Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Çağdaş sanatta 2000 sonrası karnofallogosantrik bakışın silinişine dair anlatılar; posthümanist sanat anlayışı
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-20) Asyali Moral, Asya; Gürses Şanbay, Selin; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırma bir gelecek tahayyülü kurmak amacıyla posthümanist bir sanat anlayışı geliştirmeyi amaçlar. Düalist evrenin dışından düşünmek için bedenselliği, türleri ve cinsiyetler arasılığı çağdaş sanat üzerinden keşfe çıkar. Sahiplendiği queerleştirme pratiğini posthümanist geleceğin bir parçası olarak görür. Birçok soruya yanıt ararken merkezdeki soru hep şudur: “Hangi yaşamlar yası tutulabilecek kadar değerlidir?” Bu çalışma queer teoriyi ve hayvan çalışmalarını bir diyaloğa sokarak çağdaş sanat alanında karnofallogosatrik bakışın izini sürer ve nasıl silindiği veya silinebileceğine dair bir teori geliştirmek ister. Merkezine 2000’lerden itibaren aldığı yaklaşık 20 yıllık süreçte egemen özneden kendini sıyıran kültürel kuramların gelişimiyle paralel ilerleyen çağdaş sanat eserlerini alır. Geçmişin hayaletleri olan çeşitli ceset parçalarını içeren sanat eserlerini eleştirel ve dönüştürücü bir söylemle gözden geçirir ve sanatsal üretimin olumlayıcı etik etrafında gelişmesi gereken anlayışı şekillendirmeye girişir. Kendisini Eleştirel Post-Beşeri Bilimler’in bir parçası olarak düzenler. Bu sebeple de posthümanist etiği benimsemiş eserler üzerinden, geleceği şimdinin sanatında kurar. Çağdaş sanatta karnofallogosantrik egemen öznenin izlerini sürerken onu dağıtır ve yeni yollar keşfetmeyi amaçlar.
  • Yayın
    Sanatta mikroskopik görüntülerin dünyada ve Türkiye'deki yansımaları
    (Işık Üniversitesi, 2018-04-18) Kilimci, Pelin; Şarlak, Evangelia; Abacı Kalfaoğlu, Ersi; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı
    Bu tezde, sanatta mikroskobik görüntülerin dünyada ve Türkiye’deki yansımaları araştırılmıştır. Çalışmanın merkezine doğa ve sanat arasındaki etkileşimi alarak, bilim ve teknolojinin gelişimi ve modern biyolojiye etkisi; modern biyoloji ve teknolojinin de sanattaki yansımaları ortaya konmuştur. Bilim, sanat ve teknoloji arasındaki bu dinamik ağda yer alan karşılıklı etkileşimler, insanın varoluş serüveninin ve evreni anlama çabasının sanat aracılığıyla nasıl ele alındığı irdelenmiştir. Çalışmanın amacı, sanat-bilim ekseninde doğanın mikro boyutunun nasıl kavrandığı ve mikroskobun sağladığı yeni tekniklerin sanata nasıl yansıdığının araştırılmasıdır. Bu çalışma, sanat, teknik ve bilim arasındaki ilişkilerin ve etkileşimlerin belirli bir kavramsal çerçeve kapsamında incelendiği nitel bir yöntemin yanısıra, mikroskobik görüntülerle üretilen sanat eserlerinin izleyiciler üzerinde yarattığı etkiyi de röportajlar ve anket çalışmaları aracılığıyla irdeleyen nicel bir çalışmayı da barındırır. Sonuç olarak bu tez, sanatta mikroskobik görüntülerin dünyada ve coğrafyamızdaki yansımaları ekseninde, makro ve mikro kozmos arasındaki bağların, insanla doğa arasındaki ayrımın ve benzerliğin, nihayetinde de teknik gelişmelerin hem sanatta hem de bilimdeki yansımalarının incelendiği bir çalışmadır.
  • Yayın
    Çağdaş sanat koleksiyonlarının müzelerde toplumla buluşmasında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
    (Işık Üniversitesi, 2018-05-31) Çetin, Ece; Hızal, Meriç; Ertürk, Nevra; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı
    20. yüzyılın sonlarına doğru teknolojinin gelişmesiyle kültürel, toplumsal, ekonomik, siyasal alanda ve sanatta köklü değişimler meydana gelmiştir. Bu kapsamda farklı disiplinleri birleştiren yeni açılımlar ve medyumlar sanat pratiğindeki dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Bu süreçte dijital ve teknoloji altyapılı sanatsal pratikler ortaya çıkmıştır. Sanatsal pratiklerdeki bu dönüşümle bağlantılı olarak müzecilik anlayışında ve küratöryel uygulamalarda da büyük değişimler gözlemlenmiştir. Çağdaş sanat eserlerinin korunması, belgelenmesi ve sergiler aracılığıyla toplumla paylaşılması konuları Türkiye’de oldukça yeni bir alandır. Çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılmasında küratöryel uygulamalar bağlamında sorunlarla karşılaşılmakta ve bu sorunlar da yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu tezde, yaşanan gelişmeler ışığında sanatta, müzelerde ve küratöryel uygulamalarda ne gibi değişimlerin meydana geldiği ortaya konmakta; çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılması sürecindeki ana aktörlerin rolleri belirlenmektedir. Sanatçılar, küratörler, konservatörler/restoratörlerle yapılan görüşmelerle Türkiye’deki konuyla ilgili mevcut durum, sorunlar tespit edilmekte ve sorunların çözümlerine yönelik öneriler ortaya konmaktadır. Bu şekilde konu hem teorik hem de pratik yönüyle ele alınmakta ve özgün niteliğiyle bu çalışma literatüre katkı sağlamaktadır. Ortaya konan sorunlar ve çözüm önerileriyle birlikte bir durum tespiti yapılmış ve bunun sonucu olarak çağdaş sanat eserlerinin müzelerde toplumla paylaşılma sürecinin doğru ve etkili bir şekilde yönetilmesi için gerekli olan “süreç yönetimi” bir öneri olarak tezde ortaya konmuştur. Süreç yönetimi önerisiyle bu tez, hâlihazırda hizmet veren ve gelecekte kurulması planlanan çağdaş sanat müzelerine rehberlik edecek bir kaynak niteliğindedir.
  • Yayın
    2000 yılı sonrası İstanbul temsilinde çağdaş sanatın rolü
    (2013-05-30) Karaevli, Berna; Halil, Akdeniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Tez kapsamında İstanbul'un küresel rekabet ortamına dahil olmasıyla birlikte geliştirilen kültürel söylem eleştirel olarak incelenmiştir. Küreselleşmenin dünya üzerinde hakimiyetini kurmasıyla dönüştürülen kentlerde güçlü kent markası oluşturmak amaçlı farklı mimari müdahaleler gerçekleştirilmiş, kültürün yeni bir sermaye biçimi olmasıyla birlikte kentte inşa edilen kültürel yapıların kent markası oluşturulmasındaki etkileri gözlenmiştir. Küreselleşme ve kentleşmenin karşılıklı etkileşimi sonucunda sanatın araçsallaştırılmasıyla yaşanan süreç dahilinde ortaya çıkan marka kavramına bağlı olarak marka mimarlar tarafından tasarlanan marka binaların kent üzerindeki hakimiyeti ve kentin dünya kamuoyuna sunulmasındaki etkileri araştırılmıştır. Tez kapsamında insanoğlunun yerleşik düzene geçmesiyle oluşturduğu kentlerin ve kentleşme süreçlerinin dünya genelinde her geçen gün daha hakim duruma gelen küreselleşme doğrultusunda artan önemlerine bağlı olarak gelişimleri incelenmiştir. Kentleşmeyle birlikte güçlü duruma getirilen yerel yönetimlerde kentsel girişimcilik önem kazanmış, kentin küresel boyutta tanınması, sermaye ve işgücü için çekim noktası olabilmesi amaçlı mekansal dönüşümler gerçekleştirmişlerdir. Mekansal dönüşümler üzerinden kentin diğer kentlerden ayrılması sürecinde mimari yapılar önem kazanmış, marka mimarlar tarafından tasarlanan binalar kentin görünen yüzleri durumuna getirilmiştir. Küreselleşmeyle birlikte ülkelerin dönüştürdükleri kentler üzerinden küresel pazarda fark yaratma istekleri doğrultusunda kentleri tüketime sunmuşlar, sermaye ve işgücü için çekim oluşturmuşlardır. Dönüştürülen kentlerde gerçekleştirilen mekansal düzenlemelerde kentli profilinin değiştirilmesi amacı da güdülmektedir. İhtiyaçtan fazla ürünün tüketim amaçlı pazara sürülmesiyle, tüketim kültürüne geçilmiş, kentte gerçekleştirilen mekansal düzenlemelerle kentli tüketime yönlendirilmiştir. Küreselleşmenin dünya üzerindeki hakimiyetiyle birlikte "tüketim odaklı" yaşama geçilmiş, ihtiyaçtan fazla üretilen ürünün tüketilmesi için farklı satış stratejileri geliştirilmiştir. Ürünlerde oluşturulan marka değerleri üzerinden yaratılan fark, kentlerde de uygulanmıştır. Bu stratejiler dahilinde farklı mekansal düzenlemeler geliştirilerek boş zaman geçirme fonksiyonlarına alış veriş fonksiyonu da eklenmiştir. Tüketilen ürünlerde oluşturulan marka değerleriyle, tüketilen ürünün oluşturulmak istenen kimlik üzerindeki hakimiyeti dolayısıyla marka değerine sahip ürünlerin tüketilmesi önem kazanmıştır. İletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan gelişmeler uzak olanı yakın duruma getirmiş, yere ait özellikleri silmiş, ulusal kimlikleri eriterek kişilerdeki ait olma duygusunun yitirilip, geçmişle olan bağlantılarının silinmesine neden olmuştur. Mekansal engellerin kalkması ve ulaşılabilirlikteki rahatlık sonucunda merkezsiz bir sistemin temel birimleri durumuna getirilen kentler oluşturdukları marka değerleriyle küresel rekabet ortamında varolma savaşı verir duruma getirilmişlerdir. Oluşturulan küresel kapitalizmde kentler bağlı oldukları ülkelerden ayrı bağımsız tüketim ve yönetim birimleri olarak yer almaktadırlar. Kentlerin küresel rekabet ortamına tüketilmek üzere sunulmasıyla gerçekleştirilen mekansal düzenlemelerde kültür etkinlikleri önem kazanmaktadır. Kentlerin devlet idaresinden ayrı kendi kent bünyesindeki yönetim birimlerince idare edilmesi kent girişimciliğini önemli kılmaktadır. Kültürün tüketim amacıyla araçsallaştırılmasıyla kentler, çağdaş sanat müzeleri, bienal, festival gibi büyük ölçekli kültürel faaliyetlerle küresel arenada adlarını güçlendirmektedirler. Bu doğrultuda ikona niteliğindeki çağdaş sanat müzelerinin sayısında büyük artış yaşanmakta, kent bünyesinde düzenlenen festival ve bienaller her geçen sene daha kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Çağdaş sanat müzeleri marka değere sahip mimarlar tarafından tasarlanarak içerdikleri sanat eserlerinin önüne geçmekte, kentin görünen yüzü durumunda dünya üzerinde eg
  • Yayın
    Günümüz sanatındaki yeni portre yaklaşımları: yüz ve maske
    (Işık Üniversitesi, 2013-05-30) Bağatur, Bulut; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans Programı
    Yüz-Maske-Persona Keywords Form Face-Mask-Persona Bu tezin temel amacı, değişim ve dönüşüm unsuru olan maskenin ilkel toplumlardan günümüze kadar olan kullanımı, kullanım alanları, günümüz sanatına olan etkilerini örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu tezde öncelikli olarak genel maske kavramından, ortaya çıkış nedenlerinden ve psikolojik temellerinden bahsedilmiştir. Daha sonraki bölümlerde ise maskenin eski ve Uzakdoğu kültürlerindeki yeri, işlevi ve önemi incelenmiştir. Daha sonra ise bu kültürlerin günümüzdeki yansımaları aktarılmıştır. Son olarak maskenin günümüz sanatındaki etkileşimleri ve yorumu sanatçı örnekleriyle ele alınmıştır.
  • Yayın
    Türk Çağdaş Sanatında sürdürülebilirlik temelinde atığın nesnel dönüşümü
    (Işık Üniversitesi, 2023-10-16) Ateş, Sibel; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Tüketimin zenginliğinin artan kirlilikle birlikte ilerlediği dünyamızda, dönüşüm ve yeniden kazanım bilinciyle üretim yapmak sanatın geniş bir alanını oluşturmaktadır. Atığın yaşamımızdaki yeri ve önemi tepkisel yaklaşımların aksine sanat alanında anlatımcı tavırla yerini almıştır. Hızlı ve zengin tüketim sonrası ortada kalanları sanat malzemesi olarak kullanmak, çağdaş toplumları çözümlemede farklı parametrelerin olanağını da vermektedir. Tüketim bilincinin hızlı, konforlu, değerli nitelikleriyle örtüşmeyen çöpün, aslında yaşamı kolaylaştıran nesnenin, toplum bilincinde yeniden inşasının olanağı olarak atık malzeme aracılığıyla estetik nitelikte görünürlüğü, sanatın her yerde ulaşılabilirliğine olanak sağlamıştır. Kamusal alanda sanatın ulaşılabilirliği, faydacı niteliğiyle sanatın sorunlara duyarlılık noktasında çözüm getirebildiğine dikkat çekmiştir. Sanat, her dönemde, her mekânda insan etkinliğinin en temel temsilcisi olarak evrenselliğini sorunların tespiti ve çözümleri noktasında gerçekleştirir. Birçok çevre sorunu küresel ölçekli sistemi temel alarak sürdürülebilir atık ve malzeme yönetiminde geri dönüştürülebilirliği teşvik için çalışmaktadır. İnsan kaynaklı atık sorunu bütün canlıları ve gezegeni ilgilendiren bir durumdadır. Atık ve çöpün estetik bir bakış açısıyla sunulması, büyük ölçekli sorunu toplum düzeyinde bilinçlenme ve farkındalık noktasında destekler konumdadır. Bu tez çalışmasında, tüketilen nesnenin atık nesne olarak yaşamımızda yer edinmesi, farklı alanlarda değerlendirilme olasılığının sanatla sağlanabilmesi sorunsalı konu edilmiştir. Atık nesnenin sanat eseri üretimiyle estetik bir nitelik kazanması ve ileri dönüşüm teknikleriyle atığın kirlilik oranlarının en aza indirilebilmesi, sürdürülebilirliğin atık nesne aracılığıyla sanat eserinde yaşatılması ele alınmıştır. Çalışmada, sanatçıların atık malzeme kullanımı tarihsel süreçleriyle birlikte irdelenmiştir; günümüz sanatçılarıyla yapılan röportajlarla atık malzemenin yaratım, duyarlılık, ekonomik ve fiziki kullanım sebepleri sorgulanmıştır. Atık nesnenin dönüşümü ile tüketim nesnesinin metamorfozu hem çalışmanın ilk bölümünde hem de sanatçı röportajlarında incelenmiştir. Tüketim nesnesinin, atık, çöp nesnesi olarak sanat çalışmalarında iletişime geçebildiğimiz yakından kavranarak, değerlendirilecek bir şey olduğu seçilmiş sanatçı görselleriyle de sunulmuştur.