Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 12
  • Yayın
    Dijital bir terim olarak sosyal çöplüğün tanımlanması ve tüketici davranışlarına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2018-05-29) Deniz, Deniz; Gül, Mısra Çağla; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    Bu tez çalışmasında öncelikle, dijital mecralarda giderek artan içerik üretiminin kavramlaştırılarak ‘Sosyal Çöplük’ teriminin oluşturulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ‘Büyük Veri’ ve ‘Sosyal Medya’ terimleri betimlenmiş, bu terimlerden istifade edilerek ‘Sosyal Çöplük’ terimi tanımlanmıştır. ‘Sosyal Çöplüğün’ tanımlanmasının ardından ‘Sosyal Çöplüğü’ oluşturan nedenler açıklanarak tüketici davranışları ve ‘Sosyal Çöplük’ arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel bir veri toplama metodu olan yarı yapılandırılmış görüşme metodu kullanıldı. Bu metodun seçilmesindeki ana amaç, nitel araştırmaların doğasının bir sonucu olarak sürece odaklanmak ve anlamı ortaya çıkarmaktı. Çalışma grubu olarak reklam profesyonelleri seçildi. Reklam profesyonellerinin hem birer tüketici hem de birer pazarlama iletişimi profesyoneli olmasından hareketle yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile veri toplama süreci gerçekleştirildi. Görüşme çıktılarına betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri uygulandı. Veriler 6 ana tema altında kategorize edildi: Dijital mecralarda karşılaşılan içeriklere dair görüşler, kanaat önderi / fenomenlere dair görüşler, marka topluluklarına dair görüşler, promosyon kampanyalarına dair görüşler, trollere dair görüşler ve bot hesaplara dair görüşler. Araştırma sonucunda, katılımcıların satın alma kararı alırken ‘Sosyal Çöplük’ kaynaklı problemler yaşadığı belirlenmiştir. Katılımcılar dijital mecralarda doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta problem yaşadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar, reklam profesyoneli olarak ise ‘Sosyal Çöplükten’ kaynaklanan nedenlerle tüketiciyi anlama ve doğru iç görüyü belirleme konularında sorunlar yaşamaktadırlar.
  • Yayın
    Sosyal medya kullanımının mekân tasarımına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-16) Yalgın, Beste; Özker, Serpil; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Tüketim kültürünün temelini oluşturan kavramlardan biri iletişimdir. Bireylerin özgürce iletişime geçebildiği sosyal medya uygulamalarının gelişimiyle birlikte, mekân tasarım algısında psikolojik, fizyolojik, ekonomik ve sosyal-kültürel değişiklikler gözlemlenmiştir. Uygulamalarda yer bulmuş popüler mekânları ziyaret etme isteği duyan bireyler, paylaşılan görsellerin ve yorumların etkisinde kalmaya başlamıştır. Algıyı yönlendiren ziyaretçi değerlendirmeleri, mekân tasarımında dönüşümlere sebep olmuştur. Böylelikle, gösteri toplumu için yaşayan bireylerin sosyal medya uygulamalarında içerik üretebilmesine elverişli olan mekân atmosferleri yaratılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda araştırmada; sosyal medya uygulamalarının bireyler üzerindeki yönlendirici etkisi belirlenerek, mekân tasarımına olan yansımalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Veri toplama yönteminde ise, anket tekniği uygulanmıştır. Katılımcıların mekân tasarımı bağlamında değerlendirmeleri toplanarak, istatistiksel analiz teknikleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları, basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Örneklem grubunu; sosyal medya kullanıcısı olan 279’u kadın, 179’u ise erkek olmak üzere toplam 458 birey oluşturmuştur. Sonuç olarak sosyal medya uygulamalarının mekân tasarımı üzerindeki rolü, yeme–içme, turizm, mağaza mekânları kapsamında incelenmiş ve mevcut etkinin var olduğu saptanmıştır.
  • Yayın
    İnsan kaynakları yönetiminde motivasyon ve eğitim amacıyla sosyal medya kullanımının Bursa sanayi ve ticaret odasına kayıtlı şirketler genelinde araştırılması
    (Işık Üniversitesi, 2018-01-18) Altıntaş, Bülent; Soykut Sarıca, Yeşim Pınar; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    Hızla gelişen teknolojinin tüm dünyayı etkilediği günümüzde işletmelerin bu duruma ayak uydurabilmeleri için kendilerini sürekli yenilemeleri gerekmektedir. Yenilenme ve değişim sürecinde başarılı olmak isteyen işletmeler en önemli üretim ve hizmet girdisi olan İnsan Kaynaklarına bütçe ayırmak ve yatırım yapmak zorundadır. İnsan Kaynakları Yönetimine ayrılan kaynağın daha etkin kullanılması ve yönetim maliyetinin düşürülebilmesi için “İnsan Kaynakları Yönetiminde Motivasyon ve Eğitim Amacıyla” hızlı, erişilebilir ve ucuz olan “Sosyal Medya”dan yararlanabilme imkânları üzerine bu araştırma yapılmıştır. Uygulamada, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı şirketlerin, İnsan Kaynakları yönetici, uzman ve görevlilerinin İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla Sosyal Medya kullanım yöntem ve tutumları ile sosyo-demografik özelliklerin etkileri anket yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırmada, İKY’de motivasyon ve eğitim amacıyla hızlı, erişilebilir ve ucuz olan Sosyal Medyanın disiplin yönetmelikleri ile belirlenen kurallara uygun şekilde kullanılmasının işletmelerin yönetim maliyetlerini düşürerek, motivasyon ve eğitimde etkinlik sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sosyo-demografik özelliklerden motivasyon amacıyla kullanımda yaş grupları, eğitim amacıyla kullanımda yaş grupları ve cinsiyetin etkili olduğu bulunmuştur.
  • Yayın
    Influence of social media in formation of positive brand attitude among different user groups in sports video analysis-a case example “Sprongo”
    (Işık Üniversitesi, 2020-02-20) Günay Gazioğlu, Çim Buse; Ferman, Ali Murat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çağdaş İşletme Yönetimi Doktora Programı
    In todays’ world, social media enjoys a phenomenal success in terms of adoption and current usage levels. We can say that they cause paradigm shifts on how people interact and communicate with each other as well as, on how they like to express and share ideas, and even on how they engage with different products, brands, and organizations. Further than that, we see how social media became significant networks of consumer knowledge. The phenomenon that is going to be discuss later on in this study is mainly social media and its effect on the formation of positive attitude on the consumers. We can see the examples in many are in our daily lives even such as video analysis and sports, the impacts of social media have already been described as unique, primarily due to the experiential nature of sports products, and especially of video analysis: purchases are considered to be risky and that is why decision making processes are information intensive. Many studies attempt to point out the role and impact of social media on aspects of brand attitude during the sport video analysis process that is before, during, and after the analysis. However, almost all of them tend to employ a micro approach, focusing either on a specific type of social medium (e.g. consumer review and rating websites), or on a specific application (e.g. SPRONGO), or on a specific stage of the decision making process (e.g. information search), or on a specific stage of the analysis process (e.g. Dartfish) In order to get clear results, I’ve selected a specific social media – Instagram and a personalbrand which is the common brand that is popular on social media sport platforms, which is called “Sprongo”. Due to relevance with the topic, It is correct to use seven independent factors that were selected for their influence which was also later tested onto two different groups. The first group were representing the fans of the Sprongo Brand that are also subscribed as such on Instagram, while the secondgroup was chosen due to their content of random people who were also both familiar and aware as well as in a position of recognizing the brand. Two questionnaires were prepared to hand out – the first one was for the Sprongo Fan Group and second one was for the SprongoNon-Fan Group.After the data was collected, SPSS program Version 19.0 was used in order do the certain correlation analyses in order to identify the relationship both between the different independent variables and the dependent variables and Brand Attitude was the key dependent variable in this study. Moreover, to test these selected seven hypotheses, the two- way of variance ANOVA was used for checking which one of the two groups is eliciting a better brand attitude under the social media influence. It was shown out that SprongoFans who are using social media for a long period of time, have experience with the brand on a certain base, have positive opinions and they think that It is necessary to use and be surrounded by social media is eliciting more positive brand attitude than NonSprongofans with the similar characteristics. In addition to this finding, NonSprongoFans who are longer using a certain brand and mostly are engaged in socialmedia activities, compareto other brands that show more positive attitude than Fans group. There is a possible scenario for both a limitation and another are to work on for future studies from the variable “Social Media Engagement” where no significant correlations were found.
  • Yayın
    Beliren yetişkinlikte narsisizm, algılanan ebeveynlik biçimleri ve sosyal medyanın kendini nesneleştirme üzerindeki etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2023-06-16) Akpınar, Damla; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmada, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin kendini nesneleştirme düzeyleri üzerinde algılanan ebeveynlik biçimleri, narsisizm ve sosyal medya kullanım özelliklerinin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 18-25 yaş aralığındaki 442 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında veriler Nesneleştirilmiş Beden Bilinci Ölçeği, Young Ebeveynlik Ölçeği, Aşırı Duyarlı Narsisizm Ölçeği ve Narsistik Kişilik Envanteri (NKE-16) aracılığıyla çevrimiçi ve yüz yüze olarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında değişkenler arasındaki ilişkinin doğası çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizi ve tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Algılanan ebeveynlik biçimleri, büyüklenmeci ve kırılgan narsisizmin çoklu hiyerarşik doğrusal regresyon analizleri ile kendini nesneleştirmenin beden gözetimi, beden utancı ve kontrol inancı alt boyutları üzerindeki etkisi ayrı ayrı incelenmiş olup analiz sonuçları kendini nesneleştirme için en güçlü yordayıcının kırılgan narsisizm olduğuna işaret etmektedir (p<.001). Büyüklenmeci narsisizmin beden utancı (p=.951) ile kontrol inancı (p=.179) alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak algılanan ebeveynlik biçimleri beden utancı (p<.001) ve kontrol inancı (p<.05) için anlamlı bir yordayıcıyken, beden gözetimi alt boyutunu anlamlı düzeyde yordamadığı görülmüştür (p=.526). Tek yönlü varyans analizi ile sosyal medya kullanım özelliklerine göre kendini nesneleştirmenin alt boyutları incelendiğinde ise üç alt boyutun da sosyal medya üzerinden fiziksel özellikleri arkadaşlar ve ünlüler ile kıyaslama düzeyine göre anlamlı şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Bununla birlikte sosyal medyada gün içerisinde geçirilen süre, kullanılan sosyal medya sayısı ve sosyal medyada paylaşımda bulunma sıklığının alt boyutlara göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak algılanan ebeveynlik biçimleri, narsisizmin büyüklenmeci ve kırılgan boyutları ile sosyal medya kullanım özelliklerinin kendini nesneleştirme üzerinde etkili değişkenler olduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte değişkenlerin alt boyutlarına göre sonuçların farklılaştığı gözlemlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular; kültürel temeli ve çeşitli psikopatolojiler üzerindeki etkisi de göz önünde bulundurulduğunda kendini nesneleştirmenin farklı çalışmalarla da incelenmesi gereken bir konu olduğuna işaret etmektedir. Kendini nesneleştirme üzerinde etkili mekanizmaların belirlenmesi ilişkili ruh sağlığı sorunları açısından koruyucu ve önleyici çalışmalara katkı sağlayacaktır.
  • Yayın
    Dijital pazarlamayla gelişen sosyal medya pazarlamasının tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-07) Tosun, Yusuf Engin; Tuncay Çelikel, Aslı; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İşletme Yüksek Lisans Programı
    Bilgi ve teknoloji çağı olarak adlandırılan 21. yüzyıl, pek çok alanda gelişim ve değişim yaratmıştır. Özellikle yönetim alanını etkisi altına almış ve firmaların uyguladıkları pazarlama stratejilerinde yeniçağa uygun değişiklikler olmuştur. Teknolojinin gelişmesi tüketicilerin davranışlarını etkilemiştir ve sürekli olarak ürün ile markalar arasında karşılaştırma yaparak, fiyat, kalite ve diğer seçeneklerin içinde en iyisini seçme çabasına girmişlerdir. Dijital alanda yapılan çalışmalar ile birlikte işletmeden daha çok müşteri odaklılık esas alınmaktadır. İşletmelerde dijital pazarlama ve sosyal medya kullanımları ile birlikte tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen unsurları belirlemeye çalışarak kendi çalışmalarına yön vermek istemektedirler. İnternet bağlantılı uygulamaların yapılması, yenilikçi iletişim tercihleri, müşterilerin içeriklerine dahil olduğu pazarlama çalışmaları ile hem işletmelerde hem de tüketicilerde yeni bir dönem başlamıştır. İşletmelerin ve markaların dijital pazarlama etkileşimlerini geliştirmek için müşteriler ile ilişki odaklı etkileşimlerin yapılması gerekmektedir. Tezin amacı, dijital pazarlamanın sosyal medya üzerinden tüketici satın alma davranışlarına etkisinin ne yönde olduğunu incelemek ve tanımlamaktır. Bu nicel araştırmada 43 tane anket sorusu sosyal medyanın ve dijital pazarlamanın tüketici davranışlarına etkisini ölçmeye yönelik olarak oluşturulmuştur ve 177 kişiye uygulanmıştır. Araştırmada, kolayda örneklem metodu uygulanmıştır. Veri toplandıktan sonra araştırmanın analizleri yapılmıştır ve çalışmanın hipotezleri, geçerlilik güvenilirlik durumları kontrol edilmiştir. Analizler sonucu 3 boyuta ulaşılmıştır: 1) Güven, 2) Tutum (dijital pazarlama ve sosyal medyaya yönelik bütünsel yaklaşım) ve 3) Sosyal Medya Pazarlaması şeklinde ortaya çıkan boyutlar ile dijital pazarlamanın tüketicilerin satın alma davranışlarında etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Sosyal medyada yer alan bilgiler ile birlikte influencer’ların kullanıcılara sunmuş olduğu bilgiler tüketicilerin satın alma davranışlarını etkilemektedir. Bu bilgilere güven duyan kişiler referans aldıkları ürün bilgileri ile alışverişlerini ve tüketimlerini yönlendirmektedirler. Demografik bilgilerde yer alan yaş faktörü ise sosyal medyayı aktif kullanmayla bağlantılıdır. Sosyal medyayı aktif kullanmaya bağlı olarak da fiziki alışveriş yerine dijital pazarlamanı sunmuş olduğu sosyal medya ile yapılan alışverişlerin önem kazandığı görülmektedir.
  • Yayın
    Sosyal medya kullanım özelliklerinin kişilik yapılanmaları, yaşam doyumu ve depresyon açısından incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2017-06-05) Çayırlı, Ezgi; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu çalışmanın amacı sosyal medya kullanım özelliklerinin kişilik yapılanmaları, narsisizm, yaşam doyumu ve depresyon ile ilişkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın örneklemi, gönüllülük usülüne göre, Surveey anket sistemi üzerinden katılım sağlamış, 281’i kadın, 147’si erkek olmak üzere toplam 428 sosyal medya kullanıcısından oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında, Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Form (5FKE), Narsisistik Kişilik Envanteri, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde, frekans dağılımları oluşturulmuş, normallik dağılımlarında Shapiro-Wilk, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman’s rho analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Bulgularımıza göre sosyal medya kullanımı kadınlarda, erkeklerden ve 30 yaş ve altı katılımcıların 30 yaş üzerindekilerden daha yüksek oranda gözlenmiştir. En çok kullanılan sosyal medya aracının Facebook olduğu (%98,6), tüm katılımcıların çoğunluğunun en fazla günde 1-3 saatlerini (%45,1) sosyal medya araçları kullanarak geçirdikleri gözlenmiştir. Sosyal medyada en fazla günde 0-10 arası paylaşım (%93) yapılmaktadır. Arkadaş veya takipçi sayısı olarak 100-500 aralığı (%48,4), en çok katılımcının bulunduğu aralık olarak belirlenmiştir. Sosyal medya kullanımı ile yaş arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Depresyon ile sosyal medya kullanımı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 5FKE’nin Sorumluluk alt boyutu ile sosyal medya arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Narsisizm ve yaşam doyumu ile sosyal medya kullanımı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Bu bulgular doğrultusunda bireylerin, depresyon düzeyleri arttıkça sosyal medya kullanımlarının arttığı gözlenmiştir. Bununla beraber, bireylerde sorumluluk, dışadönüklük ve nevrotizm/duygusal denge arttıkça sosyal medya kullanımının azalmakta olduğu belirlenmiştir.
  • Yayın
    Impact of social media marketing tools on consumer buying behavior
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-21) Younas, Sikandar; Özekan, Damla; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yöneticiler için İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    The use of social media is essential for the business organizations. Technology has made it easier for the customers to target the right and potential customer in an efficient manner. Business organization use social media to market their products and services by using different social media platforms. Generally, customer grabs information from different sources before making a purchase decision. The information extracted by customer from different sources allows a customer to take the right decision. A sample of 201 customers were taken through random sampling technique. The result of the study concludes that marketing through different social media platforms shapes the behavior of the customer.
  • Yayın
    Sosyal ağların sorunlu kullanımı: nicel ve nitel inceleme
    (Işık Üniversitesi, 2021-08-24) Ordu, Fatih; Akçınar Yayla, Berna; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı
    Sosyal ağların işlevsel olmayan kullanımının bilişsel, duygusal ve sosyal düzeyde birtakım sınırlılıklarla ilişkili olabileceği ifade edilmiştir. Davranışsal bağımlılıklarla ilişkili I-PACE modeline göre yüksek düzeyde dürtüsellik, anksiyete, depresyon ve aşerme yaşayanlarda sosyal ağların sorunlu kullanımının gelişme olasılığı bulunduğu bildirilmiştir. Araştırmanın amacı sosyal ağların sorunlu kullanımıyla depresyon, anksiyete, dürtüsellik, yaşantısal kaçınma ve aşerme arasındaki ilişki örüntüsünün incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. On sekiz ve kırk beş yaş aralığında bin yüz kırk katılımcı araştırma grubunda yer almıştır. Depresyon, anksiyete ve dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı arasındaki ilişkide aşermenin aracı rolü; yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları göstermiştir ki (1) anksiyete ve motor dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde aşermenin aracı rolü bulunurken; depresyon, plan yapmama ve dikkatle ilişkili dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde aşermenin aracı rolü gözlenmemiştir. (2) Depresyon ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü gözlenirken; anksiyete, plan yapmama, motor dürtüsellik ve dikkatle ilişkili dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı arasındaki ilişkide yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü bulunamamıştır. (3) Nitel yöntem sonuçlarında sosyal ağları sorunlu düzeyde kullananların sosyal ağlarla ilişkili zihinsel uğraş, duygudurum değişikliği, tolerans, yoksunluk, çatışma, başarısız bırakma girişimi ve sosyal ağlara yönelik aşerme yaşadıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca gelişmeleri/fırsatları kaçırma korkusu, ketleme kontrol güçlüğü, ipucu reaktivitesi, yadsıma/inkâr, dikkat dağıtma/bastırma, duygudurum düzenleyememe, olumsuz duygulanım, davranışsal kaçınma ve bağımlılık süreçlerinin yaşanıldığı sonucuna varılmıştır. Sosyal ağların sorunlu kullanımının psikososyal incelenmesi ve tedavisinde depresyon, anksiyete, motor dürtüsellik, yaşantısal kaçınma; sosyal ağlarla ilişkili zihinsel uğraş, duygudurum değişikliği, tolerans, yoksunluk, çatışma, başarısız bırakma girişimleri ve sosyal ağlara yönelik aşerme süreçlerinin değerlendirilmesi önerilmiştir.
  • Yayın
    Disinformation, social media, and populism : emotional politics and polarization dynamics in Turkey’s 2023 presidential elections
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-07-01) Avcı Çeken, İnci Secem; Kayhan Pusane, Özlem; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in International Relations
    This thesis explores the relationship between populist discourse and social media algorithms, examining their role in exacerbating political polarization. Its primary aim is to identify the correlation between the use of populist rhetoric and the algorithms driving social media engagement, highlighting how this relationship fosters societal divisions and benefits both platforms and political entities. Using critical discourse analysis (CDA), the thesis analyzes X (formerly Twitter) posts shared by 2023 Turkish presidential election candidates Recep Tayyip Erdoğan and Kemal Kılıçdaroğlu. In the first round of the campaign, shared posts were analyzed between 06.05.2024 and 14.05.2024. A total of 173 posts, 108 by Erdoğan and 65 by Kılıçdaroğlu, were analyzed. The full texts of these posts were obtained from X's official website. The findings reveal that posts featuring emotionally charged and popülist discourse have garnered higher views and engagement in the run-up to the 2023 presidential elections. This analysis will help to understand the political polarization in Turkey. Social media algorithms shape social interaction by strengthening populist discourses. This suggests that social media algorithms, prioritizing emotionally charged content, unintentionally promote populism. The study concludes that the design of social media platforms increases divisive content, leading to a rise in populist rhetoric among political candidates and voters.