Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 10
  • Yayın
    Sosyal medya kullanımının mekân tasarımına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-16) Yalgın, Beste; Özker, Serpil; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Tüketim kültürünün temelini oluşturan kavramlardan biri iletişimdir. Bireylerin özgürce iletişime geçebildiği sosyal medya uygulamalarının gelişimiyle birlikte, mekân tasarım algısında psikolojik, fizyolojik, ekonomik ve sosyal-kültürel değişiklikler gözlemlenmiştir. Uygulamalarda yer bulmuş popüler mekânları ziyaret etme isteği duyan bireyler, paylaşılan görsellerin ve yorumların etkisinde kalmaya başlamıştır. Algıyı yönlendiren ziyaretçi değerlendirmeleri, mekân tasarımında dönüşümlere sebep olmuştur. Böylelikle, gösteri toplumu için yaşayan bireylerin sosyal medya uygulamalarında içerik üretebilmesine elverişli olan mekân atmosferleri yaratılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda araştırmada; sosyal medya uygulamalarının bireyler üzerindeki yönlendirici etkisi belirlenerek, mekân tasarımına olan yansımalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Veri toplama yönteminde ise, anket tekniği uygulanmıştır. Katılımcıların mekân tasarımı bağlamında değerlendirmeleri toplanarak, istatistiksel analiz teknikleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları, basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Örneklem grubunu; sosyal medya kullanıcısı olan 279’u kadın, 179’u ise erkek olmak üzere toplam 458 birey oluşturmuştur. Sonuç olarak sosyal medya uygulamalarının mekân tasarımı üzerindeki rolü, yeme–içme, turizm, mağaza mekânları kapsamında incelenmiş ve mevcut etkinin var olduğu saptanmıştır.
  • Yayın
    Türkiye'de tasarım faaliyetlerine sağlanan devlet yardımları ve işletmelerin bu yardımlar ile ilgili bilgi düzeylerinin yararlanma durumlarına etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2019-05-21) Ceylan, Nazlı; Eyüpgiller, Sait Saygın; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Piyasaların küreselleşmesi ile birlikte artan rekabet ortamında ülkeler, uluslararası rekabet güçlerinin arttırılması amacıyla farklı politika arayışlarına girmişlerdir. Bu kapsamda uygulanan politik yöntemlerden biri de devlet yardımlarıdır. Devlet yardımlarıyla sürdürülebilir ekonomik ve sosyal kalkınma amaçlanmıştır. Gelişmiş? ülkelerde bu amaçlar doğrultusunda Tasarımın Ar-Ge ekosisteminde yer edinmesi gerekliliği buna yönelik regülasyonları da beraberinde getirmiştir. Ülkeler zamanla inovasyon odaklı politikalar geliştirmiş ve tasarım sürecini teşvik eden bu politikaları uygulamaya başlamışlardır. Uluslararası rekabette ön sıralara yükselmek ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için yeni, yenilikçi ve alanında özgün ürünler tasarlayarak üretebilmenin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu araştırma ile Türkiye’de tasarım faaliyetlerine sağlanan devlet yardımlarının incelenmesi ve bu yardımlar ile ilgili işletmelerin bilgi düzeylerininin yararlanma durumlarına etkisinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışma kapsamında veri toplamak üzere anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın alanı Marmara Bölgesi’nde tasarımla ilgili faaliyet gösteren veya bünyesinde tasarım birimi bulunan işletmeler ile sınırlandırılmıştır. Anket çalışması online sistem üzerinden yapılmıştır. Anket sorularını cevaplayan 103 işletme yetkilisinden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Yapılan araştırma ile devlet yardımları hakkında bilgi düzeyi düşük işletmelerin, desteklerden yararlanma oranlarının da aynı oranda düşük olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde 2000’li yıllardan itibaren gündem oluşturan tasarım politikalarının yaygın etkisinin arttırılması için tanıtım faaliyetlerinin arttırılması önerilmektedir. Bu sayede daha fazla işletmenin devlet yardımlarından faydalanarak rekabette ön sıralara yükselebileceği düşünülmektedir. İşletmelerin devlet yardımları ve sektörleri ile ilgili gelişmeleri daha yakından takip edebilmek için bünyesinde devlet yardımları ile ilgili personel istihdam etmelerinin veya bu konuda uzman olan danışmanlarla çalışmalarının da yardımlardan maximum düzeyde faydalanmalarını sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Ofis tasarımında çevresel faktörler
    (Işık Üniversitesi, 2019-05-15) Sağlam, Ozan; Köseoğlu, Hüseyin Birol; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırma ofis tasarımlarında çevresel faktörleri incelemek ve çevresel faktörlerin çalışanların verimliliğine olan etkisini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde ofis kavramı, tasarımı ve ofis tasarımlarında yeni yaklaşımlara değinilmiştir. İkinci bölümde ofis tasarımlarının ofis çalışanları açısından önemi vurgulanmıştır. Geçmişten günümüze ofis türleri araştırılmıştır. Üçüncü bölümde çalışma ortamının çalışanların verimliliğine olan etkisi incelenmiştir ve çalışma yöntemlerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde ofis tasarımında kullanılan unsurlar üzerinden ofis ve çalışan verimliliği üstündeki etkileri incelenmiştir. Son bölümde ofis tasarımında çevresel faktörleri incelemek amacıyla paylaşımlı ofis yapıları araştırılmıştır. Workinton örneği üzerinden literatür ile uyumu anlatılmıştır.
  • Yayın
    Pop art akımının mobilya tasarımıyla ilişkisi ve etkisi
    (Işık Üniversitesi, 2012-06-13) Çubukçu, Emre; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    "Pop Art Akımının Mobilya Tasarımıyla İlişkisi ve Etkisi'' adlı çalışmanın temel amacı ; Pop Art akımında ön plana çıkan popüler kültürün, tüketici toplum karşısında görsel sanatların, moda ve sinemanın etkilediği birçok alandan ''mobilya tasarımı'' nı ele alarak Pop Art akımının mobilya ile ilişkisini ve etkisini öne çıkan tasarımcıların tasarımlarını ele alarak tasarımlarını ''pop'' bağlamında , 1950'li yıllardan 1970'lerin sonuna kadar geçen süreçteki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel etkenlerle Pop'un ''ucuz'', ''basit'', özgürlük'', ''değişim'' ve ''tüketim'' gibi kavramlara yer vererek mobilya tasarımı örnekleriyle incelemektir.
  • Yayın
    Basın ilanlarında illüstrasyonun görsel iletişim tasarımı açısından incelenmesi ve uygulama çalışmaları
    (Işık Üniversitesi, 2017-01-20) Teymur, Aydın; Pektaş, Hasip; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Reklamda ilk hedef markaya ün kazandırmak olmalıdır. Geçici süreliğine kazanç sağlamak yerine markaya değer katarak uzun ömürlü kazanç elde edilebilir. Başarılı bir reklam için yaratıcı olmak, fark yaratmak ve kuralları yıkmak gerekir. Reklamları uygulamaya olanak veren en iyi mecra gazete ve dergilerdir. Dolayısıyla basın ilanında tasarımcılar yeteneğini gösterebilirler. Basın ilanının ekonomik olması, kalıcı olması, tekrar okunabilirliği avantajlı özellikleridir. Basın ilanını oluşturan öğeler başlık, metin, slogan, logo ve görsel öğedir. Bir ilanda ilk göze çarpan öğe görsel öğedir. Görsel öğede illüstrasyon kullanmak, fark yaratmak adına uygun bir çözümdür. Ayrıca çoğunlukla fotoğraf kullanılan bir mecrada illüstrasyon kullanmak kuralları yıkan bir davranış olacaktır. Yaratıcı, farklı ve kuralları yıkan güçlü bir fikir, yetenek ve kabiliyet ile birleşerek başarının anahtarı olacaktır. Fotoğrafın anlatamadığı konular, fotoğraf makinesi ile çekilmesi zor detaylar, somut olmayan şeyler illüstrasyon ile anlatılabilir. Basın ilanı ve illüstrasyon bir görsel iletişim tasarımıdır. Tasarımında layout, renk, tipografi gibi dikkat edilmesi gereken konular vardır. Basın ilanı ve illüstrasyon da bu konulara göre tasarlanmalıdır. Bu tez çalışmasında basın ilanının görsel iletişim tasarımı açısından başarıya ulaştıran konuları araştırılmıştır ve illüstrasyonun bu konularda ne şekilde katkı verdiği ele alınmıştır. Bu araştırmayı somutlaştırmak adına beş adet basın ilanı incelenmiştir ve uygulama çalışması olarak altı adet basın ilanı için illüstrasyon tasarlanmıştır.
  • Yayın
    Erken Cumhuriyet döneminden günümüze tüketim bağlamında moda kavramının mekâna yansıması
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-13) Karakütük, Tuğba; Özker, Serpil; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Toplumların modernleşme dönüşümünde siyasi, ekonomik ve teknolojik politikalar etken olmuştur. Türk toplumunun oluşumunda özellikle 1923 ve 1950’li yıllarda bilim ve teknoloji destekli sosyo-ekonomik ve kültürel kalkınma anlayışı ile bir toplumsal dönüşüm gerçekleşmiştir. Bir gereksinim olan giyim ve barınma ihtiyacı, kullanıcıların içinde bulundukları zamana ve yaşam standartlarına göre değişmiştir. 1950'li yıllardan itibaren iç ve dış siyasi politikalar, Türkiye’de toplumsal değişimlerin yaşanmasına sebep olmuş, bireyin temel ihtiyacı olan barınma ve giyinme gereksinimini de dönüştürmüştür. 1980 yılı, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik yapıya bağlı olarak köklü kültürel değişimlerin yaşandığı önemli bir dönüm noktası olmuştur. 1980'lerde neoliberal ekonomiye geçiş, 1990'larda tüketimin beraberinde getirdiği yeni bir sosyal yapı, 2000'li yıllarda ise tüketim kültürünün hız kazandığı bir dönem yaşanmıştır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi yapılanmalar kapsamında ihtiyaçlara göre üretilen mekân da zamanla tüketim kalıplarının bir parçası haline gelmiştir. Böylece mekân ve bireyin tüketimi kapsamında, modanın değişkenliği, geçiciliği içinde yerini almıştır. Günümüzde siyasi, teknolojik, kültürel, toplumsal, ekonomik tüm olgular tüketim kavramı ile ilişkilendirilmektedir. Bu ilişki, tüketimin sürekli uyarılarak yeni ihtiyaçlar üretmesi temeline dayandırılmaktadır. Küreselleşen dünyada tüketimin hız kazanması insanların beğeni ve ulaşılabilirliklerinin artmasına ve dolayısıyla toplumların hızlı bir biçimde dönüşümüne neden olmuştur. Tüketimciliğin dayattığı bu hızlı ve modern hayat, tüketim kalıpları tarafından yönlendirilme tehtidi altına girmiştir. Bu anlamda çalışmada, zaman mekân ve kullanıcı bütünselliğinin tüketim mantığı içerisinde moda bağlamında dönüşümü ele alınmış, günümüzde bireyin farklılaşma ihtiyacından dolayı zaman-mekân-insan ilişkisi arasındaki bağ, dönemsel olarak irdelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, erken Cumhuriyet döneminden 2000’lere tüketim kapsamında moda, mekân ve kullanıcının dönüşümü bağlamında, mekân üretimi ve bireyin giyimi üzerinden Türk toplumunun modernleşmesinde bireyin ve iç mekânın moda olgusunun geçici yenilik üzerine kurulan dönüşümünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında dönemsel olarak, kullanıcı, mekân üretimi/tasarımı, aidiyetlik, kültürel katmanlaşma, moda, tüketim kültürü kapsamında, moda trend kavramının mekân tasarımını dönüştürücü etkisi irdelenmiştir. Günümüzde modern kentlinin; kentin çok katmanlı toplumsal yapılanmasında bireyin bedenini ve yapılı fiziksel çevresinin giydirilmesinde zamanla değişen üretim ve tüketim örüntüleri incelenmiştir. Yeni dünya düzeninde “esnek birikim”e geçiş ve küresel ekonomik sistemin ayrıştırıcı olanaklarını moda trendleri vasıtasıyla, tüketimin hızlandırıldığı bir süreçte mekân ve kullanıcının kimliklendirilmesi, tüketim dinamikleri odağında dönüşmüştür. Sonuç olarak, yaşanan dönüşümler kapsamında mevcut toplumsal yapılanmada; beden ve mekânın giydirilmesi, tüketim bağlamında yer ve zamandan bağımsız asıl içeriği ile tasarımcının da gölgelendiği, sınırların bulanıklaştığı, zeminsiz bir biçimde tüketilmek için üretilene dönüştüğü tespit edilmiştir.
  • Yayın
    İllüstrasyon sanatı ve kitap tasarımları çerçevesinde sanatçı kitaplarının incelenmesi ve bir proje uygulaması
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-16) Yıldırım, Gizem; Tuğal, Sibel; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Görsel iletişim tasarımının mesaj iletme yöntemlerinden biri olan illüstrasyon, tarihsel süreç içinde varlığını sürdüren, çağın dinamikleri ile şekillenerek dönüşen yapısı ile evrensel dil örneklerinden biri olarak kabul edilir. İlkel insandan günümüze, temelinde iletişim ihtiyacından doğan resimleme ile anlatım tekniklerinden biri olan illüstrasyon farklı alanlarda ve konularda çeşitli karakterlere bürünerek bilgi aktarma, paylaşma, saklama ve kalıcı hale getirme gereksinimini karşılar. Bu nitelikler, illüstrasyonun mesaj iletme özelliği ile birlikte yazının ve kitap kavramının ortaya çıkmasında da başlangıç olmuştur. Yazı, kültürel gelişimin dönüm noktalarından biri olarak sosyolojik ve bilimsel koşullara, ihtiyaçlara göre bireysel ve toplumsal yaşama girerek farklı kitap türleri ile insanlar ve kültürler arasındaki diyaloğu kurmuştur. Yazı ile birlikte kitabın gelişimi, çeşitlenmesi farklı türde kitapların oluşmasını sağlamıştır. Toplumsal dinamiklere göre şekillenen kitaplar, özellikle düşüncenin, bilginin aktarılması, korunması ve sürdürülebilir olmasını sağlayan yapıları ile uygarlığın gelişimine katkı yapmaktadır. Yazının oluşturduğu metinsel yapıların görsellerle desteklenmesi yani illüstrasyonla anlatımı bilgi ve mesaj aktarımını güçlendirici yönde olmuştur. Bu kitap türlerinden biri de fiziksel ve içeriksel her öğenin ayrı düşünülerek oluşturulduğu ve ortaya koyulan çalışmanın bir bütün olarak ele alıp incelenmesi esasına dayanan yapısıyla sanatçı kitaplarıdır. Sanatçı kitapları, hem tasarımsal bir öge hem de sanat yapıtı olarak farklı iki disiplinin bir arada olmasını gerektirir. İçerik bağlamında sanatsal bir kaygı güderken, oluş um ve yapılanma anlamında tasarımsal kaygılar ön plandadır. Her iki disiplinin bir aradalığının gözlemlendiği sanatçı kitaplarında, içeriklerin görsel, resimsel anlatımla oluşturacağı algı ve anlatım hem sanat sal estetik hem de görsel iletişim anlamında doğru mesajı iletme üzerine kurgulanmaktadır. Bu açıdan kendi içinde zorlu oluşum ve tasarım süreçlerini barındırmaktadır. Özgünlük, sanatsal ifade, tasarım kurgusu bütünselliğinde ortaya çıkan oluşum hem tasarım ürünüdür hem de sanatsal bir forma sahiptir. Bu tez çalışmasında, görsel iletişim tasarımının mesaj iletim yöntemlerinden biri olan illüstrasyonun, resimli kitap kavramı ile ilişkisi ve özellikle sanatçı kitapları üzerine Dünya ve Türkiye’den örnek araştırmalardan oluşmaktadır. Yapılan araştırma gelişimi ve dönüşümü aktarmak amacı ile tarihsel süreç içinde incelenmeye çalışılmıştır. Özgün bir yaratım alanı olan sanatçı kitapları ele alınarak, bu alanla ile ilgili deneysel bir proje ve uygulaması tasarım süreçleri ile birlikte yapı söküm / yapı bozum, metinlerarasılık kavramları ile desteklenerek hazırlanmıştır. İllüstrasyon, kitap ve sanatçı kitabı incelemesi ile ortaya koyulan tez ve önerilen proje görsel iletişim alanında bu konularla ilgili araştırmacılara katkı yapmak amacını taşımaktadır.
  • Yayın
    Mobilya tasarımında ahşap malzeme kullanımının değerlendirilmesi: Bursa İnegöl mobilya firmaları örneği
    (Işık Üniversitesi, 2020-01-09) Uzuner, Meysera; Koca, Gülru; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans Programı
    Ahşap, en eski yapı malzemesi olarak insanoğlunun barınma, korunma gibi temel ihtiyaçlarını sağlayan doğal yapı malzemelerinden biridir. Diğer yapı malzemelerinden farklı olarak sıcak ve doğal bir malzeme olduğu için yapılarda daha çok iç mekânlarda kullanılmaktadır. Ahşap yapı malzemeleri dış cephe kaplamalarında, taşıyıcı sistemde, doğrama, tavan-döşeme kaplamalarında, pencere, kapı yapımında kullanılsa da daha çok mobilya üretiminde ve iç mekân bitirme malzemesi olarak kullanılmaktadır. Başlangıçta yapı üretiminde kullanıldığı, ahşap çatkı vb. olarak uzun yıllar bu amaçla kullanılmaya devam edildiği, ilerleyen dönemlerde ise ahşap tüketiminin artmasıyla doğal kaynak korunumunu sağlamak için yapı üretiminde kullanımının bir dereceye kadar azaldığı görülmektedir. Bununla birlikte ahşap malzemenin iç mekânda ve mobilya üretiminde kullanımı devam etmiştir. Günümüzde ormanların çeşitli nedenlerle zarar görüp, azalması kullanımını bir miktar azaltsa da ahşap farklı formlarda hâlâ sık kullanılmaktadır. Bu sebeple bazı işlemler görerek ekonomik amaçlı, doğal ahşaptan üretilen kompozit malzemeler kullanılmaktadır. Ahşabın talaşı, tozu, arta kalan parçaları farklı işlemler görerek ve teknolojinin gelişmesi, kullanılan kimyasal maddelerle birlikte yeni bir ahşap malzemesi elde edilmektedir. Bu da ahşabın dayanımını olumlu yönde etkilemektedir. Farklı şekilde elde edilmiş ahşap malzeme türleri mobilya sektöründe en sık kullanılan malzeme türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu amaçla kullanılan malzeme ithal edilerek veya yerli ahşaptan elde edilerek kullanımı sürmektedir. Türkiye ahşap mobilya sanayinde İnegöl ilçesinde bulunan üretici firmaların üretim kapasiteleri, tasarımı yapılan ürünlerin miktarına ilişkin veriler, mobilya üretimi gerçekleştirilirken kullanılan malzemelerin ithal ve yerli olması gibi konular işlenerek mobilya sektörünün Türkiye'deki konumu incelenmiştir. Çalışmanın bu doğrultusunda birinci bölümünde tezimizin giriş bölümü bulunmaktadır. İkinci bölümde mobilyanın tarihsel gelişimi, üçüncü bölümde ahşabın yapısı, teknolojik özellikleri, ağaç sınıflandırılması, ağacın bozulması, onarımı ve korunması ele alınmıştır. Dördüncü bölümde Türkiye'de ve Dünya'daki mobilya sektörünün durumu, beşinci bölümde ise Bursa-İnegöl'deki mobilya firmaları incelenmiş olup firma yetkilileri ve tasarımcılarıyla anket çalışması yapılmıştır. Bu kapsamda Türkiye de Bursa-İnegöl şehrindeki mobilya üretici firmaları araştırılmış ve tasarımcılarıyla görüşmeler yapılarak firmaların tasarımlarının piyasada ne konumda oldukları, ihracat oranları ve tasarıma ne derecede önem verildiği anketler ve yüz yüze görüşmeler sayesinde veriler toplanmıştır. Sonuç olarak firmaların mobilyalarında hangi malzemeleri kullanarak üretim gerçekleştirdikleri, bu mobilyalar için malzemelerinin ne kadarını yerli kullanıp, ne kadarını ithal ederek üretildiği verilerine ulaşılmıştır. Firmaların tasarıma verdikleri önemi ve tasarım departmanları olmasına rağmen neden dışarıdan tasarım desteği alındığı incelenmiştir.
  • Yayın
    Görsel iletişim tasarımında tasarım aktivizmi
    (Işık Üniversitesi, 2021-02-02) Albayrak, Kısmet Gül; Avcı Tuğal, Sibel; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Geçmişten günümüze insan ve toplum arasındaki en etkili iletişim biçimlerinden biri görsel iletişim olmuştur. Toplum ve teknoloji arasındaki ilişkinin gelişimi beraberinde görsel iletişim tasarımının ayrı bir disiplin olarak yöntemsel ve işlevsel olarak evrimleşmesine sebep olmaktadır. Tasarım bir yaratma süreci olmanın yanı sıra aynı zamanda çözüm üretme ve anlam katma özelliği taşır, ayrıca sadece ihtiyaçlara cevap verecek işlevsel ve estetik çözümler üretmekle kalmayarak izleyici kitlenin ve toplumun davranış ve tutumlarında değişikliğe sebep olur. Endüstri devrimi sonrasında ciddi anlamda değişen paradigmalar toplumsal eşitsizlik ve adaletsizleri daha görünür kılmış, yeni sorunlar oluşmasına da zemin hazırlamıştır. Özellikle 1970’ten itibaren artan sosyal ve çevresel kaygılar süreç içinde tasarımcılar üzerinde de etkili olmaya başlamıştır. Sanat ve tasarım tarihi boyunca çeşitli sorunlar karşısında çözümler üreten, tepkilerini, çözümlerini tasarım yoluyla dile getiren tasarımcılar oluşan genel kaygılardan yola çıkarak yeni bir dil arayışına girmişlerdir.Bu arayışlar tasarım aktivizmi kavramını doğurmuş, tasarımcılar yaptıkları tasarımlarda sosyal veya kültürel konularda dönüşümleri teşvik etmek veya farkındalık oluşturmak istemişlerdir. Bu tezde tasarım ve aktivizm kavramları tarihsel gelişim, terminoloji, içerik ve bağlam açısından görsel dilde incelenmiştir. Aktivist tasarımın geniş kitleler üzerindeki etkisi üzerinde durularak, tasarımcının sorumluluk, iyi niyet ve çevreci tarzının toplum algısı ve sürdürülebilir bir dünya için önemine dikkat çekilmiştir. Günümüz toplumunun geçmişten beri yaşadığı sosyal konulardan biri olan kadına yönelik şiddet ve dışlayıcı tutumlar sosyal aktivizm bağlamında kültürümüzde kullanılan atasözleri üzerinden proje çalışması olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu kapsamda grafik ve görsel iletişim tasarımı alanında eğitim gören tasarımcı adayları veya halihazırda bu mesleği devam ettiren tasarımcılar ve bu konuyla ilgilenen toplum bireyleri arasında konuyla ilgili bilinç ve farkındalık yaratmak amaçlanmıştır.
  • Yayın
    2020 – 2021 Covid-19 pandemi dönemi’nin moda sektörü kadın giyim tasarımına, tedarik ve satın alma alışkanlıklarına etkileri
    (Işık Üniversitesi, 2023-05-23) Ütüler, Buse Naz; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile Design
    Dünya üzerinde ekonomi ve sağlık sektöründe yaşanan en büyük tahribatlardan biri olarak gösterilen Covid-19 pandemisinin tekstil ve moda sektöründe de oldukça büyük sorunlara yol açtığını söylemek mümkündür. Araştırma içerisinde; pandeminin tekstil sektörüne etkileri, 2020-2021 giysi modası - renk tercihleri, marka iletişimi – defile sunumları ve bireylerin pandemi sürecindeki satın alma alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında; pandemi döneminde hem bireysel hem de şirketler nezdinde dünya üzerindeki başta tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde ve toplumsal düzeyde üretim ve tüketim sistemlerinin sorgulandığı görülmüştür. İlk bir sene bireyler harcamalarında keyfi olanları eleyip daha çok ihtiyaç doğrultusunda alışveriş yapmaya yönelmişlerdir. Tekstil sektöründe pandeminin ilk 6 ayı üretim, perakende ve ihracat anlamında oldukça zor geçmiştir. Sonraki aylarda ise satış ve ihracat hacmi ikinci dalgaya kadar bir önceki yılın aynı ayına göre ivme kazanarak artış eğilimine girmiştir. İkinci dalga Covid-19 salgını ile düşüşler 2020 yılının ilk 6 aylık sürecine göre daha kısa süreli ve daha az oranlarda seyretmiştir. Bununla birlikte e-ticaret ve dijital dönüşüm hız kazanmış; markalar kapanan perakende mağazalarının boşluğunu çevirim-içi alışveriş platformlarında gerek kampanya gerekse çeşitli indirimler yaparak kapatmaya çalışmıştır. Pandemi döneminde yapılan anket ve araştırmaların çoğundan çıkan ana sonuç bireylerin yarısından fazlasının pandemi itibariyle internet üzerinden alışveriş yaptıklarını göstermektedir. 2020-2021 kadın giysi modasında sezonlara genel olarak bakıldığında; pandemi öncesi kurgulanmış olan 2020 İlkbahar/Yaz sezonu daha çok rahat giyim ürünleri ile ön plana çıkarken, pandemi döneminde tasarlanan 2020-2021 Sonbahar/Kış ve 2021 İlkbahar/Yaz sezonlarında rahat modellerin yanı sıra pandeminin yavaşlaması ve sokağa özlemden kaynaklı daha şık ve sokak stiline daha uygun trendlerin benimsendiği görülmüştür. Bu sonuç ile paralel şekilde tasarımlarda kullanılan kumaşların da sürecin ilk sezonunda daha spor ve esnek iken sonraki sezonlarda daha çeşitli bir nitelik kazandığını söylemek mümkündür. Renk tercihlerinde ise, genel olarak canlı renklerin kullanıldığı; bireyleri neşeli, dengeli ve huzurlu hissettiren renklerin moda haftalarına yansıdığı görülmektedir. Markalar pandemi sürecinde tüketiciler ile iletişimde değişikliklere gitmiş ve moda haftaları ve marka defileleri gibi önemli iletişim kanallarını dijitale taşımaya yönelmişlerdir. Kimi zaman film gösterimi veya defile video kaydı, kimi zaman reklam kampanyası, kimi zamansa tamamen dijital 3D programlar kullanılarak sunumlar gerçekleştirilmiştir.