Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 4 / 4
  • Yayın
    Bağımsız denetim ile iç kontrol arasındaki ilişki ve denetim risk modeli kapsamında kontrol riski
    (Işık Üniversitesi, 2021-02-02) Topçu, Furkan; Eyüpgiller, Saygın; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Bağımsız denetçilerin rolü, mali tabloları denetleyerek, yatırımcıların doğru iş kararları verirken ilgili, faydalı, şeffaf ve güvenilir finansal bilgiler aldıklarına dair makul güvence sağlayarak yayınlanan finansal tablolara güvenilirlik kazandırmaktır. Denetlenmiş finansal tabloların kullanıcıları genellikle bağımsız denetçilerin, finansal tabloların kalitesini ve bütünlüğünü etkileyecek tüm finansal tablo hilelerine ve yasadışı eylemlerini tespit etmesi beklenmektedir. İç kontrol ve bağımsız denetim, bilginin uygun ve düzenli bir şekilde iletilmesini ve paylaşılmasını sağlamalıdır -bu temelde yapıcı bir ilişki kurarak hizmet verdikleri kuruluşlar için yararlı olmaktadır. Bununla birlikte, iki güvence fonksiyonunun net sınırlarını korumasının yanı sıra bağımsızlıklarını ve nesnelliklerini korumalarını sağlamak hayati önem taşımaktadır. Bağımsızlıklarını ve tarafsızlıklarını koruma ihtiyacına rağmen, iç kontrol ve bağımsız denetim yakın ve yapıcı bir ilişki sürdürmelidir. Bu, firmalarda yapılacak çalışmalarının koordine edilmesini ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak için oldukça önemlidir. İç kontrol ve dış denetim, güvence çerçevesi içinde tamamlayıcı işlevlerdir ve her ikisi de bir kuruluşun etkin yönetimi için gereklidir. Ancak, iç denetim bağımsız denetimden farklıdır ve her iki fonksiyonun da kendi değeri ve uzmanlığı vardır. Her ikisinin de bağımsız, nesnel, uygun kaynaklara sahip olması ve kendi uluslararası standartlarına göre çalışması gerekmektedir. Denetim ve kurumsal yönetim ile ilgili yeni politikalar geliştirirken düzenleyici ve politika yapıcıların iç kontrol ve bağımsız denetim arasındaki farkları anlamaları ve dikkate almaları önemlidir. Bu çalışmanın amacı, bağımsız denetim ile iç kontrol arasındaki ilişki ve iç kontrol eksikliklerinin incelenmesidir.
  • Yayın
    Kamu kurumlarında iç kontrol sistemi ve stratejik yönetime etkisi: İstanbul ilçe belediyelerinde alan araştırması
    (Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Yüksel, Mihriban; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Günümüzde değişen ve sürekli gelişen dünya düzenine paralel olarak insanların özel ve kamu alanlarına yönelik beklentileri artmakta ve çeşitlilik göstermektedir. Toplumun değişen ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yönetim anlayışının da uyumlu olarak değişmesi gerekmektedir. Son yıllarda kamu yönetiminde ihtiyaç duyulan reform gereksinimi her türlü gelişmişlik düzeyine sahip ülkeler için gelişen ve değişen dünyada vazgeçilmez bir olgu olmuştur. Türkiye’de bu reform çalışmalarının sonucu 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (KMYKK) ile çağdaş yönetime ilişkin olarak katılımcılık, hesap verebilirlik, şeffaflık, ekonomiklik, verimlilik, etkililik, stratejik yönetim ve bu yönetim modelinin gerektirdiği stratejik plan, performans yönetimi, iç kontrol ile denetime özgü düzenlemeler yapılmıştır. Bu unsurları esas alan yeni kamu yönetiminde, başarıya ulaşmada kritik bir işlev ve stratejik yönetimin gereği olan iç kontrol sisteminin kamu kurumlarında sağlıklı bir şekilde oluşturulması daha da önemli hale gelmiştir. İç kontrol sisteminin doğru kurgulanması ve sistematik olarak işlemesi ile riskler önceden belirlenip gerekli önlemler alınabilecek, hile, yolsuzluk gibi olumsuzluklar en aza indirilecek ayrıca sistemin etkin bir şekilde yürütülmesi ve gerektiğinde kurum hedeflerine göre güncellenmesi sonucu başarılı bir yönetim sistemi kurulmuş olacaktır. Bu çalışma, yerel yönetim birimi olan belediyelerde iç kontrol sisteminin stratejik yönetime etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla yönetimin bir fonksiyonu olan iç kontrolün tarihsel gelişimi, önemi, amacı, uluslararası modeller, iç kontrol standartları, iç kontrol sisteminin kurulması ve etkin olarak yürütülmesi sonucu stratejik yönetime etkisi konu alınmıştır. Bu kapsamda İstanbul ilçe belediyelerinin stratejik yönetim anlayışı ve iç kontrol sistemi incelenerek tüm süreçler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.
  • Yayın
    Uluslararası iç denetim standartları’na göre iç denetimin suistimal alanındaki rol ve sorumlulukları ve bir uygulama
    (Işık Üniversitesi, 2020-06-10) Tapkan, Mustafa Kemal; İbiş, Cemal; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yöneticiler İçin İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı
    İşletmelerde, suistimaller, kurumlara ve ekonomilere etkileri bakımından özenle incelenmesi ve gerçekleşmelerinin önüne geçilebilmesi için proaktif olarak önlemler alınması gereken vakalardır. Rekabetin her sektörde yok edici etkilerinin hissedildiği bir dönemde, suistimallerin işletmelere olan etkilerini en çarpıcı şekilde gösteren Uluslararası Suistimal İnceleme Uzmanları Derneği’nin, 2018 yılı araştırmasına göre şirketler cirolarının ortalama %5 oranındaki kısmını suistimaller nedeniyle kaybetmektedirler. Bu tutar, Dünya çapında yaklaşık 4 Trilyon ABD Doları kayıp anlamına gelmektedir. Suistimal çeşitleri üç ana başlıkta sınıflandırılmaktadır. Vaka başına yapılan analizde, aktiflerin kötüye kullanılması eyleminin ortalama 114 bin ABD Doları, yolsuzluk eyleminin ortalama 250 bin ABD Doları, mali tablo suiistimallerinin ise ortalama 800 bin ABD Doları zarara neden olmaktadır. Vaka başına tutarsal olarak diğer kategorilerden daha düşük zarar veren aktiflerin kötüye kullanılması eyleminin %89 oranı ile en yaygın suistimal şekli olduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde suistimal eylemlerinin engellenmesinde ve tespit edilmesinde önemli rol oynayan iç denetimin, Uluslararası İç denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından yayınlanan Uluslararası Mesleki Uygulamalar Çerçevesine göre suistimal ile ilgili rollerini bir örnek olaydan faydalanmak suretiyle gözden geçirmek, iç denetçilerin, bu konudaki rol ve sorumlulukları üzerinde fikir yürütmektir. Çalışmada, çok farklı örnek olaylara değinildiği gibi, en yaygın olarak karşılaşılan suistimal türü olan aktiflerin kötüye kullanılması ile ilgili bir uygulama detaylı olarak incelenmiş, işletme sahiplerine, üst düzey yöneticilere ve diğer yöneticilere ilgili vakalardaki yönetim hataları ve ihmalleri konusunda önerilerde bulunulmuştur. İç denetçilerin uluslararası mesleki uygulama çerçevesine uygun olarak, suistimal vakalarının tespit edilmesi durumunda yapabileceği faaliyetler gerçek bir vaka dikkate alınarak tartışılmıştır.
  • Yayın
    Mesleki tükenmişliğin psikopatoloji, inanç ve kontrol odağı yönünden değerlendirilmesi
    (Işık Üniversitesi, 2018-06-05) Sönmezgil, Cemre Ayhan; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırma, lise ve üstü eğitim seviyesine sahip masa başı beyaz yakalı çalışanların tükenmişlik durumlarını ve bunun psikopatoloji, inanç ve kontrol odağı ile olan ilişkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırmaya uygun örnekleme yoluyla 143 beyaz yaka çalışan dahil edilmiştir. Katılımcılara sırasıyla Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), Psikolojik Belirtiler Tarama Testi (SCL-90-R), Dini Yönelim Ölçeği (DYÖ) ve Kontrol Odağı Ölçeği (KOÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmada yapılan analizlere göre katılımcıların %48’i mesleki tükenmişlik yaşarken, %52’si mesleki tükenmişlik yaşamamaktadır. Sosyodemografik değişkenlere göre bakıldığında, katılımcıların tükenmişlik puanları herhangi bir sosyodemografik veriye göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Tükenmişlik yaşayan katılımcıların tüm psikopatolojik semptom puanları, tükenmişlik yaşamayanlara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Katılımcıların tükenmişlik puanları arttıkça SCL-90-R puanları da artış göstermektedir. Dini yönelim ile tükenmişlik arasından herhangi bir anlamlı ilişki bulunmamıştır. Katılımcıların tükenmişlik puanı ile KOÖ puanı arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Yani tükenmişlik arttıkça kontrol odağının yönü anlamlı olarak dışsal kontrole doğru artmaktadır. Son olarak psikopatoloji, inanç ve kontrol odağı değişkenlerinin birlikte tükenmişlik puanlarındaki toplam varyansın %32’sini açıkladığı saptanmıştır. Sonuç: Araştırmaya göre demografik ve mesleki özelliklerin tükenmişlik seviyesi üzerine bir etkisi olmadığı, fakat tükenmişliğin; psikopatolojik semptomlar ve dışsal kontrol odağı ile doğrusal bir ilişki içinde olduğu belirtilmiştir.