2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın The impact of real effective exchange rate and its volatility on economic growth in the OECD(Işık Üniversitesi, 2023-11-30) Dada, Samson Adewale; Görkey, Selda; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Uygulamalı Ekonomi Yüksek Lisans ProgramıThis study examines the effects of the real effective exchange rate (REER) and its volatility on economic growth from 1996 to 2020 in 36 OECD countries utilizing fixed effects (FE) and random effects (RE) methodologies from panel data econometrics. For empirical analysis, the Hausman test indicates that the fixed effect method is superior to the random effect method; and there were presence of cross-sectional dependencies, autocorrelation, and heteroskedasticity in the FE model. The robust estimates derived by the FE estimation using DRK S.E. indicate that the impact of the real effective exchange rate on economic growth is negative and statistically significant whereas the REER volatility has an insignificant effect on economic growth in the OECD throughout the examined period. The findings from the FE model with robust S.E. further evidence a significantly negative impact of GCE and a significantly positive impact of GCF on economic growth. While population growth and trade do not result in any significant impact on economic activity, the influence of inflation on GDP growth presents mixed findings on significance levels both of which point out to negative impacts. This study presents crucial outcomes in that the impacts of REER and REER volatility on economic growth present diversified outcomes over the past decades in the OECD.Yayın Kur riskinden korunma araçları: veri analizi uygulaması(Işık Üniversitesi, 2023-11-03) Aydoğdu, Ayşegül; Çalış, Y. Ercan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yöneticiler için İşletme Yönetimi Yüksek Lisans ProgramıDöviz kurunda yaşanan dalgalanmalar yabancı para cinsinden vadeli işlem gerçekleştiren şirketleri kur riskine maruz bırakmaktadır. Kur riski işletmeleri uluslararası ödemeler dengesi, sermaye ve kredi akımları, yabancı para cinsinden borç ve alacaklar, hatta uluslararası ticari etkinliklere katılmasa dahi ulusal para biriminin değerinin değişmesinin sonunda olumlu ve olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu nedenle işletmeler kur riskinden korunmak için çeşitli yöntemler kullanmaktadır. Bu çalışma ise firmaların karşı karşıya kaldığı döviz kuru risklerinin ölçümü ve yönetimine ilişkin bazı temel konuları, döviz kuru riskini ölçmede şu anda baskın olan metodolojileri ve kur riski yönetiminde geniş çapta kabul görmüş en iyi uygulamaları özetlemektedir. Araştırmanın ana kütlesini Marmara bölgesinde faaliyet gösteren işletmeler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Türkiye’de Marmara bölgesinde dış ticaret yapan 200 işletmeden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında ise İşletmelerin İşlem Riskinden Korunmak İçin Uyguladıkları Stratejiler Ölçeği kullanılmıştır. Firmaların maruz kaldıkları kur riskinden korunabilmek için kullandıkları tekniklerin üzerinden elde edilen veriler tanımlayıcı istatistikler ile yorumlanmıştır. Bununla birlikte, elde edilen verilere tek yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Yapılan değerlendirme ve yorumlamalar neticesinde ortaya koyulan bu bulgular, döviz kuru riskini yönetmek için işletmelerin karmaşık ve çeşitli stratejiler kullandığını göstermiştir. Buna göre işletmelerin %56’sında döviz riskiyle ilgilenen özel bir birim bulunmazken, %44’ünde döviz risk yönetim birimi olduğu belirlenmiştir. Ek olarak işletmelerin çoğunlukla TL cinsinden alacaklarını kısa sürede tahsil etme, nakit fazlalıklarını borçları olan döviz cinsinden değerlendirme ve hammadde oranlarının ayarlamasını yapma gibi iç stratejileri benimsedikleri gözlemlenmiştir. Şirketlerin birçoğunun döviz risklerinden korunmak için finansal yöntemleri kullanma oranı düşük olmasına rağmen, forward sözleşmeleri, döviz swapları, futures sözleşmeleri ve opsiyonlar hakkında bilgi sahibi olduğu saptanmıştır. Buna göre işletmelerin risk yönetimi konusunda eğitim ve bilgiye sahip olduğu, ancak bu bilgiyi uygulamada kullanma konusunda çekimser oldukları tespit edilmiştir. Araştırma amaçları doğrultusunda ANOVA analiz sonuçlarına göre işletmelerin finans yetkilisinin ünvanına göre finansal yöntemlerden haberdar olma durumunu etkilediği, finansal yöntemleri kullanım düzeyini etkilediği, kullanılan işletme içi stratejilerin düzeyini etkilediği belirlenmiştir. Bununla birlikte, finans direktörlerinin muhasebe müdürü ve finans müdürlerine kıyasla işletme içi stratejileri kullanma düzeyinin daha yüksek olduğu, finansal yöntemlerden daha çok haberdar olduğu ve finansal yöntemleri kullanım düzeyinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bir diğer araştırmada büyük, orta ve küçük işletmelerin net satış hasılasına göre, finansal yöntemlerden haberdar olması durumu ve kullandıkları işletme içi stratejilerini etkilediği belirlenmiştir. Büyük işletmelerin, küçük işletme ve orta işletmelere göre finansal yöntemlerden haberdar olma ve kullanılan işletme içi stratejilerini kullanma düzeyinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.












