8 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Yayın Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama metodolojisinin sektörel bazda karşılaştırmalı değerlendirilmesi(Işık Üniversitesi, 2018-06-12) Berksoy, Burcu; Eyüpgiller, Sait Saygın; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıSürdürülebilirlik, başta iş dünyası olmak üzere akademisyenler tarafından da ilgi gören bir konudur. Sürdürülebilirlik kavram olarak büyüme yerine kalkınmayı öngörmektedir. Bu nedenle sürdürülebilirlik olmadan kalkınma olmayacağı gibi, kalkınma olmadan da sürdürülebilirlik olamaz. Sürdürülebilir kalkınma; bugünün ve geleceğin yaşamının planlanması, gelecek nesillerin ihtiyaçlarının bugünden karşılanabilmesi için gerekli imkânların sunulması şeklinde tanımlanır. Ekonomiyle birlikte toplumun da parçası olan işletmeler de süreç kâr odaklı iken küreselleşmenin getirdiği etkiyle yerini çevresel ve sosyal göstergelerle dengeleyerek gerçekleşmektedir. Bu üçlü dengeleme; çevresel, sosyal ve ekonomik göstergeler aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın boyutlarını oluşturmaktadır. İşletmeler sürdürülebilirlik raporları ile iç ve dış paydaşlarına kurumlarının gerçek performanslarını yansıtmakla birlikte faaliyette bulundukları çevreye karşı sorumluluklarını da gözler önüne sermektedirler. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmak adına kurumsal şekilde devam etmeleri Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İşletmeler bu kavram gereğince, yalnızca kurumun çıkarını değil, sistemin çıkarını göz önünde bulundurarak hareket etmelidir. İşletmelerin hem finansal raporlama yapması hem de sürdürülebilirlik raporlama yapmaları halinde pek çok sayıda doküman oluşması, kreditörler tarafından yorumlanmakta güçlük çekilmesi neticesinde geleceğin raporlaması olarak adlandırılan entegre raporlamaya geçiş süreci başlamıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sürdürülebilirlik kavramına değinilmiş; sürdürülebilirlik raporlamasının içeriği ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümde kurumsal sürdürülebilirlik hakkında genel bilgiler verildikten sonra kurumsal sürdürülebilirlik modelleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, sürdürülebilirlik ile ilgili kuruluşlar hakkında bilgi verilmiş; sürdürülebilirlik ölçüm uygulamaları olan Sürdürülebilirlik Endekslerine değinilmiştir. Son bölümde ise finansal raporlamadan entegre raporlamaya geçiş sürecinden bahsedilmiş; entegre raporun tarihsel gelişimi, kapsamı, amacı, işletmelere sağladığı fayda, içeriği ve kılavuz ilkeleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Türkiye’de az sayıda yayınlanan entegre raporlardan farklı iki sektör seçilerek içerik karşılaştırılması yapılmıştır. Bu kuruluşlar; T.Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Çimsa Çimento T.A.Ş. ‘dir.Yayın İç mekân tasarımında sürdürülebilirlik: sürdürülebilir yapı analizi örneği(Işık Üniversitesi, 2020-08-27) Ertem, Mahmut Emre; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programıİnsanlar tarih boyunca kendilerine ait bir yaşam alanı belirlemek amacı ile çevrelerine sınırlar belirlemiştir. Bu sınırlar ile ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda mekânları oluşturmuşlardır. İnsanlar her türlü ihtiyaçlarını doğal çevrenin sunduğu kaynaklardan sağlamaktadır. Zaman içerisinde bu kaynakların bilinçsiz bir şekilde tüketilmesi beraberinde birçok sorunu getirmiştir ve doğanın dengesini bozmuştur. Doğadaki kaynaklar ve enerjiler, etkileşim ve dönüşüm ilişkisi içerisindedir. Bu etkileşim bozulduğu zaman doğanın insanlara sunabileceği kaynaklar yok olmaya doğru gitmektedir. Sürdürülebilirlik, doğadaki kaynak ve enerjilerin doğal döngülerine zarar vermeden bu kaynakların ihtiyaçlara göre kullanılması anlamına gelmektedir. Sürdürülebilirliğin sözlük anlamı var olanı koruma durumu olarak tanımlanmıştır. Bugün birçok kurum ve kuruluş sürdürülebilirlik için çalışmakta ve kendini geliştirmektedir. Yeşil bina kavramının ortaya çıkmasıyla birlikte yeşil bina sertifikasyon sistemleri uygulanmaya başlanmıştır. Bu tür sistemler ilk önce gelişmiş ülkelerde geliştirilmiş ve daha sonra birçok ülkede kullanılmıştır. Birçok ülke kendi yeşil alan sertifikasyon sistemlerini geliştirmiştir veya diğer ülkelerin uluslararası sertifikasyonlarını kullanmaktadır. Bu çalışma, 6 temel bölümden meydana gelmektedir. Girişte iç mekân analizinde sürdürülebilirlik kavramı genel olarak ele alınmıştır. 1. Bölümde; sürdürülebilirlik kavramının tanımı yapılarak, sürdürülebilir kalkınmanın boyutları açıklanmıştır. 2. Bölümde sürdürülebilir kalkınmanın iç mekân tasarımına etkisi incelenerek, mimarlık ve iç mimarlık ilke ve yöntemleri açıklanmıştır. 3. Bölümde sürdürülebilir tasarım esasları anlatılmıştır. İç mekân çevre koşulları, enerji tüketimi ve kullanımı, kaynak kullanımı açıklanarak, sürdürülebilir tasarım faktörlerinin iç mekânsal olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. 4. Bölümde; sürdürülebilir iç mekân tasarım kriterleri bağlamında bir model olarak Temmuz 2014’te LEED Gold Sertifikası alan Torun Tower incelenmiştir. Proje hakkında genel bilgiler verildikten sonra projenin LEED sertifikası kapsamında analizi yapılmıştır. Proje analizi kısmında LEED Sertifikasının temel kategorileri olan; sürdürülebilir araziler, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzemeler ve kaynaklar, iç mekân çevre kalitesi, yenilik ve bölgesel öncelik irdelenmiştir. Burada her kategori için amaç, gereksinim ve modelin değerlendirilmesi ile puanı açıklanmıştır. Daha sonra projenin analizleri değerlendirilmiştir ve özet olarak sunulmuştur. Sonuç bölümünde ise yapılan çalışmadan elde edilen bulgular özetlenmiştir.Yayın Yeşil binaların sürdürülebilirlik açısından önemi ve Türkiye Müteahhitler Birliği yapısı analizi(Işık Üniversitesi, 2019-08-07) Şen Coşgun, Esma Didem; Koca, Gülru; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans ProgramıGünümüzde sürdürülebilirlik kavramının önemi giderek artmaktadır. Bu kavram birçok alanda olduğu gibi mimarlık alanında da önemli bir noktadadır. Sürdürülebilir mimari Türkiye'de gündemde olan ve bu alanda çalışmaların yoğunlaştığı bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde çevre koruması açısından mimari alanda yaşanan olumsuzlukların önüne geçmek ve daha ekolojik binalar inşa etmek için sürdürülebilir mimarlık yaklaşımına duyulan ilgi her geçen gün artmaktadır. Bu araştırma sürdürülebilir mimaride doğal kaynakların kullanımını ifade etmek amacıyla hazırlanmıştır. Hazırlanan çalışmada ilgili literatür taraması neticesinde sürdürülebilirlik ve yeşil bina kavramları ifade edilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise sürdürülebilir yapı sertifikalandırma sistemlerinden LEED incelenerek Türkiye Müteahhitler Birliği binası LEED sertifikası açısından analiz edilmiştir.Yayın Analyzing the impact of brand sustainability practices on brand loyalty(Işık Üniversitesi, 2024-02-12) Audi, Umar Goni; Develi, Evrim İldem; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yöneticiler için İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Executive Master of Business AdministrationThis study delves into the impact of sustainability practices on brand loyalty, particularly within the fast-fashion industry. It addresses the growing consumer awareness of how fast-fashion brands manage their environmental and ethical responsibilities and how such practices influence consumer loyalty. The research posits that effective communication of sustainability initiatives via social media can significantly enhance consumer trust, satisfaction, and engagement, thereby fostering greater brand loyalty. However, the challenge lies in managing these digital platforms to prevent the dissemination of content that could damage the brand's reputation. Utilizing a quantitative research method, a cross-sectional survey was distributed across multiple social media channels to analyze the interconnections between sustainability practices and their effect on brand loyalty, alongside variables such as satisfaction, trust, and engagement. The analysis, conducted using SPSS, employed various statistical tools and demonstrated a positive link between transparent sustainability practices and brand loyalty. The findings reinforce the importance of sustainability in strengthening brand loyalty in the fast-fashion industry. This study, while providing valuable insights, acknowledges limitations due to its specific demographic focus and the concentration on a single industry sector.Yayın Sürdürülebilirlik performansının borsa performansına etkisi(Işık Üniversitesi, 2024-02-26) Onat Çakmak, Aslı; Çalış, Yıldırım Ercan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans ProgramıTürkiye’de sürdürülebilirlik raporu ve entegre rapor yayınlayan işletmeler hızla artmaktadır. Bu artış ile birlikte sermaye piyasalarında da değişimler meydana gelmektedir. Bu doğrultuda Borsa İstanbul 2014 tarihinden itibaren sürdürülebilirlik endeksi yayınlamaya başlamıştır. Endekse işletmelerin dahil olabilmesi için ESG Genel Skorlarının 50 ve üzeri olması gerekmektedir. Borsa İstanbul 2022 yılı itibari ile sürdürülebilirlik endekslerine bir yenisini daha ekleyerek BIST Sürdürülebilirlik 25 endeksini yayınlamaya başlamıştır. Bu endekse firmaların dahil olabilmesi için ESG Genel Skorlarının 70 ve üzerinde olması gerekmektedir. ESG Skoru firmaların çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarından elde edilen genel skoru ifade etmektedir. Son yıllarda ESG Kavramı yatırımcılar için borsa performans değerlendirmesinde belirleyici kavramlardan biri olmuştur. Bu çalışmanın ilk bölümünde sürdürülebilirlik kavramı, boyutları, tarihsel gelişimi ve işletmeler için sağladığı faydalara değinilmiştir. İkinci bölümünde ise entegre raporlama hakkında detaylı bilgi verilip tarihsel gelişimi, kılavuz ilkeleri, içerik ve sermaye öğeleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise endeks kavramı, sürdürülebilirlik endeksi, ESG Skorlarına değinilmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde ESG Genel Skorlarının Borsa performansına etkileri ve 70 genel skor üzeri ve altı olarak iki ayrı gruba ayrılarak, bu iki grubun borsa performansına etkileri incelenmiştir. ESG Genel Skorlarının borsa performans etkileri incelenirken parametrik olmayan korelasyon testi olan Spearman korelasyon (Rho), ESG Genel Skoru 70 altı ve üzeri olan firmaların borsa performans etkisi incelenirken iki bağımsız grup t-testi uygulanmıştır. ESG Genel skoru borsa performansına etkileri incelenirken kar marjı oranında doğrusal bir bağıntı bulunmuştur. Diğer taraftan 70 altı genel skor ile 70 üzeri genel skorun borsa performans oranlarına etkisinde istatistiksel analizde anlamlı bir etkinin bulunmadığı görülmüştür. Yapılmış olan analizler sonucunda işletmelerin borsa performanslarını artırmak için finansal olmayan raporlamalara daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.Yayın Gıda ambalaj tasarımında sürdürülebilirlik ve artırılmış gerçeklik kullanımı(Işık Üniversitesi, 2024-02-24) Köse, Ayşe Merve; Uyan Dur, Banu İnanç; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Visual Communication DesignAmbalaj atıkları, üretim ve tüketimdeki artış nedeniyle çevresel sorunların başında gelmektedir. Bu bağlamda, ambalajda sürdürülebilirlik önem kazanmakta, toplumlar ve dünya genelinde artan bir öncelik haline gelmektedir. Sürdürülebilirlik, ekonomik, sosyal ve çevresel açılardan kapsamlı bir yaklaşımı beraberinde getirerek, atık azaltma, doğal kaynakların verimli kullanımı, ekonomik karlılık ve toplumsal fayda gibi unsurları içermektedir. Bu yaklaşım, ambalaj sektörünün sadece çevresel sorunları değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği de gözeterek bütüncül bir çözüm sunma potansiyelini ortaya koymaktadır. Ambalajda sürdürülebilirliğin sağlanması için tasarım önemli bir rol oynamaktadır. Ambalaj tasarımında malzeme seçimi, doğru boyut ve form kullanımı ve tasarım öğelerinde sadeleşme sürdürülebilir ambalaj tasarımının temel unsurlarıdır. Ambalaj tasarımında artırılmış gerçeklik (AG) kullanımı, sürdürülebilir ambalaj tasarımının gelişmesinde önemli fırsatlar sunmaktadır. AG teknolojisi, sunduğu etkileşim deneyimiyle tüketicinin ilgisini çekmekte ve marka-tüketici bağını güçlendirmektedir. Ambalajın fiziksel sınırlılıkları, AG uygulamaları ile aşılabilmekte ve teknoloji, ambalaj tasarımda etkin bir araç olarak kullanılabilmektedir. Bununla birlikte, sürdürülebilir ambalaj tasarımı ile AG uyumunun yaygın olmadığı gözlemlenmekte ve büyük bir gelişim alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada, sürdürülebilir ambalaj tasarımının temel prensipleri, dikkat edilmesi gereken unsurlar ve tüketicinin bilinçli olması gerekliliği vurgulanarak, sürdürülebilirliğin sağlanmasında tüm paydaşların rolüne dikkat çekilmektedir. Özellikle, gıda sektörünün büyük tüketim hacmi ve geniş hedef kitlesi göz önüne alındığında, sürdürülebilir ambalaj tasarımının bu sektördeki önemi vurgulanmaktadır. Çalışmada öne çıkan ana tema, AG aracılığıyla sürdürülebilir ambalaj tasarımının geliştirilmesi ve ambalajın geri dönüştürülmesi konusunda farkındalık kazandırılmasıdır. AG teknolojilerinin, eğlenceli ve ilgi çekici bir şekilde tüketicilere bilgi sunma ve çevre bilinci oluşturma konusundaki rolü, sürdürülebilir ambalaj tasarımlarının daha etkili bir şekilde benimsenmesine katkı sağlamaktadır. Bu sayede, sürdürülebilir ambalajın geri dönüştürülmesi ve yaşam döngüsünün sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, karbon ayak izinin azaltılması hedeflerine daha etkili bir şekilde ulaşılabilmesi amaçlanmaktadır.Yayın Sürdürülebilir bir animasyon tekniği olarak baskı resim(Işık Üniversitesi, 2023-10-18) Kenter, Derin Ekin; Tural, Evren; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Visual Communication DesignTeknolojideki ilerlemeler sayesinde animasyon, eskiden belirsiz bir sanat formu niteliğindeyken, günümüzde çağdaş kültürün neredeyse her yönüne nüfuz eden yaygın bir ortama dönüşmüştür. Geçmişte deneysel nitelikteki animasyon üretimlerinin yaygın olmasının sebebi, standartları oluşmamış teknik ve ekipmanlara, çeşitli sanatsal pratiklerin üretim sürecine dahil edilmesine, ticari kaygıların ön planda olmaması gibi durumlara bağlıydı. Deneysel ve bağımsız üretimler haricindeki ana akım animasyon filmlerinin, giderek hem görsel dil hem de üretim biçimi anlamında birbirine benzer hale geldiği veya aynılaştığı, endüstri hakimiyeti sağladığı görülebilmektedir. Bunun aksine daha deneysel ve farklı olan üretimlerde ise, hem farklı üretim biçimlerinin sürece dahil edildiği, hem ana akım filmlerde işlenmeyen konulara yer verildiği, hem de ticari kaygılar yerine estetik kaygıların ön plana çıktığı görülmektedir. Bu araştırmada, bahsedilen nitelikteki çeşitli animasyonlar incelenerek, dijital çağda, geleneksel baskı resim teknikleriyle deneysel ve özgün bir animasyon filmi oluşturulabilir mi? Sorusuna odaklanılmıştır. Günümüzde sosyal medya uygulamalarında sıklıkla karşılaştığımız görsel içeriklerin üretilmesinde de alternatif bir yöntem olarak kullanılabileceği düşünülen deneysel bir animasyonun, sadece bir baskı resim tekniğini sürece dahil etmek yerine son yıllarda çevresel sorunların artması ve küresel ısınma, sürekli artan çevre kirliliği ve doğal kaynakların giderek tükenmesi gibi sorunlar sonucu tüketicilerin oluşturduğu tüketim hassasiyetlerine de önem verecek şekilde tasarlanması çalışma için önem taşımaktadır. Yapılan araştırma sonucu baskı resim metotları kullanılarak üretilen animasyon filmlerinin sınırlı olduğu, geri dönüşüme uygun bir malzeme kullanarak çukur baskı resim teknikleriyle üretilmiş animasyon filme rastlanılmaması bu çalışmanın önemini vurgulamaktadır. Uygulama sürecinde karşılaşılan zorlukların ve kolaylıkların belirlenmesine katkı sağlayacağı düşünülen çalışmada, aynı zamanda geleneksel bir animasyon üretim tekniği kullanmak ile deneysel bir animasyon üretim tekniği kullanmak arasındaki farklara da yer verilmiştir. Geleneksel bir çukur baskı metodu olan kuru kazı sürecinde alternatif bir malzeme ile çalışmanın farklarını da gösteren bu çalışmanın, baskı resim teknikleri kullanılarak üretilen animasyon filmleri alanındaki çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Yayın Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde moda endüstrisinin sürdürülebilirlik uyum süreçleri: Türkiye perspektifi(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-07-01) Yıldız, Derya; Sipahi, M. Pınar; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignBu tez, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın küresel düzeyde moda endüstrisine etkilerini analiz ederek, sektörün karşılaştığı zorluklara, bu hedeflere ulaşmak için benimsenen yenilikçi stratejilere ve sertifikasyon sistemlerine odaklanarak moda endüstrisinin sürdürülebilirlik uyum süreçleri değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme kapsamında ise Türkiye’deki moda sektörünün, sürdürülebilirlik dönüşüm sürecine uyum kapasitesinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi temel alınarak doküman incelemesi ve betimsel istatiksel analiz yapılmıştır. Uluslararası alanda Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler, Ellen MacArthur Foundation gibi kurumsal ve sektörel kaynaklar; Türkiye özelinde ise ilgili bakanlıkların dökümanları, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Derneği, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği gibi dernekler ile kamu ve özel sektör raporları taranmıştır. Sertifikasyon sistemlerine ilişkin yıllık gelişmeler, sektörel dağılımlar ve bölgesel eğilimler grafiksel olarak sunularak görsel karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, sertifikasyon sistemleri, önceden tanımlı ölçüt alanına göre kategorize edilerek tablolaştırılmıştır. Veri analizinde, her sertifikanın bu ölçütlerle örtüşme düzeyi sayısal olarak değerlendirilmiş ve yüzdeli karşılaştırmalar yapılmıştır. Ürün ve tesis bazlı sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemleri çok boyutlu ölçütlere göre analiz edilmiş; grafik ve tablo destekli karşılaştırmalı analiz ile sertifikasyonların güçlü ve zayıf yönleri ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, Türkiye’de moda sektörünün sürdürülebilirlik konusunu hâlâ büyük ölçüde regülasyon odaklı ve parçalı bir yaklaşımla ele aldığını; KOBİ’lerin finansal ve teknik kapasite yetersizlikleri nedeniyle bu dönüşümde dezavantajlı konumda olduğunu göstermiştir. Moda endüstrisinin uyumlanması için yeni teknolojilerden faydalanması, personel eğitimleri planlaması, tedarik, üretim ve dağıtım altyapı yatırımları yapması gerektiği gözlemlenmiştir. Bunun yanında sektörede kabul edilen sertifikasyon sistemleri kullanımının yaygınlaşması gerektiği ve moda endüstrisinin bu yapılanma için faydalanacağı pek çok farklı kaynak yatırımı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak moda endüstrisinin Avrupa Yeşil Mutabakatına uyumlanmasının uzun ve zorlayıcı bir süreç olacağı öngörülmesine rağmen öz kaynakların sürdürülebilirliği açısından bu uyumlanma sürecinin uzun vadede çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan bir fırsat olacağı anlaşılmıştır.












