan kendini feda özelliği arasında düzenleyici rolü vardır. Beden algısının bilişsel boyutunun (beden utancı ve beden gözetimi) beden memnuniyeti ile patolojik narsisizmin farklı alt boyutları arasında düzenleyici vardır. Beden utancının, beden memnuniyeti ile patolojik narsisizmin dört alt boyutu (kırılgan narsisizm, kırılgan kendilik, fark edilmeye yönelik beklentiler ve kendini feda) arasında düzenleyici rolü vardır. Beden gözetiminin beden memnuniyeti ile fark edilmeye yönelik beklentiler arasında düzenleyici rolü vardır. Beden algısının duygusal boyutunun (beden memnuniyeti) aleksitimi ile kendini feda arasında düzenleyici rolü vardır. Sonuç olarak çocukluk çağı travmaları ile narsisizmin alt boyutları, beden memnuniyeti ile narsisizm alt boyutları ve aleksitimi ile narsisizm alt boyutları arasındaki ilişkilerde beden algısının davranışsal, bilişsel ve duygusal boyutlarının düzenleyici rolü olduğu ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar bireylerin beden algısının karmaşık ve önemli rolüne işaret etmektedir. Beden algısının bir ipucu olarak ele alınarak değerlendirilmesinin, eş tanı olasılığının ortaya çıkarılması ve bütüncül bir tedavi planlaması yapılabilmesi için destekleyici nitelikte olacağı düşünülmektedir.Yayın Genç yetişkinlerde psikolojik sağlamlık ve görünümle ilgili sosyal medya bilinci arasındaki ilişkide duygu düzenleme becerilerinin aracı rolü(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-06-30) Olgun, Özge; Yılmaz Kafalı, Helin; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyBu araştırmanın amacı, genç yetişkinlerde görünümle ilişkili sosyal medya bilinci ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygu düzenleme becerilerinin aracı rolünü incelemektir. Sosyal medya bilinci, bireylerin toplumsal normlar ve güzellik standartları gibi unsurların farkındalığını ve bu temsillerin sosyal medyada nasıl algılandığını kapsamaktadır. Psikolojik sağlamlık ise bireylerin stresli yaşam olaylarıyla başa çıkma ve olumsuz deneyimlere karşı direnç geliştirme kapasitesidir. Regresyon analizleri sonucunda, duygu düzenleme becerilerinin görünümle ilişkili sosyal medya bilincini anlamlı ve pozitif yönde yordadığı görülmüştür (β = -0.276, p < .001). Psikolojik sağlamlık ise doğrudan anlamlı bir etki göstermemiştir (β = -0.098, p = .068). Duygu düzenleme becerileri modele eklendiğinde, psikolojik sağlamlığın etkisi anlamlılığını kaybetmiş (β = 0.057, p = .343), buna karşın duygu düzenleme becerilerinin etkisi devam etmiştir (β = -0.305, p < .001). Modelin toplam açıklayıcılığı %7.9 olup istatistiksel olarak anlamlıdır. Bulgular, psikolojik sağlamlığın sosyal medya bilinci üzerindeki etkisinin duygu düzenleme becerileri aracılığıyla dolaylı olarak gerçekleştiğini göstermektedir. Bireylerin duygu düzenleme becerileri arttıkça sosyal medyada maruz kaldıkları imaj baskısı azalmakta ve bu durumun psikolojik etkisi azalmaktadır. Duygu düzenleme becerileri kişileri koruyucu rol üstlenmektedir. Bu sonuçlar, teknolojik dünyada duygularını etkili bir şekilde düzenleyebilen bireylerin sosyal medyadaki görünüm baskısından daha az etkilendiğini ve psikolojik dayanıklılıklarının bu yolla güçlenebileceğini ortaya koymaktadır.












